bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri8
- ütü13
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- düşün ki o bunu okuyor5
- duyulan en ilginç isim5
- yerinde dur3
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- oralet içen erkek5
- çay içen kız9
- kalem4
- taşaklardan birinin kayıp olması2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- çaya şeker atan erkek5
- doa otomatı3
- ona bir şey söyle13
- yıkık yazarlar4
- köpektapar2
- patates kızartması4
- latte içen erkek4
- bik bik bik bik bik bik diye öten horoz2
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- uludağ sözlük çeteleri9
- siyah2
- anın fotoğrafı14
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- galatasaray5
- en gey özelliğiniz3
- aylık 425 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- yelpaze2
- ayrılık8
- galatasaray 3 rennes 32
- gocu ben gocu2
- manifest grubu2
- canım adanalım2
- en boktan on yıl7
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı2
- iq düşüren şeyler3
- renault vel satis3
- gocu bak bi5
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- sanat2
- sulu boya2
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- iki porsiyon döner yiyip osuran kız arkadaş2
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
haziran ayında emektar arçelik ankastre ocağımızın bozulması üzerine yenisini almaya giderken "bu kadar yıl iyi idare etti bizi, arçelik alalım yine" dedik. arçelik'in yetkili satıcılarından birine gittik, modeli seçtik, 2 gün sonra kuruluma geliriz dediler, eve gittik. dedikleri gibi de 2 gün sonra eve geldiler kurulum için. kurulumu yapmaya gelen zat-ı muhterem, eski ocağın hala yerinde takılı olmasına sinirlenme hakkını kendinde görerek, söylene söylene de olsa eski ocağı söküp kenara koydu. daha sonra mutfağın ortasında küçük çocukların hediye açışından farksız bir biçimde yeni ocağın kutusunu açmaya başladı. ocağı tam yerine oturturken fark ettik ki önceki ankastre monte edilirken, tezgah eski ocağın tam oturacağı biçimde kesilmiş. yani tam bir kare biçiminde değil de, eskisinin alt kasasının şekline uygun bir biçimde. "e nasıl olacak" dediğimizde de, "kestireceksiniz artık tezgahı birine, ben sadece buraya montaja geldim" dedi. fazla muhattap olmamak için bir şey demedik, doğal gaz borusunu ve elektrik kablolarını bağladı ve gitmek için hazırlanmaya başladı. kutudan çıkan ama kullanmadığı parçaları gösterince de, "gerek yok ya onlara" diye bizi savuşturdu ve çekip gitti. yani sözde ürünü tam olarak kullanılabilir hale getirmesi gereken kişi, geride yarısı havada duran bir ocak, dağınık bir mutfak ve de eski bir ocak bırakarak (onu da almayı reddetti) evden ayrıldı. aradan birkaç gün geçti, bir gece mutfağa girdiğimde elektrikli ocağın lambasının titrediğini farkettim ve hemen ocağın fişini çektim. ertesi gün tekrar takıp denediğimizde lambanın da ocağın da çalışmadığını fark ettik ve aldığımız mağazayı aradık. bize ertesi gün bir yetkili servis göndereceklerini bildirdiler ve dedikleri gibi ertesi gün bir yetkili servis çalışanı eve geldi. tam da kurulumu yapan kişinin gelmediğine sevinirken, adam bize "bunun için mi çağırdınız beni?" diye sitem ediverdi, yerinden çıkmış olan doğalgaz borusunu göstererek. kurulumu yapan abimiz sağ olsun, doğalgaz borusunu sabitleyen parçaları takmaya gereği görmediğinden, doğal gaz borusu yerinden çıkmış. yanmayan lambayı ve çalışmayan elektrikli ocağı söylediğimizde de ocağın içini açıp içindeki bir sigortayı değiştirdi ancak "bu lambalar patlar hep öyle zaten, değiştirmeye gerek yok, nasılsa yine patlayacak" diyerek lambayı değiştirmeyi reddetti. bütün bunları yaparken de sürekli ters tavırlar sergilemeyi de ihmal etmedi tabii ki. insanı azarlarcasına davranışları nedeniyle kendisini şikayet edeceğimizi söylediğimizde de, "bakın beni yanlış anladınız" diyerek tabiri caizse yan çizmeye başladı, işi bitince de çekip gitti zaten.
bütün bu olaylar sonunda gördük ki, arçelik ürünlerinde de yetkili servislerinde de eski kalite kalmamış maalesef. içinde nasıl aşmış bir teknoloji varsa, daha ocağın 1. haftası dolmadan lamba yanabiliyor ve bu alışılmış bir olay olduğundan da değiştirilme gereği duyulmuyor. kurulumu yapan kişinin kutuyu parçalayarak açması gibi düşüncesizce hareketlerini şirkete yıkmak doğru olmaz, ancak ankastre ürün satan bir firmanın yetkili servisinin elinde bir dekupaj testeresinin bulunmaması bana son derece saçma geliyor. tezgah yeni olsa, tezgahı aldığımız adamlardan kesmelerini isteriz tamam da, makineyle küçücük bir yerin kesilmesini istediğinizde de kimse dükkanından kalkıp gelmiyor ki?
tavsiyem, eğer beyaz eşya alacaksanız arçelik yerine bosch'u tercih etmeniz yönünde. tüm bu olaylar yaşandıktan kısa bir süre sonra bulaşık makinesi de ömrünü doldurdu ve onu da değiştirmemiz gerekti. sipariş verdikten 2 gün sonra öğlen 12 gibi gelip eski makineyi söküp götürdüler, akşam 8 gibi de yeni makineyi getirip kurulumu yaptılar. hatta kurulumu yapana arçelik ile yaşadığımız durumu anlattığımızda hemen gidip servis arabasından dekupaj testeresini getirerek tezgahta gerekli kesim işlemini de gerçekleştirdi ve bunun için ekstra hiçbir ücret istemedi*. yani ankastre ürün montajına gelen adamda olmayan teçhizat, bulaşık makinesi kurulumu yapmaya gelen adamda var. bu son cümle, arçelik ile bosch arasındaki farkı anlatmaya yeter sanıyorum.
not: ocağın ışığı hala yanmıyor.
not 2: bulaşık makinesi ise bir gün bile tık demedi, aslanlar gibi çalışıyor.
bütün bu olaylar sonunda gördük ki, arçelik ürünlerinde de yetkili servislerinde de eski kalite kalmamış maalesef. içinde nasıl aşmış bir teknoloji varsa, daha ocağın 1. haftası dolmadan lamba yanabiliyor ve bu alışılmış bir olay olduğundan da değiştirilme gereği duyulmuyor. kurulumu yapan kişinin kutuyu parçalayarak açması gibi düşüncesizce hareketlerini şirkete yıkmak doğru olmaz, ancak ankastre ürün satan bir firmanın yetkili servisinin elinde bir dekupaj testeresinin bulunmaması bana son derece saçma geliyor. tezgah yeni olsa, tezgahı aldığımız adamlardan kesmelerini isteriz tamam da, makineyle küçücük bir yerin kesilmesini istediğinizde de kimse dükkanından kalkıp gelmiyor ki?
tavsiyem, eğer beyaz eşya alacaksanız arçelik yerine bosch'u tercih etmeniz yönünde. tüm bu olaylar yaşandıktan kısa bir süre sonra bulaşık makinesi de ömrünü doldurdu ve onu da değiştirmemiz gerekti. sipariş verdikten 2 gün sonra öğlen 12 gibi gelip eski makineyi söküp götürdüler, akşam 8 gibi de yeni makineyi getirip kurulumu yaptılar. hatta kurulumu yapana arçelik ile yaşadığımız durumu anlattığımızda hemen gidip servis arabasından dekupaj testeresini getirerek tezgahta gerekli kesim işlemini de gerçekleştirdi ve bunun için ekstra hiçbir ücret istemedi*. yani ankastre ürün montajına gelen adamda olmayan teçhizat, bulaşık makinesi kurulumu yapmaya gelen adamda var. bu son cümle, arçelik ile bosch arasındaki farkı anlatmaya yeter sanıyorum.
not: ocağın ışığı hala yanmıyor.
not 2: bulaşık makinesi ise bir gün bile tık demedi, aslanlar gibi çalışıyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar