bugün
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz8
- rafael leao24
- mehmet ali alabora4
- öldükten sonra 2865 te dirilmek4
- günün sözü20
- ayağı şiir kokan kadın2
- sarapci koala69
- deniz göktaş5
- zall için bir şarkı bırak2
- ruhani bir varlığa aşık olmak ister miydin2
- erkeklerin istediği tek şey17
- sadece güzelliğe bakan erkek3
- biraderlerin vurduyor olması12
- türkiye13
- trafikte sinirlenip bağırmak5
- üşümeyi özlemek4
- en son ne zaman namaz kıldın13
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- gram altın5
- akepe3
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- sarapci diye nick alan akpli17
- hiç erkeğe şiir yazan kadın olmaması2
- karı kıza para yedirir misiniz3
- erkeğin kalbine giden yol egosundan geçer3
- şarapçı koala ile viski içmek5
- 28 ağustos 2026 türkiye polonya voleybol maçı4
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- tanrı ile röportajlar3
- fener balı15
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- biraderizm felsefesi3
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- manifest11
- uşak2
- uyumanın muhteşem bir şey olması2
- usualsuspect'e ayak atıp kaçmak6
- bir dinciyle tartışmak2
- burdur2
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- arkadaşlar size küstüm2
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
- fenerbahçe vs galatasaray26
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- erecto birader nasıl gözüküyor2
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı8
- biraderine de sana da yeter artık2
- gece yarısı çerokilerin tarihini okumak2
- hayden panettiere2
bunu alan insan fenerlilerle dalga geçme hakkından feragat etmiş olur. fenerbahçe taraftar kartı'ndan zerre farkı yoktur.
ben, futbol oyununu (futbol topunu kale adı verilen alanın içine sokma) siyah beyaz renkli formayla oynayan beşiktaş takımını destekliyorum; hayattaki boş zaman dilimlerimden bazısını bu oyun ve beşiktaşla birlikte dolduruyorum.
bu kadar. daha fazlası değil. futbol sadece ve sadece futboldur. masa tenisi de sadece masa tenisidir. olguları karmaşıklaştırdıkça, karmaşık sözde anlamlar yükledikçe yalandan bir tutku ve ayrıştırma kümesi (holiganizm) yaratmış olursunuz. bu çıkarımın türk sporundaki başlıca örneği fenerbahçedir. adamları yola getirmeye çalışırken senin gidip böyle saçma şeylere para dökmen tarafını (holiganizm) belli etmendir. futbol, türk ligleri bazında, dünya ligleri bazında bakıldığında mahalle futbolu değildir. amatör futbol değildir. şeref bey'in zamanındaki düzenle şu anki düzen arasında bir bağ yoktur. futbol kulüpleri ve genel olarak spor kulüpleri birer şov müessesesidir. şov müesseselerine fazladan para vermek, olanları ve olayları dramatize ederek bir şov organizasyonunu "ölümüne sevmek" holiganlıktır, insanın içine debelendiğini bir şekilde farkedemediği bomboş bir saçmalıktır. şov izliyor ve takip ediyorsan tek vereceğin para stadyum ve platform (diji, smart...) parasıdır, ki fiyat ve/veya kalite seni cezbetmiyorsa bunları verme zorunluluğun da yoktur.
stadyumda ayrıca yapılabilecek sadece güzel hareketler vardır desteklenebilecek; pankart, marş v.s. bunların içeriğinin de küfür, hakaret v.s. olmadığı şartlarda. çarşı grubu buna benzer güzel şeyler yapıyor; kürt/türk/ermeni/v.s. toplamda insan olan parçaları birleştirici hareketlerle, bazı bazı insan gibi muhalifliğiyle v.s. ama hiçbir zaman holiganlıktan sıyrılmış bir hareket de değil çarşı grubu da.
bahsi geçen ideaya tek oturan grup boz baykuşlar'dır. futbol ve taraftarlık dediğin boz baykuşlar'dan ne eksik ne fazlasıdır. aynı çizgi doğrultusunda sadece daha da büyüyebilir nicelik anlamında, nitelik baki kalmak şartıyla.
futbolu ve gündelik hayattaki her şeyi, aslolduğundan/varolduğundan daha büyük, daha karmaşık ve daha bölücü hale getirmek için atılan adımlara verdiğin en küçük destek, seni de, "bu uğurda" ölecek, yaralanacak, mağdur olacak insanların mağduriyetinin nedeninin sorumlularından yapacaktır.
beğendiysen tişörtü, git çakmasını yaptır giy gez. 1 liralık tişörtü, anıları parayla kirleterek 20-30 liraya satan sinsi tüccardan alacaksan, stadda rakip taraftarla yanyana oturup maçı izleyeceğin o güzel günlerin, senin de verdiğin destekle hiçbir zaman gelmeyeceğini bileceksin.
(bkz: che guevara tişörtü)
bu yazılanları ancak başkası yazdığında/söylediğinde düşünebilecek raddeye gelmektir holiganlık.
ben, futbol oyununu (futbol topunu kale adı verilen alanın içine sokma) siyah beyaz renkli formayla oynayan beşiktaş takımını destekliyorum; hayattaki boş zaman dilimlerimden bazısını bu oyun ve beşiktaşla birlikte dolduruyorum.
bu kadar. daha fazlası değil. futbol sadece ve sadece futboldur. masa tenisi de sadece masa tenisidir. olguları karmaşıklaştırdıkça, karmaşık sözde anlamlar yükledikçe yalandan bir tutku ve ayrıştırma kümesi (holiganizm) yaratmış olursunuz. bu çıkarımın türk sporundaki başlıca örneği fenerbahçedir. adamları yola getirmeye çalışırken senin gidip böyle saçma şeylere para dökmen tarafını (holiganizm) belli etmendir. futbol, türk ligleri bazında, dünya ligleri bazında bakıldığında mahalle futbolu değildir. amatör futbol değildir. şeref bey'in zamanındaki düzenle şu anki düzen arasında bir bağ yoktur. futbol kulüpleri ve genel olarak spor kulüpleri birer şov müessesesidir. şov müesseselerine fazladan para vermek, olanları ve olayları dramatize ederek bir şov organizasyonunu "ölümüne sevmek" holiganlıktır, insanın içine debelendiğini bir şekilde farkedemediği bomboş bir saçmalıktır. şov izliyor ve takip ediyorsan tek vereceğin para stadyum ve platform (diji, smart...) parasıdır, ki fiyat ve/veya kalite seni cezbetmiyorsa bunları verme zorunluluğun da yoktur.
stadyumda ayrıca yapılabilecek sadece güzel hareketler vardır desteklenebilecek; pankart, marş v.s. bunların içeriğinin de küfür, hakaret v.s. olmadığı şartlarda. çarşı grubu buna benzer güzel şeyler yapıyor; kürt/türk/ermeni/v.s. toplamda insan olan parçaları birleştirici hareketlerle, bazı bazı insan gibi muhalifliğiyle v.s. ama hiçbir zaman holiganlıktan sıyrılmış bir hareket de değil çarşı grubu da.
bahsi geçen ideaya tek oturan grup boz baykuşlar'dır. futbol ve taraftarlık dediğin boz baykuşlar'dan ne eksik ne fazlasıdır. aynı çizgi doğrultusunda sadece daha da büyüyebilir nicelik anlamında, nitelik baki kalmak şartıyla.
futbolu ve gündelik hayattaki her şeyi, aslolduğundan/varolduğundan daha büyük, daha karmaşık ve daha bölücü hale getirmek için atılan adımlara verdiğin en küçük destek, seni de, "bu uğurda" ölecek, yaralanacak, mağdur olacak insanların mağduriyetinin nedeninin sorumlularından yapacaktır.
beğendiysen tişörtü, git çakmasını yaptır giy gez. 1 liralık tişörtü, anıları parayla kirleterek 20-30 liraya satan sinsi tüccardan alacaksan, stadda rakip taraftarla yanyana oturup maçı izleyeceğin o güzel günlerin, senin de verdiğin destekle hiçbir zaman gelmeyeceğini bileceksin.
(bkz: che guevara tişörtü)
bu yazılanları ancak başkası yazdığında/söylediğinde düşünebilecek raddeye gelmektir holiganlık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar