bugün
- en sevmediğin insan tipleri8
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- sabahları nefret edilen şeyler3
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- ikinci defa askere gitmek7
- bir kızla dalga geçmek6
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- millet dediğin2
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- gizli hesap6
- mavi göz7
- claudian clouds22
- özbek kadınlar14
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- sözlük whatsapp grupları13
- geceye bir mesaj birak2
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- friedrich hegel la bi cay icek12
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- sarapci koala47
- islam'ın hak dini olması6
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- namazın amacı6
- gece vardiyası yazarlar4
- melissa vargas7
- türkiye bölünebilir mi2
- akrep3
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- türk halkını uyuşturma itemleri2
- kahverengi gözlü olmak4
- karı gibi erkek3
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- rennie2
- anın görüntüsü25
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- yalnız ölmek4
müsilmenlerin bir türlü idrak edemediği, -ya da kasten idrak etmediği- doğa hadisesine "inanmak"tır. beyinlerinde kavramları inanmak ve inanmamak olarak ayırmaktan başka bir çaresi olmayan zavallılar için kaçınılmaz bir sonuç olsa da, doğa olaylarını deneye, hesaba kitaba ve mantığa dayanarak "anlama"ya çalışmak derdinde olanların hiç bir tarafında değildir "big bang'e inanmak".
çok değil, sadece yüz yıldan bile daha kısa bir süre önce evren diye bilinen alemin çapı samanyolu ile kısıtlıydı. ayet sallaması değil, insan çabası olan bilim ve teknolojideki gelişmeler sonucu anlıyoruz ki, evrende milyarlarca galaksi var ve bunlar 13.7 milyar yıldır genişleyen, soğumaya başlayan ve istifini bozmadan aynı doğrultuda soğumaya devam eden, ve big bang diye adlandırılan "öncül" bir hadise veya hadiseler zincirinin neticesidir. big bang'de ne kadar enerji vardı ise evrende yine aynı miktar vardır, kaybolma veya eklenme yoktur -çünkü evren kapalı bir sistemdir, sadece formasyon ve ivmesi değişmiştir, sağa sola saçılmaktadır. big bang'den önce ne vardı, big bang hangi ortamın içine açılmaya başladı, bunları henüz bilmiyoruz. bir kere "önce" (zaman) ve "ortam" (mekan) kavramları bile zaten big bang sonrası evrimleşen evren sayesinde ortaya çıkmış. ama bil-mi-yo-ruz demek, zart diye "ha bunu allah yarattı" diye "inanmak" eylemini gerektirmiyor. zira daha önceki durumlara inanaydık bugünkü bilgiye erişemezdik. bugünkü big bang'e inanırsak daha ötesini araştıramayız, öğrenemeyiz, bu kadar net.
"big bang birdenbire yoktan herşeyin var edilmesidir" diye bir kavram hiç bir bilim literatüründe geçmez. geçemez, çünkü bilimin işi gücü, derdi tasası sadece ve sadece var olan doğa ve bunun işleridir, tarihidir, dinamikleridir, nereye gittiğidir. "yoktan varolma" diye dandik bir tanımlama ancak masal kitaplarına bilimsel destek arama derdinde olan din kafaların saplanabileceği bataklık bir düşüncedir. hiç bir haltın "yoktan" var olmadığı ama bir konumdan başka bir konuma dönüştüğü bir evrende ne halt yemeye big bang'in yoktan var olduğuna inanılsın ki? böyle bir inancı destekleyen ne gibi bir delil ya da gösterge var: hiç.
üstelik mantıklarına turp sıktıklarımın iddiasına göre allahları big bang'i yoktan yarattıysa ve 13.7 milyar yıl boyunca olan her hadise, atomlar, galaksiler, fiziki güçler, dünyadaki canlı hayat hiç bir yardım olmadan kendi devinimleri içinde dönüşebiliyorsa adama sormazlar mı "senin allah'ın bu eşitliğin neresinde" diye? eğer big bang allahları tarafından yaratılmış ve sonrasına müdahale edememişse, benim anladığım ya allahlarının basiretsiz olduğu, ya da big bang'den hemen sonra öldüğüdür.
aslında benim anladığım bunların hiçbiri değildir, bilimi kuran a uydurmaya çalışan sahtekarlardan benim anladığım odur ki, iman sahibine laf anlatmaya çalışanın aklı yoktur. "açın bir zahmet edin, okuyun, araştırın; "big bang" teorisi nasıl ortaya çıkmış, neyi anlatmaya çalışıyor, sallamadan önce lütfen bir düşünün" diyeceğim ama boş iş: doğaya bakıp "ahanda herşey ne kadar mükemmel" diyen maldan ne bekliyoruz ki ne alalım...
çok değil, sadece yüz yıldan bile daha kısa bir süre önce evren diye bilinen alemin çapı samanyolu ile kısıtlıydı. ayet sallaması değil, insan çabası olan bilim ve teknolojideki gelişmeler sonucu anlıyoruz ki, evrende milyarlarca galaksi var ve bunlar 13.7 milyar yıldır genişleyen, soğumaya başlayan ve istifini bozmadan aynı doğrultuda soğumaya devam eden, ve big bang diye adlandırılan "öncül" bir hadise veya hadiseler zincirinin neticesidir. big bang'de ne kadar enerji vardı ise evrende yine aynı miktar vardır, kaybolma veya eklenme yoktur -çünkü evren kapalı bir sistemdir, sadece formasyon ve ivmesi değişmiştir, sağa sola saçılmaktadır. big bang'den önce ne vardı, big bang hangi ortamın içine açılmaya başladı, bunları henüz bilmiyoruz. bir kere "önce" (zaman) ve "ortam" (mekan) kavramları bile zaten big bang sonrası evrimleşen evren sayesinde ortaya çıkmış. ama bil-mi-yo-ruz demek, zart diye "ha bunu allah yarattı" diye "inanmak" eylemini gerektirmiyor. zira daha önceki durumlara inanaydık bugünkü bilgiye erişemezdik. bugünkü big bang'e inanırsak daha ötesini araştıramayız, öğrenemeyiz, bu kadar net.
"big bang birdenbire yoktan herşeyin var edilmesidir" diye bir kavram hiç bir bilim literatüründe geçmez. geçemez, çünkü bilimin işi gücü, derdi tasası sadece ve sadece var olan doğa ve bunun işleridir, tarihidir, dinamikleridir, nereye gittiğidir. "yoktan varolma" diye dandik bir tanımlama ancak masal kitaplarına bilimsel destek arama derdinde olan din kafaların saplanabileceği bataklık bir düşüncedir. hiç bir haltın "yoktan" var olmadığı ama bir konumdan başka bir konuma dönüştüğü bir evrende ne halt yemeye big bang'in yoktan var olduğuna inanılsın ki? böyle bir inancı destekleyen ne gibi bir delil ya da gösterge var: hiç.
üstelik mantıklarına turp sıktıklarımın iddiasına göre allahları big bang'i yoktan yarattıysa ve 13.7 milyar yıl boyunca olan her hadise, atomlar, galaksiler, fiziki güçler, dünyadaki canlı hayat hiç bir yardım olmadan kendi devinimleri içinde dönüşebiliyorsa adama sormazlar mı "senin allah'ın bu eşitliğin neresinde" diye? eğer big bang allahları tarafından yaratılmış ve sonrasına müdahale edememişse, benim anladığım ya allahlarının basiretsiz olduğu, ya da big bang'den hemen sonra öldüğüdür.
aslında benim anladığım bunların hiçbiri değildir, bilimi kuran a uydurmaya çalışan sahtekarlardan benim anladığım odur ki, iman sahibine laf anlatmaya çalışanın aklı yoktur. "açın bir zahmet edin, okuyun, araştırın; "big bang" teorisi nasıl ortaya çıkmış, neyi anlatmaya çalışıyor, sallamadan önce lütfen bir düşünün" diyeceğim ama boş iş: doğaya bakıp "ahanda herşey ne kadar mükemmel" diyen maldan ne bekliyoruz ki ne alalım...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar