bugün
- tai lung10
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması5
- darıca da bulunan 3 cesedin kimlikleri10
- dolar isterse 100 olsun15
- doları 100 lira yapıp iki sıfır atmak5
- sabahları nefret edilen şeyler5
- ölmedeyiz uludağ sözlük10
- 1 tl nasıl 1 milyon oldu3
- ayvalık tostu7
- 2026 ekonomik krizi19
- sözlük yazarlarının 2027 kararları11
- pkk yasası butlandır2
- çadırda yaşamak2
- troll yazarları artı oyla cezalandırmak2
- lastik alırken nelere dikkat etmek gerek2
- nilgün marmara3
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler8
- zamları altına endeksleyen esnaf2
- kaşarlı tost4
- evde soğuk kahve yapımı10
- adblue2
- saç kestirme perileri3
- attila ilhan3
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar11
- arkadaşlar iyileştim2
- velvet52
- ömer çelik ten israil e1 planı açıklaması2
- vincenzo italiano2
- israile atom bombası atmak8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı3
- reis3
- kadın4
- yemeksepetinde sipariş saati olmaması3
- uzaylılar3
- sevgili2
- aleksey batrakov29
- sözlüğün en harbi kızı9
- yaşlı vatandaşlar günü2
- yazarların favori giyim markası14
- migros'a sorulacak tek soru24
- osuruktan şiirler61
- ad kavmi2
- harut ve marut2
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim10
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar10
- insan olmaya ceyrek kala15
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak10
- sözlüğün en harbi erkeği7
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- inanılmaz sıkıcısınız ya6
sene 2009 üniversitedeyim o zamanlar.. daha önce böyle aile hasreti, özlemi çeken biri olmadım hiç.. en fazla evden uzaklığım 1-2 hafta oldu o da tatilde falan.. ev arkadaşımın biri normal öğretim diğeri benimle aynı sınıfta ancak uyuyor.. yanlış hatırlamıyorsam vize haftası veya final öyle bir şey ama saat sabaha dayanmış.. bir yandan hafif müzik dinliyorum bir yandan ders çalışıyorum bilgisayar başında.. winamp bu şarkıyı çalmayı başladı sonra.. daha önce çok dinledim, çok sevdim ama o an şarkının ne kadar koyduğunu anladım..
"dardayım yalanım yok.. baskın yedim gün gece.." diye girdi ahmet abi.. her şeyi bıraktım bir anda resmen boşluğa düştüm.. hani cız etti lan içim anlatılmaz, dökülmez kelimelere.. siktir ettim o an her şeyi.. sonra devam etti ahmet abi..
"örselendi aşklarım, üstelik bir uzak diyardayım.." iyice kaptırdım kendimi artık.. bildiğin zaman geçmiyor sanki kalakaldım öyle.. ne yaptığını ne dediğini bilmez bir hale büründüm.. o acı hafif hafif artmaya başladı.. ve sonra vurdu ahmet abi..
"günaydın annecim, günaydın babacım yine sabah oluyor.. evde sabah olmaz deme, orada günler geçmez deme.. içime sancı doğuyor.."
ve gözlerden yaşlar süzüldü birer birer.. hafif bir hıçkırık, birbirine vuran dişler ve titreyen bir çene.. hayat hayat olmaktan çıktı o an.. o an sadece acı vardı.. o an sadece hasret vardı.. işte o zaman anladım ailenin değerini, hasretin acısını..
ilk işim temiz bir kağıt bulup bu sözleri yazıp babama ve anneme göndermek oldu ayrı ayrı.. ondan sonra 2 gün boyunca babam hiç aramadı, annem sadece ağlayarak aradı beni.. babamı sormadım bende.. üniversiteden geldikten sonra bir gün babamın cüzdanını açmak durumunda kaldım.. cüzdanında ailecek fotoğrafımızın altında benim yazdığım kağıdı gördüm.. ıslanmış, dağılmış mürekkep.. direk anneme koştum dedim ne bu? niye böyle.. babam o kağıtla uyumuş 2 gece ağlayarak.. ne ben bunu babama söyleyebildim, ne babam bunu bana itiraf edebildi..
ne zaman sinirlensek birbirimize, bağırsak.. tartışsak.. odama geçip kapıyı kapattığım an o ıslak kağıt gelir aklıma.. ben ne zaman odama çekilsem, kapımın sesi duyulsa salondan bilirim o ıslak kağıt gelir aklına babamın..
ya ahmet abi işte sen böyle bir parça yaptın.. sen o kadar güzel bir insansın ki sen bana ailesi sevgisi neymiş, nasılmış onu anlattın..
"dardayım yalanım yok.. baskın yedim gün gece.." diye girdi ahmet abi.. her şeyi bıraktım bir anda resmen boşluğa düştüm.. hani cız etti lan içim anlatılmaz, dökülmez kelimelere.. siktir ettim o an her şeyi.. sonra devam etti ahmet abi..
"örselendi aşklarım, üstelik bir uzak diyardayım.." iyice kaptırdım kendimi artık.. bildiğin zaman geçmiyor sanki kalakaldım öyle.. ne yaptığını ne dediğini bilmez bir hale büründüm.. o acı hafif hafif artmaya başladı.. ve sonra vurdu ahmet abi..
"günaydın annecim, günaydın babacım yine sabah oluyor.. evde sabah olmaz deme, orada günler geçmez deme.. içime sancı doğuyor.."
ve gözlerden yaşlar süzüldü birer birer.. hafif bir hıçkırık, birbirine vuran dişler ve titreyen bir çene.. hayat hayat olmaktan çıktı o an.. o an sadece acı vardı.. o an sadece hasret vardı.. işte o zaman anladım ailenin değerini, hasretin acısını..
ilk işim temiz bir kağıt bulup bu sözleri yazıp babama ve anneme göndermek oldu ayrı ayrı.. ondan sonra 2 gün boyunca babam hiç aramadı, annem sadece ağlayarak aradı beni.. babamı sormadım bende.. üniversiteden geldikten sonra bir gün babamın cüzdanını açmak durumunda kaldım.. cüzdanında ailecek fotoğrafımızın altında benim yazdığım kağıdı gördüm.. ıslanmış, dağılmış mürekkep.. direk anneme koştum dedim ne bu? niye böyle.. babam o kağıtla uyumuş 2 gece ağlayarak.. ne ben bunu babama söyleyebildim, ne babam bunu bana itiraf edebildi..
ne zaman sinirlensek birbirimize, bağırsak.. tartışsak.. odama geçip kapıyı kapattığım an o ıslak kağıt gelir aklıma.. ben ne zaman odama çekilsem, kapımın sesi duyulsa salondan bilirim o ıslak kağıt gelir aklına babamın..
ya ahmet abi işte sen böyle bir parça yaptın.. sen o kadar güzel bir insansın ki sen bana ailesi sevgisi neymiş, nasılmış onu anlattın..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar