bugün
- ağır müslüm gürses sözleri6
- sözlükte kavga olmayacak hissi14
- ben troll üm7
- kiraz cicegi kolonyasi30
- takip ettiğiniz israilli haber kaynakları5
- kars kaşarı vs izmir kaşarı6
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır4
- ağırlık kaldıramayan erkek7
- flört5
- ekmeği ayaklar altında çiğnemek5
- kendini çok önemli sanan yazar14
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- ahmet kaya3
- türkiye nin girişine yazılması gereken söz8
- bazı insanların birbirini kırmaktan zevk alması5
- rüyaları bir süre kaydedip filmini çekmek2
- közmatik3
- birini sevmek2
- uyanıp ilk iş mustafa yıldızdoğan açmak3
- fenerbahçe biraz sert biraz katı14
- beyaz giyince kesin üstüne yemek dökmek6
- üniversiteli eskort kadınlar10
- tai lung'un sürekli yanlış bilgi vermesi4
- pisa ortalamasında avrupaya çakmamız5
- tarhana kurutmak2
- şahin siyonistle islamcı kardeştir6
- hiç yalan söyleyememek ister miydin5
- üst geçit3
- ekşi sözlük7
- yalanlarla yaşıyorum3
- sikerim böyle hayatı deyip ibo show izlemek2
- e r'e k t o r6
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma u19 maçı2
- rüyamda intihar ettim2
- türk kızı6
- kedi sevmeyen insan5
- yazılımcıların flört edememesi2
- fikir paylaşma günü6
- porno sitelerine hükmeden katolik milyarderler2
- temel oran safsatası2
- karsın barı türküsü2
- uludağ sözlük için öneriler2
- format at düzelir3
- online listesi2
- burun sıkmak2
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması7
- sivas3
- bütün dövmeli kızlar patlaktır7
- pisa 2025 sonuçları3
- bir insanı tanımak5
Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
"Tıkandı Baba, çay getir!.."
"Tıkandı Baba, kahve getir!.."
Bu durum Sultan Mahmutun dikkatini çekmiş.
Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?
Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba.
Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. Benimki de onlarınki kadar aksın diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık, dedi. O gün bu gün adım Tıkandı Babaya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.
Tıkandı Babanın anlattıkları Sultan Mahmutun dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına:
Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz demiş.
Sultan Mahmutun adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Babaya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis.
Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya.
Taze baklava, güzel baklava!
Bu esnada oradan geçen bir adam baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.
Müşteri baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim, diğer dilim derken bir bakmış ki her dilimin altında altın var. Ertesi akşam adam acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.
Müşteri hiçbir şey olmamış gibi: Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım demiş. Tıkandı Baba da Peki demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı Babaya her akşam baklavalar gelmiş ve adam da her akşam Tıkandı Babadan baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut:
Bizim Tıkandı Babaya bir bakalım deyip Tıkandı Babanın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan:
Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi? demiş.
Geldi sultanım!
Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?
Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım.
Sultan şöyle bir tebessüm etmiş:
Anlaşıldı Tıkandı Baba anlaşıldı, hadi benimle gel deyip almış ve devletin hazine odasına götürmüş.
Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir demiş. Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda, düştü düşecek. Sultan demiş;
Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar demiş ve askerlerden birini çağırmış.
Alın bu adamı Üsküdarın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin demiş.
Padişahın adamları peki deyip adamı alıp Üsküdara götürmüşler.
Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler.
Baba, niçin? demiş. Askerler:
Hele sen bir beğen bakalım demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline.
Ne olacak şimdi demiş.
Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı demiş.
Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişaha haber vermişler. işte o zaman Sultan Mahmut o MEŞHUR SÖZÜ'nü söylemiş:
VERMEYiNCE MABUD, NEYLESiN SULTAN MAHMUT !
"Tıkandı Baba, çay getir!.."
"Tıkandı Baba, kahve getir!.."
Bu durum Sultan Mahmutun dikkatini çekmiş.
Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?
Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba.
Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. Benimki de onlarınki kadar aksın diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık, dedi. O gün bu gün adım Tıkandı Babaya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.
Tıkandı Babanın anlattıkları Sultan Mahmutun dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına:
Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz demiş.
Sultan Mahmutun adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Babaya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis.
Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya.
Taze baklava, güzel baklava!
Bu esnada oradan geçen bir adam baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.
Müşteri baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim, diğer dilim derken bir bakmış ki her dilimin altında altın var. Ertesi akşam adam acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.
Müşteri hiçbir şey olmamış gibi: Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım demiş. Tıkandı Baba da Peki demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı Babaya her akşam baklavalar gelmiş ve adam da her akşam Tıkandı Babadan baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut:
Bizim Tıkandı Babaya bir bakalım deyip Tıkandı Babanın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan:
Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi? demiş.
Geldi sultanım!
Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?
Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım.
Sultan şöyle bir tebessüm etmiş:
Anlaşıldı Tıkandı Baba anlaşıldı, hadi benimle gel deyip almış ve devletin hazine odasına götürmüş.
Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir demiş. Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda, düştü düşecek. Sultan demiş;
Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar demiş ve askerlerden birini çağırmış.
Alın bu adamı Üsküdarın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin demiş.
Padişahın adamları peki deyip adamı alıp Üsküdara götürmüşler.
Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler.
Baba, niçin? demiş. Askerler:
Hele sen bir beğen bakalım demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline.
Ne olacak şimdi demiş.
Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı demiş.
Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişaha haber vermişler. işte o zaman Sultan Mahmut o MEŞHUR SÖZÜ'nü söylemiş:
VERMEYiNCE MABUD, NEYLESiN SULTAN MAHMUT !
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar