bugün
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- herkes yatsın iyi geceler8
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- sözlük kızlarının kombinleri20
- istanbul un çok pahalı olması12
- cips olsa da yesek7
- oğlum çok güzel lan6
- the merich13
- velvet vs nervio19
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- aklını yitirmek4
- matbaanın gecikmesine sebep5
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- 50 tl ile rolling yapmak6
- velvet13
- horoz hayası çorbası5
- slavko vincic15
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- nervio11
- bira cips6
- ispanya20
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- en sevilmeyen ev işleri2
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- manifest grubu3
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- 2026 dünya kupası25
- eski nahif sözlük kızları2
- ona bir şey söyle9
- acıktım ben3
- kadim kültürler4
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- laptop5
- manyak olmaya karar verdim9
- tememda kenka nalaka10
- aga be şarkılar5
- yarın iş olduğu gerçeği3
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- gocusuz sözlük4
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
atesitlerin çok az bir bölümü inancı yüzünden bunu seçmektedir. saçma bir laf oldu evet ama şöyle açıklarsak ateist olanların çok azında inanç yoktur. geriye kalan büyük kısım ise küçükte olsa inançlıdır, ve ateizm inancını başka sebeplerden seçmiştir. zorda kaldığı anda bir müslüman'a taş çıkartırcasına dua eden ateist gördüm, hiç biri "ilk kendiliğinden oluşan tek hücre, evrim geçir de kurtar beni demedi. bi namaz kılmadıkları kaldı, onu da bilmemelerinden diye düşünüyorum. 20 yıllık hayatımın anlayabildiğim son 10 yıllık kısmında çok çeşitli olarak, birbirlerini "papağancasına" taklit eden ateistler gördüm.
ilk duyduğumda lisedeydim. çocukluğun verdiği gaz ile sabah akşam orada burada gezerken birgün bir "ben felsefenin anasını bile belledim" tarzlı bir arkadaş çıktı geldi. "materyalizm bizim yaratılışımızı açıklar" dedi. "o ne lan" dedik, "madde oğlum madde" dedi. o zamanlar tabi suya tahta atıp üstünde durdurunca*, archimedes gibi hissediyorsun evreka diye koşasın geliyor. böyle madde felan daha kavrayamamışız, atom'un yapıtaşlarından başka maddesel bir bilgimiz yok. saçma geldi.
daha sonra öss denilen allah'ın belasını atlattıktan sonra hadi dedik beş arkadaş yazlığa gidelim. ardından ver elini antalya. gittik rus turistler piyasa yapmış. biz de liseden çıkan gençlerin abazanlık katsayısının etkisindeyiz. haydi barlar clublar. bir tanesinde alan diye bir rus kızla tanıştık.* çat pat ingilizce biliyoruz, "hav ay ri" ile "hav ar yu"'yu karıştırmadan doğru telaffuz edebilen ingilizce tercümanı kesiliyor. felan fişmekan. derken din mevzusuna gelince "there is no god, materialism is the explanation... bla bla" diye girince evet dedim, ben bu lafları bir yerde hatırlıyorum.
yazın bitmesi ile üniversitenin başlaması sanki askere gitmişçesine başka insanlarla kaynaşma fırsatı veriyor, özellikle yurtta kalıyorsan daha fazla şansın oluyor. sınıfa gidiyorsun, tanışma, öpüşme, "ben mehmet sen ahmet, melabaa" faslını geçip enseye şaplak göte parmak kıvama gelince tabi dini konular açılıyor. aradan bir kaç tane hıpır çıkıyor tabi ki "ya baba evrm diye bir şey var, materyalizm ile açıklarsak aslında tanrı... bla bla" ...
sürekli ardardına takip eden benzer laflar. ideolojinin aksine sanki etraftan duyularak aktarılan bir olgu. aynı laflaı aynı elemanlardan günde beş posta dinleyince tabiki de belirli bir süre sonra sıkmaya başlıyor. olgunun sıkmalığı kadar sıkma bir durum yaratıyor.
ilk duyduğumda lisedeydim. çocukluğun verdiği gaz ile sabah akşam orada burada gezerken birgün bir "ben felsefenin anasını bile belledim" tarzlı bir arkadaş çıktı geldi. "materyalizm bizim yaratılışımızı açıklar" dedi. "o ne lan" dedik, "madde oğlum madde" dedi. o zamanlar tabi suya tahta atıp üstünde durdurunca*, archimedes gibi hissediyorsun evreka diye koşasın geliyor. böyle madde felan daha kavrayamamışız, atom'un yapıtaşlarından başka maddesel bir bilgimiz yok. saçma geldi.
daha sonra öss denilen allah'ın belasını atlattıktan sonra hadi dedik beş arkadaş yazlığa gidelim. ardından ver elini antalya. gittik rus turistler piyasa yapmış. biz de liseden çıkan gençlerin abazanlık katsayısının etkisindeyiz. haydi barlar clublar. bir tanesinde alan diye bir rus kızla tanıştık.* çat pat ingilizce biliyoruz, "hav ay ri" ile "hav ar yu"'yu karıştırmadan doğru telaffuz edebilen ingilizce tercümanı kesiliyor. felan fişmekan. derken din mevzusuna gelince "there is no god, materialism is the explanation... bla bla" diye girince evet dedim, ben bu lafları bir yerde hatırlıyorum.
yazın bitmesi ile üniversitenin başlaması sanki askere gitmişçesine başka insanlarla kaynaşma fırsatı veriyor, özellikle yurtta kalıyorsan daha fazla şansın oluyor. sınıfa gidiyorsun, tanışma, öpüşme, "ben mehmet sen ahmet, melabaa" faslını geçip enseye şaplak göte parmak kıvama gelince tabi dini konular açılıyor. aradan bir kaç tane hıpır çıkıyor tabi ki "ya baba evrm diye bir şey var, materyalizm ile açıklarsak aslında tanrı... bla bla" ...
sürekli ardardına takip eden benzer laflar. ideolojinin aksine sanki etraftan duyularak aktarılan bir olgu. aynı laflaı aynı elemanlardan günde beş posta dinleyince tabiki de belirli bir süre sonra sıkmaya başlıyor. olgunun sıkmalığı kadar sıkma bir durum yaratıyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar