bugün
- otobüste açamadığı camı kıran erkek12
- namazın amacı11
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı23
- sözlüğün en masum yazarları24
- 9 eylül izmir in kurtuluşu5
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi7
- ismail kartal14
- telefonu bırakmak isteyip asla bırakamamak3
- kavanozda gizlenen biyolojik saatli bomba2
- sözlüğün en kültürlü yazarı6
- adana dürüm vs adana porsiyon9
- elif cansu eda zehra ilkin hande derya vargas gizo2
- arkadaşlar ben çalışmak istemiyorum5
- gebze yi gebze yapan şeyler6
- niye uyandık sözlük5
- chp'nin 103 yılı reklamı5
- zona2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i24
- adnan selçuk mızraklı3
- yagmurcu7
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan2
- düşün ki o bunu okuyor10
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- bir kız amının reklamını yapmadan ne kadar dayanır2
- istiklal mahkemeleri kurup fetöcüleri asmak5
- komünistlerin tatar sürgünü4
- mao zedong'un serçe katliamı2
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır6
- meftune2
- serhat kılıç25
- kobra murat2
- şönt baca3
- zeynep sude oktay2
- ey insan7
- uyudun mu11
- seksenler4
- tulumba tatlısı6
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- at eti yemek5
- queen ravenna ve cinleri14
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- şeffaf ayakkabı9
- spora başladım5
- paris saint germain7
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- hayattan beklentiler7
- 81 ilde sığınak yapılması7
- tavuğun neden kanatları var11
- filenin sultanları8
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
Cumhuriyetin kurulmasından sonra dil devrimi çerçevesinde üç evre yaşanmıştır.
Bu evrelerin birincisinde Arapça ve Farsça kelimeleri attıktan sonra tamamen öz Türkçe kelimelerle konuşulmaya başlanmıştır. Mesela size Divan-ı Lügatit Türkten bir misal vereyim. Divan-ı Lügatit Türkte 8500 kelime vardır ve bizim öz sözlüğümüzdür. Bugün Türk Dil Kurumu tarafından çıkarılan Türkçe sözlükte 120 bin kelime bulunuyor. O dönem kullandığımız dilde 120 binden daha fazla kelime bulunuyordu ve bundan koparak, milletimizi 3000 kelimelik bir sözlüğe götürmek yanlıştır.
Atatürkün ikinci dil anlayışı 1934den 1935e kadar devam etti ve bu anlayış doğrudur. Bu anlayışa göre Türkçeleşen kelime Türkçedir. Bu görüşü Selanikte çıkarttıkları dergilerle Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp benimsemişlerdir.
Üçüncü evrede ise birinci dil anlayışına yakın olan ve çok yanlış bir dil anlayışıdır. O dil anlayışı Güneş Dil Nazariyesi olarak ifade edilmektedir. Yani Atatürk Avusturyadan Türkiyeye gelen Kvarnic isimli bir adamın tesiri altında kalarak iddia etmiştir ki, inanmıştır ki ilk insan Türktür, ilk lisan Türkçedir, bütün dünya dilleri Türkçeden doğmuştur. Bu gayri ciddi ve gayri ilmî bir görüştür. 1940 yılına kadar üniversitelerimizde okutulmuştur. Hala da kimileri tarafından savunulmaktadır.
Türkçeleşen Türkçedir inancı içerisinde konuşuyorum ve yazıyorum. Bunlar ortaya koyulduğu zaman, Atatürkün birinci devresini savunan insanlar karşımıza çıkıyor. Atatürk demedi mi siyasî istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtaracaktır? diye itiraz ediyorlar. Evet böyle söyledi; ama daha sonra bundan vazgeçti. işte bunu bilmeyenler Necip Fazılın ifadesiyle kurbağa diliyle konuşan zavallı insanlardır.
not: bu başlık körü körüne karşıt olmak için açılmamıştır, bildiğini zanneden cahillerin bilgi sahibi olması için açılmıştır. Öz Türkçe konuşalım iddiası dili zenginleştirmez bizi kalıplar içerisine hapseder. Bugün dünyanın bütün köklü dillerinize baktığınızda birbirinden etkilendiğini görürsünüz. ingilizceden fransızcaya, fransızcadan ingilizceye geçen kelimeler bunlara misaldir. Bunlar kültür etkileşiminin kaçınılmaz neticeleridir.
Bu evrelerin birincisinde Arapça ve Farsça kelimeleri attıktan sonra tamamen öz Türkçe kelimelerle konuşulmaya başlanmıştır. Mesela size Divan-ı Lügatit Türkten bir misal vereyim. Divan-ı Lügatit Türkte 8500 kelime vardır ve bizim öz sözlüğümüzdür. Bugün Türk Dil Kurumu tarafından çıkarılan Türkçe sözlükte 120 bin kelime bulunuyor. O dönem kullandığımız dilde 120 binden daha fazla kelime bulunuyordu ve bundan koparak, milletimizi 3000 kelimelik bir sözlüğe götürmek yanlıştır.
Atatürkün ikinci dil anlayışı 1934den 1935e kadar devam etti ve bu anlayış doğrudur. Bu anlayışa göre Türkçeleşen kelime Türkçedir. Bu görüşü Selanikte çıkarttıkları dergilerle Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp benimsemişlerdir.
Üçüncü evrede ise birinci dil anlayışına yakın olan ve çok yanlış bir dil anlayışıdır. O dil anlayışı Güneş Dil Nazariyesi olarak ifade edilmektedir. Yani Atatürk Avusturyadan Türkiyeye gelen Kvarnic isimli bir adamın tesiri altında kalarak iddia etmiştir ki, inanmıştır ki ilk insan Türktür, ilk lisan Türkçedir, bütün dünya dilleri Türkçeden doğmuştur. Bu gayri ciddi ve gayri ilmî bir görüştür. 1940 yılına kadar üniversitelerimizde okutulmuştur. Hala da kimileri tarafından savunulmaktadır.
Türkçeleşen Türkçedir inancı içerisinde konuşuyorum ve yazıyorum. Bunlar ortaya koyulduğu zaman, Atatürkün birinci devresini savunan insanlar karşımıza çıkıyor. Atatürk demedi mi siyasî istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtaracaktır? diye itiraz ediyorlar. Evet böyle söyledi; ama daha sonra bundan vazgeçti. işte bunu bilmeyenler Necip Fazılın ifadesiyle kurbağa diliyle konuşan zavallı insanlardır.
not: bu başlık körü körüne karşıt olmak için açılmamıştır, bildiğini zanneden cahillerin bilgi sahibi olması için açılmıştır. Öz Türkçe konuşalım iddiası dili zenginleştirmez bizi kalıplar içerisine hapseder. Bugün dünyanın bütün köklü dillerinize baktığınızda birbirinden etkilendiğini görürsünüz. ingilizceden fransızcaya, fransızcadan ingilizceye geçen kelimeler bunlara misaldir. Bunlar kültür etkileşiminin kaçınılmaz neticeleridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar