bugün
- bir bela geliyor31
- gocunun inanılmaz tartışma tekniği4
- film önerileri10
- artık özlemek istemiyorum6
- tai lung'un yakışıklı olma ihtimali9
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi15
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması11
- tai lung7
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı23
- laf atan erkeklere tepki göstermeyen kızlar6
- sözlüğün çapkın erkekleri14
- damarlı kol kası fetişi11
- karması eksi olan bayan yazar6
- g i l d e d l i l y4
- günde 3 litre su içmek3
- iyi birisi olmak dinle alakalı değildir3
- her derdini içine atan insan5
- sözlükte kim kiminle sevgili7
- emniyet teşkilatı3
- depresyondaki bir kızla evlenilir mi7
- tai lung'u tek yumrukla yere sermek2
- kolejle devlet okulunun farkı10
- iftira atmak4
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı10
- duyusal biri olmak5
- hamas4
- bugün can sıkan şeyler10
- spor salonundan hiç fotoğraf paylaşmamış kız6
- 14 eylül 2026 saçımı boyamaya karar vermem11
- matematikten bile espri çıkarmak4
- sözlükten çıkış yapmak3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz20
- sözlük yazarlarının ölüm sonrası tahminleri7
- evliliğin ne mükemmel olduğunu bilmeyen kerizler7
- zor zamanlarını tek başına atlatan insan3
- üzülünce üşümek4
- kadınlara bir soru2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak24
- enayimiknatisina turşu kargolamak7
- bekarlık8
- beni seven var mı aranızda5
- sokak köpekleri3
- 150 boyuyla stanley termos taşıyan plaza kadını2
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi9
- burcunu açıklamayan insan9
- atatürkün dirileceğine inanan insan9
- ismail kartal32
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- antipanik4
- makyaj yapmayan kızlar2
bir varmış bir yokmuş,
ağaçlarına anka kuşunun yuvasını kurduğu, sahillerine karetta karettaların yumurtalarını sakladığı bir ülke varmış.
bu ülke öylesine büyükmüş ki, güneş ilk bu ülkenin sınırlarında doğar ve yine bu ülkenin sınırlarında batarmış en son.
işte bir gün, bu büyük ülkenin kralının kızı çaresi bulunamayan bir hastalığa yakalanmış. öylesine bir hastalıkmış ki, ülkedeki hiçbir hekim, hastalığa teşhis dahi koyamamış.
kral ferman yayımlamış. kim ki prensesin hastalığına çare olursa, ülkenin anahtarı artık onun olacakmış. kral biricik kızı için ülkesinden çoktan vazgeçmiş. yeter ki sultanı iyileşsin. eski günlerdeki gibi sarayın bahçesindeki gülleri koklasın istemiş. baba yüreği neylesin altını, sarayı; biricik kızı olmadıkça...
tam 1 yıl boyunca prenses için kimler gelip, çare olmaya çalışmamış ki. prof. dr. mehmet öz, ferhat göçer, haydar dümen, cüneyt arkın, erol köse, dr. oetker, ahmet çakar, prof.dr.ibrahim adnan saraçoğlu, dr.ender saraç ve bir zamanlar doktorlar dizinde başhekimlik deneyimi bulunan kubat, prenses için amade olan hekimlerden sadece bir kaçıymış. artık kimseciklerde ümit kalmamış. öyle ki kral, biricik kızının mezarını bile yavaştan yaptırmaya başlamış.
işte bu karanlık dehlizlerin içine, bu umut fakiri mihraplara bir kişi çıkagelmiş, umut'un "u"sunun yitirildiği bu anda. ağlamaktan bitap düşmüş gözler, bu asil vucüda çevirelecek gücü bile zor bulmuş kendilerinde.
"açılın ben geldim" demiş bu yürüyen karizma. "açılın kaybolan umudunuzu bulmaya geldim" demiş bu umut avcısı. "açılın işte ben geldim" demiş kelimelerle tasvirin imkansız olduğu bu delikanlı.
prensesin bulunduğu odaya girmesiyle beraber, nefesi odanın 4-1 yanına yayılmaya başlamış. bu genç adam prensese yaklaşmış. işte bu anda güzeller güzeli prensesin çehresini bir tebessüm kaplamış. odadaki herkes şaşkın gözlerle izlemekteymiş.
ve prenses gözlerini açmasıyla beraber, ilacı olan bu delikanlının serin nefesinin sıfatına çarptığını hissetmiş. işte o anda bu asalet timsalinin dudaklarına yapışmış. nasıl dayanabilirdi ki zaten. öpüşme o kadar uzun sürmüş ki, kral boğazını temizleyerek adeta "odada aile var yavaş yavaş" demek istemiş. fakat prenses kimseye aldırış etmeden, bu genç delikanlıyı sömürmüş resmen.
prenses yine sarayın avlusundaki gülleri koklamaya, ağaçtaki sincaplarla kikirdeşmeye başlamış. ve kral, mükafatlara boğmak için genç delikanlıyı huzuruna çağırmış. ""ülke senin, hazinelerim senin, neyi istersen al benden" demiş, delikanlıya. bu sözler üzerine asalet timsali o genç gülümsemiş ve "ben suleyman bugra tanseheroglu'yum" demiş. herkes birbirine donuk gözlerle bakmaya başlamış. suleyman bugra tanseheroglu ile aynı çatı altında soluk alıp-vermiş olmanın şaşkınlığı, benliklerini silip atmış.
ve suleyman bugra tanseheroglu ardına bakmadan çekip gitmiş.
işte suleyman bugra tanseheroglu böyle biridir. artık umarım bu nick altına gelip gürültü yapmazsınız.
sevgilerimle suleyman bugra tanseheroglu.
ağaçlarına anka kuşunun yuvasını kurduğu, sahillerine karetta karettaların yumurtalarını sakladığı bir ülke varmış.
bu ülke öylesine büyükmüş ki, güneş ilk bu ülkenin sınırlarında doğar ve yine bu ülkenin sınırlarında batarmış en son.
işte bir gün, bu büyük ülkenin kralının kızı çaresi bulunamayan bir hastalığa yakalanmış. öylesine bir hastalıkmış ki, ülkedeki hiçbir hekim, hastalığa teşhis dahi koyamamış.
kral ferman yayımlamış. kim ki prensesin hastalığına çare olursa, ülkenin anahtarı artık onun olacakmış. kral biricik kızı için ülkesinden çoktan vazgeçmiş. yeter ki sultanı iyileşsin. eski günlerdeki gibi sarayın bahçesindeki gülleri koklasın istemiş. baba yüreği neylesin altını, sarayı; biricik kızı olmadıkça...
tam 1 yıl boyunca prenses için kimler gelip, çare olmaya çalışmamış ki. prof. dr. mehmet öz, ferhat göçer, haydar dümen, cüneyt arkın, erol köse, dr. oetker, ahmet çakar, prof.dr.ibrahim adnan saraçoğlu, dr.ender saraç ve bir zamanlar doktorlar dizinde başhekimlik deneyimi bulunan kubat, prenses için amade olan hekimlerden sadece bir kaçıymış. artık kimseciklerde ümit kalmamış. öyle ki kral, biricik kızının mezarını bile yavaştan yaptırmaya başlamış.
işte bu karanlık dehlizlerin içine, bu umut fakiri mihraplara bir kişi çıkagelmiş, umut'un "u"sunun yitirildiği bu anda. ağlamaktan bitap düşmüş gözler, bu asil vucüda çevirelecek gücü bile zor bulmuş kendilerinde.
"açılın ben geldim" demiş bu yürüyen karizma. "açılın kaybolan umudunuzu bulmaya geldim" demiş bu umut avcısı. "açılın işte ben geldim" demiş kelimelerle tasvirin imkansız olduğu bu delikanlı.
prensesin bulunduğu odaya girmesiyle beraber, nefesi odanın 4-1 yanına yayılmaya başlamış. bu genç adam prensese yaklaşmış. işte bu anda güzeller güzeli prensesin çehresini bir tebessüm kaplamış. odadaki herkes şaşkın gözlerle izlemekteymiş.
ve prenses gözlerini açmasıyla beraber, ilacı olan bu delikanlının serin nefesinin sıfatına çarptığını hissetmiş. işte o anda bu asalet timsalinin dudaklarına yapışmış. nasıl dayanabilirdi ki zaten. öpüşme o kadar uzun sürmüş ki, kral boğazını temizleyerek adeta "odada aile var yavaş yavaş" demek istemiş. fakat prenses kimseye aldırış etmeden, bu genç delikanlıyı sömürmüş resmen.
prenses yine sarayın avlusundaki gülleri koklamaya, ağaçtaki sincaplarla kikirdeşmeye başlamış. ve kral, mükafatlara boğmak için genç delikanlıyı huzuruna çağırmış. ""ülke senin, hazinelerim senin, neyi istersen al benden" demiş, delikanlıya. bu sözler üzerine asalet timsali o genç gülümsemiş ve "ben suleyman bugra tanseheroglu'yum" demiş. herkes birbirine donuk gözlerle bakmaya başlamış. suleyman bugra tanseheroglu ile aynı çatı altında soluk alıp-vermiş olmanın şaşkınlığı, benliklerini silip atmış.
ve suleyman bugra tanseheroglu ardına bakmadan çekip gitmiş.
işte suleyman bugra tanseheroglu böyle biridir. artık umarım bu nick altına gelip gürültü yapmazsınız.
sevgilerimle suleyman bugra tanseheroglu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar