bugün
- poğaca ile kahvaltı yapmak2
- osint metodolojisi2
- reis2
- ey insan3
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- mikroplastik kirliliği2
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- gocu beyin günü aydın olsun2
- eşitlik mi özgürlük mü8
- ekşi sözlük referans17
- farklı alemlere yolculuk2
- yaşlandığının farkına varmak9
- türkiye10
- ekonomi8
- mekke anlaşması20
- recep tayyip erdoğan7
- gammazlığı elinden alınan yazar14
- müzik dinlemek5
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- dağ evi olmayan erkek5
- sözlüğün çok durgun olması6
- sözlük yazarlarının kekleri5
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- kainattaki değişim2
- asosyal ve çirkin olmak4
- sonradan olma2
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- sıcak hava vs soğuk hava6
- tarım3
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- kartoncu birader vs erecto bey3
- günlük tutan erkek19
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- evlenmeme nedenleri5
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- clean girl akımı4
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- sigara içmeyen erkek4
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- cansever19
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- yahudilere sallayan kitaplar3
- yanlışlıkla gey olmak9
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- hutiler suudlara saldırdı ne olacak4
- ulu parti5
Dr. Bernard N. Natonson kürtajın uygulanış safhalarını bir filme çektirip yorumladı: ” Kürtajın yapılma safhaları hassas aletler ve
ultrasonla filme çekildi. Kürtajı yapan evli olmayan genç bir doktordu. iki ayrı kürtaj kliniğinde çalışıyordu ve 10.000 ‘e yakın kürtaj yapmıştı.
Kendisinden filmin editörü olmasını istedik.kabul etti. Filmi seyretti, editör oldu ama odadan çıktıktan sonra bir daha kürtaj yapmadı . Kamerayla çekim yapacak kadın da özel olarak seçilmişti. Bu kadın kürtajı şiddetle savunan bir feministti.
Ancak kendi eliyle görüntüldiği filmi seyrettikten sonra kürtajla ilgili konularda hiçbir tartışmaya katılmadı. filmde önce bebek ana rahminde rahatça hareket ederken görüntüleniyor.Kürtajı yapan kişi rahme müdahele ettiği zaman çocuk bir an dona kalıyor.
Müdahelenin aksi istikametine, rahmin diğer tarafına doğru kaçmaya çalışıyor.Kalp atışları 140′tan 200′e çıkıyor.Kürtaj yapan kişi çocuğu ararken çocuğun dehşetle ağzını açtığını görüyorsunuz. Sonra kürtaj yapan el ona doğru uzanıyor, çocuğun ağzı öylesine açılıyor ki , çığlık atışını filmde görebiliyorsunuz.
Kürtaj yapan kişi onu başından tutuyor ve başını vücudundan ayırıyor. 12 haftalık bebekten geriye birkaç doku artığı kalıyor.
Bu değişiklik kürtaj çeşitlerinden sadece birisidir.Kürtaj yapanlar anestezi uzmanı arasında gizli bir dil vardır.
Baş bir numara olmak üzere çocuğun vücudu numaralandırılıyor. Anestezi uzmanı kürtajı yapana soruyor:’1 numara çıktı mı?Bitirdik mi?’ Kürtajı yapan ya da olmayı kabul eden insanlar acaba bir hayatı katlettiklerinin farkındalar mı?”
Kürtajı hikayesinin satırlarını bile okurken insan ürperdiği halde nasıl olur da hissettiği , yaşadığı bir şeyden dehşete kapılmıyor ve korkmuyor?Aslında iş bununla da kalmıyor, insanoğlu vahşetini bir kürtajdan arta kalan ceninlerin kullnaımıyla sergiliyor. Nitekim kozmetik firmalarının ürünlerine kürtajla alınmış bebeklerin ceninleri kullanılıyor. Başta Fransa’da kullanılmak üzere birçok 3. dünya üleksinden getirilen kürtajla alınmış bebeklerin kozmetik firmlarına satıldığı bildirliyor. bunun delili olarak da ABD ve Avrupa’da kamyonlar dolusu ceninin ele geçirilmesi gösteriliyor.
kozmetik sanayinin imparatoriçesi yahudi asıllı Helena Rubinstein’in ürünlerinin reklamlarında ”cildin gen ve yaşayan hücrelelerle” güzelleştiği belirtliyor.Gel gör ki , bu ürünlerin yapımında kullanılan COLLOGEN adlı maddenin ceninden elde edildiği ya bilinmiyor ya da bilinmezlikten geliniyor ve zavallı güzellik düşkünü insanlarda ciltlerinin güzelliği için kullandıkları kozmetik ürünlerinin mayasında , katledilen bir hayatın var olduğunun farkında bile değiller. yoksa aksi olarak ”Vahşetle güzellik olmaz”düsturundan çok mu uzaklar?
Dünya bu vahşette yüzerken Türkiye geri kalır mı? Araştırmalar Türkiye’nin gizli cenin cenneti olduğunu ortaya koymuştur.Nitekim Türkiye’nin en büyük doğum hastanesi olan ismi bizde saklı kadın hastanesinde çalışan üst düzey bir yetkili kürtajla alınan ceninlerin kozmetik firmalarına satıldığını söylüyor. Adının açıklanmasınıistemeyen yetkili kozmetik firmalarının kürtaj yapılan bütün hastanlere eleman gönderdiğine dikkat çekerek bu elemanların ceninleri satın alma işlemini son derece gizli yürüttüklerini ve bu ticaretten hastanelrden hayli yüklü gelir de elde ettiğini kaydediyor
ultrasonla filme çekildi. Kürtajı yapan evli olmayan genç bir doktordu. iki ayrı kürtaj kliniğinde çalışıyordu ve 10.000 ‘e yakın kürtaj yapmıştı.
Kendisinden filmin editörü olmasını istedik.kabul etti. Filmi seyretti, editör oldu ama odadan çıktıktan sonra bir daha kürtaj yapmadı . Kamerayla çekim yapacak kadın da özel olarak seçilmişti. Bu kadın kürtajı şiddetle savunan bir feministti.
Ancak kendi eliyle görüntüldiği filmi seyrettikten sonra kürtajla ilgili konularda hiçbir tartışmaya katılmadı. filmde önce bebek ana rahminde rahatça hareket ederken görüntüleniyor.Kürtajı yapan kişi rahme müdahele ettiği zaman çocuk bir an dona kalıyor.
Müdahelenin aksi istikametine, rahmin diğer tarafına doğru kaçmaya çalışıyor.Kalp atışları 140′tan 200′e çıkıyor.Kürtaj yapan kişi çocuğu ararken çocuğun dehşetle ağzını açtığını görüyorsunuz. Sonra kürtaj yapan el ona doğru uzanıyor, çocuğun ağzı öylesine açılıyor ki , çığlık atışını filmde görebiliyorsunuz.
Kürtaj yapan kişi onu başından tutuyor ve başını vücudundan ayırıyor. 12 haftalık bebekten geriye birkaç doku artığı kalıyor.
Bu değişiklik kürtaj çeşitlerinden sadece birisidir.Kürtaj yapanlar anestezi uzmanı arasında gizli bir dil vardır.
Baş bir numara olmak üzere çocuğun vücudu numaralandırılıyor. Anestezi uzmanı kürtajı yapana soruyor:’1 numara çıktı mı?Bitirdik mi?’ Kürtajı yapan ya da olmayı kabul eden insanlar acaba bir hayatı katlettiklerinin farkındalar mı?”
Kürtajı hikayesinin satırlarını bile okurken insan ürperdiği halde nasıl olur da hissettiği , yaşadığı bir şeyden dehşete kapılmıyor ve korkmuyor?Aslında iş bununla da kalmıyor, insanoğlu vahşetini bir kürtajdan arta kalan ceninlerin kullnaımıyla sergiliyor. Nitekim kozmetik firmalarının ürünlerine kürtajla alınmış bebeklerin ceninleri kullanılıyor. Başta Fransa’da kullanılmak üzere birçok 3. dünya üleksinden getirilen kürtajla alınmış bebeklerin kozmetik firmlarına satıldığı bildirliyor. bunun delili olarak da ABD ve Avrupa’da kamyonlar dolusu ceninin ele geçirilmesi gösteriliyor.
kozmetik sanayinin imparatoriçesi yahudi asıllı Helena Rubinstein’in ürünlerinin reklamlarında ”cildin gen ve yaşayan hücrelelerle” güzelleştiği belirtliyor.Gel gör ki , bu ürünlerin yapımında kullanılan COLLOGEN adlı maddenin ceninden elde edildiği ya bilinmiyor ya da bilinmezlikten geliniyor ve zavallı güzellik düşkünü insanlarda ciltlerinin güzelliği için kullandıkları kozmetik ürünlerinin mayasında , katledilen bir hayatın var olduğunun farkında bile değiller. yoksa aksi olarak ”Vahşetle güzellik olmaz”düsturundan çok mu uzaklar?
Dünya bu vahşette yüzerken Türkiye geri kalır mı? Araştırmalar Türkiye’nin gizli cenin cenneti olduğunu ortaya koymuştur.Nitekim Türkiye’nin en büyük doğum hastanesi olan ismi bizde saklı kadın hastanesinde çalışan üst düzey bir yetkili kürtajla alınan ceninlerin kozmetik firmalarına satıldığını söylüyor. Adının açıklanmasınıistemeyen yetkili kozmetik firmalarının kürtaj yapılan bütün hastanlere eleman gönderdiğine dikkat çekerek bu elemanların ceninleri satın alma işlemini son derece gizli yürüttüklerini ve bu ticaretten hastanelrden hayli yüklü gelir de elde ettiğini kaydediyor
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar