bugün
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar9
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam9
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi12
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu6
- yazarlara verilmiş lakaplar12
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz11
- sizce ben güzel miyim5
- erkekleri taciz eden kadın6
- uzay neyin içerisinde genişliyor4
- kale3112 nickli sözlük yazarı2
- karanlık kafese inen ruh kuşu3
- kadınların daha hayvansever olduğu gerçeği3
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi2
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum5
- güzel satranç oynayan kız var mıdır3
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler5
- tulumba tatlısı2
- pandela44
- ai analizin tavsiyelerine kulak vermek2
- en son gelen mesaj2
- polisin ters kelepçe takabileceği durumlar4
- başlıkların silinme sebepleri3
- son kitaptan öncekiler bozulsun diye mi yaratıldı3
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- kemal kılıçdaroğlu11
- ev kedisi2
- alttaki yazar ile kafes dövüşü yapıyoruz2
- ali haydar fırat2
- ai analiz2
- sıla türkoğlu2
- evlendikten sonra 100 kiloyu geçen kadınlar2
- ben geldim naneler19
- 35 yaşında ölmek6
- sen pipittinoğulları gelinisin unutma2
- sözlükte flörtleşmek18
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- malum sözlük2
- izafiyet teorisi2
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- ferdi özbeğen9
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- x in memeleri5
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- iplenmeyen yazarlar2
- devlet kim lan7
- iphone kullanan insan2
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- wednesdayin annesi8
sene 2009 üniversitedeyim o zamanlar.. daha önce böyle aile hasreti, özlemi çeken biri olmadım hiç.. en fazla evden uzaklığım 1-2 hafta oldu o da tatilde falan.. ev arkadaşımın biri normal öğretim diğeri benimle aynı sınıfta ancak uyuyor.. yanlış hatırlamıyorsam vize haftası veya final öyle bir şey ama saat sabaha dayanmış.. bir yandan hafif müzik dinliyorum bir yandan ders çalışıyorum bilgisayar başında.. winamp bu şarkıyı çalmayı başladı sonra.. daha önce çok dinledim, çok sevdim ama o an şarkının ne kadar koyduğunu anladım..
"dardayım yalanım yok.. baskın yedim gün gece.." diye girdi ahmet abi.. her şeyi bıraktım bir anda resmen boşluğa düştüm.. hani cız etti lan içim anlatılmaz, dökülmez kelimelere.. siktir ettim o an her şeyi.. sonra devam etti ahmet abi..
"örselendi aşklarım, üstelik bir uzak diyardayım.." iyice kaptırdım kendimi artık.. bildiğin zaman geçmiyor sanki kalakaldım öyle.. ne yaptığını ne dediğini bilmez bir hale büründüm.. o acı hafif hafif artmaya başladı.. ve sonra vurdu ahmet abi..
"günaydın annecim, günaydın babacım yine sabah oluyor.. evde sabah olmaz deme, orada günler geçmez deme.. içime sancı doğuyor.."
ve gözlerden yaşlar süzüldü birer birer.. hafif bir hıçkırık, birbirine vuran dişler ve titreyen bir çene.. hayat hayat olmaktan çıktı o an.. o an sadece acı vardı.. o an sadece hasret vardı.. işte o zaman anladım ailenin değerini, hasretin acısını..
ilk işim temiz bir kağıt bulup bu sözleri yazıp babama ve anneme göndermek oldu ayrı ayrı.. ondan sonra 2 gün boyunca babam hiç aramadı, annem sadece ağlayarak aradı beni.. babamı sormadım bende.. üniversiteden geldikten sonra bir gün babamın cüzdanını açmak durumunda kaldım.. cüzdanında ailecek fotoğrafımızın altında benim yazdığım kağıdı gördüm.. ıslanmış, dağılmış mürekkep.. direk anneme koştum dedim ne bu? niye böyle.. babam o kağıtla uyumuş 2 gece ağlayarak.. ne ben bunu babama söyleyebildim, ne babam bunu bana itiraf edebildi..
ne zaman sinirlensek birbirimize, bağırsak.. tartışsak.. odama geçip kapıyı kapattığım an o ıslak kağıt gelir aklıma.. ben ne zaman odama çekilsem, kapımın sesi duyulsa salondan bilirim o ıslak kağıt gelir aklına babamın..
ya ahmet abi işte sen böyle bir parça yaptın.. sen o kadar güzel bir insansın ki sen bana ailesi sevgisi neymiş, nasılmış onu anlattın..
"dardayım yalanım yok.. baskın yedim gün gece.." diye girdi ahmet abi.. her şeyi bıraktım bir anda resmen boşluğa düştüm.. hani cız etti lan içim anlatılmaz, dökülmez kelimelere.. siktir ettim o an her şeyi.. sonra devam etti ahmet abi..
"örselendi aşklarım, üstelik bir uzak diyardayım.." iyice kaptırdım kendimi artık.. bildiğin zaman geçmiyor sanki kalakaldım öyle.. ne yaptığını ne dediğini bilmez bir hale büründüm.. o acı hafif hafif artmaya başladı.. ve sonra vurdu ahmet abi..
"günaydın annecim, günaydın babacım yine sabah oluyor.. evde sabah olmaz deme, orada günler geçmez deme.. içime sancı doğuyor.."
ve gözlerden yaşlar süzüldü birer birer.. hafif bir hıçkırık, birbirine vuran dişler ve titreyen bir çene.. hayat hayat olmaktan çıktı o an.. o an sadece acı vardı.. o an sadece hasret vardı.. işte o zaman anladım ailenin değerini, hasretin acısını..
ilk işim temiz bir kağıt bulup bu sözleri yazıp babama ve anneme göndermek oldu ayrı ayrı.. ondan sonra 2 gün boyunca babam hiç aramadı, annem sadece ağlayarak aradı beni.. babamı sormadım bende.. üniversiteden geldikten sonra bir gün babamın cüzdanını açmak durumunda kaldım.. cüzdanında ailecek fotoğrafımızın altında benim yazdığım kağıdı gördüm.. ıslanmış, dağılmış mürekkep.. direk anneme koştum dedim ne bu? niye böyle.. babam o kağıtla uyumuş 2 gece ağlayarak.. ne ben bunu babama söyleyebildim, ne babam bunu bana itiraf edebildi..
ne zaman sinirlensek birbirimize, bağırsak.. tartışsak.. odama geçip kapıyı kapattığım an o ıslak kağıt gelir aklıma.. ben ne zaman odama çekilsem, kapımın sesi duyulsa salondan bilirim o ıslak kağıt gelir aklına babamın..
ya ahmet abi işte sen böyle bir parça yaptın.. sen o kadar güzel bir insansın ki sen bana ailesi sevgisi neymiş, nasılmış onu anlattın..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar