bugün
- raikagetokatlayan7
- bir erkeği erkek yapan beş özellik9
- kötülerin genel özellikleri8
- gocu12
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması3
- sam neill4
- erkeğin aldatması ile kadının aldatmasının farkı7
- güne nasıl başladınız7
- insanların escortları nereden bulduğu sorunsalı6
- ofisi havaya uçurmak6
- bütün dilleri bilmek vs hayvanlarla konuşabilmek2
- haluk levent'e para emanet etmek9
- yarrağı olan adamı bile özler olduk amk2
- dolar'ın 47 tl olması4
- özgürlükçü pedagoji imkansız mı2
- neyse biraz çalışayım3
- kaliteli insanı belli eden detaylar19
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı3
- ahbap4
- çıkar ilişkisi3
- bazen ölmeyi o kadar çok istiyorum ki3
- yazarların en uçuk seks fantezileri10
- haluk levent'i yedirmeyiz3
- türk kızları neden kıskanç değil5
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler7
- leandro trossard2
- sırf ibnelik olsun diye yapılan şeyler5
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları9
- haluk levent5
- sözlük hesabını sil perileri3
- lesley ugochukwu3
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı14
- memlekette herkes akıllıysa bu ne2
- bir kere öpüştük diye hemen sevgili mi olduk2
- deniz göktaş'ın tutuklanması2
- bazen her şeyin üst üste gelmesi2
- putinin türkiyede inşaatta çalışması4
- ab macarstana demokrasi içn on milyar euro veriyor2
- tulumba tatlısı7
- are you iran9
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi4
- üstteki yazarı öv15
- fazla araştırmak kötü müdür8
- evlat ayrımcılığı5
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması15
- bütün gece için bana ne kadar ödeyebilirsin6
- kırmızılı kadın4
FAŞiST
"Faşist" demek bir devrin italyan milliyetçisi demektir. italyanca "facio" kelimesinden doğan bu sıfat, Musolini'nin italyan milliyetçi partisi mensuplarına alem olmuş, italyan milliyetçiliğine de "faşizm" denmişti. Milliyetçiliğin milletleri sardığı sırada hepsi ayrı ayrı adlar almış; Almanlar "nazi" (Nasyonal Sosyalist'ten kısaltma), ispanyollar "falanjist", Belçikalılar "reksist", Romenler "gardist" kelimesini kullanmıştı. Bu disiplinli ve komünist düşmanı milliyetçilik ilk önce italya'da çıktığı için hepsine birden "faşizm" demek âdet olmuştu.
Faşizm ve komünizm aşağı yukarı aynı yıllarda italya ve Rusya'da iktidara geldiğinden komünistler, kendi düşmanlarına, bütün milliyetçilere ve giderek komünist olmayan herkese faşist demeye başlamışlardı.
Basit ve iptidâî komünist zihniyeti beş on kelimenin tutsağı hâline geldiği ve çapraşık meseleleri kavrayamayıp onları yavanlaştırdığı için dünyayı komünist ve faşistlerden mürekkep iki grup hâlinde görüyordu.
Bizde de 1970'lerdeki olaylar, komünistlerin kendilerinden olmayan herkese faşist dediğini bir kere daha ortaya koymuştur. Yani Türkiye'de komünistlerin faşist dediği, komünizm karşısında olan kimseler, özellikle Türk milliyetçileridir.
Türkiye'de komünistler vardır. Gizli bir komünist partisi de 1920'den beri daima mevcut olmuştur. Fakat Türkiye'de faşist olmadığı gibi açık veya gizli bir faşist partisi de yoktur.
Komünistler milliyeti inkâr ettikleri için dünyadaki bütün komünist partileri dost ve müttefiktir. Halbuki her milliyetçilik başka milliyetçiliklerin aleyhinde olduğundan komünistlerin topyekûn faşist diye adlandırdığı ayrı milletlerin milliyetçileri birbirinin düşmanı veya zıddıdır.
Türkiye'de faşist, şu veya bu değil, Türkçü gençler vardır. Bunlar göğüslerine millî alâmet olan Bozkurtlu rozet takarlar ve kendilerine Bozkurt derler. Komünistlerin gemi azıya aldığı yıllarda Adalet Partisi, kasdî mi olduğu hâlâ anlaşılmayan bir acz içinde olaylara seyirci kalırken millî duyguyu ve hattâ devleti bilek gücü ile savunanlar, düşmanları tarafından komando diye adlandırılan bu Bozkurtlardı.
ismet inönü, mahut zihniyetiyle bunları zamanın cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'a şikâyet ederken Sunay Paşa sâbık millî şefe tarihî cevabını vererek onu susturmuştu.
Şimdi gazete havadislerinden öğreniyoruz ki küçük Bozkurtlardan biri, 16 yaşındaki Necati Kaya, göğsünde Bozkurtlu rozet olduğu için okul müdürü tarafından yüzüne sert bir cisimle vurularak komaya girmiş ve kurtarılamayarak ölmüştür. Bu kahraman (!) okul müdürü için ne söylense, ne kadar övülse azdır. Kine bakınız ki daha 16 yaşında bulunan körpe bir çocuğa elle değil de sert bir şeyle vuruyor, bunu da o çocuk göğsünde millî sembol olan Bozkurtu taşıdığı için yapıyor.
Bu cinayetten birkaç gün önce bir bakanın okullardaki faşistleri yumuşaklıkla yola getireceklerini söylemesi şaşırtıcı olmaktan da daha ileri bir şeydi. Bu faşistler kimlerdi? Varsa, adlarını söylemek devlet sırlarını açığa vurmak olmayacağı için hiç olmazsa bir tek isim vermesi gerekmez miydi?
