bugün
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası7
- ilişkiye ara vermek10
- ofis pornosu12
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek7
- kolye142
- bu saatte yemek yemek8
- asansörde konuşmama kuralı8
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- cam açık ve çıplak uyumak4
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri4
- sevgiliden ayrılamama nedenleri2
- kadınların yedekte erkek tutması3
- sevgiliden ayrilamayip onun terk etmesini beklemek2
- marka giyinmek8
- siyah saçlı beyaz tenli kız8
- migren4
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- gerçekten iğrenç bir hayat2
- gecelerin kötü olması2
- şargoz2
- kaybolan çorabın teki3
- hayatın acı gerçekleri6
- nervionun mavi gözleri11
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bik bik'in hacker'a yemek yapması18
- aşk13
- ona bir şey söyle13
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- cep telefonu22
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- nokia20
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- teselli vermek6
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- bik bik'in kraliçe olması10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
gücü tükenmek üzereydi. güç bela yerden kalktı, dizlerinin üstüne çöktü. etrafına bakınmayı denedi fakat yüzüne gelen kumlar, görüşünü engelliyordu. sırtını verdi fırtınaya. gözlerini kırpıştırdı. gözüne batan şey canını çok yakıyordu. göz kapağı... canını acıtan şey; yüzüne çarpan metal levhanın ortadan ikiye ayırdığı sağ göz kapağıydı. bir yarısı neredeyse gözünün içine kadar girmiş, diğer yarısıysa öne doğru bükülmüştü.
öylesine bitmişti ki artık, son dakikalarını yaşadığını düşündü. kollarını güçlükle kımıldatıp avuçlarını açtı. parmaklarına baktı. gördüğü manzaradan ürktü. sol elinin küçük parmağıyla hemen yanındaki parmak çoktan kopmuştu bile. parmak köklerinden, cızırdayan renkli kablolar fışkırmıştı avcunun içine. sağ kalan parmaklarını teker teker oynatmayı denedi. başta olmadı. sonra baş olan hafif kıpırdandı. hatta şimdi çok da güzel oynuyordu. fakat diğer ikisi hala kontrol dışıydı. hala gri, hala metal. istemsiz hareket ettikleri için birbirlerine sürtüp küçük kıvılcımlarla birlikte iç gıcıklayıcı sesler çıkartıyorlardı. parmak arasından fırlayıp yüzüne çarpan kıpkızıl ama cılız kıvılcımdan ürktü. nedense düşündü:
- yumruk yaptığım zaman üstte kalan parmak neden hep baş parmak?
-(iç ses): sahi gerçekten öyle mi?
- sakın bana nasıl yumruk atman gerektiğini bilmediğini söyleme. baş parmak daima üsttedir. onu diğerlerinin altına alırsan yeterince hızlı vuramassın, bunu sen de biliyosun.
- tabii ya. haklısın. tıpkı "düzen"deki gibi. diğerlerini güçlü kılan bir baş, mutlaka gerekli!
- kesinlikle... aslına bakarsan, görünüşte diğerleri daha güçlü, daha uzun, daha birlik baş olandan. cidden, neden rahat olan baş parmak? baksana, onun hareket alanı çok daha geniş. o çok daha özgür. neden böyle?
- kes zırvalamayı. ölüyorum ben. hem de bir hiç uğruna. onlar ölmemi istediği için ölüyorum. şu halime bir bak. bak işte bitti her şey.
sahi, ben ne zaman robot oldum? ne zamandan beri savaşıyorum?
onların değerleri ne zaman benim kavgam oldu? sorgusuz sualsiz yaptım isteneni.
"itaat!"
itaat her şeydir. itaat, ekmek. su. itaat hayat.
ben de itaat ettim yaşamak için. evet. kapadım gözlerimi olan bitene ve itaat ettim.
kahrolası gözlerim...
göz kapağını çekti aldı. rüzgara bıraktı.
ama tamam. hiç değilse son nefesimde. erirken metal zırhım... artık özgürüm ben! özgür bir "insan" olarak vericem son nefesimi. belki biri beni bulur, parmaklarıma bakar ve dünyayı değiştirir.
sol eline baktı. dişlerini gıcırdattı. ani bir hareketle baş parmağını ağzına soktu ve bir vahşi köpek gibi koparıp yere tükürdü onu. sona kalan 2 parmağını yukarı kaldırdı. barış işaretiydi bu. kimi için zafer, kimi için barış. ne kadar ayrı ikisi birbirinden. barış işaretiydi bu! son kez, var gücüyle haykırdı gökyüzüne. sesi daha önce hiç bu kadar gür çıkmamıştı. fakat onu duyabilen tek kişi yine kendisiydi. öylesine kendine bir çığlıktı ki bu, kimse hala bilmiyor ne dediğini.
kimse duymadı ama, belki bir gün biri onu bulur. parmaklarına bakar... ve dünyayı değiştirir.
umalım da o gün çabuk gelsin.
öylesine bitmişti ki artık, son dakikalarını yaşadığını düşündü. kollarını güçlükle kımıldatıp avuçlarını açtı. parmaklarına baktı. gördüğü manzaradan ürktü. sol elinin küçük parmağıyla hemen yanındaki parmak çoktan kopmuştu bile. parmak köklerinden, cızırdayan renkli kablolar fışkırmıştı avcunun içine. sağ kalan parmaklarını teker teker oynatmayı denedi. başta olmadı. sonra baş olan hafif kıpırdandı. hatta şimdi çok da güzel oynuyordu. fakat diğer ikisi hala kontrol dışıydı. hala gri, hala metal. istemsiz hareket ettikleri için birbirlerine sürtüp küçük kıvılcımlarla birlikte iç gıcıklayıcı sesler çıkartıyorlardı. parmak arasından fırlayıp yüzüne çarpan kıpkızıl ama cılız kıvılcımdan ürktü. nedense düşündü:
- yumruk yaptığım zaman üstte kalan parmak neden hep baş parmak?
-(iç ses): sahi gerçekten öyle mi?
- sakın bana nasıl yumruk atman gerektiğini bilmediğini söyleme. baş parmak daima üsttedir. onu diğerlerinin altına alırsan yeterince hızlı vuramassın, bunu sen de biliyosun.
- tabii ya. haklısın. tıpkı "düzen"deki gibi. diğerlerini güçlü kılan bir baş, mutlaka gerekli!
- kesinlikle... aslına bakarsan, görünüşte diğerleri daha güçlü, daha uzun, daha birlik baş olandan. cidden, neden rahat olan baş parmak? baksana, onun hareket alanı çok daha geniş. o çok daha özgür. neden böyle?
- kes zırvalamayı. ölüyorum ben. hem de bir hiç uğruna. onlar ölmemi istediği için ölüyorum. şu halime bir bak. bak işte bitti her şey.
sahi, ben ne zaman robot oldum? ne zamandan beri savaşıyorum?
onların değerleri ne zaman benim kavgam oldu? sorgusuz sualsiz yaptım isteneni.
"itaat!"
itaat her şeydir. itaat, ekmek. su. itaat hayat.
ben de itaat ettim yaşamak için. evet. kapadım gözlerimi olan bitene ve itaat ettim.
kahrolası gözlerim...
göz kapağını çekti aldı. rüzgara bıraktı.
ama tamam. hiç değilse son nefesimde. erirken metal zırhım... artık özgürüm ben! özgür bir "insan" olarak vericem son nefesimi. belki biri beni bulur, parmaklarıma bakar ve dünyayı değiştirir.
sol eline baktı. dişlerini gıcırdattı. ani bir hareketle baş parmağını ağzına soktu ve bir vahşi köpek gibi koparıp yere tükürdü onu. sona kalan 2 parmağını yukarı kaldırdı. barış işaretiydi bu. kimi için zafer, kimi için barış. ne kadar ayrı ikisi birbirinden. barış işaretiydi bu! son kez, var gücüyle haykırdı gökyüzüne. sesi daha önce hiç bu kadar gür çıkmamıştı. fakat onu duyabilen tek kişi yine kendisiydi. öylesine kendine bir çığlıktı ki bu, kimse hala bilmiyor ne dediğini.
kimse duymadı ama, belki bir gün biri onu bulur. parmaklarına bakar... ve dünyayı değiştirir.
umalım da o gün çabuk gelsin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar