bugün
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet20
- bir kadını keko gösteren detaylar16
- babuş diyen kız10
- ucan tekme atan hipopotam28
- bacılar çabuk bakın15
- netanyahu7
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası28
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi33
- ulıdağ sözlük'ün geleceği20
- bu sözlük çok kötüymüş ben de pembe götlüyüm9
- yaprak döken adam2
- arkadaşlar sizce bu mont nasıl13
- beraber kavgaya gidilecek yazarlar7
- arkadaşlar güldük eğlendik7
- nervio'nun erkek olması31
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor9
- sözlükte kim kimle aşk yaşıyor veritabanı4
- kızlar bi bakın bişe göstercem9
- iltica41
- queen feristah10
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- yahudi kızları3
- dişil enerji yağı4
- from gold from dust29
- dişil enerji3
- sözlük kızlarının kekleri5
- beyler acilen koşun3
- her gün blazer ceket giyen kadın7
- bacılar koşun yanıyorum6
- çok uykum geldi4
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- izmir'in akp'ye geçmesi23
- kızlar bakın başlıkları birleştirilsin6
- arkadaşlar sözlükten ayrılıyorum6
- kavaklıdere5
- kızınız sözlükte yazabilir mi10
- adnan oktar'ın kedicikleri4
- aslında en iyi joker heath ledger değildir5
- çocuğa israil diye isim koymak2
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması7
- havuçlu tarçınlı kek4
- maroon 5'ın bir dönem gerçekten müzik grubu olması6
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- rüyamda örümcek maymun gördüm6
- tırda uyumak3
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- neden yahudi intihar bombacısı yok5
- artık hayatta olmayan birine özlem duymak5
- joseph shomolo kuschca2
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük6
Evlerinizde güvende değilsiniz!
Kapınızı kapattığınızda içeride kalanlardan emin olamıyorsunuz!
Eşyalarınızın aynılarını başka evlerde görmekten hoşlanmıyorsunuz.
Çamaşırlardaki marka yazan yerlerin aşınması sizi hüzünlendiriyor
içeceklerin konsantre oranının yüksek olması size sağlık hissi veriyor.
Çamaşırlardaki okyanus kokusu size en çok Amerikan adalarının ferahlığını hatırlatıyor. Televizyonların kapalı olması sizi ürkütüyor!
20 katlı binanızda, 10 milyon nüfuslu şehrinizde yalnızlıktan korkuyorsunuz!
Leasing uzmanı olmadan araba sahibi olamıyorsunuz.
Mütemadiyen bankacıların mütebessim insanlar olduklarına dair intibalar ediniyorsunuz.
Arabalarınızı kendinizi tanıtırken yanınızda bulundurmak istiyorsunuz.
Arabalarınızla şehre ruhunuzu katmak istiyorsunuz.
Duygularınızın tecime elverişli olanını seviyorsunuz.
Outlet mağazalarının askılarında kendinizi seçiyorsunuz.
Kendinizi aynalara bakarak resmediyorsunuz.
Hızı seviyorsunuz, Amerikan çağında eskinin kokusundan tiksiniyorsunuz.
Hızlı okunan kitapları, çabuk yenen yemekleri, tek dikim içecekleri, kısa süreli ilişkileri seviyorsunuz.
Konjonktürel ideolojilerden birini seçmekte mütemadiyen fayda görüyorsunuz.
Klikleşiyor, cemaatleşiyor, partileşiyorsunuz.
Derin düşüncelerden kaçıyorsunuz!
Sinemaları dolduruyor, film yıldızı olmak istiyorsunuz.
Rock yıldızı, rap yıldızı, pop yıldızı olmak istiyorsunuz.
"Üstümüzdeki yıldızlık gökten habersiz yaşıyorsunuz.
Gazetecilerin zararsız ikramlarına talip oluyorsunuz.
Gazetelere güveniyorsunuz.
Ve devlete güveniyorsunuz, devletin mührüne güveniyorsunuz.
Devletin varlığına inanıyorsunuz.
Devleti ve turizmi seviyorsunuz.
Turizm ideolojisini benimsiyorsunuz.
Kültür turizmini, sağlık turizmini, eğitim, deniz, gemi, dağ, akarsu, çöl ve savaş turizmini önemsiyorsunuz.
Proje çocuklar yetiştiriyorsunuz!
Çocukları arzu deneği olarak büyütüyorsunuz!
Eğitim öğretimde dünya standartları arıyorsunuz.
Dünya vatandaşlığına inanıyorsunuz.
Evrensel insan haklarına inanıyorsunuz.
Çağdaş ve Greenwich orjinli bir dünyaya inanıyorsunuz.
Alman idealizmine, ingiliz asaletine, Fransız aydınlanmasına,
Ve Amerikan rüyasına inanıyorsunuz!
Zamanı fotoğraf makinelerine kaydediyorsunuz.
Kameralarınızı dünyanın hafızası yapıyorsunuz.
Hafızalarınızı resetliyorsunuz!
Sağlığın kıymetini bilimden öğreniyorsunuz.
Ve bilimin kıymetini biliyorsunuz!
Tatlandırılmış tatlının, ekşitilmiş limonun, çekirdeği klonlanmış meyvenin sıhhatini bilime emanet ediyorsunuz.
Kanserin türlerini, veremin üretimi etkilemeyeceğini bilimden öğreniyorsunuz.
Sizi bilimden kim koruyacak, sormuyorsunuz!
Söze itibar etmiyorsunuz!
Sevmiyor, inanmıyor, güvenmiyor, öfkelenmiyor, rest çekmiyor,
intikam almayı düşünmüyorsunuz!
Güzeli, estetiği kadim zamanların nostaljisi sanıyorsunuz.
Çocuklar için, gençler için, kadınlar, erkekler, yaşlılar için tüketim alanları inşa ediyorsunuz.
Renkleri evrensel olanın tercihleriyle seçiyor, şekilleri evrensel olanın konseptine göre belirliyorsunuz!
Şairlerin sözlerinden korkuyorsunuz!
Ruhlarınıza kemoterapiyi gazetecilere yaptırıyorsunuz!
Sözlerin haysiyetine inanmıyorsunuz!
Hakikate yaşlanmıyorsunuz!
Anlam arayışından kaçıyorsunuz!
Ve aslında
Allahtan korkmuyorsunuz!
Ömer Beyoğlu
Kapınızı kapattığınızda içeride kalanlardan emin olamıyorsunuz!
Eşyalarınızın aynılarını başka evlerde görmekten hoşlanmıyorsunuz.
Çamaşırlardaki marka yazan yerlerin aşınması sizi hüzünlendiriyor
içeceklerin konsantre oranının yüksek olması size sağlık hissi veriyor.
Çamaşırlardaki okyanus kokusu size en çok Amerikan adalarının ferahlığını hatırlatıyor. Televizyonların kapalı olması sizi ürkütüyor!
20 katlı binanızda, 10 milyon nüfuslu şehrinizde yalnızlıktan korkuyorsunuz!
Leasing uzmanı olmadan araba sahibi olamıyorsunuz.
Mütemadiyen bankacıların mütebessim insanlar olduklarına dair intibalar ediniyorsunuz.
Arabalarınızı kendinizi tanıtırken yanınızda bulundurmak istiyorsunuz.
Arabalarınızla şehre ruhunuzu katmak istiyorsunuz.
Duygularınızın tecime elverişli olanını seviyorsunuz.
Outlet mağazalarının askılarında kendinizi seçiyorsunuz.
Kendinizi aynalara bakarak resmediyorsunuz.
Hızı seviyorsunuz, Amerikan çağında eskinin kokusundan tiksiniyorsunuz.
Hızlı okunan kitapları, çabuk yenen yemekleri, tek dikim içecekleri, kısa süreli ilişkileri seviyorsunuz.
Konjonktürel ideolojilerden birini seçmekte mütemadiyen fayda görüyorsunuz.
Klikleşiyor, cemaatleşiyor, partileşiyorsunuz.
Derin düşüncelerden kaçıyorsunuz!
Sinemaları dolduruyor, film yıldızı olmak istiyorsunuz.
Rock yıldızı, rap yıldızı, pop yıldızı olmak istiyorsunuz.
"Üstümüzdeki yıldızlık gökten habersiz yaşıyorsunuz.
Gazetecilerin zararsız ikramlarına talip oluyorsunuz.
Gazetelere güveniyorsunuz.
Ve devlete güveniyorsunuz, devletin mührüne güveniyorsunuz.
Devletin varlığına inanıyorsunuz.
Devleti ve turizmi seviyorsunuz.
Turizm ideolojisini benimsiyorsunuz.
Kültür turizmini, sağlık turizmini, eğitim, deniz, gemi, dağ, akarsu, çöl ve savaş turizmini önemsiyorsunuz.
Proje çocuklar yetiştiriyorsunuz!
Çocukları arzu deneği olarak büyütüyorsunuz!
Eğitim öğretimde dünya standartları arıyorsunuz.
Dünya vatandaşlığına inanıyorsunuz.
Evrensel insan haklarına inanıyorsunuz.
Çağdaş ve Greenwich orjinli bir dünyaya inanıyorsunuz.
Alman idealizmine, ingiliz asaletine, Fransız aydınlanmasına,
Ve Amerikan rüyasına inanıyorsunuz!
Zamanı fotoğraf makinelerine kaydediyorsunuz.
Kameralarınızı dünyanın hafızası yapıyorsunuz.
Hafızalarınızı resetliyorsunuz!
Sağlığın kıymetini bilimden öğreniyorsunuz.
Ve bilimin kıymetini biliyorsunuz!
Tatlandırılmış tatlının, ekşitilmiş limonun, çekirdeği klonlanmış meyvenin sıhhatini bilime emanet ediyorsunuz.
Kanserin türlerini, veremin üretimi etkilemeyeceğini bilimden öğreniyorsunuz.
Sizi bilimden kim koruyacak, sormuyorsunuz!
Söze itibar etmiyorsunuz!
Sevmiyor, inanmıyor, güvenmiyor, öfkelenmiyor, rest çekmiyor,
intikam almayı düşünmüyorsunuz!
Güzeli, estetiği kadim zamanların nostaljisi sanıyorsunuz.
Çocuklar için, gençler için, kadınlar, erkekler, yaşlılar için tüketim alanları inşa ediyorsunuz.
Renkleri evrensel olanın tercihleriyle seçiyor, şekilleri evrensel olanın konseptine göre belirliyorsunuz!
Şairlerin sözlerinden korkuyorsunuz!
Ruhlarınıza kemoterapiyi gazetecilere yaptırıyorsunuz!
Sözlerin haysiyetine inanmıyorsunuz!
Hakikate yaşlanmıyorsunuz!
Anlam arayışından kaçıyorsunuz!
Ve aslında
Allahtan korkmuyorsunuz!
Ömer Beyoğlu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar