bugün
- dünya kupasından banane diyen erkek7
- olduğundan genç göstermek6
- balkonu camla kaplatmak8
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı6
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır5
- elmas bey biraderin çaylak olması5
- üniversite sınavına geç kalmak6
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan2
- askerlik3
- kopuz2
- bölük komutanına şikayet etmek2
- lahmacunu elle yiyen kız16
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler2
- milli takımımızın balonu patladı7
- erkekte yakışıklılık aramayan kadın2
- yüzük kaşı2
- ez te hezdikim2
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- ispanya 4 suudi arabistan 02
- kezonun tırtıl şekilli bir çift çalı kümesi2
- öfke anında yapılmaması gereken şeyler6
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- ciddi ilişki piyasasının çöküşü3
- istanbul4
- güne bir şarkı bırak18
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- kemal kılıçdaroğlu9
- wc den elenerek dünyada dalga konusu olmamız2
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- yazarların en sevdiği meyve9
- alevilerde muhammed ismi2
- babalar günü5
- birbirine kadın ikram eden zenginler2
- kızına uygun elbise bulamayan annenin isyanı2
- en havalı ingilizce kelimeler4
- pornoyu bırakmak4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı49
- 13 temmuz 20072
- asosyal olmanın sebepleri7
- hayvanlar aleminde en yakın akrabamız2
- 21 haziran 2026 ekvador curuçao maçı3
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci8
- biraaaaaader3
- 21 haziran 2026 ekvador curaçao maçı2
- anne ve babayı çocukları önünde vuran maganda5
- 42 bin entry girmek5
- milli takıma isim koyalım kampanyası9
- duygularla hareket etmek vs mantıkla hareket etmek3
- rabbin para vermesi3
- seni hayata bağlayan şey12
nevi şahsına münhasır leh diyarı...
hele ki poznandan katowiceye o tren yolculuğu... karanlıkta silüetleri seçilebilen yalnız ağaçları sen gör diye trende çekim yaptım kamera modu açıp pencereye koydum, senin seveceğini bildiğim için ellemeden dakikalarca çekim yaptı, akşam tan yeri kararırken sonra, dilini hiç anlamadığım tren satıcısı geldi, ama öyle güzel gülümsüyordu ki, anlaştık... poznan-katowice arasında mirella teyze vardı tarzanca anlaştığımız... eski türk filmlerindeki gibi altı kişilik sıcak ve hınca hınç kopartımanları boş geçtikten sonrai artık son kompartımanlara yaklaşırken umutlarımı yitirmeye başladığım anda içten gülümsemesiyle kompartımanın müsait olduğunu anlatan, tombiş, anaç teyze... 6 saatte benim için önemli bir insan oldu...böyle küçük, tereyağı kutusu gibi kutularda limon suyu getirdi, çaya döktüm çok leziz yaptı çayı... kitkat ısmarladı bana... sonra bi anda yağmur bastırdı. cama gittim; acaba dedim, bu hiç bilmediğim diyarda yağmur sonrası toprak kokusu nasıldır? hatta sanki benim düşüncelerimi okumuş gibi durdu tren, istasyon olmadığı halde koku dağılmasın da rahat algılayayım diye adeta... makinistle telepatiyle kontrat yaptım 10 dk durdu orada... sonra, bi istasyona geldik, l harfinin ortasına hançer saplamış gibi bi harf vardı olava diye okudum ben. mirella devreye girdi ovava okunuyomuş hançerli l, v okunuyormuş böğrü acıdı mı acaba hançerden dedim... katowiceye indiğimde, yurdum "ara istasyonları" halet-i ruhiyesini alt geçide kadar yaşayabildim... sonra bir taksi buldum...
hele ki poznandan katowiceye o tren yolculuğu... karanlıkta silüetleri seçilebilen yalnız ağaçları sen gör diye trende çekim yaptım kamera modu açıp pencereye koydum, senin seveceğini bildiğim için ellemeden dakikalarca çekim yaptı, akşam tan yeri kararırken sonra, dilini hiç anlamadığım tren satıcısı geldi, ama öyle güzel gülümsüyordu ki, anlaştık... poznan-katowice arasında mirella teyze vardı tarzanca anlaştığımız... eski türk filmlerindeki gibi altı kişilik sıcak ve hınca hınç kopartımanları boş geçtikten sonrai artık son kompartımanlara yaklaşırken umutlarımı yitirmeye başladığım anda içten gülümsemesiyle kompartımanın müsait olduğunu anlatan, tombiş, anaç teyze... 6 saatte benim için önemli bir insan oldu...böyle küçük, tereyağı kutusu gibi kutularda limon suyu getirdi, çaya döktüm çok leziz yaptı çayı... kitkat ısmarladı bana... sonra bi anda yağmur bastırdı. cama gittim; acaba dedim, bu hiç bilmediğim diyarda yağmur sonrası toprak kokusu nasıldır? hatta sanki benim düşüncelerimi okumuş gibi durdu tren, istasyon olmadığı halde koku dağılmasın da rahat algılayayım diye adeta... makinistle telepatiyle kontrat yaptım 10 dk durdu orada... sonra, bi istasyona geldik, l harfinin ortasına hançer saplamış gibi bi harf vardı olava diye okudum ben. mirella devreye girdi ovava okunuyomuş hançerli l, v okunuyormuş böğrü acıdı mı acaba hançerden dedim... katowiceye indiğimde, yurdum "ara istasyonları" halet-i ruhiyesini alt geçide kadar yaşayabildim... sonra bir taksi buldum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar