bugün
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz10
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj3
- işkembe çorbası seven kız6
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız4
- sixpackli sanat tarih siyaset bilen seksi kadın3
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- pul biberli pilav6
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
- şeker hastalığı9
- pasifler apartmanı4
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar18
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak6
- özel sektör de çalışmak11
- duygusal boşluğunu doldururken hpv kapan kız3
- söğüşçü aco7
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi10
- almanya da doğmuş olmak2
- kalabalığı seviyor musunuz2
- putka yaptırmak2
- en ılık burç5
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- tekerlek toplayan cocuk4
- cahit berkay3
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- ellerim bos gonlum hos14
- kızlar buraya bakar mısınız7
- ruh hastası aktiviteleri6
- friedrich engels2
- cihangir solcusu3
- sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği2
- avokado yiyen insan2
- galatasaray büyüklüğü14
- aç kalınca fare yemek3
- arkadaşlar bakar mısınız14
- arapçayı kutsal sanan gerzek4
- memurluk2
- celayir emmi beynim zaten zongliiii2
- şanlıurfa şehir hastanesi6
- yazarların anlık durumları3
- muslettin amca5
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- genelevim4
- mini etek topuklu ayakkabı fileli çorap üçlüsü2
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- lukaku vs abdülkerim6
- ermenice6
- işkence çorbası2
- ben geldim naneler6
- vincenzo montella8
bazen na şu duvara bir kapı çizeyim diyorum tebeşirle.
içinden geçmesem de bir kapım olsun diye. sonra da kapılar içeri girmek için miydi dışarı çıkmak için mi unutuyormuşum. kapılardan geçebilip birdenbire bir misafirliğe gitsem, bana temiz bir yatak yapsalar; her şeyi, adımı bile unutup uyusam..
sana da flooding yapmak gibi olmasın da reis, nik altın da erik gibiymiş kütür kütür. hani okunacağını bildiğimden saçmalamadan yazdığım bir yer burası. toplumsal mesaj kaygısı ile elinde sprey boya ile duvar boyayan anarşist gibi heyecanlıyım şu an. ellerim titremesin, yanlış yazmayayım istiyorum.
sonra azıcık da gogol'a hayali sürgün mektuplarını yazan dostoyevski gibi hissediyorum. bilgeliğin bela olduğu ve insanın peşine hafiyeler taktığı o çağları hatırlar mısınız sevgili dostum nikolay? dışımı yakan bu soğuk içimdeki cehenneme ulaşmadıkça huzura eremem. tuhaf..
karşımdan gelen kişiye bakıp "5 dakkalığına şu adam olsam ya" diyen adamım lan ben. acaba yürürken vitrin camlarından tipimi kontrol edecek miyim? acaba bu kadar büyük bir kitleyi toplum mühendisi olmadan, rahat bırakırlar mı? ne düşünüyorum lan ben böyle? acaba bu kirli dünyaya bir çocuk getirir miyim? acaba? şu kelimeyi de bi doğru telaffuz edemem. aceba diyormuşum gibime geliyor hep. sonra kurduğum paragrafı unutup doğrusunu düşünüyorum. acaba, burada bir paradoks yaratıyor. adeta anlamında kaybolup, vecd haline giriyorum.
şimdi, sen gittin ya herkes sana benzeyecekti. sonra geri geldin, şimdi sen de herkes gibisin.
herkes gibi olabilmek için neler vermezdik di mi? çünkü kuyunun içindekiler ancak kuyunun ağzı kadar gökyüzü görürlermiş. hayal de yok kırıklığı da. 800 lira maaşı ile alıp kontorsüz i-phone taşıyabilecek güruh.. eğlenceli gibi. bu arada gri eşofman takımı aldım. tan ağarmadan 4 çiğ yumurta içip mahmutbey yolunda koşucam. eğer götümü kesmezlerse bağcılar aygırı olabilirim. destekleyin beni.
neydi..
heh, altıncı nesil yazar.
içinden geçmesem de bir kapım olsun diye. sonra da kapılar içeri girmek için miydi dışarı çıkmak için mi unutuyormuşum. kapılardan geçebilip birdenbire bir misafirliğe gitsem, bana temiz bir yatak yapsalar; her şeyi, adımı bile unutup uyusam..
sana da flooding yapmak gibi olmasın da reis, nik altın da erik gibiymiş kütür kütür. hani okunacağını bildiğimden saçmalamadan yazdığım bir yer burası. toplumsal mesaj kaygısı ile elinde sprey boya ile duvar boyayan anarşist gibi heyecanlıyım şu an. ellerim titremesin, yanlış yazmayayım istiyorum.
sonra azıcık da gogol'a hayali sürgün mektuplarını yazan dostoyevski gibi hissediyorum. bilgeliğin bela olduğu ve insanın peşine hafiyeler taktığı o çağları hatırlar mısınız sevgili dostum nikolay? dışımı yakan bu soğuk içimdeki cehenneme ulaşmadıkça huzura eremem. tuhaf..
karşımdan gelen kişiye bakıp "5 dakkalığına şu adam olsam ya" diyen adamım lan ben. acaba yürürken vitrin camlarından tipimi kontrol edecek miyim? acaba bu kadar büyük bir kitleyi toplum mühendisi olmadan, rahat bırakırlar mı? ne düşünüyorum lan ben böyle? acaba bu kirli dünyaya bir çocuk getirir miyim? acaba? şu kelimeyi de bi doğru telaffuz edemem. aceba diyormuşum gibime geliyor hep. sonra kurduğum paragrafı unutup doğrusunu düşünüyorum. acaba, burada bir paradoks yaratıyor. adeta anlamında kaybolup, vecd haline giriyorum.
şimdi, sen gittin ya herkes sana benzeyecekti. sonra geri geldin, şimdi sen de herkes gibisin.
herkes gibi olabilmek için neler vermezdik di mi? çünkü kuyunun içindekiler ancak kuyunun ağzı kadar gökyüzü görürlermiş. hayal de yok kırıklığı da. 800 lira maaşı ile alıp kontorsüz i-phone taşıyabilecek güruh.. eğlenceli gibi. bu arada gri eşofman takımı aldım. tan ağarmadan 4 çiğ yumurta içip mahmutbey yolunda koşucam. eğer götümü kesmezlerse bağcılar aygırı olabilirim. destekleyin beni.
neydi..
heh, altıncı nesil yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar