bugün
- claudian clouds10
- alttaki yazara motto ver9
- bu havada gidilmez3
- avrupa yakası aslı5
- rap dinleyen insanların kendini zeki sanması2
- porno entelektüelliği6
- osuruktan şiirler22
- hayatın kuralları13
- erzincan da yolcu otobüsü ile suv çarpışması3
- uludağ itiraf3
- türker ertürk hakkında soruşturma başlatılması2
- anın fotoğrafı4
- kardeş2
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler25
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- çalışmadan para kazanmak6
- gammazlığı elinden alınan yazar6
- sarı torba8
- bebek katili öcalan6
- velvet27
- sözlüğün bozulmamış hali3
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı9
- ahmet kaya2
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- bir yazarı savunmak7
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- amedspor7
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- evliliğin anlamı13
- anın görüntüsü33
- nasıl birisiniz5
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- özlediniz mi beni6
- mor semsiyeli yabanci8
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- mutlu ama uzak olsun5
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- kürtsüz türkiye11
- fenerbahçe15
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek5
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- üsteki yazar ne düşünüyor tahmin et4
- sözlükte kavga oldu hissi5
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- nervio22
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
gece yarısı güzeldir genelde mola yerleri. eğer hala otobüsten inmemişseniz cama vuran tazyikli su sesiyle irkilirsiniz. dışarı çıkıp bi hava alayım dersiniz. saatlerce aynı pozisyonda oturmaktan her tarafınız tutulmuştur çünkü. hava ne kadar soğuk olursa olsun koltuğun üstündeki bölmeye yerleştirdiğiniz kabanınızı almaya üşenip terli ve uykulu bir şekilde dışarı çıkarsınız. kapıdan adımınızı atar atmaz soğuk cam gibi keser ama aldırmazsınız içinizi ısıtan birşeyler varmışcasına. mola yerleri anayol kenarlarında olduğu için yoldan geçen kamyon araba tır vb. araçların gidişini izlersiniz önce yükselen sonra azalan sesleriyle. bu sırada dinleme tesislerinin lokantasından da çatal bıçak tabak şıkırtıları gelir. ne imrenir ne de rahatsız olursunuz bu seslerden, anlamsız bir huzur duyarsınız.
belki de uykusuzluğun verdiği leylalıktandır ama beyaz gömlek siyah kumaş pantolon kombinasyonlu insanlar hiçbir zaman bu kadar şirin görünmezler gözünüze. çişiniz de gelmiştir muhakkak. tuvaleti bulmak zor değildir mola yerlerinde çünkü insanların güruhlar halinde gittiği tek yer orasıdır. tuvaletten çıkıp tekrar otobüsün yanına dönersiniz çekim alanı varmış gibi.yıllardır size aitmişcesine etrafında dolaşır, karşısında durup süzersiniz otobüsü. "ne kadar güzel lan" diye iç geçirirsiniz farlarına, kapılarına vs. bakarak. diğer otobüslerle karşılaştırırsınız, benimsersiniz otobüsü. ya da kendinizi ona ait hissedersiniz. bu sırada sizin otobüsün yanına sizden farklı bir şehre giden başka bir otobüs yanaşır, birer ikişer yolcular inmeye başlar kimi lokantaya kimi tuvalete yönelir. sonra birden onu görürsünüz. gri montunun kapşonunu kafasına geçirmiştir ancak kahverengi saçları görünür kapşonun kenarından. hafif esintide yavaşça dalgalanır o bir tutam saç. bir sigara yakar sonra o gri montlu kız. gözlerini kısarak etrafı seyreder. üşümüştür o da başını hafifçe omuzlarının arasına almıştır. montunun kollarını da ellerini kapatana kadar çekmiştir bir tek sigara tutan pembe parmakları görünür. muhtemelen o da sizi farketmiştir. hatta muhtemelen o da keşke onunla konuşabilsem diye iç geçiriyordur evet evet...
sonra bir anons duyulur: "ankaradan istanbul yönüne gitmekte olan 5852 sefer sayılı ... seyahat yolcuları, aracınız hareket etmek üzeredir"
otobüs geri geri çıkarken camdan gri montlu kızı izlersiniz. uzaklaşırsınız.. uzaklaşır....
ışıklar söner sonra. yol şeritleri geriye doğru gitmeye başlar.. hızlanır... hızlanır....
yıllar sonra bir mola yerinde o gri montlu kızı arar... bulamazsınız .. yoktur....
ama unutmazsınız...
belki de uykusuzluğun verdiği leylalıktandır ama beyaz gömlek siyah kumaş pantolon kombinasyonlu insanlar hiçbir zaman bu kadar şirin görünmezler gözünüze. çişiniz de gelmiştir muhakkak. tuvaleti bulmak zor değildir mola yerlerinde çünkü insanların güruhlar halinde gittiği tek yer orasıdır. tuvaletten çıkıp tekrar otobüsün yanına dönersiniz çekim alanı varmış gibi.yıllardır size aitmişcesine etrafında dolaşır, karşısında durup süzersiniz otobüsü. "ne kadar güzel lan" diye iç geçirirsiniz farlarına, kapılarına vs. bakarak. diğer otobüslerle karşılaştırırsınız, benimsersiniz otobüsü. ya da kendinizi ona ait hissedersiniz. bu sırada sizin otobüsün yanına sizden farklı bir şehre giden başka bir otobüs yanaşır, birer ikişer yolcular inmeye başlar kimi lokantaya kimi tuvalete yönelir. sonra birden onu görürsünüz. gri montunun kapşonunu kafasına geçirmiştir ancak kahverengi saçları görünür kapşonun kenarından. hafif esintide yavaşça dalgalanır o bir tutam saç. bir sigara yakar sonra o gri montlu kız. gözlerini kısarak etrafı seyreder. üşümüştür o da başını hafifçe omuzlarının arasına almıştır. montunun kollarını da ellerini kapatana kadar çekmiştir bir tek sigara tutan pembe parmakları görünür. muhtemelen o da sizi farketmiştir. hatta muhtemelen o da keşke onunla konuşabilsem diye iç geçiriyordur evet evet...
sonra bir anons duyulur: "ankaradan istanbul yönüne gitmekte olan 5852 sefer sayılı ... seyahat yolcuları, aracınız hareket etmek üzeredir"
otobüs geri geri çıkarken camdan gri montlu kızı izlersiniz. uzaklaşırsınız.. uzaklaşır....
ışıklar söner sonra. yol şeritleri geriye doğru gitmeye başlar.. hızlanır... hızlanır....
yıllar sonra bir mola yerinde o gri montlu kızı arar... bulamazsınız .. yoktur....
ama unutmazsınız...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar