bugün
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini16
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini9
- chp'nin hali ne olacak33
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- cinsel taciz5
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük6
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey2
- başarılı sigara bırakma teknikleri10
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- kimseye borç vermeyen insan11
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- onca zorluğun arasında mağaraya resim yapan tip3
- yalnızlık4
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri6
- m r e r e c t o20
- en sevdiğiniz müzik türü10
- iran'dan israil'e tehdit3
- koca bulmak5
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- sedat pekmez24
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- diamond bosphoruss denen yazar22
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- belfastta cihatçının kafa kesmesi4
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- klozet neden bu kadar ses çıkarıyor3
- mount and blade ii bannerlord2
- kendini çirkin bulan yazarlar4
- x men2
- her gün içsem bıkmam içecekleri3
- ilgi manyağı olmak5
- süt gibi bembeyaz tenli kızlar3
- türkiyenin en yakışıklı erkeği4
- gocu27
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- twilight2
- başbiraderin profilinin halen gizli olması4
- beyazsemsiyeliyabanci48
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- 5 ayda 84.114 suriyeli'nin ülkesine dönmesi2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- günün şiiri8
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları5
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- normal sözlükten gelenler için çalışma kampı2
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması5
- tai lung11
- zayıflamanın en güzel yanı5
- kayyum kemal8
- konya2
Aylık çıkan bir haber dergisi. Kadrosunu genel olarak Marmara iletişim öğrencileri oluşturuyor.
Ümit Alan'ın BirGün'de, Spot'la ilgili kaleme aldığı yazısı:
"hani "durursa anlaşılır saatin kaç olduğu"; diyor ya turgut uyar açıklamalar şiirinin ilk dizesinde, günümüzde aylık bir haber dergisini bakmak da aynı öyle işte. her şey hızla önümüzden akıp giderken, durmuş, demlenmiş bir şeyle karşılaşmak gibi. yoksa elimizin altında akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayar anbean akıtıyor zamanı. onu da çağın gereklerine uygun olarak kenan doğulu tarif ediyor "tutamıyorum zamanı"; diye. zaten bir elin parmaklarını geçmeyecek haber dergilerimiz arasına bir yenisinin spot'un katılmasıyla aklımdan geçiyor tüm bunlar. sonradan çok utanacağım bir önyargıyla elime alıyorum spot'u. yine üç-beş kişi aramızda tartışacağımız teoriler, ağır abiler ağır lafları, 80 sonrası entelektüel türk sineması sıkıcılığı tadında bir şeyler bekliyorum. diyorum ya, sonradan çok utanacağım şeyler bunlar. gerçi dergiyi hazırlayanların çoğunun üniversite öğrencisi olması, gençlik enerjisi vaat ediyor ama onların da ağabeylerine özenmiş olmasından endişe ediyorum. dergiyi elime alıp önüne arkasına baktığımda ilk golü yiyorum. arka kapakta bildiğimiz star wars logosunun class wars şeklinde yazıldığı bir grafik çalışma karşılıyor. hemen altında "kâinatın bütün işçileri birleşin" yazılmış. gülümsüyorum, rahatlıyorum, ilk golü yediğim için durumu eşitlemek için dergiyi saldırırcasına karıştırmaya başlıyorum.
1 mayis’ta çikmiş, çünkü...
derginin ilk sayfasında bir sunuş yazısı var. burada ne yapmak istediklerini açıkça anlatmış dergi ekibi. üstelik dertlerini anlatırken "dergimizin 1 mayıs'ta çıkması tesadüf değil" diyerek eklemişler; "bu dünyada hakkıyla habercilik yapılacaksa bunun yolunun emekçilerin cephesinden bakmaktan geçtiğini biliyoruz." güzel demişler de bahsettikleri emekçiler dergiyi ellerine aldıklarında kendileri yerine kendilerini kendi bilmedikleri bir dille tartışan birilerini görmesinler diye bir endişeyle ve ilk golü atma hırsıyla yine çeviriyorum. yok, arkadaş, dergi gayet açık bir dille önce 4+4+4 meselesine girişmiş, bir röportaj ve bir yazıyla mesele enine boyuna incelenmiş. zaten derginin kapak konusu da 4+4+4 meselesi. konuyu bir "toplumsal mühendislik projesi" üst başlığıyla ele almışlar.
spot ekibi sahaya iyi yayilmiş
derginin bu ilk sayısının ikinci meselesi "gazetecilik" olarak göze çarpıyor. gazetecilikle ilgili söyleşebilecekleri iki doğru insanı da bulmuşlar. umur talu ve esra ersan söyleşileri konuyla ilgili olan herkesin ilgisini çekecektir diye düşünüyorum. bu anlamda spot ekibi sahaya iyi yayılıyor, bir gol daha yiyorum. bizim önyargı durumu eşitler belki ileride sıkıcılaşır diye atak yapmaya devam ediyorum. o da bizim leyla ile mecnun'daki erdal bakkal karşıma çıkmıyor mu, cengiz bozkurt söyleşisinin tadı damağımda kalıyor, keşke iki sayfa daha sürseymiş diyorum ama böyle tadında kesmek daha iyi sanki. hüsnü arkan, doğan hızlan, hayri kozanoğlu söyleşileri derken ekibin sahaya çok iyi yayıldığına bir kez daha emin oluyorum. bir açık yakalamak için nafile ataklarım sürüyor.
sadece söyleşilerden ibaret değil
hep söyleşilerden söz ettik ama dergi sadece söyleşilerden ibaret değil. oldukça ufuk açıcı yazılar ve çeviri makaleler de mevcut. örneğin; dijital aktivizm üzerine, google'ın insanı aptallaştırıp aptallaştırmadığı üzerine çok güncel tartışmalar hakkında yeni fikirler de edindim. son iki sayfasının spora ayrılması ve elbette sol açıktan kanat bindirmeleri de sevindirici. iyi orta gol getirecek o belli.
x marx the spot
ufak tefek eksiklikleri yok mu? elbette var. örneğin; mizah, kara mizah bir sayfa da olsa bu konu çeşitliliğinin içine yakışır diye tahmin ediyorum. aynı şekilde müzik konusuna da ileriki sayılarda biraz yer ayrılabilir. bunları zaten düşündüklerini ve ancak ilk sayı kalabalığında yer bulamadıklarını tahmin ediyorum. ezcümle; define avcıları haritaya bakıp defineyi bulduklarında denizcilerin "kara göründü" lafına benzer şekilde "x marks the spot" yani "ahanda burası" gibi bir söz söylerler. spot'un ilk sayısı iyi, en önemlisi sıkıcı olmayan bir haber dergisi arayanlara bunu söyleteceğine dair büyük bir umut verdi. iyi bir haber dergisi arıyorsanız "x marks the spot" deme ihtimaliniz yüksek, hatta cümledeki marks'ı çaktırmadan marx'a da çevirebilirsiniz. spot'un yolu açık, ömrü uzun olsun.."
Ümit Alan'ın BirGün'de, Spot'la ilgili kaleme aldığı yazısı:
"hani "durursa anlaşılır saatin kaç olduğu"; diyor ya turgut uyar açıklamalar şiirinin ilk dizesinde, günümüzde aylık bir haber dergisini bakmak da aynı öyle işte. her şey hızla önümüzden akıp giderken, durmuş, demlenmiş bir şeyle karşılaşmak gibi. yoksa elimizin altında akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayar anbean akıtıyor zamanı. onu da çağın gereklerine uygun olarak kenan doğulu tarif ediyor "tutamıyorum zamanı"; diye. zaten bir elin parmaklarını geçmeyecek haber dergilerimiz arasına bir yenisinin spot'un katılmasıyla aklımdan geçiyor tüm bunlar. sonradan çok utanacağım bir önyargıyla elime alıyorum spot'u. yine üç-beş kişi aramızda tartışacağımız teoriler, ağır abiler ağır lafları, 80 sonrası entelektüel türk sineması sıkıcılığı tadında bir şeyler bekliyorum. diyorum ya, sonradan çok utanacağım şeyler bunlar. gerçi dergiyi hazırlayanların çoğunun üniversite öğrencisi olması, gençlik enerjisi vaat ediyor ama onların da ağabeylerine özenmiş olmasından endişe ediyorum. dergiyi elime alıp önüne arkasına baktığımda ilk golü yiyorum. arka kapakta bildiğimiz star wars logosunun class wars şeklinde yazıldığı bir grafik çalışma karşılıyor. hemen altında "kâinatın bütün işçileri birleşin" yazılmış. gülümsüyorum, rahatlıyorum, ilk golü yediğim için durumu eşitlemek için dergiyi saldırırcasına karıştırmaya başlıyorum.
1 mayis’ta çikmiş, çünkü...
derginin ilk sayfasında bir sunuş yazısı var. burada ne yapmak istediklerini açıkça anlatmış dergi ekibi. üstelik dertlerini anlatırken "dergimizin 1 mayıs'ta çıkması tesadüf değil" diyerek eklemişler; "bu dünyada hakkıyla habercilik yapılacaksa bunun yolunun emekçilerin cephesinden bakmaktan geçtiğini biliyoruz." güzel demişler de bahsettikleri emekçiler dergiyi ellerine aldıklarında kendileri yerine kendilerini kendi bilmedikleri bir dille tartışan birilerini görmesinler diye bir endişeyle ve ilk golü atma hırsıyla yine çeviriyorum. yok, arkadaş, dergi gayet açık bir dille önce 4+4+4 meselesine girişmiş, bir röportaj ve bir yazıyla mesele enine boyuna incelenmiş. zaten derginin kapak konusu da 4+4+4 meselesi. konuyu bir "toplumsal mühendislik projesi" üst başlığıyla ele almışlar.
spot ekibi sahaya iyi yayilmiş
derginin bu ilk sayısının ikinci meselesi "gazetecilik" olarak göze çarpıyor. gazetecilikle ilgili söyleşebilecekleri iki doğru insanı da bulmuşlar. umur talu ve esra ersan söyleşileri konuyla ilgili olan herkesin ilgisini çekecektir diye düşünüyorum. bu anlamda spot ekibi sahaya iyi yayılıyor, bir gol daha yiyorum. bizim önyargı durumu eşitler belki ileride sıkıcılaşır diye atak yapmaya devam ediyorum. o da bizim leyla ile mecnun'daki erdal bakkal karşıma çıkmıyor mu, cengiz bozkurt söyleşisinin tadı damağımda kalıyor, keşke iki sayfa daha sürseymiş diyorum ama böyle tadında kesmek daha iyi sanki. hüsnü arkan, doğan hızlan, hayri kozanoğlu söyleşileri derken ekibin sahaya çok iyi yayıldığına bir kez daha emin oluyorum. bir açık yakalamak için nafile ataklarım sürüyor.
sadece söyleşilerden ibaret değil
hep söyleşilerden söz ettik ama dergi sadece söyleşilerden ibaret değil. oldukça ufuk açıcı yazılar ve çeviri makaleler de mevcut. örneğin; dijital aktivizm üzerine, google'ın insanı aptallaştırıp aptallaştırmadığı üzerine çok güncel tartışmalar hakkında yeni fikirler de edindim. son iki sayfasının spora ayrılması ve elbette sol açıktan kanat bindirmeleri de sevindirici. iyi orta gol getirecek o belli.
x marx the spot
ufak tefek eksiklikleri yok mu? elbette var. örneğin; mizah, kara mizah bir sayfa da olsa bu konu çeşitliliğinin içine yakışır diye tahmin ediyorum. aynı şekilde müzik konusuna da ileriki sayılarda biraz yer ayrılabilir. bunları zaten düşündüklerini ve ancak ilk sayı kalabalığında yer bulamadıklarını tahmin ediyorum. ezcümle; define avcıları haritaya bakıp defineyi bulduklarında denizcilerin "kara göründü" lafına benzer şekilde "x marks the spot" yani "ahanda burası" gibi bir söz söylerler. spot'un ilk sayısı iyi, en önemlisi sıkıcı olmayan bir haber dergisi arayanlara bunu söyleteceğine dair büyük bir umut verdi. iyi bir haber dergisi arıyorsanız "x marks the spot" deme ihtimaliniz yüksek, hatta cümledeki marks'ı çaktırmadan marx'a da çevirebilirsiniz. spot'un yolu açık, ömrü uzun olsun.."
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