Millî sembol düşmanlığı, milliyet düşmanlığı, milliyetçi düşmanlığı, millet düşmanlığı acaba nerelere kadar yürüyecek? Onlara şairin şu beytini hatırlatacağız:
Bu kavmın titre makrûn-ı adâlet intikamından;
Kılıçlar çıkmasın bir kerre pür-satvet niyâmından.
(Bu kavmın, adaletin yanında olan intikâmından titre. Kılıçlar kahredici olarak bir kere kınından çıkmaya görsün.)
Bozkurt'tan çakallar, köpekler ve tilkiler korkar. Kendi mefâhirine düşman olanın bu âdi hayvanlardan ne farkı olabilir ki?..
5 Nisan 1974, Ötüken, Sayı: 4
ATSIZ
"Faşist" demek bir devrin italyan milliyetçisi demektir. italyanca "facio" kelimesinden doğan bu sıfat, Musolini'nin italyan milliyetçi partisi mensuplarına alem olmuş, italyan milliyetçiliğine de "faşizm" denmişti. Milliyetçiliğin milletleri sardığı sırada hepsi ayrı ayrı adlar almış; Almanlar "nazi" (Nasyonal Sosyalist'ten kısaltma), ispanyollar "falanjist", Belçikalılar "reksist", Romenler "gardist" kelimesini kullanmıştı. Bu disiplinli ve komünist düşmanı milliyetçilik ilk önce italya'da çıktığı için hepsine birden "faşizm" demek âdet olmuştu.
Faşizm ve komünizm aşağı yukarı aynı yıllarda italya ve Rusya'da iktidara geldiğinden komünistler, kendi düşmanlarına, bütün milliyetçilere ve giderek komünist olmayan herkese faşist demeye başlamışlardı.
Basit ve iptidâî komünist zihniyeti beş on kelimenin tutsağı hâline geldiği ve çapraşık meseleleri kavrayamayıp onları yavanlaştırdığı için dünyayı komünist ve faşistlerden mürekkep iki grup hâlinde görüyordu.
Bizde de 1970'lerdeki olaylar, komünistlerin kendilerinden olmayan herkese faşist dediğini bir kere daha ortaya koymuştur. Yani Türkiye'de komünistlerin faşist dediği, komünizm karşısında olan kimseler, özellikle Türk milliyetçileridir.
Türkiye'de komünistler vardır. Gizli bir komünist partisi de 1920'den beri daima mevcut olmuştur. Fakat Türkiye'de faşist olmadığı gibi açık veya gizli bir faşist partisi de yoktur.
Komünistler milliyeti inkâr ettikleri için dünyadaki bütün komünist partileri dost ve müttefiktir. Halbuki her milliyetçilik başka milliyetçiliklerin aleyhinde olduğundan komünistlerin topyekûn faşist diye adlandırdığı ayrı milletlerin milliyetçileri birbirinin düşmanı veya zıddıdır.
Türkiye'de faşist, şu veya bu değil, Türkçü gençler vardır. Bunlar göğüslerine millî alâmet olan Bozkurtlu rozet takarlar ve kendilerine Bozkurt derler. Komünistlerin gemi azıya aldığı yıllarda Adalet Partisi, kasdî mi olduğu hâlâ anlaşılmayan bir acz içinde olaylara seyirci kalırken millî duyguyu ve hattâ devleti bilek gücü ile savunanlar, düşmanları tarafından komando diye adlandırılan bu Bozkurtlardı.
ismet inönü, mahut zihniyetiyle bunları zamanın cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'a şikâyet ederken Sunay Paşa sâbık millî şefe tarihî cevabını vererek onu susturmuştu.
Şimdi gazete havadislerinden öğreniyoruz ki küçük Bozkurtlardan biri, 16 yaşındaki Necati Kaya, göğsünde Bozkurtlu rozet olduğu için okul müdürü tarafından yüzüne sert bir cisimle vurularak komaya girmiş ve kurtarılamayarak ölmüştür. Bu kahraman (!) okul müdürü için ne söylense, ne kadar övülse azdır. Kine bakınız ki daha 16 yaşında bulunan körpe bir çocuğa elle değil de sert bir şeyle vuruyor, bunu da o çocuk göğsünde millî sembol olan Bozkurtu taşıdığı için yapıyor.
Bu cinayetten birkaç gün önce bir bakanın okullardaki faşistleri yumuşaklıkla yola getireceklerini söylemesi şaşırtıcı olmaktan da daha ileri bir şeydi. Bu faşistler kimlerdi? Varsa, adlarını söylemek devlet sırlarını açığa vurmak olmayacağı için hiç olmazsa bir tek isim vermesi gerekmez miydi?
Millî sembol düşmanlığı, milliyet düşmanlığı, milliyetçi düşmanlığı, millet düşmanlığı acaba nerelere kadar yürüyecek? Onlara şairin şu beytini hatırlatacağız:
Bu kavmın titre makrûn-ı adâlet intikamından;
Kılıçlar çıkmasın bir kerre pür-satvet niyâmından.
(Bu kavmın, adaletin yanında olan intikâmından titre. Kılıçlar kahredici olarak bir kere kınından çıkmaya görsün.)
Bozkurt'tan çakallar, köpekler ve tilkiler korkar. Kendi mefâhirine düşman olanın bu âdi hayvanlardan ne farkı olabilir ki?..
5 Nisan 1974, Ötüken, Sayı: 4
ATSIZ
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar