bugün
- ananı mı dinlersin karıyı mı6
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması12
- millette manyak para var12
- sözlük sosyal medya mı4
- kemal sunal'ın en kötü filmi5
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- türkiyeli kahvesi4
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak16
- sözlük kürdü54
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar3
- tuğla kitap okumak2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek11
- volkswagen passat4
- biyoloji sınavı2
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- sözlükteki halloween kavgası5
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- cam açık uyumak7
- asgari ücret8
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- esra'yı aç esra'yı6
- türklerin abartılmış bir ırk olması3
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri5
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması3
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- ne olursan ol yine gel3
- nev vs teoman3
- yogartiksen4
- arkadaş edinme yolları5
- osman pamukoğlu14
- ismail kartal25
- kitap okuyamamak3
- türklerin ırkçı olması8
- ileri dönüşüm5
- kartoncu abi ırkçı mı4
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- dem partili kezo3
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz6
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- herkesin hayatına kimse karışamaz2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- badoo4
- rami kütüphanesi4
- yusuf islam ın uu beybi beybi diye şarkı söylemesi2
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı9
- pipisiyle düşünenler buraya2
Cumhuriyetin kurulmasından sonra dil devrimi çerçevesinde üç evre yaşanmıştır.
Bu evrelerin birincisinde Arapça ve Farsça kelimeleri attıktan sonra tamamen öz Türkçe kelimelerle konuşulmaya başlanmıştır. Mesela size Divan-ı Lügatit Türkten bir misal vereyim. Divan-ı Lügatit Türkte 8500 kelime vardır ve bizim öz sözlüğümüzdür. Bugün Türk Dil Kurumu tarafından çıkarılan Türkçe sözlükte 120 bin kelime bulunuyor. O dönem kullandığımız dilde 120 binden daha fazla kelime bulunuyordu ve bundan koparak, milletimizi 3000 kelimelik bir sözlüğe götürmek yanlıştır.
Atatürkün ikinci dil anlayışı 1934den 1935e kadar devam etti ve bu anlayış doğrudur. Bu anlayışa göre Türkçeleşen kelime Türkçedir. Bu görüşü Selanikte çıkarttıkları dergilerle Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp benimsemişlerdir.
Üçüncü evrede ise birinci dil anlayışına yakın olan ve çok yanlış bir dil anlayışıdır. O dil anlayışı Güneş Dil Nazariyesi olarak ifade edilmektedir. Yani Atatürk Avusturyadan Türkiyeye gelen Kvarnic isimli bir adamın tesiri altında kalarak iddia etmiştir ki, inanmıştır ki ilk insan Türktür, ilk lisan Türkçedir, bütün dünya dilleri Türkçeden doğmuştur. Bu gayri ciddi ve gayri ilmî bir görüştür. 1940 yılına kadar üniversitelerimizde okutulmuştur. Hala da kimileri tarafından savunulmaktadır.
Türkçeleşen Türkçedir inancı içerisinde konuşuyorum ve yazıyorum. Bunlar ortaya koyulduğu zaman, Atatürkün birinci devresini savunan insanlar karşımıza çıkıyor. Atatürk demedi mi siyasî istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtaracaktır? diye itiraz ediyorlar. Evet böyle söyledi; ama daha sonra bundan vazgeçti. işte bunu bilmeyenler Necip Fazılın ifadesiyle kurbağa diliyle konuşan zavallı insanlardır.
not: bu başlık körü körüne karşıt olmak için açılmamıştır, bildiğini zanneden cahillerin bilgi sahibi olması için açılmıştır. Öz Türkçe konuşalım iddiası dili zenginleştirmez bizi kalıplar içerisine hapseder. Bugün dünyanın bütün köklü dillerinize baktığınızda birbirinden etkilendiğini görürsünüz. ingilizceden fransızcaya, fransızcadan ingilizceye geçen kelimeler bunlara misaldir. Bunlar kültür etkileşiminin kaçınılmaz neticeleridir.
Bu evrelerin birincisinde Arapça ve Farsça kelimeleri attıktan sonra tamamen öz Türkçe kelimelerle konuşulmaya başlanmıştır. Mesela size Divan-ı Lügatit Türkten bir misal vereyim. Divan-ı Lügatit Türkte 8500 kelime vardır ve bizim öz sözlüğümüzdür. Bugün Türk Dil Kurumu tarafından çıkarılan Türkçe sözlükte 120 bin kelime bulunuyor. O dönem kullandığımız dilde 120 binden daha fazla kelime bulunuyordu ve bundan koparak, milletimizi 3000 kelimelik bir sözlüğe götürmek yanlıştır.
Atatürkün ikinci dil anlayışı 1934den 1935e kadar devam etti ve bu anlayış doğrudur. Bu anlayışa göre Türkçeleşen kelime Türkçedir. Bu görüşü Selanikte çıkarttıkları dergilerle Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp benimsemişlerdir.
Üçüncü evrede ise birinci dil anlayışına yakın olan ve çok yanlış bir dil anlayışıdır. O dil anlayışı Güneş Dil Nazariyesi olarak ifade edilmektedir. Yani Atatürk Avusturyadan Türkiyeye gelen Kvarnic isimli bir adamın tesiri altında kalarak iddia etmiştir ki, inanmıştır ki ilk insan Türktür, ilk lisan Türkçedir, bütün dünya dilleri Türkçeden doğmuştur. Bu gayri ciddi ve gayri ilmî bir görüştür. 1940 yılına kadar üniversitelerimizde okutulmuştur. Hala da kimileri tarafından savunulmaktadır.
Türkçeleşen Türkçedir inancı içerisinde konuşuyorum ve yazıyorum. Bunlar ortaya koyulduğu zaman, Atatürkün birinci devresini savunan insanlar karşımıza çıkıyor. Atatürk demedi mi siyasî istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtaracaktır? diye itiraz ediyorlar. Evet böyle söyledi; ama daha sonra bundan vazgeçti. işte bunu bilmeyenler Necip Fazılın ifadesiyle kurbağa diliyle konuşan zavallı insanlardır.
not: bu başlık körü körüne karşıt olmak için açılmamıştır, bildiğini zanneden cahillerin bilgi sahibi olması için açılmıştır. Öz Türkçe konuşalım iddiası dili zenginleştirmez bizi kalıplar içerisine hapseder. Bugün dünyanın bütün köklü dillerinize baktığınızda birbirinden etkilendiğini görürsünüz. ingilizceden fransızcaya, fransızcadan ingilizceye geçen kelimeler bunlara misaldir. Bunlar kültür etkileşiminin kaçınılmaz neticeleridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar