bugün
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu2
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- sözlüğün kralı5
- forma7
- metamfetamin7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- ırak5
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi4
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
- umman4
- gece gece kokoreç gömmek7
- insan sevmemek3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- ayağı şiir kokan kadın6
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- salçalı makarna10
- betray me6
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- çin9
- sözlüğün kraliçesi4
- ilhan irem dinleyen erkek6
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- karpuzcu libos panda3
- yalnız yaşamak3
- büreyde3
- hamile fotoğrafı5
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- geçmişe götüren şarkılar5
- doğru don seçimi2
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- ben bu yazıyı sana yazdım3
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- jaws filmindeki sikko balik2
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- filistin5
- nemlendirici krem20
- bir günde 1500 kalori almak4
- balık yanına en yakışan çorba9
- sandalet ayak bikinisidir4
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- evrende hareket nasıl oluyor5
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
"Tıkandı Baba, çay getir!.."
"Tıkandı Baba, kahve getir!.."
Bu durum Sultan Mahmutun dikkatini çekmiş.
Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?
Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba.
Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. Benimki de onlarınki kadar aksın diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık, dedi. O gün bu gün adım Tıkandı Babaya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.
Tıkandı Babanın anlattıkları Sultan Mahmutun dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına:
Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz demiş.
Sultan Mahmutun adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Babaya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis.
Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya.
Taze baklava, güzel baklava!
Bu esnada oradan geçen bir adam baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.
Müşteri baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim, diğer dilim derken bir bakmış ki her dilimin altında altın var. Ertesi akşam adam acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.
Müşteri hiçbir şey olmamış gibi: Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım demiş. Tıkandı Baba da Peki demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı Babaya her akşam baklavalar gelmiş ve adam da her akşam Tıkandı Babadan baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut:
Bizim Tıkandı Babaya bir bakalım deyip Tıkandı Babanın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan:
Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi? demiş.
Geldi sultanım!
Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?
Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım.
Sultan şöyle bir tebessüm etmiş:
Anlaşıldı Tıkandı Baba anlaşıldı, hadi benimle gel deyip almış ve devletin hazine odasına götürmüş.
Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir demiş. Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda, düştü düşecek. Sultan demiş;
Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar demiş ve askerlerden birini çağırmış.
Alın bu adamı Üsküdarın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin demiş.
Padişahın adamları peki deyip adamı alıp Üsküdara götürmüşler.
Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler.
Baba, niçin? demiş. Askerler:
Hele sen bir beğen bakalım demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline.
Ne olacak şimdi demiş.
Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı demiş.
Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişaha haber vermişler. işte o zaman Sultan Mahmut o MEŞHUR SÖZÜ'nü söylemiş:
VERMEYiNCE MABUD, NEYLESiN SULTAN MAHMUT !
"Tıkandı Baba, çay getir!.."
"Tıkandı Baba, kahve getir!.."
Bu durum Sultan Mahmutun dikkatini çekmiş.
Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?
Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba.
Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. Benimki de onlarınki kadar aksın diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık, dedi. O gün bu gün adım Tıkandı Babaya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.
Tıkandı Babanın anlattıkları Sultan Mahmutun dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına:
Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz demiş.
Sultan Mahmutun adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Babaya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis.
Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya.
Taze baklava, güzel baklava!
Bu esnada oradan geçen bir adam baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.
Müşteri baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim, diğer dilim derken bir bakmış ki her dilimin altında altın var. Ertesi akşam adam acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.
Müşteri hiçbir şey olmamış gibi: Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım demiş. Tıkandı Baba da Peki demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı Babaya her akşam baklavalar gelmiş ve adam da her akşam Tıkandı Babadan baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut:
Bizim Tıkandı Babaya bir bakalım deyip Tıkandı Babanın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan:
Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi? demiş.
Geldi sultanım!
Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?
Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım.
Sultan şöyle bir tebessüm etmiş:
Anlaşıldı Tıkandı Baba anlaşıldı, hadi benimle gel deyip almış ve devletin hazine odasına götürmüş.
Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir demiş. Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda, düştü düşecek. Sultan demiş;
Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar demiş ve askerlerden birini çağırmış.
Alın bu adamı Üsküdarın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin demiş.
Padişahın adamları peki deyip adamı alıp Üsküdara götürmüşler.
Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler.
Baba, niçin? demiş. Askerler:
Hele sen bir beğen bakalım demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline.
Ne olacak şimdi demiş.
Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı demiş.
Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişaha haber vermişler. işte o zaman Sultan Mahmut o MEŞHUR SÖZÜ'nü söylemiş:
VERMEYiNCE MABUD, NEYLESiN SULTAN MAHMUT !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar