bugün
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması7
- kurtar bizi müsavat16
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- nervio16
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- bugün ne öğrendin4
- butlancıların birbirine girmesi5
- devran dönecek8
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken7
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız6
- victor osimhen18
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak4
- süt ısıtıp içine kahve ve şeker katmak6
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı26
- alevi kızların alev alev yanması11
- tai gay3
- garip başlıklar5
- nescafe xpress2
- din silah para2
- ülke gündemini umursamamak6
- bir buçuk kuşkaş vs 3 adet lahmacun2
- idam cezasının geri gelmesi6
- ona bir şey söyle5
- aslan gibi adam7
- yeni parti7
- kingdom come deliverance 23
- kılıçdaroğlu alevi değil etnik bölücüdür2
- meme gerdirme operasyonu8
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı15
- murat 1312
- sabah yürüyüşü8
- lan ın ingilizcesi4
- cumartesi pazarı4
- shell2
- ayakkabıları ters giymek4
- bakırköy4
- sözlükteki galatasaraylılar7
- gs yine yanak okşatacak mı2
- okan buruk11
- ahmet baran yazgan8
- kemal kılıçdaroğlu4
- baharın uzayıp yazın gelmemesi2
- meczubun peşinden gitmek4
- rahatın hiç uğramadığı kalp4
- dem seçmeni erdoğan'a oy verir mi2
- biranın üstüne rakı içmek6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
john milton yani al pacino yani şeytan, bir tirad atar.. kendi şirketinin genel müdürü hakkında..
tirad bittiğinde adam çıktığı sağlıklı yaşam koşusunun orta yerin de evsizler tarafından kafasına odunlarla vurularak öldürülecektir..
Eddie Barzoon abi bir şeylerin cisimleşmiş halidir..
Eddie Barzoon, Eddie Barzoon.
iki boşanma, bir kokain rehabilitasyonu
ve hamile bir resepsiyonist.
Bütün bu olaylarda onunla ben ilgilendim.
Tanrı'nın kulu, değil mi?
Yoksa Tanrı'nın özel kulu mu demeli?
Onu uyarmıştım, Kevin.
Onu attığı her adımda uyardım.
Ben onu korurken, sağa sola saldırdı.
Av hayvanı gibi.
Topaç gibi.
100 kiloluk...
hep bana hep bana diyen
açgözlüler gibi.
Gelecek bin yıla artık bir şey kalmadı.
Eddie Barzoon...
ona iyi bak, çünkü o...
gelecek bin yılın alâmeti farikası.
Bu insanların...
nereden geldiği sır değil.
insan iştahını öyle bir körüklersin ki...
arzusuyla atomları parçalayabilir
hale gelir.
Katedral boyutunda egolar inşa edersin.
Dünyayı fiber optik kablolarla
her hevesli dürtüye bağlarsın.
En bayağı hayalleri bile, bu dolar yeşili...
altın süslemeli fantezilerle cilalarsın, tâ ki
her insan, gözü yükseklerde bir imparator...
kendi kendisinin tanrısı olana dek.
Oradan nereye gidebilirsin ki?
Biz bir işten diğerine...
koşturup dururken...
gezegene kim göz kulak olur?
Hava bulanıp sular ekşidikçe...
arıların balı bile,
radyoaktivitenin metalik tadını aldıkça...
Düşünmeye, hazırlanmaya fırsat yok.
Gelecekler alınıyor, gelecekler satılıyor.
Halbuki gelecek falan yok ortada.
Bunlar, zincirini koparanlar sürüsü, evlat.
Tümü de geleceğe doğru koşmakta olan
bir milyar Eddie Barzoon'umuz var.
Hepsi de, çalışma saatlerini hesaplamak
üzere, bozulmadan kalmış...
sibernetik klavyelere uzanırken...
Tanrı'nın eski gezegenini parmaklayıp...
parmaklarını yalayıp...
parsayı toplamaya hazırlanıyor.
Ancak sonra kafana dank ediyor.
Bedelini ödemen gerek, Eddie.
Oyunu kazanmak için artık çok geç.
Göbeğin tıka basa dolu...
aletin sızılar içinde...
gözlerin kan çanağı ve sen,
birileri yardıma gelsin diye bağırırsın.
Ama bil bakalım, ne olur?
Kimsecikler gelmez!
Tek başınasın, Eddie.
Sen Tanrı'nın özel, zavallı kulusun.
tirad bittiğinde adam çıktığı sağlıklı yaşam koşusunun orta yerin de evsizler tarafından kafasına odunlarla vurularak öldürülecektir..
Eddie Barzoon abi bir şeylerin cisimleşmiş halidir..
Eddie Barzoon, Eddie Barzoon.
iki boşanma, bir kokain rehabilitasyonu
ve hamile bir resepsiyonist.
Bütün bu olaylarda onunla ben ilgilendim.
Tanrı'nın kulu, değil mi?
Yoksa Tanrı'nın özel kulu mu demeli?
Onu uyarmıştım, Kevin.
Onu attığı her adımda uyardım.
Ben onu korurken, sağa sola saldırdı.
Av hayvanı gibi.
Topaç gibi.
100 kiloluk...
hep bana hep bana diyen
açgözlüler gibi.
Gelecek bin yıla artık bir şey kalmadı.
Eddie Barzoon...
ona iyi bak, çünkü o...
gelecek bin yılın alâmeti farikası.
Bu insanların...
nereden geldiği sır değil.
insan iştahını öyle bir körüklersin ki...
arzusuyla atomları parçalayabilir
hale gelir.
Katedral boyutunda egolar inşa edersin.
Dünyayı fiber optik kablolarla
her hevesli dürtüye bağlarsın.
En bayağı hayalleri bile, bu dolar yeşili...
altın süslemeli fantezilerle cilalarsın, tâ ki
her insan, gözü yükseklerde bir imparator...
kendi kendisinin tanrısı olana dek.
Oradan nereye gidebilirsin ki?
Biz bir işten diğerine...
koşturup dururken...
gezegene kim göz kulak olur?
Hava bulanıp sular ekşidikçe...
arıların balı bile,
radyoaktivitenin metalik tadını aldıkça...
Düşünmeye, hazırlanmaya fırsat yok.
Gelecekler alınıyor, gelecekler satılıyor.
Halbuki gelecek falan yok ortada.
Bunlar, zincirini koparanlar sürüsü, evlat.
Tümü de geleceğe doğru koşmakta olan
bir milyar Eddie Barzoon'umuz var.
Hepsi de, çalışma saatlerini hesaplamak
üzere, bozulmadan kalmış...
sibernetik klavyelere uzanırken...
Tanrı'nın eski gezegenini parmaklayıp...
parmaklarını yalayıp...
parsayı toplamaya hazırlanıyor.
Ancak sonra kafana dank ediyor.
Bedelini ödemen gerek, Eddie.
Oyunu kazanmak için artık çok geç.
Göbeğin tıka basa dolu...
aletin sızılar içinde...
gözlerin kan çanağı ve sen,
birileri yardıma gelsin diye bağırırsın.
Ama bil bakalım, ne olur?
Kimsecikler gelmez!
Tek başınasın, Eddie.
Sen Tanrı'nın özel, zavallı kulusun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar