bugün
- kolye18
- sözlüğü kurtaracak tek yazar8
- nervio tarzı entry girmek18
- yunanistan4
- 42 numara ayaklı kızın yaşama amacı5
- eve çağıran kızın ot da getir demesi5
- jaws filmindeki sikko balik24
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı27
- yetkisi alınan yetkili10
- arda güler16
- atatürk ün hataları15
- 2026 ekim ayı3
- ilk buluşmada poposuna tokat attıran ateist kız2
- haftanın gammazlarında birinci olan user9
- sevgiliyle araya mesafe koymak4
- yediğimiz yemekleri midede dışkı olarak taşımak4
- duşa giriyorum kimi düşüneyim7
- doğubank8
- estonya3
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi11
- 2026 kasım ayı nasıl geçecek2
- ülken için savaşır mısın6
- muhafazakar tatil seçenekleri6
- yemene asker gönderilme meselesi9
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- komşusuna sütyen içinde not bırakan kız2
- 28 ekim 20262
- sevda türküsev3
- oktay saral10
- sözlüğün kralı10
- saatten anlayan yazarlar bi bakabilir mi5
- insan sevmemek7
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı6
- isveç2
- flört etmeme ilkesi3
- galatasaray6
- sakarya üniversitesi3
- norveç3
- sana köyden kız bulacağım diyen anne3
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar4
- simiago erkek mi kadın mı5
- nev20
- köklerinden koparılan bir çınar fenerbahçe2
- horny meydan6
- azerizm2
- iltica20
- nev antalya konseri2
- 28 bin lira veriyor diye köle gözüyle bakan patron5
- bugün galatasaray fenerbahçe maçı var4
bir musallah duruyor şimdi önünde,
bir tabut; al bayrak var üstünde,
bir kefen; şehidin var içinde.
oğlun var; yavrun, fidanın, yarının... utanır diye gönlündekini soramadığın. doya doya boyuna bakamadığın oğlun. özünden gelen '' ya sabır, ya allah '' merhem olur şimdi sızına, takat verir dizine. kurumuş gözlerinde süzülürken hüznün, dilinden hiç düşmeyen sözün: '' vatan sağ olsun ''
kocan var; giderken içinin pır pır ettiği, bir daha gelemeyeceğini, göremeyeceğini hayal bile edemediğin, sarılıp bırakamadığın , beraber yaşlanacağın yıkılmaz dağın, dayanağın.
baban var; o tabutun içine nasıl sığdığını minicik aklının bir türlü alamadığı, kocaman, aslan baban sarıldığında içine çektiğin baba kokusu solmuş gülün. kucakladığında düşürmeyeceğine güvendiğin güçlü kolları yanına serilmiş şimdi canın babanın.
ey ağlayan şehit anası! bu büyük acıyı yaşasan bile, sen boynunu eğme. ağlayacaksan bile başın dik ağla. çünkü verdiğin her emek, bağladığın her umut ve hiisettiğin tüm duygular birer hatıradır. onlar gereken yerlere yazılmış, evladının boynuna asılmıştır. nereye giderse gitsin, emanetleri hep yanında olacaktır.
ey ağlayan şehit eşi! henüz eşinin toprağı kurumamış olsa da, artık göz yaşını sil ve bir daha ağlama. çünkü senin gözlerinden damlattığın her bir damla yaş, bizim içimizi yakmakta ve insanca yaşayıp geçinememe ayıbımızdan dolayı yüreğimizi dağlamaktadır.
ey ağlayan şehit evladı! sakın baban toprak oldu diye üzülme. senin baban bu dünyada kimsenin elde edemeyeceği kadar büyük ve muhteşem bir ölüme sahip olmuştur. giren kurşun kahpe olsa da, sonucu babanın sonsuza dek mutluluğu ile sonuçlanmıştır. senin baban için, bu ülkede yaşayan herkesin, gökte uçan güvercininona minnettar olduğu ve ona dua ettiğini aklından çıkarma.
art arda dizilmiş ay yıldızlı bayraklara bürünmüş, hayatının baharında soldurulmuş, kefenlerine kan bulaştırılmış cennet bekçileri, uğurlanıyor analarının feryatlarıyla mekânların en yücesine.
bir tabut; şimdi gidiyor en önde,
bir tabut; meleklerle çevrili,
bir tabur gidiyor, sevenleri var peşinde. hepsinin gözü yaşlı ama gururlu...
tek tek dokunmak, sarılmak,seslenmek istiyor sevenlerine. ulaşamıyor. tabutunu saran bayrağa bakıyor. ne kadar da benzüyor rengi; vurulup yere düşerken akan kanına. her şey yavaş yavaş uzaklaşıyor, sislere karışıyor sevdikleri. güneş gibi sıcacık kollar sarmalayıp kucaklıyor hepsini.
görevini yerine getirmenin gururu sarıyor şehidi. gül bahçelerine dönüşüyor mezarı. sevdiklerinin güvende olmasının rahatlığıyla, başını koyup toprağa, yatıyor; kıbleye doğru yüzü. cennet semalarında gözü... bağrına basıyor o'nu da, uğruna öldüğü vatan...
ey topraklar için toprağa düşmüş asker!
gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın ?
gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.
bir tabut; al bayrak var üstünde,
bir kefen; şehidin var içinde.
oğlun var; yavrun, fidanın, yarının... utanır diye gönlündekini soramadığın. doya doya boyuna bakamadığın oğlun. özünden gelen '' ya sabır, ya allah '' merhem olur şimdi sızına, takat verir dizine. kurumuş gözlerinde süzülürken hüznün, dilinden hiç düşmeyen sözün: '' vatan sağ olsun ''
kocan var; giderken içinin pır pır ettiği, bir daha gelemeyeceğini, göremeyeceğini hayal bile edemediğin, sarılıp bırakamadığın , beraber yaşlanacağın yıkılmaz dağın, dayanağın.
baban var; o tabutun içine nasıl sığdığını minicik aklının bir türlü alamadığı, kocaman, aslan baban sarıldığında içine çektiğin baba kokusu solmuş gülün. kucakladığında düşürmeyeceğine güvendiğin güçlü kolları yanına serilmiş şimdi canın babanın.
ey ağlayan şehit anası! bu büyük acıyı yaşasan bile, sen boynunu eğme. ağlayacaksan bile başın dik ağla. çünkü verdiğin her emek, bağladığın her umut ve hiisettiğin tüm duygular birer hatıradır. onlar gereken yerlere yazılmış, evladının boynuna asılmıştır. nereye giderse gitsin, emanetleri hep yanında olacaktır.
ey ağlayan şehit eşi! henüz eşinin toprağı kurumamış olsa da, artık göz yaşını sil ve bir daha ağlama. çünkü senin gözlerinden damlattığın her bir damla yaş, bizim içimizi yakmakta ve insanca yaşayıp geçinememe ayıbımızdan dolayı yüreğimizi dağlamaktadır.
ey ağlayan şehit evladı! sakın baban toprak oldu diye üzülme. senin baban bu dünyada kimsenin elde edemeyeceği kadar büyük ve muhteşem bir ölüme sahip olmuştur. giren kurşun kahpe olsa da, sonucu babanın sonsuza dek mutluluğu ile sonuçlanmıştır. senin baban için, bu ülkede yaşayan herkesin, gökte uçan güvercininona minnettar olduğu ve ona dua ettiğini aklından çıkarma.
art arda dizilmiş ay yıldızlı bayraklara bürünmüş, hayatının baharında soldurulmuş, kefenlerine kan bulaştırılmış cennet bekçileri, uğurlanıyor analarının feryatlarıyla mekânların en yücesine.
bir tabut; şimdi gidiyor en önde,
bir tabut; meleklerle çevrili,
bir tabur gidiyor, sevenleri var peşinde. hepsinin gözü yaşlı ama gururlu...
tek tek dokunmak, sarılmak,seslenmek istiyor sevenlerine. ulaşamıyor. tabutunu saran bayrağa bakıyor. ne kadar da benzüyor rengi; vurulup yere düşerken akan kanına. her şey yavaş yavaş uzaklaşıyor, sislere karışıyor sevdikleri. güneş gibi sıcacık kollar sarmalayıp kucaklıyor hepsini.
görevini yerine getirmenin gururu sarıyor şehidi. gül bahçelerine dönüşüyor mezarı. sevdiklerinin güvende olmasının rahatlığıyla, başını koyup toprağa, yatıyor; kıbleye doğru yüzü. cennet semalarında gözü... bağrına basıyor o'nu da, uğruna öldüğü vatan...
ey topraklar için toprağa düşmüş asker!
gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın ?
gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar