bugün
- açım aç9
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek25
- edep sen ne güzel şeysin5
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- şu an ne isterdin10
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- bir beden küçük kıyafet almak6
- mustafa sarıgül pornosu4
- cinler5
- platon un mağara alegorisi4
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- fon suresi 2 milyarıncı ayet2
- dilekçeye nasıl başlanır9
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- fon vurgunu54
- kopya çekmenin etiği2
- kaçak çay18
- from gold from dust34
- borsa istanbul19
- galatasaray vs akp12
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması8
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi15
- kolye119
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- gaddar kerim2
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- nas suresini duyunca cinler4
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- berat albayrak'a iftira atılması11
- tavuklu pilav13
- en iyi çakmak markası10
- iltica19
- çilekli pasta yiyen erkek7
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- la loba21
- alper mestçi vs hasan karacadağ2
- kürt dizilerinin tutmaması10
Saat on. Oda yarı karanlık.
Kız kardeşim uyuyor, eli şakağında; yüzü
bembeyaz olduğu halde, yatak beyazdan daha beyaz,
ışık, biliyormuş gibi, kendini hemen hemen hiç göstermiyor.
Gömülüyor yatağa, pembemsi meyvenin daldığı
gibi, yumuşak otların derin döşeklerine.
Rüzgâr okşuyor göğüslerini, dikleştiriyor onları
ısrarla dokunarak, geçip giderken saniyelerin geçişi gibi.
Örtüyorum usulca üstünü beyaz örtüyle ve saklıyorum
sevgili ellerini korumak için havadan. Parmak uçlarıma
basarak kapatıyorum yatağına yakın bütün kapıları,
pencereyi açık bırakıyorum, perdeleri çekiyorum, hazır
olsun gece için. Dışarıda ne kadar çok gürültü, insanı boğan:
kavgacı adamlar, kadınlar suyu çıkmış dedikodularıyla.
Nefret birikiyor artarak, dükkanların kepenkleri çarparak
kapanıyor. Ah sesler, durun! Dokunmayın kardeşimin yuvasına.
Şimdi kız kardeşim örüyor ipekten kozasını
Tıpkı bir ipekböceği gibi. Kozası bir rüya.
Dokuyor bir tohum kabuğu altın bir pırıltının iplikleriyle.
Onun hayatı bahar. Benimse yazın öğle sonrası.
Onun gözlerinde sadece on beş ekim var
ve bu yüzden pırıl pırıl gözleri, berrak, ve temiz.
Sanıyor ki leylekler ruhlar dünyasının garip ülkelerinden
uçarak getirirler küçük kırmızı ayaklı sarışın çocukları. Kimdir
bu içeri girmeye çalışan? Sen misin o, şimdi, tatlı rüzgâr?
Onu görmek mi istiyorsun? içeri gel. Ama önce birazcık
serinlet alnımı benim. Kardeşimin içine girdiğini hissettiğim
sakin havuzu sakın buza kesme. Dizginsiz bir arzuyla
ister onlar içine akmayı ve orada kalmayı, senin gibi,
hayranlıkla seyrederek bu beyazlığı, şu sımsıkı yanakları,
yalın sözlerle konuşan gözlerinin altındaki bu güzel
yuvarlakları. Rüzgâr, görmek istiyorsan onları, çökerek
dizlerinin üstüne, ağla. Eğer gerçekten seversen onu,
çok iyi davran ona, yaralayıcı ışıktan sıyrılabilsin diye.
Dikkat et sözlerine ve niyetine. Onun ruhu balmumundan
ya da ağaçtan yapılmış gibidir, ama haşince seversen gelir sonu.
Geceleri seyrettiğin şu yıldız gibi ol gözleri camsı ipliklerin
içinden süzülerek geçen. Bu yıldız ovuşturur kirpiklerini,
dönerek bir kedi gibi, sessizce gökyüzünde, ve hiçbir şey
uyandırmaya kıyamaz onu uyuyorken yatağının içinde.
Uç, eğer becerebilirsen, kar altındaki ağaçların arasında.
Acı kardeşimin ruhuna! Bak nasıl da lekesiz.
Acı ruhuna onun! Ben her şeyi biliyorum, fakat o
bir melek gibi saf, bilmiyor hiçbir şey ve bu onun kaderi.
Alfonsina Storni
Kız kardeşim uyuyor, eli şakağında; yüzü
bembeyaz olduğu halde, yatak beyazdan daha beyaz,
ışık, biliyormuş gibi, kendini hemen hemen hiç göstermiyor.
Gömülüyor yatağa, pembemsi meyvenin daldığı
gibi, yumuşak otların derin döşeklerine.
Rüzgâr okşuyor göğüslerini, dikleştiriyor onları
ısrarla dokunarak, geçip giderken saniyelerin geçişi gibi.
Örtüyorum usulca üstünü beyaz örtüyle ve saklıyorum
sevgili ellerini korumak için havadan. Parmak uçlarıma
basarak kapatıyorum yatağına yakın bütün kapıları,
pencereyi açık bırakıyorum, perdeleri çekiyorum, hazır
olsun gece için. Dışarıda ne kadar çok gürültü, insanı boğan:
kavgacı adamlar, kadınlar suyu çıkmış dedikodularıyla.
Nefret birikiyor artarak, dükkanların kepenkleri çarparak
kapanıyor. Ah sesler, durun! Dokunmayın kardeşimin yuvasına.
Şimdi kız kardeşim örüyor ipekten kozasını
Tıpkı bir ipekböceği gibi. Kozası bir rüya.
Dokuyor bir tohum kabuğu altın bir pırıltının iplikleriyle.
Onun hayatı bahar. Benimse yazın öğle sonrası.
Onun gözlerinde sadece on beş ekim var
ve bu yüzden pırıl pırıl gözleri, berrak, ve temiz.
Sanıyor ki leylekler ruhlar dünyasının garip ülkelerinden
uçarak getirirler küçük kırmızı ayaklı sarışın çocukları. Kimdir
bu içeri girmeye çalışan? Sen misin o, şimdi, tatlı rüzgâr?
Onu görmek mi istiyorsun? içeri gel. Ama önce birazcık
serinlet alnımı benim. Kardeşimin içine girdiğini hissettiğim
sakin havuzu sakın buza kesme. Dizginsiz bir arzuyla
ister onlar içine akmayı ve orada kalmayı, senin gibi,
hayranlıkla seyrederek bu beyazlığı, şu sımsıkı yanakları,
yalın sözlerle konuşan gözlerinin altındaki bu güzel
yuvarlakları. Rüzgâr, görmek istiyorsan onları, çökerek
dizlerinin üstüne, ağla. Eğer gerçekten seversen onu,
çok iyi davran ona, yaralayıcı ışıktan sıyrılabilsin diye.
Dikkat et sözlerine ve niyetine. Onun ruhu balmumundan
ya da ağaçtan yapılmış gibidir, ama haşince seversen gelir sonu.
Geceleri seyrettiğin şu yıldız gibi ol gözleri camsı ipliklerin
içinden süzülerek geçen. Bu yıldız ovuşturur kirpiklerini,
dönerek bir kedi gibi, sessizce gökyüzünde, ve hiçbir şey
uyandırmaya kıyamaz onu uyuyorken yatağının içinde.
Uç, eğer becerebilirsen, kar altındaki ağaçların arasında.
Acı kardeşimin ruhuna! Bak nasıl da lekesiz.
Acı ruhuna onun! Ben her şeyi biliyorum, fakat o
bir melek gibi saf, bilmiyor hiçbir şey ve bu onun kaderi.
Alfonsina Storni
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar