bugün
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması4
- sözlüğün mal dolması5
- durduk yere size kafayı takan yazarlar5
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması6
- bütün biraderlere hükmeden birader3
- motor inecek abi2
- gizli artı vermek5
- diamond bosphorus11
- tai lung30
- diamond bohsporus gayi2
- bir demlik kahve içmek3
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı4
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız6
- deniz göktaş31
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği27
- vajinayla ilgili 4 sayfa yazı yazan erkek3
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip6
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- kadın siniri5
- ciddi ciddi aşure seven insan6
- lionel messi2
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı8
- araya adam sokup yazar banlatmak4
- yargıtay'ın pislik sözcüğünü hakaret saymaması3
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı3
- kirazlı hiçbir şeyin olmaması2
- yaş ilerledikçe fark edilen şey5
- haklı çıkmak3
- penisden kot pantolunun belli olması5
- emam ashour2
- lana lang vs mary jane watson2
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu14
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı12
- aç yatıyorum8
- ioçk geldi buranın tadı kaçtı2
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- radamel falcao garcia2
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı3
- genç yuzırlarla gereksiz sohbet4
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı4
- evagreen2
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı3
- birader yazar başlıkları5
- seyredilmiş en zevkli dünya kupası4
- kalem koleksiyonu yapan erkek2
- 4 temmuz 2026 kolombiya gana maçı3
- kız arkadaşın menemen yüzünden ayrılmak istemesi3
- kimsenin seni sen olduğun için sevmediği gerçeği4
5 haziran 2009. hayatımda ilk defa içtiğim gün. üzerimde gri eşofmanım mavi hırkam ve gri tişörtüm var, yolda karşılaştık. ki o güne kadar seni tanımıyordum sadece bi arkadaşım telefonumdan seni aramıştı ve ben de bi tesadüf eseri seni aradım ve böylece başladık birbirimizi tanımaya. zaman geçtikçe güya benim için çok uygun olduğunu düşünüyordum. e tabi bazen kolay kolay göremiyor insan her şeyi, neyse.
aynı ayın 28inde duygularını bana açtın ve ben de sana karşılık verdim. evet ilktin, hiçbir şey bilmiyordum, yaptığım tek şey aptal aptal sırıtmaktı. tamam kabul ilk başlarda duygularımdan tam olarak emin değildim ama yine de hissediyordum hani seni. sorumluluklarımı biliyordum. her şey güzel giderken aralık ayında benden ayrılmak istediğini söyledin. vurgun yemişe döndüm, ne yapacağımı şaşırdım çünkü sana güvenmeye başlamıştım.
ilk karşılaştığımız yere o günkü kıyafetlerimle gittim, çoraplarım bile aynıydı. üzerime mont almamıştım. ve sana söyledim orada bekliyorum diye. 10 dakika sonra haber verdin gelmeyeceğim git diye. ama belki merak edersin gelirsin diye düşünüp yaklaşık 2 saat orada bekledim. salağım çünkü. nerede haziran sıcağı nerede göt kesen aralık soğuğu. üzerimde mont falan da yok. güya geleceksin ve birden her şey düzelecek. andavalın allahıyım çünkü.
günler sonra öğreniyorum ki meğer bi başkası için gitmek istemişsin. ama yine de vazgeçmedim çünkü hala senin dünyanın başına gelen en güzel şey falan olduğunu düşünüyodum. karşında saatlerce ağladım, yalvardım. affetmem gerekirken affedildim. yeniden başladık.
doğum gününde sana bir bambu aldım. sabırla büyüteceksin, evet ilk başlarda sonuç vermeyecek, yüzünü güldürmeyecek ama dayanacaksın. ilişkimiz de böyle olacak dedim. şimdi o bambuya ne yaptın bilmiyorum umarım götüne falan sokmuşsundur. neyse.
mayıs ayı gibi artık çam ağaçları yüzünden bile tartışır hale gelmiştik. ama yine de mutluydum ben güya. bi problem yoktu benim için. yine 5 haziranda en ciddi tartışmamızı yaşadık. sen tanışmamızı unuttuğun için yaptığımı düşünmüştün ama sebep bu değildi. sebep aradan neredeyse 1 yıl geçmiş olmasına rağmen beni tanıyamamış olmandı. bu dönemde ananemin evine gittim, köye. çünkü bana tek iyi gelecek yer oraydı. defalarca ağlaya ağlaya konuştum seninle bitmesin diye yalvardım. ayın 28inde eve geri döndüm. son bir şans veririz belki diye. benden bana verdiğin ufak şeyleri geri istedin çünkü onlara bakıp höyküre höyküre ağlayacağımı sen de biliyordun. sonradan demek ki o kadar tanımış falan dedim ama senin haberin yok tabi. neyse.
o gün, yıldönümümüzde ayrılırken sana son bir defa sarılmak istedim. sen de biliyordun sarılmak benim için her şeydi. sevdiğim herkese sımsıkı sarılırdım. ama senin diğerlerinden farkın vardı. senin kokun, kazaklarıma ve tişörtlerime sindiğinde bir daha giymeyip asla yıkamamama sebep olan bir şeydi. o gün sana sarıldığımda bayıldım. ama henüz kendimden geçmemiştim. beni oradaki herhangi bir kaldırıma oturtup koştun. seni öyle gördüm. sonra kendimden geçmişim. uyandığımda evdeydim. ağladım. sen kaçtın ben ağladım.
sonra hayatımdan geçtiğin 1 yıllık döneme baktım. bu dönemin sonrasında hayatıma kattığın hiçbir şey olmadığını anladım. olumlu ya da olumsuz hiçbir etkin yoktu. bir hayalet gibi gelmiş öylece misafirim olup gitmiştin. sonradan en üzüldüğüm şey bu oldu zaten. keşke hayatımdan bir şey götürseydin de bir etkin olsaydı en azından.
sen benim için ilktin lan. mükemmel olmalıydın. benim için bir şeylerin anlamı olmalıydın.
ayrılmamızdan 2 ay sonra bizi en çok beğenen arkadaşınla beraber olmaya başlamışsın. bunu duyduğumda içim bile yanmadı. o an dedim ki iyi ki o gün koşarak kaçmışsın benden. iyi ki görmüşum o anı.
şimdi ne yapıyorsun, kimlerle berabersin bilmiyorum ancak lütfen seninle karşılaştığımda sana gülümsememi garipseyip gözlerimin yerine rafadan yumurta varmış gibi gibi bakma bana, suçlu hissetmene gerek yok.
gerçekten.
edit: ayrıca bir ilişkide yaşanabilecek her şeyi bana 1 yılın içinde yaşatmışsın. aldatmışsın, ihanet etmişsin, kıskanmışsın, güvenimi boşa çıkartmışsın. bunun için sana kızmıyorum. aksine minnettarım. herkes bunları ilk ilişkisinde öğrenip tecrübe kazanacak kadar şanslı olamıyor.
ha bir de öğrenmek istersen, senden sonra hiç ilişkim olmadı. yaklaşık 2 yıl aynı adamı sevdim. hayır geri zekalı seni değil, onu. sonra onun bi sevgilisi oldu, kız da benim çok sevdiğim bir arkadaşım ayrıca. işte bu çok acı verdi. ama sonra onu da atlattım. şimdi ikisi de gerçekten kendimden çok değer verdiğim arkadaşlarım. fakat bu başka bir yazının konusu ve seni de pek ilgilendirmiyor. öpüyorum, hoşçakal.
aynı ayın 28inde duygularını bana açtın ve ben de sana karşılık verdim. evet ilktin, hiçbir şey bilmiyordum, yaptığım tek şey aptal aptal sırıtmaktı. tamam kabul ilk başlarda duygularımdan tam olarak emin değildim ama yine de hissediyordum hani seni. sorumluluklarımı biliyordum. her şey güzel giderken aralık ayında benden ayrılmak istediğini söyledin. vurgun yemişe döndüm, ne yapacağımı şaşırdım çünkü sana güvenmeye başlamıştım.
ilk karşılaştığımız yere o günkü kıyafetlerimle gittim, çoraplarım bile aynıydı. üzerime mont almamıştım. ve sana söyledim orada bekliyorum diye. 10 dakika sonra haber verdin gelmeyeceğim git diye. ama belki merak edersin gelirsin diye düşünüp yaklaşık 2 saat orada bekledim. salağım çünkü. nerede haziran sıcağı nerede göt kesen aralık soğuğu. üzerimde mont falan da yok. güya geleceksin ve birden her şey düzelecek. andavalın allahıyım çünkü.
günler sonra öğreniyorum ki meğer bi başkası için gitmek istemişsin. ama yine de vazgeçmedim çünkü hala senin dünyanın başına gelen en güzel şey falan olduğunu düşünüyodum. karşında saatlerce ağladım, yalvardım. affetmem gerekirken affedildim. yeniden başladık.
doğum gününde sana bir bambu aldım. sabırla büyüteceksin, evet ilk başlarda sonuç vermeyecek, yüzünü güldürmeyecek ama dayanacaksın. ilişkimiz de böyle olacak dedim. şimdi o bambuya ne yaptın bilmiyorum umarım götüne falan sokmuşsundur. neyse.
mayıs ayı gibi artık çam ağaçları yüzünden bile tartışır hale gelmiştik. ama yine de mutluydum ben güya. bi problem yoktu benim için. yine 5 haziranda en ciddi tartışmamızı yaşadık. sen tanışmamızı unuttuğun için yaptığımı düşünmüştün ama sebep bu değildi. sebep aradan neredeyse 1 yıl geçmiş olmasına rağmen beni tanıyamamış olmandı. bu dönemde ananemin evine gittim, köye. çünkü bana tek iyi gelecek yer oraydı. defalarca ağlaya ağlaya konuştum seninle bitmesin diye yalvardım. ayın 28inde eve geri döndüm. son bir şans veririz belki diye. benden bana verdiğin ufak şeyleri geri istedin çünkü onlara bakıp höyküre höyküre ağlayacağımı sen de biliyordun. sonradan demek ki o kadar tanımış falan dedim ama senin haberin yok tabi. neyse.
o gün, yıldönümümüzde ayrılırken sana son bir defa sarılmak istedim. sen de biliyordun sarılmak benim için her şeydi. sevdiğim herkese sımsıkı sarılırdım. ama senin diğerlerinden farkın vardı. senin kokun, kazaklarıma ve tişörtlerime sindiğinde bir daha giymeyip asla yıkamamama sebep olan bir şeydi. o gün sana sarıldığımda bayıldım. ama henüz kendimden geçmemiştim. beni oradaki herhangi bir kaldırıma oturtup koştun. seni öyle gördüm. sonra kendimden geçmişim. uyandığımda evdeydim. ağladım. sen kaçtın ben ağladım.
sonra hayatımdan geçtiğin 1 yıllık döneme baktım. bu dönemin sonrasında hayatıma kattığın hiçbir şey olmadığını anladım. olumlu ya da olumsuz hiçbir etkin yoktu. bir hayalet gibi gelmiş öylece misafirim olup gitmiştin. sonradan en üzüldüğüm şey bu oldu zaten. keşke hayatımdan bir şey götürseydin de bir etkin olsaydı en azından.
sen benim için ilktin lan. mükemmel olmalıydın. benim için bir şeylerin anlamı olmalıydın.
ayrılmamızdan 2 ay sonra bizi en çok beğenen arkadaşınla beraber olmaya başlamışsın. bunu duyduğumda içim bile yanmadı. o an dedim ki iyi ki o gün koşarak kaçmışsın benden. iyi ki görmüşum o anı.
şimdi ne yapıyorsun, kimlerle berabersin bilmiyorum ancak lütfen seninle karşılaştığımda sana gülümsememi garipseyip gözlerimin yerine rafadan yumurta varmış gibi gibi bakma bana, suçlu hissetmene gerek yok.
gerçekten.
edit: ayrıca bir ilişkide yaşanabilecek her şeyi bana 1 yılın içinde yaşatmışsın. aldatmışsın, ihanet etmişsin, kıskanmışsın, güvenimi boşa çıkartmışsın. bunun için sana kızmıyorum. aksine minnettarım. herkes bunları ilk ilişkisinde öğrenip tecrübe kazanacak kadar şanslı olamıyor.
ha bir de öğrenmek istersen, senden sonra hiç ilişkim olmadı. yaklaşık 2 yıl aynı adamı sevdim. hayır geri zekalı seni değil, onu. sonra onun bi sevgilisi oldu, kız da benim çok sevdiğim bir arkadaşım ayrıca. işte bu çok acı verdi. ama sonra onu da atlattım. şimdi ikisi de gerçekten kendimden çok değer verdiğim arkadaşlarım. fakat bu başka bir yazının konusu ve seni de pek ilgilendirmiyor. öpüyorum, hoşçakal.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar