bugün
- pandela37
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- alttaki yazara aşık ol8
- gerdek namazı9
- dikkat dikkat tai lung kız11
- sözlüğün kahve olması12
- anal istanbul4
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması16
- ahıska türkleri sürgünü3
- çırılçıplak uyumak3
- kızılderililerin türk olduğu gerçeği3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- kacak elektrik kullanmayan bey2
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı2
- kadın bir yazarın entry girmesi5
- üstteki yazar kimle evlensin2
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- erkek yazar entrysi4
- kıraç ı sevme nedenleri4
- intihar eden adama ne denir2
- büyük aşklar kavgayla başlar saçmalığı3
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- qazi muhammed2
- diamond bosphorus5
- diz çökerek evlilik teklifi eden erkek5
- profili şikayet et butonu3
- pandispanya2
- mtv nakit ödeniyor mu4
- barış manço3
- karadenizlilerin akp aşkı4
- sevgilisi olan bir kızdan hoşlanmak5
- kezodan kurtulma yolları4
- banyo havalandırmasından guguuk guk sesi gelmesi3
- aşk hayatı2
- uludağ sözlükte moderasyonun babadan oğula geçmesi2
- zincir çeken kezo5
- suca suruklenen cocuk2
- seks yapmayı zevkli sanmak10
- iqos2
- bu devirde araba almak3
- çocukların ağlama sesi3
- sevgiliye 5 liralık açık parfüm almak3
- sözlükteki ahlaki ve etik değerler2
- çok sıcak2
- 7 nesilden sonrasının ziyan olması2
- filistin2
- nato zirvesinde nato türkiye den ne isteyebilir3
- ilk otuzbir8
- ela rumeysa cebeci5
- yaprak yemek2
5. Adım
-içinde Sıkışıp Kaldığım Roman-
Beş metrekare. Her yer toz içinde. Sehpanın üzerinde sigara külleri, yemek kırıntıları, boş sigara paketleri ve kirli bir kupa bardak. Üç dört adet takı. Yanan ve yanmayan çakmaklar. Etrafa saçılmış boş bira şişeleri, hazır yiyecek ambalajları. Türlü türlü kitaplar, elbiseler, çoraplar, bir futbol takımına ait atkı ve forma. Kirli perde, yastık, terlik, birkaç defter ve o defterlerden koparılmış yarısı yazılı kağıt parçaları. Onlarca kitap. Uzun zamandır. Çok uzun zamandır yaşadığım beş metrekarelik kafesin nüfus kağıdında bunlar yazıyor. insan yıkıldığında genelde olmaktan korktuğu şeylerden biri olmaya başlıyor. Belki bir cahil, belki bir yaratık, belki başka bir şey. Neyden korkuyor ve tiksiniyorsa, onlardan biri olmaya başlıyor insan.
Her yerim kanıyor. Acılar içinde ağrılar çekiyorum. Neden ve nasıl olduğuna dair bir fikrim yok. Aslında var ancak gücüm kendime ifade etmeye. Bilgisayarı başından kalkmayan, şişman, yağlı bir tene sahip, kendini sanal alemde işe yarar bir adam haline getiren, bütün gün sanal alemde ahkam kesen, porno izleyip otuz bir çekmekten başka bir boka yaramayan adamlardan korktum hep. Öyle adamlardan olmaktan. Yavaş yavaş korktuğum şeylerden biri olmaya başladım. Henüz pornografik eğilimlerim yok, şişman ve yağlı bir vücuda da sahip değilim ve diğer belirtilerin çoğu da yok ancak aylardır beş metrekarelik bu kafesten çıkmayışım, o yola doğru girdiğimi gösteriyor gibi. Bu beni ürkütüyor. Ürkmekten başka bir bok yapamamak daha da korkunç. Gücüm yok. Kalkıp koşmaya gücüm yok. Nefes almaya gücüm yok. Sevmeye gücüm yok. Yok. Hiçbir şeye gücüm yok. Olanları kabullenmeye bile gücüm yok. Ruhum ağrıyor. Sabahları aynada yüzüme bakmaktan korkuyorum çünkü gözbebeklerimin arkasında çığlık atan bir ruh görüyorum. Kıvranan bir ruh. Elini bana doğru uzatan bir ruh. Sanki uzattığı eli tutarsam beni o ağrıların içine çekecek gibi.
Her türlü inançtan vazgeçtim. Kendime inanmaktan vazgeçtim ilk. Sonra dualara inanmaktan vazgeçtim. Çünkü bunca yıl o kadar dua ettim ve bir işime yaramadı. Sonra tüm insanlara olan inancımdan vazgeçtim en sonunda tanrıyla aram açıldı ve işte uzun zamandır lanetlenmiş bir şekilde beş metrekare kafeste lanetlenmiş bir şekilde, yalnızlığa mahkum edilmiş bir şekilde göğsüm inip kalkıyor. Göğsüm inip kalkıyor sadece çünkü bunca olana rağmen yaşadığını iddia edemeyecek kadar zeki bir adamım.
Bu beş metrekare kafeste tanrı yok. Dua yok. Merhamet yok. Duygular yok. Bataklık gibi. Ağrı var, acı var, yangınlar var, kötü kokular, kötü duygular, kötü anılar ve gözyaşı bol bol. Her gece uyuduğumda sabahları uyanmamak adına düşler kuruyorum. Bir sabah yatakta öylece ölü bulunmak. Ambulans sesleri, polis telsizlerinden yükselen anonslar, otopsi raporları ve görkemsiz bir cenaze töreni. Bu beş metrekare, tüm uygarlığın bitip en ilkel acıların başladığı topraklar gibi.
Zihnimi öldürmek istiyorum. içindeki bütün beni ben yapan şeylerle birlikte. Hatıralar, bilgiler, IQ taneleri, acılar, kaygılar, endişeler vs. ne varsa içinde. Hepsi. Sonra boş bir beden, boş bir beyin ile, yepyeni bir kimlikle, dilini, dinini, kültürünü bilmediğim bambaşka bir coğrafyada gözümü açmak. Hafıza kaybına uğramış bir adam gibi.
Bu olmalı. Bu olmalı çünkü bu içinde sıkışıp kaldığım romanın sayfalarında oksijen tükenmeye başladı. Ve ciğerlerim batıyor artık.
-Biri romanın sayfalarını çeviriyor.-
Reverans…
B
at
uha
n Ded
de
-içinde Sıkışıp Kaldığım Roman-
Beş metrekare. Her yer toz içinde. Sehpanın üzerinde sigara külleri, yemek kırıntıları, boş sigara paketleri ve kirli bir kupa bardak. Üç dört adet takı. Yanan ve yanmayan çakmaklar. Etrafa saçılmış boş bira şişeleri, hazır yiyecek ambalajları. Türlü türlü kitaplar, elbiseler, çoraplar, bir futbol takımına ait atkı ve forma. Kirli perde, yastık, terlik, birkaç defter ve o defterlerden koparılmış yarısı yazılı kağıt parçaları. Onlarca kitap. Uzun zamandır. Çok uzun zamandır yaşadığım beş metrekarelik kafesin nüfus kağıdında bunlar yazıyor. insan yıkıldığında genelde olmaktan korktuğu şeylerden biri olmaya başlıyor. Belki bir cahil, belki bir yaratık, belki başka bir şey. Neyden korkuyor ve tiksiniyorsa, onlardan biri olmaya başlıyor insan.
Her yerim kanıyor. Acılar içinde ağrılar çekiyorum. Neden ve nasıl olduğuna dair bir fikrim yok. Aslında var ancak gücüm kendime ifade etmeye. Bilgisayarı başından kalkmayan, şişman, yağlı bir tene sahip, kendini sanal alemde işe yarar bir adam haline getiren, bütün gün sanal alemde ahkam kesen, porno izleyip otuz bir çekmekten başka bir boka yaramayan adamlardan korktum hep. Öyle adamlardan olmaktan. Yavaş yavaş korktuğum şeylerden biri olmaya başladım. Henüz pornografik eğilimlerim yok, şişman ve yağlı bir vücuda da sahip değilim ve diğer belirtilerin çoğu da yok ancak aylardır beş metrekarelik bu kafesten çıkmayışım, o yola doğru girdiğimi gösteriyor gibi. Bu beni ürkütüyor. Ürkmekten başka bir bok yapamamak daha da korkunç. Gücüm yok. Kalkıp koşmaya gücüm yok. Nefes almaya gücüm yok. Sevmeye gücüm yok. Yok. Hiçbir şeye gücüm yok. Olanları kabullenmeye bile gücüm yok. Ruhum ağrıyor. Sabahları aynada yüzüme bakmaktan korkuyorum çünkü gözbebeklerimin arkasında çığlık atan bir ruh görüyorum. Kıvranan bir ruh. Elini bana doğru uzatan bir ruh. Sanki uzattığı eli tutarsam beni o ağrıların içine çekecek gibi.
Her türlü inançtan vazgeçtim. Kendime inanmaktan vazgeçtim ilk. Sonra dualara inanmaktan vazgeçtim. Çünkü bunca yıl o kadar dua ettim ve bir işime yaramadı. Sonra tüm insanlara olan inancımdan vazgeçtim en sonunda tanrıyla aram açıldı ve işte uzun zamandır lanetlenmiş bir şekilde beş metrekare kafeste lanetlenmiş bir şekilde, yalnızlığa mahkum edilmiş bir şekilde göğsüm inip kalkıyor. Göğsüm inip kalkıyor sadece çünkü bunca olana rağmen yaşadığını iddia edemeyecek kadar zeki bir adamım.
Bu beş metrekare kafeste tanrı yok. Dua yok. Merhamet yok. Duygular yok. Bataklık gibi. Ağrı var, acı var, yangınlar var, kötü kokular, kötü duygular, kötü anılar ve gözyaşı bol bol. Her gece uyuduğumda sabahları uyanmamak adına düşler kuruyorum. Bir sabah yatakta öylece ölü bulunmak. Ambulans sesleri, polis telsizlerinden yükselen anonslar, otopsi raporları ve görkemsiz bir cenaze töreni. Bu beş metrekare, tüm uygarlığın bitip en ilkel acıların başladığı topraklar gibi.
Zihnimi öldürmek istiyorum. içindeki bütün beni ben yapan şeylerle birlikte. Hatıralar, bilgiler, IQ taneleri, acılar, kaygılar, endişeler vs. ne varsa içinde. Hepsi. Sonra boş bir beden, boş bir beyin ile, yepyeni bir kimlikle, dilini, dinini, kültürünü bilmediğim bambaşka bir coğrafyada gözümü açmak. Hafıza kaybına uğramış bir adam gibi.
Bu olmalı. Bu olmalı çünkü bu içinde sıkışıp kaldığım romanın sayfalarında oksijen tükenmeye başladı. Ve ciğerlerim batıyor artık.
-Biri romanın sayfalarını çeviriyor.-
Reverans…
B
at
uha
n Ded
de
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar