bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- kader4
- lale13
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- var olmak için ne yaptınız12
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- kuş5
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- billie eilish'in memeleri7
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- medine2
- fil9
- gece gece sinirlenmek4
- at6
- kaplan17
- evi ev yapan şeyler14
- mavi4
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- bileklik19
- sevgili nedir7
- brezilya7
- rüzgar türbini2
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- gül7
- flamingo3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- z kusagi4
- yogartiksen39
- kötüyü alaşağı etmek4
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- türk dizi tarihinin en kötü oyuncuları2
- tabiat4
- ankara8
- anın görüntüsü22
- pıtı atma4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları2
- dua6
- galatasaray19
- cemil tugay6
- netflix asaf dizisi3
sikimsonik, bokum gibi olmuş fransız yeni dalgası onca filmden sonra fransız filmlerden soğumuştum. godard görünce lavobaya koşan adamdım. bu film, bütün önyargılarımı yok etti.
ayrıca şunu anladım ki fransızlar ne zaman kameralarını gettoya yöneltiyorlar; şaheser, tadından yenmez filmler ortaya çıkıyor. (bkz: un prophete)
dress(omar sy) nasıl da dalga geçiyor 'sanat sanat içindir, halk sen bok ye' temalı resimlerle! fransız yeni dalgasının fularlı jönlerine okkalı bir tokat sallıyor. ibret olsun! öyle dalgaya böyle dalga...
filmin en güzel yanı hissettirmeden empati yaptırıyor. ne dress, gettodan geliyor diye sınıf atlama sarhoşluğuna düşüyor ne de françois cluzet bize kendini acındırıyor.
bunu türkler çekseydi ya 'benimde zenci arkadaşlarım var' tarzı popilist bir yaklaşım ya da beyaz melek gibi 'ver alttan dramı yansın' hesabı bir film olurdu.
ayrıca şunu anladım ki fransızlar ne zaman kameralarını gettoya yöneltiyorlar; şaheser, tadından yenmez filmler ortaya çıkıyor. (bkz: un prophete)
dress(omar sy) nasıl da dalga geçiyor 'sanat sanat içindir, halk sen bok ye' temalı resimlerle! fransız yeni dalgasının fularlı jönlerine okkalı bir tokat sallıyor. ibret olsun! öyle dalgaya böyle dalga...
filmin en güzel yanı hissettirmeden empati yaptırıyor. ne dress, gettodan geliyor diye sınıf atlama sarhoşluğuna düşüyor ne de françois cluzet bize kendini acındırıyor.
bunu türkler çekseydi ya 'benimde zenci arkadaşlarım var' tarzı popilist bir yaklaşım ya da beyaz melek gibi 'ver alttan dramı yansın' hesabı bir film olurdu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar