bugün
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- lamba5
- bir ilişkiyi kim yönetir17
- velvet48
- masa5
- pandela 319
- sandalye8
- kürt hareketinin devşirme olması15
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- iblis3
- ciguli kral16
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek5
- en gıcık olunan insan davranışı4
- aleyna tilki5
- sanat2
- amedspor12
- elektriği ödeyen adam7
- sikişirken hüzünlenmek4
- yapsam yaptım derim3
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen4
- mony tontana11
- memduh bashgan9
- deniz göktaş34
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- bik bik kaç yaşında10
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- ahtapot yemek9
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı7
- yeni sevgiliden beklentiler2
- brokoli3
- yürüyüş flörtü9
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı3
- 2026 dünya kupası33
- evde kalmış kız kurusu7
- fondöten sürmek3
- almanya5
- samsung3
- dimes'in 2026 yılında murat 124 hediye etmesi2
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- deniz göktaş'ın atatürk şakası4
- iki ayyaş5
- true üniversitesi6
- kemal kılıçdaroğlu20
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- sikmek icin entry ni beğendi6
- taksim delisi cenk4
- uludağ sözlük bir ailedir9
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
boğulmak; bir canlı için en feci ölümlerden biri.
şile'nin herhangi bir sahilinde boğulmak; biraz ironik ama atasporu. her yaz üç aylık dilimde ortalama 90-100 arası ölümle sonuçlanan, toplamda 150 kez gerçekleşen eylem.
atasporu dedim, işi mizahi yönden ele almıyorum. olay trajedi, bile bile lades.
şile'nin sahillerine ait sır; açığa doğru çeken deniz anaforu. teknik adı rip current olarak isimlendirilmiş.
zihinlerde canlanması açısından şöyle örnek vereyim; eni 10 metre civarında ve uzunluğu 300 metre olan su içinde bir koridor düşünün. siz ayaklarınızın yere bastığını düşünerek su içinde boğazınıza kadar ya da göğüslerinize kadar olan yerde su ile oynaşırken birden sert birt dalganın size çarpmasıyla başlıyor.
dalga size çarpıp dengenizi bozduktan sonra siz su içinde ayaklarınız yerden kesilmiş olarak hafifçe bir havalanıyorsunuz. sanıyorsunuz ki, dalga beni kaldırdı, dalga geçtikten sonra ayakların yere değecek.
değmiyor.
dalga geçtikten hemen sonra- ki bu esnada siz su içinde havalnmış oluyorsunuz- su altında muazzam bir çekim sizi en az 3 metre açığa doğru çekmiş oluyor. boy verip ayaklarınızın yere değmesi için aşağıya doğru hamle yaptığınızda artık çok geç oluyor.
boğulma denilen olayın start'ı işte bu noktada başlar. panik!
yukarıda bahsettiğim rip current, yani içeriye doğru çeken deniz anaforu sizi yine yukarıda bahsettiğim koridora almış oluyor. işin teknik yönünü bilmeyen ve "ben iyi bir yüzücüyüm, kendimi kurtarırım" diyen nice genç, cesetlerini karadeniz'in azgın sularına teslim ediyor. zira olimpiyat şampiyonu da olsanız, o koridorda sahile doğru dik bir şekilde yüzerek çıkamazsınız.
görsel
yapılması gereken nedir?
yapılması gereken 3 şey var;
1. sakin olmak, panik yapmamak bu işin %90'nıdır. sakin olup, panik yapmadan birilerinin sizi göreceği şekilde el kaldırın. bağırmayın. zira şile sahillerinde dalgaların sesi sizin sesinizi her daim bastırır. enerjinizi harcamayın. sizi biri gördükten sonra, bir cankurtaran size doğru yönelmeye başlamıştır.
2. sahile doğru, sizi açığa doğru çeken anafor'a inat yüzmeyin. sadece nefesinizi ve enerjinizi tüketirsiniz. siz 1 metre sahile doğru yüzdüğünüzde, arkadan gelen dalga sizi 3 metre geriye çekecektir. bu sebeple kıyıya paralel yüzülmeli, o koridordan çıkılmalıdır. paralel yüzülmesi gereken rakam 10-15 metre arası. koridordan çıktığınızda çekim olayı biter.
3. şayet enerjinizin çok hızlı tükeneceğine inanıyorsanız, ve panik yapmaya başlamış bunu da engelleyemiyorsanız; dönün geriye ve açığa doğru yüzün. çok kısa süre sonra dalgalardan kurtulmuş olursunuz. çünkü açığa doğru zaten anafor her 2 saniyede sizi 3 metre çekiyor. 1 metre de siz yüzerseniz inanılmaz bir hızla dalgasız maviliklere kavuşup sırt üstü yatarak dinlenip yardım bekleyebilirsiniz.
şimdi gelelim olayımıza,
pazar günü şile'nin karakiraz köyü'ne yüzmeye gittim. çok iyi bir yüzücü olmama rağmen yukarıdaki maddelerden sadece "panik yapmamak" kısmını bildiğim için kurtuldum. ama anladım ki, bazen yüzerek değil, düşünerek kurtulunuyormuş boğulmaktan. sonra araştırdım nedir diye, yukarıdaki bilgileri öğrendim.
neyse,
belki birilerinin aklında kalır, işine yarar umarım hayat kurtarır bu yazdıklarım.
edit: teknik bkz'lar;
(bkz: rip current)
(bkz: deniz anaforu)
şile'nin herhangi bir sahilinde boğulmak; biraz ironik ama atasporu. her yaz üç aylık dilimde ortalama 90-100 arası ölümle sonuçlanan, toplamda 150 kez gerçekleşen eylem.
atasporu dedim, işi mizahi yönden ele almıyorum. olay trajedi, bile bile lades.
şile'nin sahillerine ait sır; açığa doğru çeken deniz anaforu. teknik adı rip current olarak isimlendirilmiş.
zihinlerde canlanması açısından şöyle örnek vereyim; eni 10 metre civarında ve uzunluğu 300 metre olan su içinde bir koridor düşünün. siz ayaklarınızın yere bastığını düşünerek su içinde boğazınıza kadar ya da göğüslerinize kadar olan yerde su ile oynaşırken birden sert birt dalganın size çarpmasıyla başlıyor.
dalga size çarpıp dengenizi bozduktan sonra siz su içinde ayaklarınız yerden kesilmiş olarak hafifçe bir havalanıyorsunuz. sanıyorsunuz ki, dalga beni kaldırdı, dalga geçtikten sonra ayakların yere değecek.
değmiyor.
dalga geçtikten hemen sonra- ki bu esnada siz su içinde havalnmış oluyorsunuz- su altında muazzam bir çekim sizi en az 3 metre açığa doğru çekmiş oluyor. boy verip ayaklarınızın yere değmesi için aşağıya doğru hamle yaptığınızda artık çok geç oluyor.
boğulma denilen olayın start'ı işte bu noktada başlar. panik!
yukarıda bahsettiğim rip current, yani içeriye doğru çeken deniz anaforu sizi yine yukarıda bahsettiğim koridora almış oluyor. işin teknik yönünü bilmeyen ve "ben iyi bir yüzücüyüm, kendimi kurtarırım" diyen nice genç, cesetlerini karadeniz'in azgın sularına teslim ediyor. zira olimpiyat şampiyonu da olsanız, o koridorda sahile doğru dik bir şekilde yüzerek çıkamazsınız.
görsel
yapılması gereken nedir?
yapılması gereken 3 şey var;
1. sakin olmak, panik yapmamak bu işin %90'nıdır. sakin olup, panik yapmadan birilerinin sizi göreceği şekilde el kaldırın. bağırmayın. zira şile sahillerinde dalgaların sesi sizin sesinizi her daim bastırır. enerjinizi harcamayın. sizi biri gördükten sonra, bir cankurtaran size doğru yönelmeye başlamıştır.
2. sahile doğru, sizi açığa doğru çeken anafor'a inat yüzmeyin. sadece nefesinizi ve enerjinizi tüketirsiniz. siz 1 metre sahile doğru yüzdüğünüzde, arkadan gelen dalga sizi 3 metre geriye çekecektir. bu sebeple kıyıya paralel yüzülmeli, o koridordan çıkılmalıdır. paralel yüzülmesi gereken rakam 10-15 metre arası. koridordan çıktığınızda çekim olayı biter.
3. şayet enerjinizin çok hızlı tükeneceğine inanıyorsanız, ve panik yapmaya başlamış bunu da engelleyemiyorsanız; dönün geriye ve açığa doğru yüzün. çok kısa süre sonra dalgalardan kurtulmuş olursunuz. çünkü açığa doğru zaten anafor her 2 saniyede sizi 3 metre çekiyor. 1 metre de siz yüzerseniz inanılmaz bir hızla dalgasız maviliklere kavuşup sırt üstü yatarak dinlenip yardım bekleyebilirsiniz.
şimdi gelelim olayımıza,
pazar günü şile'nin karakiraz köyü'ne yüzmeye gittim. çok iyi bir yüzücü olmama rağmen yukarıdaki maddelerden sadece "panik yapmamak" kısmını bildiğim için kurtuldum. ama anladım ki, bazen yüzerek değil, düşünerek kurtulunuyormuş boğulmaktan. sonra araştırdım nedir diye, yukarıdaki bilgileri öğrendim.
neyse,
belki birilerinin aklında kalır, işine yarar umarım hayat kurtarır bu yazdıklarım.
edit: teknik bkz'lar;
(bkz: rip current)
(bkz: deniz anaforu)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar