bugün
- sözlükte kız taklidi yapmak13
- israil'i allah cezalandıracak8
- seksten önce dua etmek8
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- yakışıklı olgun erkekler6
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- filistin37
- ince memed 23
- cumartesi gecesi seks yerine sözlüğe bakmak3
- kız fakesi olan yazar buz gibi gaydir3
- fabrika kızı vs tamirci çırağı3
- porno entelektüelliği8
- sapık şarkı sözleri10
- pala bıyıklı yazarlar4
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel8
- sözlükte ki bacılarınız kim5
- antipanik'e bir şey söyle22
- özelden şeftalisini atan yazar14
- silvermist'e iki şey söyle20
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- denizden çıkan erkek3
- osmanoğulları ailesi ne özür borcu7
- 10 ekim 2026 rizespor fenerbahçe maçı7
- avaresozluk com6
- sözlük yazarlarının akşam yemeği menüsü5
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- geceye bir mısra bırakmak3
- sözlük kızlarının kombinleri15
- doggy pozisyonunda havlayan kız4
- sözlüğün azması7
- sözlüğü boşverip plaja gitmek7
- dünyanın en lezzetli helva tarifi3
- ev sahiplerinden vergi alınması2
- bir karpuz falan sikin de bitsin bu çile8
- uyku öncesi deliren çocuk2
- cinsel içerikli başlık açınca ereksiyon olunuyormu5
- bende sağlam patlıcan var diyen manavcı8
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi8
- islam da ideal evlilik yaşı kaçtır4
- tarhana çorbası9
- deprem2
- sözlükte ki gardaşlarınız kim4
- alttaki yazara bir şey söyle24
- parcalandim toparlanamiyorum323
- acı biber turşusu2
- cinsel başlık açıp entry girildikçe otuzbir çekmek4
- pıttık fırlatma akımı6
- türkçenin dünyanın en zengin dili olması2
- sözlükteki evli barklı yazarlar3
ne zaman aklıma gelse tüylerim diken diken oluyor, gözlerim doluyor. ölümünü bir türlü kabul edemiyorum. hastalığını, o öldüğünde 3 yaşında her şeyden habersiz olan kızının anlamlandıramadığı iç sızını düşünüyorum. öksüz kalmış olmanın verdiği acıyla titreşirken çenesi annesizliğinin farkına varamayışını. özel bir şair, herkes kadar şevkatli bir anne, bu dünyaya tersten de olsa bir pabuç giydirmeye tenezzül etmemiş yırtık ruhlu bir bodrum kat kızı... bu dünyadan çiğdem madak geçerken kim bilir kaç kişinin ekseni kaydı şiirlerini okuyarak... didem madak..."bayım"ı öksüz bırakıp bir bilinmez'e gitmiştir haber vermeden. üzmüştür, ağlatmıştır, susturmuştur ama en çok da çiçekli şiirler ardından yas tutmuştur...
çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
bilmiyorsunuz. darmadağın gölgemi
çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
karanlıkta oturuyorum. ışıkları yakmıyorum.
çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
bir yağsam pahalıya malolacağım.
ben bir bodrum kat kızıyım bayım
yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
fakat korkuyorum. birazdan da
kırk üç numara ayakkabılarınızla
bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
bu iyi olmaz bayım!
"gün akşam oldu" diyorum
ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara
cam kırıkları yiyorlar
rüyamda; bir kase dolusu suyun içinde
rengarenk yap-boz parçacıkları
anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz.
hayır, sanırım sabahı bekleyemem
bilmiyorum.
insanlar rüyalarını acilen anlatmalı.
ondört yaşındaydı ruhum bayım
bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz
gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri
protez bacaklarıma bile ıslık çaldılar
o ara içimde çiçeklerden oluşmuş
bir silahsız kuvvet ablukaya alındı
sinemalarda da "organzm gıcırtıları" oynuyordu.
kaçmaya çalıştım. olmadı.
bu nedenle, çiçekli şiirler yazmayı
ruhum açısından faydalı buluyorum bayım.
neyse işte
ben her filmi hatırlarım
sinemaların hiç bitmeyen gecesine sığındığım çok oldu.
"sofinin tercihi"ni seyrederken çok ağlamıştım.
öpüşen guramilerle ilgili bir film yapsalar
onu da mutlaka hatırlardım.
insan içinde çevrilen bir çıkrığın sesini unutur mu?
hem sonra ben hatırlamaya alışkınım
bir "eşya toplayıcısıyım" bayım.
büyük gemiler yok artık bayım
büyük yelkenler de
büyük kağıtlar yakmak istiyor şimdi canım
işte az önce bir karabatak daldı suya
bir süredir da kayıp
dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya
ölüm çok iri bir sözcük değil bayım.
kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum.
ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen
yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
bir gül, bir güle derdi ki görse
yalan söylüyorum
güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.
çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
bilmiyorsunuz. darmadağın gölgemi
çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
karanlıkta oturuyorum. ışıkları yakmıyorum.
çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
bir yağsam pahalıya malolacağım.
ben bir bodrum kat kızıyım bayım
yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
fakat korkuyorum. birazdan da
kırk üç numara ayakkabılarınızla
bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
bu iyi olmaz bayım!
"gün akşam oldu" diyorum
ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara
cam kırıkları yiyorlar
rüyamda; bir kase dolusu suyun içinde
rengarenk yap-boz parçacıkları
anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz.
hayır, sanırım sabahı bekleyemem
bilmiyorum.
insanlar rüyalarını acilen anlatmalı.
ondört yaşındaydı ruhum bayım
bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz
gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri
protez bacaklarıma bile ıslık çaldılar
o ara içimde çiçeklerden oluşmuş
bir silahsız kuvvet ablukaya alındı
sinemalarda da "organzm gıcırtıları" oynuyordu.
kaçmaya çalıştım. olmadı.
bu nedenle, çiçekli şiirler yazmayı
ruhum açısından faydalı buluyorum bayım.
neyse işte
ben her filmi hatırlarım
sinemaların hiç bitmeyen gecesine sığındığım çok oldu.
"sofinin tercihi"ni seyrederken çok ağlamıştım.
öpüşen guramilerle ilgili bir film yapsalar
onu da mutlaka hatırlardım.
insan içinde çevrilen bir çıkrığın sesini unutur mu?
hem sonra ben hatırlamaya alışkınım
bir "eşya toplayıcısıyım" bayım.
büyük gemiler yok artık bayım
büyük yelkenler de
büyük kağıtlar yakmak istiyor şimdi canım
işte az önce bir karabatak daldı suya
bir süredir da kayıp
dünyayı yutmuş olarak çıksa da ortaya
ölüm çok iri bir sözcük değil bayım.
kasımpatları kadar acı kokuyorum biliyorum.
ama siz sobada sucuklu yumurta pişirip yiyen
yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
bir gül, bir güle derdi ki görse
yalan söylüyorum
güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar