bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı49
- milli maçı izlemeyen erkek10
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı20
- türkiye'nin avustralya'ya 2 0 yenilmesi2
- vincenzo montella6
- bir kızı doyurmak3
- new york knicks3
- avustralya milli futbol takımı4
- istiridye mantarı2
- suca suruklenen cocuk7
- kürdistan a milli futbol takımı2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak11
- ozan güven ahmet kural ikilisi2
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi18
- türk bayraklı tişört2
- çok fena boşladım2
- futbol maçı izleyen sözlük kızı4
- özel okulların dolup taştığı kriz ülkesi2
- tanrıyı görmek için 12 yıldır oturmayan adam2
- kadir mısıroğlu2
- zall yüzünden gol yememiz5
- muhabbet kuşu2
- milli takım gruptan çıksın soyunurum3
- uludağ sözlük burada zall nerede4
- muşlettin geldi topu aldı vurdu goooooolll4
- sarunas jasikevicius2
- sabah sabah kahvaltıya gelen misafir2
- kenan yıldız2
- en iyi antidepresan18
- uludagsözlük ilk yapay zeka moderasyon başarısı9
- kemal kılıçdaroğlu14
- tutulan takım gol yiyince maçı kapatmak3
- ioçk adam mıdır2
- alagavat olmak istiyorum ne yapmalıyım2
- dalmaçyalı köpeğin beneklerine iğne batırmak2
- isviçre'nin nüfusu 10 milyonla sınırlama referandu3
- avustralya 0 türkiye 73
- chp'nin hali ne olacak58
- ahmet sezer bey ahmet sezer bey derhal sözlüğe2
- nervio adlı yazarın dillere destan güzelliği9
- su molası3
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması12
- mutlu bir ilişkinin anahtarı8
- rakı içen kadınlara hiçbir erkeğin aşık olmaması4
- aziz yıldırım15
- hakan safi3
- şirinler köyüne yeni şirin13
- sözlük yazarlarının ruh hali9
- uğurcan çakır'ın kova olması2
- arda güler4
Birinci Dünya Savaşı'nda ingilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın iskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi.
Kampın tam adı, 'Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen'in 48. Alayı'na bağlı Osmanlı askerleri tutuluyordu.
12Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, ağır hakaret ve aşağılamaya maruz kaldılar.
Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi...
Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kampların ingiliz komutanları, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Savaş bitmişti. Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, ingilizler'in işine gelmiyordu. Çünkü, olası yeni bir savaşta, bu askerlerin yeniden karşılarına çıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, ingilizlerin beyinlerine işlenmişti.
Çözüm toplu katliamdı... Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak suya normalin çok üzerinde krizol maddesi katılmıştı. asker, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu. Ancak ingiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. askerler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez ingilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Çünkü gözleri yanmıştı...
Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. Bu vahşet, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan ingiliz tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması icin TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler.
Tabii ki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bu hesap sorma işi de unutuldu gitti.
Ama onlar unutmuyorlar...
Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarına çanak tutması...
Kampın tam adı, 'Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen'in 48. Alayı'na bağlı Osmanlı askerleri tutuluyordu.
12Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, ağır hakaret ve aşağılamaya maruz kaldılar.
Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi...
Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kampların ingiliz komutanları, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Savaş bitmişti. Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, ingilizler'in işine gelmiyordu. Çünkü, olası yeni bir savaşta, bu askerlerin yeniden karşılarına çıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, ingilizlerin beyinlerine işlenmişti.
Çözüm toplu katliamdı... Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak suya normalin çok üzerinde krizol maddesi katılmıştı. asker, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu. Ancak ingiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. askerler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez ingilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Çünkü gözleri yanmıştı...
Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. Bu vahşet, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan ingiliz tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması icin TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler.
Tabii ki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bu hesap sorma işi de unutuldu gitti.
Ama onlar unutmuyorlar...
Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarına çanak tutması...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar