bugün
- ilgi isteyen kız11
- lahmacunu elle yiyen kız13
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- gürcistan'ın neyi meşhur6
- ben ıspartada yaşıyorum8
- hewal ebo16
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması4
- kuran da namaz yok19
- öğle yemeği ne yiyeceğiz sorunsalı5
- abdullah öcalan5
- yukarı kattan gelen ahh sesi8
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- türklerin ork olması3
- herkesin artık tanım yapması6
- en iyi simit hangi şehirdedir11
- 30 temmuz 2026 iran'ın abd üssüne saldırısı5
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- bot yazar gibi entry giriyoruz4
- bursa vs edirne7
- pkk4
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil6
- mehdinin chp'li olması3
- gürcistan9
- su içmeyi unutmayalım3
- ctrlx hanım2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- katatespizartmasi6
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi4
- milliyetçilik2
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- kendine bir öğüt ver7
- ısparta simidi8
- iç monolog3
- kut anlayışı2
- les chants de maldoror2
- ateistlerin temel hatası7
- türk siyaseti2
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- pforzheim şu an 36 derece4
- adanalı insanlar2
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları7
- cezayir3
- grup sexte sevgilisine sert davranan adamı öldürdü7
- gocu11
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum6
- simit ile gevrek arasındaki farklar8
- benkimki9
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj9
- sözlük yazarlarının saatleri15
- eski üst segment mi yoksa yeni alt segment mi3
karadeniz ve aşk temalı dizidir.
nejat işler, şevval sam ve en önemlisi kazım koyuncu'yla tanışmama vesile olmuş dizidir. ben bu diziyi izlemeye başladığımda bacak kadardım. o zaman hem gülümseten hem düşündüren bir dizi olmasından mütevellit çocuk halimle etkilenmişim işte. etkileniş o etkileniş. aradan nerdeyse on yıl geçmesine rağmen diziyi yaklaşık on kere ve tüm bölümleriyle izledim. hani insanların çok sevdiği filmler olur ya tekrar tekrar izledikleri öyle bir takıntı yarattı bende. belki basit bir hikayesi olabilir lakin her izlediğimde farklı şeyler öğretti, değişik duygular hissettirdi bana.
bütün karakterlerinin iyi olmasıydı belki de beni etkileyen. onlar hep iyi insanlardı yaşadıkları şeyler hep hayat vasıtasıyla önlerine çıkmıştı. tabi ki böyle kişilikler sadece masallarda ve dizilerde olurdu. yaşadıkları duygular çok samimiydi. günlük hayatta içimize düşen fakat fark etmeden sıradanlaştırdığımız bütün duyguları hatırlamama vesile oldu. aldığımız her nefeste, geçen her dakikada yaşadığımız; artık bize rutin gelen şeylerin aslında bizde nasıl derin izler bırakabileceğini gösterdi bana. sadece aşk değildi benim o dizide gördüğüm. tabi aşkı da çok iyi anlatmıştı, aşkı kişiselleştirmişti mesela. aşık olunanın bir önemi yoktu maşuk için. başkasıyla evlenmiş, hayata gözlerini kapatmış, ya da sürekli zarar vermiş, üzmüş olabilirdi. ama önemli olan maşukun onu bir ömür beklemesiydi.
dizideki karakterler bencil değildi. vicdan muhasebesi yapan insanlardı. kendileriyle birlikte herkesi düşünürlerdi. günümüz insanın temel eksikliğinin bu olması da önemli bir sorun tabi.
bu diziyi her izlediğimde ne kadar boş bir hayatım olduğunu, hayatımda merkezine koyduğum şeylerin sıralamasında yanlışlık yaptığımı fark ederim hep. kendimi sorgulatır bana.
dizinin senaristi rüya işçileri diye bir gurup. ilker aslan, meriç demiray, cem görgeç, barış erdoğan, cenk boğatur. benim için gerçekten rüya işçileri onlar. bir rüyayı ilmek ilmek işlemişler.
kazım koyuncu hakkında ne desem kelimeler kifayetsiz kalır zaten.
sonuç olarak bu dizi bende karadeniz aşkı doğurmuştur. rüyalarımı karadenizle işliyorum artık.
nejat işler, şevval sam ve en önemlisi kazım koyuncu'yla tanışmama vesile olmuş dizidir. ben bu diziyi izlemeye başladığımda bacak kadardım. o zaman hem gülümseten hem düşündüren bir dizi olmasından mütevellit çocuk halimle etkilenmişim işte. etkileniş o etkileniş. aradan nerdeyse on yıl geçmesine rağmen diziyi yaklaşık on kere ve tüm bölümleriyle izledim. hani insanların çok sevdiği filmler olur ya tekrar tekrar izledikleri öyle bir takıntı yarattı bende. belki basit bir hikayesi olabilir lakin her izlediğimde farklı şeyler öğretti, değişik duygular hissettirdi bana.
bütün karakterlerinin iyi olmasıydı belki de beni etkileyen. onlar hep iyi insanlardı yaşadıkları şeyler hep hayat vasıtasıyla önlerine çıkmıştı. tabi ki böyle kişilikler sadece masallarda ve dizilerde olurdu. yaşadıkları duygular çok samimiydi. günlük hayatta içimize düşen fakat fark etmeden sıradanlaştırdığımız bütün duyguları hatırlamama vesile oldu. aldığımız her nefeste, geçen her dakikada yaşadığımız; artık bize rutin gelen şeylerin aslında bizde nasıl derin izler bırakabileceğini gösterdi bana. sadece aşk değildi benim o dizide gördüğüm. tabi aşkı da çok iyi anlatmıştı, aşkı kişiselleştirmişti mesela. aşık olunanın bir önemi yoktu maşuk için. başkasıyla evlenmiş, hayata gözlerini kapatmış, ya da sürekli zarar vermiş, üzmüş olabilirdi. ama önemli olan maşukun onu bir ömür beklemesiydi.
dizideki karakterler bencil değildi. vicdan muhasebesi yapan insanlardı. kendileriyle birlikte herkesi düşünürlerdi. günümüz insanın temel eksikliğinin bu olması da önemli bir sorun tabi.
bu diziyi her izlediğimde ne kadar boş bir hayatım olduğunu, hayatımda merkezine koyduğum şeylerin sıralamasında yanlışlık yaptığımı fark ederim hep. kendimi sorgulatır bana.
dizinin senaristi rüya işçileri diye bir gurup. ilker aslan, meriç demiray, cem görgeç, barış erdoğan, cenk boğatur. benim için gerçekten rüya işçileri onlar. bir rüyayı ilmek ilmek işlemişler.
kazım koyuncu hakkında ne desem kelimeler kifayetsiz kalır zaten.
sonuç olarak bu dizi bende karadeniz aşkı doğurmuştur. rüyalarımı karadenizle işliyorum artık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar