bugün
- favlayan yazarın asıl amacı12
- iskilipli atıf hoca21
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması7
- kablosuz mouse8
- robert de niro denince akla gelen ilk film6
- sözlükteki kuzucuklarım2
- fb'nin inanılmaz başarısı4
- karanlık maddenin kuarklarla izinin sürülmesi2
- ahmet nazif zorlu8
- kelebek gibi uçarım ağzını yüzünü skerim3
- tanımadığı kadına tokat atan adam5
- togg3
- camfrog sönmez küfürleri2
- kasımda aşk başkadır5
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- ismail kartal17
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- iş yerinde atletle çalışmak4
- atatürk düşmanı değilim2
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- evli bir kadını sikmek4
- millette manyak para var21
- otel odasında yalnız kalmak4
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- fon vurgunu3
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- tenerife andorra maçında futbolcunun ölmesi2
- sözlük kürdü54
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- sevimli kafir3
- anın görüntüsü31
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- pazarama com3
- travis bickle'a benzeyen sözlük yazarı2
- boşandığı eşine araba alan adam8
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- kale3112 tarzı entry girmek2
- osmanlı hanedanı3
- casino2
- 693
- nick vermeden bir yazara seslen3
- nar tanelemek5
- zenci kadın poposu2
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
Orta büyüklükte bir galaksinin orta büyüklükte bir güneşinin çevresinde dönen orta büyüklükte bir gezegenin orta büyüklükte bir ülkesi cumhurbaşkanı seçiyor...
O gezegende bakın daha başka neler oluyor...
Katolik kilisesi, aldığı bir kararla, âraf kavramını ortadan kaldırdı.
Cennet ile cehennem arasında bir tarafsız bölge, bir tür no man's land olan bu yer (göklerde bir yer olduğu varsayılıyor) ortaçağda icat edilmiş bir kavramdır. Dante Alighieri ünlü ilahi Komedya şiirinde ona başlı başına bir bölüm ayırınca da geniş kabul görmüştür.
Latincesi, Purgatorium... Arınak... Hamamın tepidarium ya da caldarium bölümleri gibi bir şey... italyanca'ya dönmeye yüz tutmuş bozuk ortaçağ Latincesi'yle, Purgatorio... Anglo-Amerikan dilinde, Limbo...
Cennete mi cehenneme mi gideceklerine karar verilemeyen ruhlar burada bekletilirlermiş...
Kilise babaları böyle bir tarafsız saha icat etmek zorunda kalmışlardı, çünkü vaftiz edilmemiş bebeklerin nereye gidecekleri sorusu ciddi şekilde karşılarında duruyordu. Vaftiz edilmeyen doğruca cehenneme direk oluyordu ya (örneğin bendeniz ve bu yazıyı okuyan siz efendim), hadi biz kazık kadar adamız, doğum sırasında ya da kısa bir süre sonra ölen minicik bebeciğin suçu neydi?
Ayrıca Hazret-i isa'nın pipisi de diğer bir önemli meseleydi ortaçağda... isa cismani varlığıyla, yani etiyle kemiğiyle dirilip göğe çıkmıştı ya... Kendisi bir Yahudi olduğuna ve dolayısıyla küçük bir bebekken sünnet edilmiş olduğuna göre, ayrı koydukları parçası, yani pipisinin ucundaki deri de canlanıp göğe çıkmış mıydı, yoksa dünyada mı kalmıştı? Kaldıysa, bu nasıl Tanrı bedeniydi? (Bunlara göre isa aynı zamanda Tanrı'dır. Hem Tanrı'nın oğludur, hem de Tanrı'nın kendisidir, testi kulpu gibi bir durum.)
Bu sorunu çözemediler, fakat şimdi arafı kaldırdılar.
Katolik kilisesi, artık bebeklere de cennetin kapılarını açmaya karar vermiş.
Fakat cehenneme lütfen kabul edilen bebecik oraya gene de ilk günahın suçuyla giriyor, çünkü vaftiz edilip arınmadığı sürece Adem ile Havva'nın işlemiş oldukları suçun sorumluluğundan kurtulamaz. (Suçları da elma yemek ha, bütün manavlar da ayvayı yiyecekler.)
Demek ki günahkârlar da, öğretmenler kurulu kararıyla sınıf geçen haylaz öğrenciler gibi, kilise kararıyla cennete girebilecekler artık.
Aferin! Dünya dönüyor dediği için kara listeye alınan, afaroz edilen Galileo Galilei'yi de yirminci yüzyılın seksenli yıllarında, bundan önceki papa affetmişti!... Çok ilerici bir adamdı. Üç yüz yetmiş yıl kadar geriden gelse de, kilise sonunda çağdaş takılmaya karar vermişti.
Fakat bu ilerici arkadaşlar, papanın nasıl olup da kendisini Frankfurt Havaalanı'na karşılamaya gelenlerin günahlarını bağışlayabildiğine bir yanıt veremiyorlar. Ne yani, Münih'te oturan ve işini gücünü bırakıp oraya gidemeyen katolik cehennemlik mi olacak?
Papalık babadan oğula geçmiyor, papa seçimle geliyor, kardinaller arasından seçiliyor (katolik kilisesi adaylarda Atatürk ilkelerine bağlılık aramıyor, ayrıca bunlar bekâr oldukları için eşinin türbanı gibi bir sorunları da yok...)
Fakat nasıl oluyor da, o ana kadar her türlü günaha açık, yanılabilir bir insan olan herhangi bir kardinal, seçildiği andan itibaren (daha doğrusu koltuğun altından başka bir kardinal tarafından testisleri avuçlanıp da erkek olduğu kanıtlandıktan sonra), birdenbire yanılmaz kabul ediliyor?
Eh, yanılmaz papa hazretleri Türkiye Avrupa Birliği'ne giremez deyince de akan sular durdu mu?
Aslına bakarsanız, ben Ruh-ül Kudüs'ün nasıl olup da Meryem Ana'ya üflediğine de akıl erdirebilmiş değilim.
Elbette bütün bunlar akıl değil iman meseleleridir ve isteyen bunlara inanır, isteyen Zeus'a tapar.
Ama kimsenin gırtlağını kesmek gerekmez. Keferenin kıçına bıçak saplamak gibi dürtülerin önünü almak için de, Malatya genelevi sayın lumpenlerimizin hizmetindedir.
engin ardıç
O gezegende bakın daha başka neler oluyor...
Katolik kilisesi, aldığı bir kararla, âraf kavramını ortadan kaldırdı.
Cennet ile cehennem arasında bir tarafsız bölge, bir tür no man's land olan bu yer (göklerde bir yer olduğu varsayılıyor) ortaçağda icat edilmiş bir kavramdır. Dante Alighieri ünlü ilahi Komedya şiirinde ona başlı başına bir bölüm ayırınca da geniş kabul görmüştür.
Latincesi, Purgatorium... Arınak... Hamamın tepidarium ya da caldarium bölümleri gibi bir şey... italyanca'ya dönmeye yüz tutmuş bozuk ortaçağ Latincesi'yle, Purgatorio... Anglo-Amerikan dilinde, Limbo...
Cennete mi cehenneme mi gideceklerine karar verilemeyen ruhlar burada bekletilirlermiş...
Kilise babaları böyle bir tarafsız saha icat etmek zorunda kalmışlardı, çünkü vaftiz edilmemiş bebeklerin nereye gidecekleri sorusu ciddi şekilde karşılarında duruyordu. Vaftiz edilmeyen doğruca cehenneme direk oluyordu ya (örneğin bendeniz ve bu yazıyı okuyan siz efendim), hadi biz kazık kadar adamız, doğum sırasında ya da kısa bir süre sonra ölen minicik bebeciğin suçu neydi?
Ayrıca Hazret-i isa'nın pipisi de diğer bir önemli meseleydi ortaçağda... isa cismani varlığıyla, yani etiyle kemiğiyle dirilip göğe çıkmıştı ya... Kendisi bir Yahudi olduğuna ve dolayısıyla küçük bir bebekken sünnet edilmiş olduğuna göre, ayrı koydukları parçası, yani pipisinin ucundaki deri de canlanıp göğe çıkmış mıydı, yoksa dünyada mı kalmıştı? Kaldıysa, bu nasıl Tanrı bedeniydi? (Bunlara göre isa aynı zamanda Tanrı'dır. Hem Tanrı'nın oğludur, hem de Tanrı'nın kendisidir, testi kulpu gibi bir durum.)
Bu sorunu çözemediler, fakat şimdi arafı kaldırdılar.
Katolik kilisesi, artık bebeklere de cennetin kapılarını açmaya karar vermiş.
Fakat cehenneme lütfen kabul edilen bebecik oraya gene de ilk günahın suçuyla giriyor, çünkü vaftiz edilip arınmadığı sürece Adem ile Havva'nın işlemiş oldukları suçun sorumluluğundan kurtulamaz. (Suçları da elma yemek ha, bütün manavlar da ayvayı yiyecekler.)
Demek ki günahkârlar da, öğretmenler kurulu kararıyla sınıf geçen haylaz öğrenciler gibi, kilise kararıyla cennete girebilecekler artık.
Aferin! Dünya dönüyor dediği için kara listeye alınan, afaroz edilen Galileo Galilei'yi de yirminci yüzyılın seksenli yıllarında, bundan önceki papa affetmişti!... Çok ilerici bir adamdı. Üç yüz yetmiş yıl kadar geriden gelse de, kilise sonunda çağdaş takılmaya karar vermişti.
Fakat bu ilerici arkadaşlar, papanın nasıl olup da kendisini Frankfurt Havaalanı'na karşılamaya gelenlerin günahlarını bağışlayabildiğine bir yanıt veremiyorlar. Ne yani, Münih'te oturan ve işini gücünü bırakıp oraya gidemeyen katolik cehennemlik mi olacak?
Papalık babadan oğula geçmiyor, papa seçimle geliyor, kardinaller arasından seçiliyor (katolik kilisesi adaylarda Atatürk ilkelerine bağlılık aramıyor, ayrıca bunlar bekâr oldukları için eşinin türbanı gibi bir sorunları da yok...)
Fakat nasıl oluyor da, o ana kadar her türlü günaha açık, yanılabilir bir insan olan herhangi bir kardinal, seçildiği andan itibaren (daha doğrusu koltuğun altından başka bir kardinal tarafından testisleri avuçlanıp da erkek olduğu kanıtlandıktan sonra), birdenbire yanılmaz kabul ediliyor?
Eh, yanılmaz papa hazretleri Türkiye Avrupa Birliği'ne giremez deyince de akan sular durdu mu?
Aslına bakarsanız, ben Ruh-ül Kudüs'ün nasıl olup da Meryem Ana'ya üflediğine de akıl erdirebilmiş değilim.
Elbette bütün bunlar akıl değil iman meseleleridir ve isteyen bunlara inanır, isteyen Zeus'a tapar.
Ama kimsenin gırtlağını kesmek gerekmez. Keferenin kıçına bıçak saplamak gibi dürtülerin önünü almak için de, Malatya genelevi sayın lumpenlerimizin hizmetindedir.
engin ardıç
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar