bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- gizli hesap6
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- tai lung42
- en sevmediğin insan tipleri7
- bir kızla dalga geçmek4
- mavi göz7
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- mudanya da ido deniz otobüsünün iskeleye çarpması2
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- gece vardiyası yazarlar4
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- claudian clouds22
- askerliğin gençler için faydalı olması5
- ikinci defa askere gitmek5
- kahverengi gözlü olmak4
- önlenemez mhp yükselişi2
- eva murati3
- pazar gecesi3
- islam'ın hak dini olması6
- herkesin tavsiye verdiği insan3
- tupac amaru shakur2
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- çok zeki olmayan çok düşünmeyen güzel kız2
- iyi geceler6
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- özbek kadınlar14
- yalnız ölmek4
- akrep2
- namazın amacı6
- sözlük whatsapp grupları13
- uludağ itiraf10
- friedrich hegel la bi cay icek12
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- kadını kurtarmak isterken bıçaklanan'u y4
- kitap kapakları3
- deneme entry si2
- melissa vargas7
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- gece geç saatte ışığı yanan evler4
- anın görüntüsü25
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- sarapci koala47
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması3
Orta büyüklükte bir galaksinin orta büyüklükte bir güneşinin çevresinde dönen orta büyüklükte bir gezegenin orta büyüklükte bir ülkesi cumhurbaşkanı seçiyor...
O gezegende bakın daha başka neler oluyor...
Katolik kilisesi, aldığı bir kararla, âraf kavramını ortadan kaldırdı.
Cennet ile cehennem arasında bir tarafsız bölge, bir tür no man's land olan bu yer (göklerde bir yer olduğu varsayılıyor) ortaçağda icat edilmiş bir kavramdır. Dante Alighieri ünlü ilahi Komedya şiirinde ona başlı başına bir bölüm ayırınca da geniş kabul görmüştür.
Latincesi, Purgatorium... Arınak... Hamamın tepidarium ya da caldarium bölümleri gibi bir şey... italyanca'ya dönmeye yüz tutmuş bozuk ortaçağ Latincesi'yle, Purgatorio... Anglo-Amerikan dilinde, Limbo...
Cennete mi cehenneme mi gideceklerine karar verilemeyen ruhlar burada bekletilirlermiş...
Kilise babaları böyle bir tarafsız saha icat etmek zorunda kalmışlardı, çünkü vaftiz edilmemiş bebeklerin nereye gidecekleri sorusu ciddi şekilde karşılarında duruyordu. Vaftiz edilmeyen doğruca cehenneme direk oluyordu ya (örneğin bendeniz ve bu yazıyı okuyan siz efendim), hadi biz kazık kadar adamız, doğum sırasında ya da kısa bir süre sonra ölen minicik bebeciğin suçu neydi?
Ayrıca Hazret-i isa'nın pipisi de diğer bir önemli meseleydi ortaçağda... isa cismani varlığıyla, yani etiyle kemiğiyle dirilip göğe çıkmıştı ya... Kendisi bir Yahudi olduğuna ve dolayısıyla küçük bir bebekken sünnet edilmiş olduğuna göre, ayrı koydukları parçası, yani pipisinin ucundaki deri de canlanıp göğe çıkmış mıydı, yoksa dünyada mı kalmıştı? Kaldıysa, bu nasıl Tanrı bedeniydi? (Bunlara göre isa aynı zamanda Tanrı'dır. Hem Tanrı'nın oğludur, hem de Tanrı'nın kendisidir, testi kulpu gibi bir durum.)
Bu sorunu çözemediler, fakat şimdi arafı kaldırdılar.
Katolik kilisesi, artık bebeklere de cennetin kapılarını açmaya karar vermiş.
Fakat cehenneme lütfen kabul edilen bebecik oraya gene de ilk günahın suçuyla giriyor, çünkü vaftiz edilip arınmadığı sürece Adem ile Havva'nın işlemiş oldukları suçun sorumluluğundan kurtulamaz. (Suçları da elma yemek ha, bütün manavlar da ayvayı yiyecekler.)
Demek ki günahkârlar da, öğretmenler kurulu kararıyla sınıf geçen haylaz öğrenciler gibi, kilise kararıyla cennete girebilecekler artık.
Aferin! Dünya dönüyor dediği için kara listeye alınan, afaroz edilen Galileo Galilei'yi de yirminci yüzyılın seksenli yıllarında, bundan önceki papa affetmişti!... Çok ilerici bir adamdı. Üç yüz yetmiş yıl kadar geriden gelse de, kilise sonunda çağdaş takılmaya karar vermişti.
Fakat bu ilerici arkadaşlar, papanın nasıl olup da kendisini Frankfurt Havaalanı'na karşılamaya gelenlerin günahlarını bağışlayabildiğine bir yanıt veremiyorlar. Ne yani, Münih'te oturan ve işini gücünü bırakıp oraya gidemeyen katolik cehennemlik mi olacak?
Papalık babadan oğula geçmiyor, papa seçimle geliyor, kardinaller arasından seçiliyor (katolik kilisesi adaylarda Atatürk ilkelerine bağlılık aramıyor, ayrıca bunlar bekâr oldukları için eşinin türbanı gibi bir sorunları da yok...)
Fakat nasıl oluyor da, o ana kadar her türlü günaha açık, yanılabilir bir insan olan herhangi bir kardinal, seçildiği andan itibaren (daha doğrusu koltuğun altından başka bir kardinal tarafından testisleri avuçlanıp da erkek olduğu kanıtlandıktan sonra), birdenbire yanılmaz kabul ediliyor?
Eh, yanılmaz papa hazretleri Türkiye Avrupa Birliği'ne giremez deyince de akan sular durdu mu?
Aslına bakarsanız, ben Ruh-ül Kudüs'ün nasıl olup da Meryem Ana'ya üflediğine de akıl erdirebilmiş değilim.
Elbette bütün bunlar akıl değil iman meseleleridir ve isteyen bunlara inanır, isteyen Zeus'a tapar.
Ama kimsenin gırtlağını kesmek gerekmez. Keferenin kıçına bıçak saplamak gibi dürtülerin önünü almak için de, Malatya genelevi sayın lumpenlerimizin hizmetindedir.
engin ardıç
O gezegende bakın daha başka neler oluyor...
Katolik kilisesi, aldığı bir kararla, âraf kavramını ortadan kaldırdı.
Cennet ile cehennem arasında bir tarafsız bölge, bir tür no man's land olan bu yer (göklerde bir yer olduğu varsayılıyor) ortaçağda icat edilmiş bir kavramdır. Dante Alighieri ünlü ilahi Komedya şiirinde ona başlı başına bir bölüm ayırınca da geniş kabul görmüştür.
Latincesi, Purgatorium... Arınak... Hamamın tepidarium ya da caldarium bölümleri gibi bir şey... italyanca'ya dönmeye yüz tutmuş bozuk ortaçağ Latincesi'yle, Purgatorio... Anglo-Amerikan dilinde, Limbo...
Cennete mi cehenneme mi gideceklerine karar verilemeyen ruhlar burada bekletilirlermiş...
Kilise babaları böyle bir tarafsız saha icat etmek zorunda kalmışlardı, çünkü vaftiz edilmemiş bebeklerin nereye gidecekleri sorusu ciddi şekilde karşılarında duruyordu. Vaftiz edilmeyen doğruca cehenneme direk oluyordu ya (örneğin bendeniz ve bu yazıyı okuyan siz efendim), hadi biz kazık kadar adamız, doğum sırasında ya da kısa bir süre sonra ölen minicik bebeciğin suçu neydi?
Ayrıca Hazret-i isa'nın pipisi de diğer bir önemli meseleydi ortaçağda... isa cismani varlığıyla, yani etiyle kemiğiyle dirilip göğe çıkmıştı ya... Kendisi bir Yahudi olduğuna ve dolayısıyla küçük bir bebekken sünnet edilmiş olduğuna göre, ayrı koydukları parçası, yani pipisinin ucundaki deri de canlanıp göğe çıkmış mıydı, yoksa dünyada mı kalmıştı? Kaldıysa, bu nasıl Tanrı bedeniydi? (Bunlara göre isa aynı zamanda Tanrı'dır. Hem Tanrı'nın oğludur, hem de Tanrı'nın kendisidir, testi kulpu gibi bir durum.)
Bu sorunu çözemediler, fakat şimdi arafı kaldırdılar.
Katolik kilisesi, artık bebeklere de cennetin kapılarını açmaya karar vermiş.
Fakat cehenneme lütfen kabul edilen bebecik oraya gene de ilk günahın suçuyla giriyor, çünkü vaftiz edilip arınmadığı sürece Adem ile Havva'nın işlemiş oldukları suçun sorumluluğundan kurtulamaz. (Suçları da elma yemek ha, bütün manavlar da ayvayı yiyecekler.)
Demek ki günahkârlar da, öğretmenler kurulu kararıyla sınıf geçen haylaz öğrenciler gibi, kilise kararıyla cennete girebilecekler artık.
Aferin! Dünya dönüyor dediği için kara listeye alınan, afaroz edilen Galileo Galilei'yi de yirminci yüzyılın seksenli yıllarında, bundan önceki papa affetmişti!... Çok ilerici bir adamdı. Üç yüz yetmiş yıl kadar geriden gelse de, kilise sonunda çağdaş takılmaya karar vermişti.
Fakat bu ilerici arkadaşlar, papanın nasıl olup da kendisini Frankfurt Havaalanı'na karşılamaya gelenlerin günahlarını bağışlayabildiğine bir yanıt veremiyorlar. Ne yani, Münih'te oturan ve işini gücünü bırakıp oraya gidemeyen katolik cehennemlik mi olacak?
Papalık babadan oğula geçmiyor, papa seçimle geliyor, kardinaller arasından seçiliyor (katolik kilisesi adaylarda Atatürk ilkelerine bağlılık aramıyor, ayrıca bunlar bekâr oldukları için eşinin türbanı gibi bir sorunları da yok...)
Fakat nasıl oluyor da, o ana kadar her türlü günaha açık, yanılabilir bir insan olan herhangi bir kardinal, seçildiği andan itibaren (daha doğrusu koltuğun altından başka bir kardinal tarafından testisleri avuçlanıp da erkek olduğu kanıtlandıktan sonra), birdenbire yanılmaz kabul ediliyor?
Eh, yanılmaz papa hazretleri Türkiye Avrupa Birliği'ne giremez deyince de akan sular durdu mu?
Aslına bakarsanız, ben Ruh-ül Kudüs'ün nasıl olup da Meryem Ana'ya üflediğine de akıl erdirebilmiş değilim.
Elbette bütün bunlar akıl değil iman meseleleridir ve isteyen bunlara inanır, isteyen Zeus'a tapar.
Ama kimsenin gırtlağını kesmek gerekmez. Keferenin kıçına bıçak saplamak gibi dürtülerin önünü almak için de, Malatya genelevi sayın lumpenlerimizin hizmetindedir.
engin ardıç
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar