bugün
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez22
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- am ile pm yi karıştırmak5
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak8
- eve girildiğinde ilk yapılan şeyler5
- uzaylıların dünyayı işgal edip köleleştirmesi3
- the odyssey6
- balerion3
- huzur7
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak10
- çorumda konser için müzik grubu öner7
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor11
- yine çok fena burnum kanadı5
- ankara2
- mehdiye inanıyor musunuz2
- manifest grubu vs tarkan16
- islam düşmanlarına bir soru2
- sözlük kızlarının kekleri11
- yeni parti50
- korkusuz korkak4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak12
- bana onu sormayin5
- parcalandim toparlanamiyorum4
- korkusuz korkak filmindeki gaddar kerim3
- askeri ücretle evlenebilir mi7
- ona bir şey söyle8
- tayyip'e oy vermeyenlerin mal mı olması2
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- kıyafet alışverişi6
- whopper3
- zevk suyu ile traş olan erkek2
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek6
- hikayeyi devam ettir54
- cenkiss2
- galataport3
- sevgili4
- türklerin çinli prenseslere olan düşkünlüğü4
- ısmet gurbuz 2024'ün havarileri4
- habire1222
- kadınların kültürel muhabbetlere girmemesi5
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti6
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- gebze fm5
- 27 temmuz 2026 galatasaray venezia maçı3
- özür dileyip kusura bakma diyen insan3
- nickten isim tahmini yapmak72
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
- velvet16
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi7
Tarihçilerin hakkında; "Rasul-i Ekrem, O'na ne buyurdularsa, ne vazife verdilerse harfiyyen tatbik etmiş, zerre kadar Rasul-i Ekrem'in sözünü ihmal etmemiştir." dedikleri Hz. Abbad b. Bişr, Ensar'dan olup Evs Kabilesi'nin Eşheloğulları kolundan idi. Peygamberimiz (s.a.v)'in Medine'ye hicretinden önce oraya öğretmen olarak gönderdiği Mus'ab b. Umeyr
(r.a) vasıtasıyla müslüman oldu. Hicretten sonra Hz. Peygamber (s.a.v) O"nunla Utbe b. Rebia (r.a) arasında kardeşlik bağı (muahat) oluşturdu.
Mü'minlerin annesi Hz. Aişe (r.anha)'nin O'nun ve O'ndan sonra müslüman olan diğer iki Ensar hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir.; "Ensar'dan üç kişi vardır ki, fazilette hiç kimse onların üstüne çıkamamıştır. Hepsi de Benî Abd-il Eşhel'den olan bu şahıslar: Said ibni Muaz, Üseyd bin Hudayr ve Abbad bin Bişr'dir."
Abbad ile Üseyd (r.a) karanlık bir gecede evlerine gitmek üzere Hz. Peygamberin yanından ayrılınca, önlerinde parıldayan ışık yollarını aydınlatmış, birbirlerinden ayrıldıktan sonra da herbirinin arasından çıkan ışıkla aydınlıkta evlerine gitmişlerdir. Buna benzer birkaç olay rivayeti sahabeden bize kadar gelmiştir ki, bu Rasul-i Ekrem (s.a.v) için mucize, sahabeler için keramettir. (Tufeyl b. Amr, Katade b. en-Numan, Ebu Ubeys-i Evsî'nin asaları da Hz. Peygamber'den ayrıldıktan sonra kandil gibi yollarını aydınlatmıştır. Hamza b. Ömer Eslemî'nin ise, karanlıkta ürken develeri toplamak için çabalarken parmaklarından ışık parlamıştır. Bu esnada Peygamberimiz (s.a.v) develeri dağılan cemaatin aralarında bulunuyordu.
Hz. Âişe (r. anha)'den rivayete göre birgün Rasul-i Ekrem (s.a.v) mescidde namaz kılan (veya Kur'an okuyan) Abbad'ın sesini duyunca; "Âişe! Bu Abbad'ın sesi değil mi?" diye sordu. Abbad olduğunu öğrenince de, "Allah'ım, Abbad'a merhamet et!" diye dua etti.
Hz. Abbad b. Bişr, başta Bedir, Uhud, Hendek savaşları olmak üzere Hz. Peygamber'in iştirak ettiği bütün savaşlara katıldı.
Hudeybiye Musalahası'na giderken yirmi kişilik öncü kuvvetin kumandanlığını yaptı. Secere-i Rıdvan'da bulunan ashabdan olma şerefini kazandı.
Hayber Seferi'nde de öncü kuvvetlerin kumandanı oldu. Yolda yakalamış olduğu bir casusu konuşturmak suretiyle Hayberlilerin durumları hakkında bilgi almıştır. Bu casus, kendisine islam anlatılınca daha sonra müslüman olmuştur.
Abbad b. Bişr Hazretleri, müslümanları şiirleriyle zemmeden, müslümanlar aleyhine Mekkelileri ve Arapları kışkırtan, yahudi zenginlerinden ve şairlerinden meşhur Ka'b bin Eşrefi katleden fedailerden biridir. Bu hareketi ile Rasul-i Ekrem'in dualarına mazhar olmuştur.
Rasülullah (s.a.v) Zatu'r-Rik'a Gazası'ndan dönerken, geceyi geçirmek için müslümanları bir vadide konaklatmıştır. Gece nöbetçiliğini Abbad ile Ammar b. Yasir üstlendiler. "Gece, ne zaman uyumak istersin, önce mi sonra mı?" diye soran Abbad'a, Ammar "Önce" dedi ve O'ndan uzak olmayan bir yere yattı. Abbad (r.a) namaza durdu. Birisinin attığı okları tam üç kere vücudundan çıkardı. Sonra arkadaşı Ammar'a "Kalk, yaralar bende güç kuvvet bırakmadı." dedi. Ok atan adam ikisini görünce kaçıp gitti. Niye daha önce haber vermediğini soran Ammar'a şöyle dedi. "Okumakta olduğum sureyi bitirmeden okumayı kesmek istemedim. Allah'a yemin ederim ki, Rasülullah'ın (s.a.v) bana korumayı emrettiği mevziyi kaybetme korkum olmasaydı, canımın kesilmesini onun kesilmesinden daha çok severdim."
Hz. Peygamber'in zekat toplamak üzere görevlendirdiği memurlarından idi. Süleym ve Müzeyne civarına amil tayin edildi. Benî Mustalik mıntıkası amili iken on gün içinde onlara Kur'an okuttuğu, şeriatın hükümlerini öğrettiği kaydedilmektedir.
Bütün ömrü Peygamber yanında geçti. Geceleri harp sahasında Rasul-i Ekrem'in çadırını bekler, sabah olunca herkesten önce cihad meydanına koşardı. Geceleri ibadet ve taatle geçirirdi. Cesur ve fedakârdı. Sahabe arasında "imam" ve "Kur'an dostu" diye tanınmıştı.
Yalancı peygamber Müseyleme ile yapılan Yemame Muharebesi'ne katılmış, çok yararlık göstermiş ve sonunda yüzünden aldığı kılıç darbesiyle 45 yaşlarında iken şehit olmuştur. Çocuğu yoktur. Rahmetullahi aleyh.
Hamdi Boydak
istanbul - 18.06.2002
http://sufizmveinsan.com
(r.a) vasıtasıyla müslüman oldu. Hicretten sonra Hz. Peygamber (s.a.v) O"nunla Utbe b. Rebia (r.a) arasında kardeşlik bağı (muahat) oluşturdu.
Mü'minlerin annesi Hz. Aişe (r.anha)'nin O'nun ve O'ndan sonra müslüman olan diğer iki Ensar hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir.; "Ensar'dan üç kişi vardır ki, fazilette hiç kimse onların üstüne çıkamamıştır. Hepsi de Benî Abd-il Eşhel'den olan bu şahıslar: Said ibni Muaz, Üseyd bin Hudayr ve Abbad bin Bişr'dir."
Abbad ile Üseyd (r.a) karanlık bir gecede evlerine gitmek üzere Hz. Peygamberin yanından ayrılınca, önlerinde parıldayan ışık yollarını aydınlatmış, birbirlerinden ayrıldıktan sonra da herbirinin arasından çıkan ışıkla aydınlıkta evlerine gitmişlerdir. Buna benzer birkaç olay rivayeti sahabeden bize kadar gelmiştir ki, bu Rasul-i Ekrem (s.a.v) için mucize, sahabeler için keramettir. (Tufeyl b. Amr, Katade b. en-Numan, Ebu Ubeys-i Evsî'nin asaları da Hz. Peygamber'den ayrıldıktan sonra kandil gibi yollarını aydınlatmıştır. Hamza b. Ömer Eslemî'nin ise, karanlıkta ürken develeri toplamak için çabalarken parmaklarından ışık parlamıştır. Bu esnada Peygamberimiz (s.a.v) develeri dağılan cemaatin aralarında bulunuyordu.
Hz. Âişe (r. anha)'den rivayete göre birgün Rasul-i Ekrem (s.a.v) mescidde namaz kılan (veya Kur'an okuyan) Abbad'ın sesini duyunca; "Âişe! Bu Abbad'ın sesi değil mi?" diye sordu. Abbad olduğunu öğrenince de, "Allah'ım, Abbad'a merhamet et!" diye dua etti.
Hz. Abbad b. Bişr, başta Bedir, Uhud, Hendek savaşları olmak üzere Hz. Peygamber'in iştirak ettiği bütün savaşlara katıldı.
Hudeybiye Musalahası'na giderken yirmi kişilik öncü kuvvetin kumandanlığını yaptı. Secere-i Rıdvan'da bulunan ashabdan olma şerefini kazandı.
Hayber Seferi'nde de öncü kuvvetlerin kumandanı oldu. Yolda yakalamış olduğu bir casusu konuşturmak suretiyle Hayberlilerin durumları hakkında bilgi almıştır. Bu casus, kendisine islam anlatılınca daha sonra müslüman olmuştur.
Abbad b. Bişr Hazretleri, müslümanları şiirleriyle zemmeden, müslümanlar aleyhine Mekkelileri ve Arapları kışkırtan, yahudi zenginlerinden ve şairlerinden meşhur Ka'b bin Eşrefi katleden fedailerden biridir. Bu hareketi ile Rasul-i Ekrem'in dualarına mazhar olmuştur.
Rasülullah (s.a.v) Zatu'r-Rik'a Gazası'ndan dönerken, geceyi geçirmek için müslümanları bir vadide konaklatmıştır. Gece nöbetçiliğini Abbad ile Ammar b. Yasir üstlendiler. "Gece, ne zaman uyumak istersin, önce mi sonra mı?" diye soran Abbad'a, Ammar "Önce" dedi ve O'ndan uzak olmayan bir yere yattı. Abbad (r.a) namaza durdu. Birisinin attığı okları tam üç kere vücudundan çıkardı. Sonra arkadaşı Ammar'a "Kalk, yaralar bende güç kuvvet bırakmadı." dedi. Ok atan adam ikisini görünce kaçıp gitti. Niye daha önce haber vermediğini soran Ammar'a şöyle dedi. "Okumakta olduğum sureyi bitirmeden okumayı kesmek istemedim. Allah'a yemin ederim ki, Rasülullah'ın (s.a.v) bana korumayı emrettiği mevziyi kaybetme korkum olmasaydı, canımın kesilmesini onun kesilmesinden daha çok severdim."
Hz. Peygamber'in zekat toplamak üzere görevlendirdiği memurlarından idi. Süleym ve Müzeyne civarına amil tayin edildi. Benî Mustalik mıntıkası amili iken on gün içinde onlara Kur'an okuttuğu, şeriatın hükümlerini öğrettiği kaydedilmektedir.
Bütün ömrü Peygamber yanında geçti. Geceleri harp sahasında Rasul-i Ekrem'in çadırını bekler, sabah olunca herkesten önce cihad meydanına koşardı. Geceleri ibadet ve taatle geçirirdi. Cesur ve fedakârdı. Sahabe arasında "imam" ve "Kur'an dostu" diye tanınmıştı.
Yalancı peygamber Müseyleme ile yapılan Yemame Muharebesi'ne katılmış, çok yararlık göstermiş ve sonunda yüzünden aldığı kılıç darbesiyle 45 yaşlarında iken şehit olmuştur. Çocuğu yoktur. Rahmetullahi aleyh.
Hamdi Boydak
istanbul - 18.06.2002
http://sufizmveinsan.com
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar