bugün
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- özelden gelen saçma mesajlar5
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- clemence baptista17
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- beni geçmişimle yargılama diyen kızın geçmişi3
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- ben hariç herkes salak3
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası7
- arkadaşlar bu nedir sizce6
- yol geçecek diye dünyanın istimlak edilmesi olayı2
- uzaylıların dünyaya tatile gelirken döviz bozdrmsı2
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- çoğunluk oyuyla kim deli karar vermek2
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek8
- kim bu erzincanlı5
- kylie jenner2
- s'i l v'e r m'i s t15
- tuvaletteyken bir eliyle kapıyı tutan adam2
- fakirliğin orta sınıfa yükselmesi2
- kendi kendine konuşmak2
- ayrıldıktan 1 ay sonra başkasına aşkım diyebilmek3
- kahvaltım güzel mi8
- çiçek mırıldamaları arasında yürümek2
- usualsuspects'in ayağı16
- azerbaycan sünni ülkesiymiş gibi algı yapmak8
- spor salonu kokusu5
- ioçk'nın motorla gezdirmesi4
- sözlükten ayrılacağını bildiren yazar modeli2
- kolye140
- aradığınız gerçek islama 1400 yıldır ulaşılamıyor2
- ismet gurbuz 20249
- kale3112 ifşa9
- doğmadan önceki hayatını özlemek2
- eski sevgilinin hala hayatta olmasına şaşırmak2
- ojeli el fotoğrafı4
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu5
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- mısır daki haladan miras kalması6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- sinek as5
- sabah 11 akşam 16 haftada 4 gün iş3
2011 yılı sinema açısından her ne kadar kısır geçse de bu film o yıl için birkaç iyi filmin arasındadır.. Filmin iyi olmasının altında yatan birçok sebep var. En önemlisi basit, yalın ve izleyiciye net bir şekilde anlatılmış bir kurgu & senaryo döngüsü var. Zaten biyografik özelliği de bunu fazlasıyla yansıtmakta. Bir olayı ne kadar realist anlatırsanız o kadar da olumlu tepki alırsınız. Çünkü izlediğimiz şey birer gerçeklikten çıkıyor, herkesin yaşayabileceği ve etkilenebileceği üzücü bir olaydan.. Buradan bakıldığında da bu seyirci kitlesinin etkilenmemesi mümkün değil.
Joseph Gordon Levitt'in çok önemli parmağı var tabii ki bu işte. Kutlamak gerekir. Sade bir konuyu, olumlu ve abartı bir oyunculukla yükseltiyor. Her ne kadar başrol olursa olsun o karaktere kendinizi kaptırırsanız o kadar haz alırsınız. Aslında film vermek istediği mesajı o kadar da uzakta bırakmamış. Bizler için giriş kısmında veriliyor.. Yayalar için dur işaretini gören Adam, hiçbir araç olmamasına rağmen bekliyor. Ancak yanından bir kişi buna önemsemeden yoluna devam ediyor. Asıl amaç şartlar uygunsa bile kurallara uymak mı? Yoksa bunlara önemsemeden herşey müsaitse yola devam etmek mi? işte bu iki mesaj çok önemli.. Her yönetmen en ufak bir detay bile olsa bir mesajı seyirciye görsel öğe olarak sunmak ister. Bu da içinde olduğumuz filme heyecan katar.. Tabii o an ki dikkate de paralel olarak bağlıdır.
Sağlıklı bir insan her gördüğü bir olayı önemsemez. Çünkü artık hayat kişi için fazlasıyla klişedir. Nefes almak bir pırlanta kadar değerlidir. Ancak bunu kaybetme riski olmadan onun parıltısını da göremeyiz çoğu zaman. işte kanser teşhisinin konduğu o zaman kişi hayatında gördüğü ancak önemsemediği o klişeleri tane tane süzgeçten geçirir. Birşeyler için dur demelidir artık çünkü elinden kayıp gidecek bir pırlanta vardır. Artık önemli olan sizin düşünceleriniz, ilkeriniz ve ideallerinizdir. Stres, yoğun baskı hele ki kanserli bir bireye göre imkansızı başarmak gibidir artık. Ne bir hastalık ne de bir tümördür önemli olan. Asıl gerçek insanın 'gerçekte' göremediği şeyleri üzücü bir olay sonrasında söküp atmasıdır. Adam karakterinde de bu özellik fazlasıyla bastırılmış şekilde mevcut. Belki de onu önemsemeyen bir insanı göz ardı edip, onun için kendi canını verebilecek bir insana duyduğu özlemdi onu ayakta tutan. Filmin vermek istediği mesaj da çok önemli kesinlikle. Hiçbir şey için tam olarak üzülmemek ya da sevinmemek gerekir. Aslında hayatımız da ki herşey 50/50'dir.. Dün, bugünden daha gençtik ve birgün daha ellerimizden kayıp gitti. Onun kıymetini bilecek olan da kişinin ta kendisidir. iyi seyirler diler, kimsenin hayatını üç kuruşluk zırvalar için heba etmemesini rica ederim. En azından bu filmle birlikte bir umut doğuyor insanın içine.
Joseph Gordon Levitt'in çok önemli parmağı var tabii ki bu işte. Kutlamak gerekir. Sade bir konuyu, olumlu ve abartı bir oyunculukla yükseltiyor. Her ne kadar başrol olursa olsun o karaktere kendinizi kaptırırsanız o kadar haz alırsınız. Aslında film vermek istediği mesajı o kadar da uzakta bırakmamış. Bizler için giriş kısmında veriliyor.. Yayalar için dur işaretini gören Adam, hiçbir araç olmamasına rağmen bekliyor. Ancak yanından bir kişi buna önemsemeden yoluna devam ediyor. Asıl amaç şartlar uygunsa bile kurallara uymak mı? Yoksa bunlara önemsemeden herşey müsaitse yola devam etmek mi? işte bu iki mesaj çok önemli.. Her yönetmen en ufak bir detay bile olsa bir mesajı seyirciye görsel öğe olarak sunmak ister. Bu da içinde olduğumuz filme heyecan katar.. Tabii o an ki dikkate de paralel olarak bağlıdır.
Sağlıklı bir insan her gördüğü bir olayı önemsemez. Çünkü artık hayat kişi için fazlasıyla klişedir. Nefes almak bir pırlanta kadar değerlidir. Ancak bunu kaybetme riski olmadan onun parıltısını da göremeyiz çoğu zaman. işte kanser teşhisinin konduğu o zaman kişi hayatında gördüğü ancak önemsemediği o klişeleri tane tane süzgeçten geçirir. Birşeyler için dur demelidir artık çünkü elinden kayıp gidecek bir pırlanta vardır. Artık önemli olan sizin düşünceleriniz, ilkeriniz ve ideallerinizdir. Stres, yoğun baskı hele ki kanserli bir bireye göre imkansızı başarmak gibidir artık. Ne bir hastalık ne de bir tümördür önemli olan. Asıl gerçek insanın 'gerçekte' göremediği şeyleri üzücü bir olay sonrasında söküp atmasıdır. Adam karakterinde de bu özellik fazlasıyla bastırılmış şekilde mevcut. Belki de onu önemsemeyen bir insanı göz ardı edip, onun için kendi canını verebilecek bir insana duyduğu özlemdi onu ayakta tutan. Filmin vermek istediği mesaj da çok önemli kesinlikle. Hiçbir şey için tam olarak üzülmemek ya da sevinmemek gerekir. Aslında hayatımız da ki herşey 50/50'dir.. Dün, bugünden daha gençtik ve birgün daha ellerimizden kayıp gitti. Onun kıymetini bilecek olan da kişinin ta kendisidir. iyi seyirler diler, kimsenin hayatını üç kuruşluk zırvalar için heba etmemesini rica ederim. En azından bu filmle birlikte bir umut doğuyor insanın içine.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar