bugün

bir perişanlık yoklaması

anlamazlar kanatsız uçmaya çalışan kuşun ızdırabını, atarlar fors gördükleri metaları önlerine..duyulmaz zannederler çoğu zaman onların acılarını, yoklukta boşluk ses çıkartır oysa..su olup akarlar kiraz bahçesinde, uğramazlar kıymete mahale cehaletle..olur her bir şeyleri umarsız takındıkları tavırları gölgesinde, bilmezler kara bulutların ağır sessiz nemini kucaklayanların ızdırabını..güneşi sıvamazlar balçıkla çamurları hissetmezler ayalarında görmezler denizin köpüğünü koklayamazlar iyotu, pis kokunun işlediği yararsız burunlarıyla..el sallayamazlar giden geminin ardından zincirli olup anlayamadıkları elleri ile, devşirirler kendilerini içinde bulundukları onca berrak ab ı hayat zerresinin varlığına inat..yosun yosun kokan balığı anlamazlar hiç hissetmezler dayanıklıklarını bünyelerinde, kıyarlar cana bir düğüm atılmış ağ misali..çıkartmazlar nefese onları, alamadıkları için hazzın zerresini damarlarında..tutarsızlık işler normal olana nispet edercesine, anbean doyumsuzluğu kucaklarlar bütün hücreleri ile yetinebileceklere hak tanımamak dürtüsü ile..ve umudu itelerler her daim kokuşmuş yürekleri vahşiler tarafından kuşatılmış halde..
© copyright 2005 - 2026