bugün
- 14 temmuz şempanze günü6
- ellerine kurban olduğum sözlük kızı6
- ben geldim naneler33
- hesabıma yatan 15k para3
- bu sene de iyi kur yaptı3
- mason greenwood17
- velvet korumam altındadır4
- diamond bosphorus6
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek22
- sabahın köründe kalkmak zorunda olmak5
- var olma zorunluluğu4
- şeytan3
- kalbin hafızası2
- gulmekicinyaratilmis3
- kadidi çıkmak2
- sigma olomouc2
- karşı cinsle her münasebetinde kur yapan insan2
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın6
- ilk buluşmada onlar konuşur akp yapar diyen kız2
- bir oh çekmek2
- yapay zeka şirketlerinin kitapları imha etmesi5
- geceye bir şarkı bırak15
- fake hesaplarla eksi verenler2
- bunalımdan çıkmaya karar verilen an3
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi13
- anne olan kadın2
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- sinir bozucu şeyler10
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek8
- allah5
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek7
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu10
- zengin kızların güzel olması7
- özel'in yeni parti planı2
- haluk levent'e para emanet etmek23
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- sözlük için ne yapabiliriz10
- ilk olgun erkek2
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar4
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki7
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- kaliteli insanı belli eden detaylar24
- sözlükte kalp krizi geçirmek5
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi12
- clydeless bonnie8
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı13
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi13
- insan olmaya ceyrek kala12
ÜRETENLERiN YÖNETTiĞi, TOPLUMSAL iHTiYAÇLAR iÇiN BiR EKONOMi!
* Temel ekonomik kararların sermayenin kar beklentilerine, kendini düzenleyen piyasa mekanizmasının buyruklarına göre değil, toplumun ihtiyaçlarına göre saptandığı bir ekonomi tasarlanmalıdır.
* Ekonominin temel üretim ve yatırım kararlarında, şirket idareleri değil, halk temsilcilerinin ve emekçi örgütlerinin tavsiye ve kararları ile yönlenen demokratik planlama organları belirleyici olmalıdır. Bu kararların uygulanmasını gerek işletme ölçeğinde, gerekse bölgesel ve ulusal düzeylerde emekçi örgütleri ve temsilcileri denetlemelidir.
* Neo liberal saldırının en belirgin uygulamalarından olan, emek kesiminin kazanımlarının yitirilmesi anlamına gelen özelleştirme uygulamalarına son verilerek, özelleştirilen tüm kuruluşların tekrar kamu mülkiyetine alınması için mücadele edilmelidir. Kamu işletmelerinde yolsuzluklara, usulsüzlüklere karşı o işletmede çalışan emekçilerin yönetim ve denetimin yanı sıra, yaşamı o işletmenin kararlarından etkilenen tüketicilerin, yöre halkının, işletme-doğa ilişkilerini gözeten çevreci inisiyatiflerin de denetim süreçlerine katılımları sağlanmalıdır.
* Katılımcı bütçe uygulaması yoluyla, kamu bütçesinin demokratik, katılımcı ve eşitlikçi bir tarzla sendikalar, meslek kuruluşları, tüketici örgütlerinin ve diğer demokratik kitle örgütlerinin önerileri göz önüne alınarak düzenlenmesi öngörülmelidir. Bütçe mali sermayenin ihtiyaçlarına göre değil, toplumun eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, konut, toplu taşımacılık gibi temel gereksinimlerinin karşılanması önceliğiyle düzenlenmelidir. Kamu bütçesinde askeri ve bürokratik harcamalar en aza indirilmelidir. Faiz ödeyen bütçe anlayışı terk edilmelidir.
* Kadınların toplumsal eşitsizliğinin giderilmesi yönünde düzenlemeler yapılmalıdır. Tüm insanların yaşamını ve toplumun sürekliliğini sağlamada gerekli olan, kadının yapması gereken işler şeklinde algılanan ve ücretsiz olarak yapılan bütün ev işleri, çocuk, yaşlı bakımı vb. işlerin ekonomiye katkı sağlayan ve servet yaratan işler oluşundan yola çıkarak; asgari ücret ve temel ücret belirlenmesinde ev içi emek görünür kılınmalı ve ücretlere yansıtılmalıdır.
* Adil bir gelir dağılımının yaratılabilmesi için, harcamaları değil gelir ve serveti temel alan artan oranlı bir vergi sistemi uygulanmalıdır. Uluslararası parasal işlemlerden vergi alınmalı, sermaye kontrolleri yeniden uygulanmalıdır.
* Araştırma-geliştirme (AR-GE) faaliyetlerine önem verilmesi, gerekli kaynak ayrılması bir zorunluluktur. Ekolojik kaygılar da gözetilerek yüksek teknolojiye dayalı sanayilere ve teknoloji üretimine yönelmek, eğitim sistemini buna göre tasarlamak, kamu kaynaklarından gerekli fonları ayırmak gereklidir. Bilgiyi tekelleştiren Veri Koruma Yasası kaldırılmalı, yazılım hegemonyalarına karşı kamusal seçenekler geliştirilmeli, bilimsel gelişmelerin insanlığın ortak kullanımına açılması sağlanmalı, bu gelişmeler patentlenmemelidir.
* Dünyada gözlenen en belirgin adaletsizliklerden birisi yoksul ülkelerin dış gelirlerinin önemli bir bölümünü IMF gibi uluslararası mali kuruluşlara, bankalara ve Kuzey'deki hükümetlere borç olarak ödemeleridir. Türkiye'nin de tüm ekonomik önceliklerini tahakküm altına alan bu uygulamaya karşı çıkılmalı; Üçüncü Dünya'nın borçlarının iptali talebi kapsamında bu boyunduruktan kurtulmak için kamunun dış borçları silinmelidir.
* Herkes sırf bu ülkenin yurttaşı, doğal ve fiziksel kaynakların paydaşı olma kimliğiyle toplumsal refahtan pay almalıdır. Bu anlamda herkese yurttaşlık geliri ödenmesi bir hak olarak kabul edilmelidir.
* Kamu açıklarını kapatmanın yolu, KiT'lerin tasfiyesi ile eğitim, sağlık ve diğer sosyal harcamaların ortadan kaldırılmasından geçemez. Verimsiz kamu girişimlerinin verimli hale getirilmesi için, teknolojik yenilenme, işletmelerin çalışanlarca denetlenmesi, muhasebe sistemlerinin saydamlaştırılması ve personel politikalarının siyasi tercihlerden arındırılması gerekir.
* Küçük ve orta boyutlu işletmelerin ihtiyaçları da dikkate alınmalıdır. Bu işletmelerin yarattıkları katma değerden haklarına düşen payı alabilmeleri için ucuz kredilerle, enerji ve ham madde destekleriyle, sağladıkları istihdama paralel olarak teşvik edilmeleri sağlanmalıdır.
* Temel ekonomik kararların sermayenin kar beklentilerine, kendini düzenleyen piyasa mekanizmasının buyruklarına göre değil, toplumun ihtiyaçlarına göre saptandığı bir ekonomi tasarlanmalıdır.
* Ekonominin temel üretim ve yatırım kararlarında, şirket idareleri değil, halk temsilcilerinin ve emekçi örgütlerinin tavsiye ve kararları ile yönlenen demokratik planlama organları belirleyici olmalıdır. Bu kararların uygulanmasını gerek işletme ölçeğinde, gerekse bölgesel ve ulusal düzeylerde emekçi örgütleri ve temsilcileri denetlemelidir.
* Neo liberal saldırının en belirgin uygulamalarından olan, emek kesiminin kazanımlarının yitirilmesi anlamına gelen özelleştirme uygulamalarına son verilerek, özelleştirilen tüm kuruluşların tekrar kamu mülkiyetine alınması için mücadele edilmelidir. Kamu işletmelerinde yolsuzluklara, usulsüzlüklere karşı o işletmede çalışan emekçilerin yönetim ve denetimin yanı sıra, yaşamı o işletmenin kararlarından etkilenen tüketicilerin, yöre halkının, işletme-doğa ilişkilerini gözeten çevreci inisiyatiflerin de denetim süreçlerine katılımları sağlanmalıdır.
* Katılımcı bütçe uygulaması yoluyla, kamu bütçesinin demokratik, katılımcı ve eşitlikçi bir tarzla sendikalar, meslek kuruluşları, tüketici örgütlerinin ve diğer demokratik kitle örgütlerinin önerileri göz önüne alınarak düzenlenmesi öngörülmelidir. Bütçe mali sermayenin ihtiyaçlarına göre değil, toplumun eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, konut, toplu taşımacılık gibi temel gereksinimlerinin karşılanması önceliğiyle düzenlenmelidir. Kamu bütçesinde askeri ve bürokratik harcamalar en aza indirilmelidir. Faiz ödeyen bütçe anlayışı terk edilmelidir.
* Kadınların toplumsal eşitsizliğinin giderilmesi yönünde düzenlemeler yapılmalıdır. Tüm insanların yaşamını ve toplumun sürekliliğini sağlamada gerekli olan, kadının yapması gereken işler şeklinde algılanan ve ücretsiz olarak yapılan bütün ev işleri, çocuk, yaşlı bakımı vb. işlerin ekonomiye katkı sağlayan ve servet yaratan işler oluşundan yola çıkarak; asgari ücret ve temel ücret belirlenmesinde ev içi emek görünür kılınmalı ve ücretlere yansıtılmalıdır.
* Adil bir gelir dağılımının yaratılabilmesi için, harcamaları değil gelir ve serveti temel alan artan oranlı bir vergi sistemi uygulanmalıdır. Uluslararası parasal işlemlerden vergi alınmalı, sermaye kontrolleri yeniden uygulanmalıdır.
* Araştırma-geliştirme (AR-GE) faaliyetlerine önem verilmesi, gerekli kaynak ayrılması bir zorunluluktur. Ekolojik kaygılar da gözetilerek yüksek teknolojiye dayalı sanayilere ve teknoloji üretimine yönelmek, eğitim sistemini buna göre tasarlamak, kamu kaynaklarından gerekli fonları ayırmak gereklidir. Bilgiyi tekelleştiren Veri Koruma Yasası kaldırılmalı, yazılım hegemonyalarına karşı kamusal seçenekler geliştirilmeli, bilimsel gelişmelerin insanlığın ortak kullanımına açılması sağlanmalı, bu gelişmeler patentlenmemelidir.
* Dünyada gözlenen en belirgin adaletsizliklerden birisi yoksul ülkelerin dış gelirlerinin önemli bir bölümünü IMF gibi uluslararası mali kuruluşlara, bankalara ve Kuzey'deki hükümetlere borç olarak ödemeleridir. Türkiye'nin de tüm ekonomik önceliklerini tahakküm altına alan bu uygulamaya karşı çıkılmalı; Üçüncü Dünya'nın borçlarının iptali talebi kapsamında bu boyunduruktan kurtulmak için kamunun dış borçları silinmelidir.
* Herkes sırf bu ülkenin yurttaşı, doğal ve fiziksel kaynakların paydaşı olma kimliğiyle toplumsal refahtan pay almalıdır. Bu anlamda herkese yurttaşlık geliri ödenmesi bir hak olarak kabul edilmelidir.
* Kamu açıklarını kapatmanın yolu, KiT'lerin tasfiyesi ile eğitim, sağlık ve diğer sosyal harcamaların ortadan kaldırılmasından geçemez. Verimsiz kamu girişimlerinin verimli hale getirilmesi için, teknolojik yenilenme, işletmelerin çalışanlarca denetlenmesi, muhasebe sistemlerinin saydamlaştırılması ve personel politikalarının siyasi tercihlerden arındırılması gerekir.
* Küçük ve orta boyutlu işletmelerin ihtiyaçları da dikkate alınmalıdır. Bu işletmelerin yarattıkları katma değerden haklarına düşen payı alabilmeleri için ucuz kredilerle, enerji ve ham madde destekleriyle, sağladıkları istihdama paralel olarak teşvik edilmeleri sağlanmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar