bugün
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- gocu nerede7
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak8
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak4
- nickli başlık açanlar kucağa alınacak3
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- bir kadının en güzel bölgesi13
- gocu'nun heykeli4
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi6
- iran'ın abd üslerine misilleme saldırıları2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak4
- true'nun iyice zıvanadan çıkması7
- dünyanın en güzel tatlısı12
- true namussuzdur2
- allah varsa beni milli yapsın4
- uludağ sözlük cs 1 6 zirvesi2
- barış yarkadaş2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları10
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- true'nun maaşı2
- true nickli namussuz kadın düşkünü2
- maruf güneş4
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- balık ekmek2
- netanyahu'dan arjantin'e destek2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- insanlığın kötülüklerini allah yok'a bağlamak2
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- allah neden cinselliği yarattı2
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi4
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- türklerin başarıları2
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- regl dönemi dengesizlikleri4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- oğuzhan uğur7
- türklerin ileri olduğu konular21
- ruhi çenet2
- memecoin2
- deniz göktaş2
- tron coin2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- vantilatörü kendine çevirmek10
- ezgi dalgıç2
gücü tükenmek üzereydi. güç bela yerden kalktı, dizlerinin üstüne çöktü. etrafına bakınmayı denedi fakat yüzüne gelen kumlar, görüşünü engelliyordu. sırtını verdi fırtınaya. gözlerini kırpıştırdı. gözüne batan şey canını çok yakıyordu. göz kapağı... canını acıtan şey; yüzüne çarpan metal levhanın ortadan ikiye ayırdığı sağ göz kapağıydı. bir yarısı neredeyse gözünün içine kadar girmiş, diğer yarısıysa öne doğru bükülmüştü.
öylesine bitmişti ki artık, son dakikalarını yaşadığını düşündü. kollarını güçlükle kımıldatıp avuçlarını açtı. parmaklarına baktı. gördüğü manzaradan ürktü. sol elinin küçük parmağıyla hemen yanındaki parmak çoktan kopmuştu bile. parmak köklerinden, cızırdayan renkli kablolar fışkırmıştı avcunun içine. sağ kalan parmaklarını teker teker oynatmayı denedi. başta olmadı. sonra baş olan hafif kıpırdandı. hatta şimdi çok da güzel oynuyordu. fakat diğer ikisi hala kontrol dışıydı. hala gri, hala metal. istemsiz hareket ettikleri için birbirlerine sürtüp küçük kıvılcımlarla birlikte iç gıcıklayıcı sesler çıkartıyorlardı. parmak arasından fırlayıp yüzüne çarpan kıpkızıl ama cılız kıvılcımdan ürktü. nedense düşündü:
- yumruk yaptığım zaman üstte kalan parmak neden hep baş parmak?
-(iç ses): sahi gerçekten öyle mi?
- sakın bana nasıl yumruk atman gerektiğini bilmediğini söyleme. baş parmak daima üsttedir. onu diğerlerinin altına alırsan yeterince hızlı vuramassın, bunu sen de biliyosun.
- tabii ya. haklısın. tıpkı "düzen"deki gibi. diğerlerini güçlü kılan bir baş, mutlaka gerekli!
- kesinlikle... aslına bakarsan, görünüşte diğerleri daha güçlü, daha uzun, daha birlik baş olandan. cidden, neden rahat olan baş parmak? baksana, onun hareket alanı çok daha geniş. o çok daha özgür. neden böyle?
- kes zırvalamayı. ölüyorum ben. hem de bir hiç uğruna. onlar ölmemi istediği için ölüyorum. şu halime bir bak. bak işte bitti her şey.
sahi, ben ne zaman robot oldum? ne zamandan beri savaşıyorum?
onların değerleri ne zaman benim kavgam oldu? sorgusuz sualsiz yaptım isteneni.
"itaat!"
itaat her şeydir. itaat, ekmek. su. itaat hayat.
ben de itaat ettim yaşamak için. evet. kapadım gözlerimi olan bitene ve itaat ettim.
kahrolası gözlerim...
göz kapağını çekti aldı. rüzgara bıraktı.
ama tamam. hiç değilse son nefesimde. erirken metal zırhım... artık özgürüm ben! özgür bir "insan" olarak vericem son nefesimi. belki biri beni bulur, parmaklarıma bakar ve dünyayı değiştirir.
sol eline baktı. dişlerini gıcırdattı. ani bir hareketle baş parmağını ağzına soktu ve bir vahşi köpek gibi koparıp yere tükürdü onu. sona kalan 2 parmağını yukarı kaldırdı. barış işaretiydi bu. kimi için zafer, kimi için barış. ne kadar ayrı ikisi birbirinden. barış işaretiydi bu! son kez, var gücüyle haykırdı gökyüzüne. sesi daha önce hiç bu kadar gür çıkmamıştı. fakat onu duyabilen tek kişi yine kendisiydi. öylesine kendine bir çığlıktı ki bu, kimse hala bilmiyor ne dediğini.
kimse duymadı ama, belki bir gün biri onu bulur. parmaklarına bakar... ve dünyayı değiştirir.
umalım da o gün çabuk gelsin.
öylesine bitmişti ki artık, son dakikalarını yaşadığını düşündü. kollarını güçlükle kımıldatıp avuçlarını açtı. parmaklarına baktı. gördüğü manzaradan ürktü. sol elinin küçük parmağıyla hemen yanındaki parmak çoktan kopmuştu bile. parmak köklerinden, cızırdayan renkli kablolar fışkırmıştı avcunun içine. sağ kalan parmaklarını teker teker oynatmayı denedi. başta olmadı. sonra baş olan hafif kıpırdandı. hatta şimdi çok da güzel oynuyordu. fakat diğer ikisi hala kontrol dışıydı. hala gri, hala metal. istemsiz hareket ettikleri için birbirlerine sürtüp küçük kıvılcımlarla birlikte iç gıcıklayıcı sesler çıkartıyorlardı. parmak arasından fırlayıp yüzüne çarpan kıpkızıl ama cılız kıvılcımdan ürktü. nedense düşündü:
- yumruk yaptığım zaman üstte kalan parmak neden hep baş parmak?
-(iç ses): sahi gerçekten öyle mi?
- sakın bana nasıl yumruk atman gerektiğini bilmediğini söyleme. baş parmak daima üsttedir. onu diğerlerinin altına alırsan yeterince hızlı vuramassın, bunu sen de biliyosun.
- tabii ya. haklısın. tıpkı "düzen"deki gibi. diğerlerini güçlü kılan bir baş, mutlaka gerekli!
- kesinlikle... aslına bakarsan, görünüşte diğerleri daha güçlü, daha uzun, daha birlik baş olandan. cidden, neden rahat olan baş parmak? baksana, onun hareket alanı çok daha geniş. o çok daha özgür. neden böyle?
- kes zırvalamayı. ölüyorum ben. hem de bir hiç uğruna. onlar ölmemi istediği için ölüyorum. şu halime bir bak. bak işte bitti her şey.
sahi, ben ne zaman robot oldum? ne zamandan beri savaşıyorum?
onların değerleri ne zaman benim kavgam oldu? sorgusuz sualsiz yaptım isteneni.
"itaat!"
itaat her şeydir. itaat, ekmek. su. itaat hayat.
ben de itaat ettim yaşamak için. evet. kapadım gözlerimi olan bitene ve itaat ettim.
kahrolası gözlerim...
göz kapağını çekti aldı. rüzgara bıraktı.
ama tamam. hiç değilse son nefesimde. erirken metal zırhım... artık özgürüm ben! özgür bir "insan" olarak vericem son nefesimi. belki biri beni bulur, parmaklarıma bakar ve dünyayı değiştirir.
sol eline baktı. dişlerini gıcırdattı. ani bir hareketle baş parmağını ağzına soktu ve bir vahşi köpek gibi koparıp yere tükürdü onu. sona kalan 2 parmağını yukarı kaldırdı. barış işaretiydi bu. kimi için zafer, kimi için barış. ne kadar ayrı ikisi birbirinden. barış işaretiydi bu! son kez, var gücüyle haykırdı gökyüzüne. sesi daha önce hiç bu kadar gür çıkmamıştı. fakat onu duyabilen tek kişi yine kendisiydi. öylesine kendine bir çığlıktı ki bu, kimse hala bilmiyor ne dediğini.
kimse duymadı ama, belki bir gün biri onu bulur. parmaklarına bakar... ve dünyayı değiştirir.
umalım da o gün çabuk gelsin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar