bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı45
- milli maçı izlemeyen erkek10
- vincenzo montella6
- avustralya milli futbol takımı4
- özel okulların dolup taştığı kriz ülkesi2
- kadir mısıroğlu2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak11
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi18
- bir kızı doyurmak2
- futbol maçı izleyen sözlük kızı4
- sarunas jasikevicius2
- milli takım gruptan çıksın soyunurum3
- zall yüzünden gol yememiz5
- uludağ sözlük burada zall nerede4
- sabah sabah kahvaltıya gelen misafir2
- kenan yıldız2
- muşlettin geldi topu aldı vurdu goooooolll4
- kemal kılıçdaroğlu14
- new york knicks2
- alagavat olmak istiyorum ne yapmalıyım2
- ioçk adam mıdır2
- dalmaçyalı köpeğin beneklerine iğne batırmak2
- tutulan takım gol yiyince maçı kapatmak3
- hakan safi3
- en iyi antidepresan18
- ahmet sezer bey ahmet sezer bey derhal sözlüğe2
- aziz yıldırım15
- isviçre'nin nüfusu 10 milyonla sınırlama referandu3
- uludagsözlük ilk yapay zeka moderasyon başarısı9
- avustralya 0 türkiye 73
- su molası3
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması12
- uğurcan çakır'ın kova olması2
- arda güler5
- rakı içen kadınlara hiçbir erkeğin aşık olmaması4
- chp'nin hali ne olacak58
- nervio adlı yazarın dillere destan güzelliği9
- ümit özdağ2
- milli futbolcuların sigara içtikleri iddiası2
- gammazlar çetesi18
- mutlu bir ilişkinin anahtarı8
- anın görüntüsü22
- yahudilerin bu kadar zengin olmasının nedeni2
- sözlük yazarlarının ruh hali9
- şirinler köyüne yeni şirin13
- durduk yere instagramda takipten çıkan arkadaş9
- yalnızca milli maç izleyen erkek2
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak11
- uzun zamandır aktif olmayan birinci nesil yazarlık2
- avustralyalıların iri yarı olması2
hiç tutacağı düşünülmeden yapılabilir, ardından tuttuğu görünce hafif tırsmaya neden olabilir.
bundan yaklaşık 10 ay önceydi, o zamanki sevgilimle aramız limoniydi, hatta limoniden de öte, ayrılık aşamasındaydık. artık hareket ve tavırlarına dayanamayan ben, öğlen 2 surlarında arayıp ''gel, konuşmamız lazım.'' dedim, ''bir işim var sonra geleyim'' dedi, tamam dedim. evinde su borusu patlamış - veya ona benzer bir şey, tam hatırlamıyorum. hem onu halledeceğim diye, hem de korktuğu konuşmayı ileri atmak için bunu bahane olarak kullanarak akşam 10'a kadar gelmedi. geldiğinde de yanında iki arkadaşını getirdi. artık bende hat safhada olan sinir, arkadaşlarını gönderip ayrılık konuşmasını yapıp malum kişiyi de gönderdikten sonra, ''şu evin su konularında da başın rahata ermesin emi!'' şeklinde kendini dışarı vurdu.
artık ne kadar haklı konumdaysam, gelip yalvarıp kendini affettirene kadar su konusunda gerçekten de inanılmaz sorunlar yaşadılar. malesef benim de çok yakın arkadaşım olan ev arkadaşının da başı yandı. her gördüğümde ''boruyu hala halledemediler, yine her yer su içinde'', ''bu sefer de apartmanı su bastı'', ''sifon bozuldu amk!!'' tarzında şeyler dinledim, hem de sadece 2.buçuk haftalık bir süreç içerisinde. nitekim büyük aptallık olan barışma olayından sonra evine ilk gittiğimde apartman girişi su ve çamur içerisindeydi. diğer sakinlerin ilgisizliğinden dolayı bir türlü yaptırılamıyordu, defalarca söylemiş olmalarına rağmen.
ben tabii artık çoktan ayıkmış olarak bedduamı geri çektim - nasıl oluyorsa. 2 gün sonra tekrar gittiğimde apartmanın girişi tertemizdi, kimin yaptırdığını da bilmiyorlardı.
yani bu hikayeden öğreneceğimiz; gerçekten haklıysanız ve bedduanız canına kast edecek bir şey değilse, tutma ihtimali yüksekmiş. yine de evde denemenizi tavsiye etmem, haksızsanız geri tepme ihtimali de var biliyorsunuz. kendi adıma konuşacak olursam böyle bir şeyi tekrar yapmayı düşünmüyorum.
bundan yaklaşık 10 ay önceydi, o zamanki sevgilimle aramız limoniydi, hatta limoniden de öte, ayrılık aşamasındaydık. artık hareket ve tavırlarına dayanamayan ben, öğlen 2 surlarında arayıp ''gel, konuşmamız lazım.'' dedim, ''bir işim var sonra geleyim'' dedi, tamam dedim. evinde su borusu patlamış - veya ona benzer bir şey, tam hatırlamıyorum. hem onu halledeceğim diye, hem de korktuğu konuşmayı ileri atmak için bunu bahane olarak kullanarak akşam 10'a kadar gelmedi. geldiğinde de yanında iki arkadaşını getirdi. artık bende hat safhada olan sinir, arkadaşlarını gönderip ayrılık konuşmasını yapıp malum kişiyi de gönderdikten sonra, ''şu evin su konularında da başın rahata ermesin emi!'' şeklinde kendini dışarı vurdu.
artık ne kadar haklı konumdaysam, gelip yalvarıp kendini affettirene kadar su konusunda gerçekten de inanılmaz sorunlar yaşadılar. malesef benim de çok yakın arkadaşım olan ev arkadaşının da başı yandı. her gördüğümde ''boruyu hala halledemediler, yine her yer su içinde'', ''bu sefer de apartmanı su bastı'', ''sifon bozuldu amk!!'' tarzında şeyler dinledim, hem de sadece 2.buçuk haftalık bir süreç içerisinde. nitekim büyük aptallık olan barışma olayından sonra evine ilk gittiğimde apartman girişi su ve çamur içerisindeydi. diğer sakinlerin ilgisizliğinden dolayı bir türlü yaptırılamıyordu, defalarca söylemiş olmalarına rağmen.
ben tabii artık çoktan ayıkmış olarak bedduamı geri çektim - nasıl oluyorsa. 2 gün sonra tekrar gittiğimde apartmanın girişi tertemizdi, kimin yaptırdığını da bilmiyorlardı.
yani bu hikayeden öğreneceğimiz; gerçekten haklıysanız ve bedduanız canına kast edecek bir şey değilse, tutma ihtimali yüksekmiş. yine de evde denemenizi tavsiye etmem, haksızsanız geri tepme ihtimali de var biliyorsunuz. kendi adıma konuşacak olursam böyle bir şeyi tekrar yapmayı düşünmüyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar