bugün
- nickten isim tahmini yapmak43
- bursalı erkekler15
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya7
- japon denince akla gelenler8
- kahve içelim mi4
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- sözlüğün kralı olmak5
- kemalist erkekler gizli eşcinsel midir3
- tai lung'un erkeklerden hoşlanması6
- manyak mısınız nesiniz7
- sözlük kızlarının kombinleri11
- anın görüntüsü18
- enayimiknatisii16
- velvet56
- manitaya miyavlamak2
- on üçüncü nesil yazarlara hoş geldin diyoruz4
- türkiye ekonomi modeli2
- vatan hainleri3
- diamond bosphorus23
- karın ağrısına mekikli çözüm3
- free bird2
- az yakar diye dizel araba alan memur4
- hashimoto tiroiditi4
- şeyh olmak için gerekenler3
- habire12 adamdır37
- tai lung24
- kavga etmekten korkan erkek8
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı8
- akıl hastaneleri2
- nervio hamferdi6
- çomar alayları2
- dincileri akıl hastanesine yollamak2
- evde yapabileceğiniz şeyler2
- 27 temmuz 20262
- habire1259
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- yunan adaları6
- mikronezya da savaş çıksa türkiyenin etkilenmesi3
- askerliğin mantığı2
- en sevilen su markası7
- insan kaynakları6
- faik öztrak4
- server'ın naneyi yemesi5
- sssilvermist19
- izmirli kızların verici olması17
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- balyoz ve ergenekon kumpasları2
- ben geldim naneler13
- abberline3
- kacak elektrik kullanmayan bey2
Kızını dövmeyen dizini döver derler ama ben her türlü şiddete karşıyım. Kendi adıma kimseye şiddet uygulamamış ve uygulamamaya kararlı biriyim ; fakat düşünüyorum da kızını dövmemenin tam zıt karşılığı saldım çayıra mevlam kayıra mı olmalı?
Eski yeşilçam filmlerinde babası kıza bir tokat atardı kızda şöyle bir tepki verirdi : Vurdun bana vurdun! Bunu izleyen ben güle güle bir hal olur, yahu biz ne dayaklar yedik, bir tokata kızın verdiği tepkiye bak derdim. Sonra kız filmdeki kötü karakterin kollarında bulurdu kendini de, bu sefer baba o kötü karakteri alnından vururdu. Biz ne söylenirdik o kıza milletçek ulan bu babaya bu yapılır mı diye. Hele o kötü karakteri ele geçirsek hepimiz adamın üstüne çullanacak, adam kimvurduya gidecek, kimse cezalandırılmayacak, film yine mutlu sonla bitecekti. Ben çocuğa şiddete hala karşıyım, kadına şiddete de karşıyım, her türlü zulme, eziyete karşıyım.
Fakat bu işin sonu kötü. Bütün kötüler her istediği yapılan çocuklardan çıkmaz, bütün iyiler de her istediği yapılmayan çocuklardan çıkmaz. Zaten derdim bu değil. Benim derdim şu ki çocuklarımız mutsuz, her şeyi olan biri ne ile mutlu olacak? Her istediği verilen çocuğun ahlaki değerleri nasıl gelişecek. O çocuk elinde olmayanın değerini nasıl anlayacak da bir gün büyüdüğünde elinde olmayan insanlara karşı zalim olmayacak, zulmetmeyecek. Okulda, onun çocuğu şöyle bunun çocuğu böyle sen niye yapamıyorsun denilerek kıyasıya bir rekabete zorladığımız çocuklarımızı, aslında savaşa gönderir gibi gönderdiğimizin farkında mıyız? Kendimizce başarılı olsun istediğimiz çocuğumuza eziyet eden, zulmedenin biz olduğunun farkında mıyız?
Neden çocuklarımıza rekabet etmeyi değil de azimli olmayı öğretmiyoruz, neden çocuklarımız arkadaşının başarısına sevinen çocuklar değil de kıskanç çocuklar olmak zorunda? Neden o konuyu daha iyi biliyorsan yavrum, arkadaşına da öğret demiyor o başarılı çocuğun annesi, neden çocuğunun bir arkadaşıyla gülerek ders çalıştığını görünce, mutlu olmuyor güya başarısız olan çocuğun annesi? Sadece güldüklerini gördükleri için, ders çalıştıkları için değil, gülümsedikleri için... Çocukları güldüğü için.
Öyle kendi çapımda düşündüm işte. Çoluk yok çocuk yok bende, bana ne elalemin çocuğundan, diyemedim niyeyse.
Eski yeşilçam filmlerinde babası kıza bir tokat atardı kızda şöyle bir tepki verirdi : Vurdun bana vurdun! Bunu izleyen ben güle güle bir hal olur, yahu biz ne dayaklar yedik, bir tokata kızın verdiği tepkiye bak derdim. Sonra kız filmdeki kötü karakterin kollarında bulurdu kendini de, bu sefer baba o kötü karakteri alnından vururdu. Biz ne söylenirdik o kıza milletçek ulan bu babaya bu yapılır mı diye. Hele o kötü karakteri ele geçirsek hepimiz adamın üstüne çullanacak, adam kimvurduya gidecek, kimse cezalandırılmayacak, film yine mutlu sonla bitecekti. Ben çocuğa şiddete hala karşıyım, kadına şiddete de karşıyım, her türlü zulme, eziyete karşıyım.
Fakat bu işin sonu kötü. Bütün kötüler her istediği yapılan çocuklardan çıkmaz, bütün iyiler de her istediği yapılmayan çocuklardan çıkmaz. Zaten derdim bu değil. Benim derdim şu ki çocuklarımız mutsuz, her şeyi olan biri ne ile mutlu olacak? Her istediği verilen çocuğun ahlaki değerleri nasıl gelişecek. O çocuk elinde olmayanın değerini nasıl anlayacak da bir gün büyüdüğünde elinde olmayan insanlara karşı zalim olmayacak, zulmetmeyecek. Okulda, onun çocuğu şöyle bunun çocuğu böyle sen niye yapamıyorsun denilerek kıyasıya bir rekabete zorladığımız çocuklarımızı, aslında savaşa gönderir gibi gönderdiğimizin farkında mıyız? Kendimizce başarılı olsun istediğimiz çocuğumuza eziyet eden, zulmedenin biz olduğunun farkında mıyız?
Neden çocuklarımıza rekabet etmeyi değil de azimli olmayı öğretmiyoruz, neden çocuklarımız arkadaşının başarısına sevinen çocuklar değil de kıskanç çocuklar olmak zorunda? Neden o konuyu daha iyi biliyorsan yavrum, arkadaşına da öğret demiyor o başarılı çocuğun annesi, neden çocuğunun bir arkadaşıyla gülerek ders çalıştığını görünce, mutlu olmuyor güya başarısız olan çocuğun annesi? Sadece güldüklerini gördükleri için, ders çalıştıkları için değil, gülümsedikleri için... Çocukları güldüğü için.
Öyle kendi çapımda düşündüm işte. Çoluk yok çocuk yok bende, bana ne elalemin çocuğundan, diyemedim niyeyse.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar