bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı86
- kızıl saçlılar5
- gülşen in memeleri14
- mika raun vardı nerede şimdi7
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam22
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- ese dezze13
- örümcek adam2
- caitlin worthington3
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- tuborg ice2
- tuborg içen erkek2
- verzeihung2
- orealia thomas2
- hamas denince akla gelenler11
- olga lombardo2
- entschuldigung2
- hızlı ve çok okumak4
- ağlayarak muhallebi yemek3
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- nar taneleyen gelin adayı2
- müslüman5
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- erlik5
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- uludağ sözlük ai bot2
- ben geldim naneler5
- kamos3
- karton fabrikasında sigara içmek2
- gammazlayıp entry sildirme2
- doçent maaşı vs işçi maaşı3
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- kim cha eon9
- ilk defa vurduracak kız heyecanı4
- miss turkey 2026 başvuruları3
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- tanga üstüne dar kot pantolon giyen kadın5
- tinto brass7
- miss universe 20266
- kartoncu chpden ilçe başkanıymış2
- okuduklarımız nereye gidiyor2
- hamlet'in mezarlık sahnesi3
- kasım ayını romantizm vakti sanmak2
- terapi niteliğindeki şeyler13
- sobaları hazırlayın7
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi6
seksi ne kadar tabu yapmış bir toplumuz arkadaş. bir süre önce sürekli yazıyordum sonra biraz ara verdim geri geldim hala aynı başlıklar. ya ateistler dincilere dinciler ateistlere giydirmeye çalışıyor ya da "ruhu orospu kız" yok "handjob yapan kız" yok "gösteren ama vermeyen kız" yok "porno izleyen kız orospudur" gibisinden rantlarla karşılaşıyorum. hadi din vs tartışmalarını biraz anlıyorum türkiye bir değişim sürecinde birşeyler olup bitiyor, ama bu kızlara giydirme başlıkları hiçbir boka yaramıyor onu biliyorum.
şimdi arkadaşlarım, bu iş böyle gitmez, ülke olarak bazı şeyleri aşmamız gerekiyor. zaten bildiklerimizi bilmiyormuş gibi yapmamamız gerekiyor.
kızların da cinsel hormonları vardır, cinsel istekleri vardır. türk toplumunun size gösterdiği türk kızları böyle değildir imajına bakmayın siz, onlar sadece rahatça açılabilecekleri kişileri bekliyorlar. açıldıklarında da gerçek cinsel açlıklarına tanık oluyorsunuz. * ve şunu anlamanız gerekiyor, insanlar sevişir, sevişmek isteyebilir. bu insanların doğasında olan bir şey. insanlar tecrübe etmek isteyebilir, yaşadıkları şu 5 kuruşluk, tonlarca acının ve zorluğun ama çok az güzelliğin olduğu dünyadan biraz haz almak isteyebilirler. bunu yaşadığınız kültür size cinselliği çocukluğunuzdan beri farklı yansıttığı için böyle olmadığını düşünebilirsiniz, ama böyledir. biyolojimiz böyle işler, bunu ister tanrı yaptı deyin isterseniz evrim bu hale getirdi deyin, bu sonucu değiştirmez.
iki insan birbiriyle sevişmek istediği zaman, handjob, blowjob, kamasutra yapmak istedikleri zaman bu insan onlar için bir anlamda sevinmeniz gerekir. çünkü bu mutluluk hormonu salgılanmasıyla ilişkilere ciddi anlamda katkısı olabilen birşeydir.
açtığınız şu başlıklar hepinizin bilinç altını yansıtıyor, seksüel olarak ne kadar aç olduğunuzu gösteriyor. ha bunu göstermek yanlış bir şey olmayabilir ama yöntemi de bu değildir. ya açıp adam gibi kendinizi sorgulayarak yazın ya da ona buna bok atmaktan vazgeçin, yazmayın. kaliteyi yerlere düşürdünüz artık yeter.
bu tabu bizi ülke olarak yaralıyor, geri tutuyor, beyinlerimizi gerçekten önemli olan meselelere vermemizi engelliyor. çünkü görüyorum ki kafalarımız hep o tatmin edemediğimiz ihtiyaçlarımızda. peki bu nasıl aşılır? samimi düşünerek, empati kurarak, doğanın nasıl çalıştığını anlamaya çalışarak çözülür. ad hominem yapıp insanları yargılayarak değil. bunun farkına varmanın vakti geldi geçiyor artık.
saflık insanların vücutlarını paylaştıklarında veya duygularını açık bir şekilde paylaştıklarında bozulmaz. saflık tecrübelerden çıkarılan kötümser sonuçlarla bozulur. olayları iyi veya kötü yapan olayların kendisi değildir, olayları algılayış şeklinizdir. doğada iyi veya kötü yoktur. bir aslan ceylanı ve yavrusunu acımadan dişeriyle boğazını sıkarak öldürebilir veya canlı canlı derisinden parçalar koparmaya başlayabilir. evet, bu ceylan açısından bakıldığında dayanılmaz bir acıdır ve üzücüdür, ama bu böyledir. aslan bir düzenin parçasıdır, görevini yerine getirir. iyi veya kötü değildir, o sadece olduğu şeydir. doğduğundan itibaren de ne olduğunu keşfeder ve bunu kabullenmeyi öğrenir.
bizim de doğadaki durumumuz böyledir. genel geçer ahlak kurallardan oluşmuş, kanunlara dayalı bir toplumsal yapımızın olması bir arada yaşamamız için gereklidir. ama seks bunlardan birisi değildir, hiç olmamıştır. seks yaşamın bir parçasıdır ve tecrübe ile sabit olunur, öğrenilir ve ne kadar çok tecrübeye sahip olunursa çoğu zaman alınan haz da fazlalaşır ve insanların seçimleri de aslında ne istediklerinin farkına varmalarını sağladıkları noktaya doğru yönelir. bu yararlı birşeydir.
aslında bu konuda daha yazacak çok şeyim var ama hepsini yazmak istersem aşırı zaman harcamam gerekir, pdf yapıp yayınlasam daha makbul olur yani. o yüzden son noktaya tekrar değiniyim;
- insanları sürekli yargılamayın, bu sizi daha güçlü, daha mükemmel bir insan haline getirmez.
- insanların her davranışını sadece mantıksal olarak değerlendirmeyin, davranışların arkasında çoğu zaman sadece mantık yoktur, duygular, hisler, arzular vardır. bunların empati kurarak neden böyle olduklarını anlamaya çalışın.
- işe sadece abazalık olarak bakmayın, sevdiğiniz insanla geçireceğiniz tek bir gece tüm hayatınız boyunca ben neden yaşamışım sorusunun cevabı olabilir.
- carl sagan'ın dediği gibi dünyayı sizden ayrı, bağımsız değil de tek bir organizmaymış gibi algılamaya çalışın. bunun bir parçası olarak neyi ne derece yapmak ne kadar doğrudur bunu çözmeye çalışın.
- ahlaki öğretileri okuyun, dini kitapları da okuyun, filozofları okuyun ama hiçbir şeyi sorgulamadan, nedenlerini ve niçinlerini merak etmeden kabul etmeyin. çünkü şu anki durumunuzla çok yüzeyselsiniz, kendiniz dahil etrafınızdakilere bir katkınız olmaz. böyle gelmiş böyle gider diyip abazalığınıza teslim oluyorsunuz sadece.
ha şimdi ben bu kadar yazdım, millet sikler mi ya da okurlar mı onu da tam olarak kestiremiyorum. tabi kimse bana katılmak zorunda değil, yazdığım her şeyin doğru olduğunu da iddia edecek kadar ego sahibi değilim ama bir kısmının doğru olma ihtimalini bir düşünün en azından, samimi olun, dürüst olun.
şimdi arkadaşlarım, bu iş böyle gitmez, ülke olarak bazı şeyleri aşmamız gerekiyor. zaten bildiklerimizi bilmiyormuş gibi yapmamamız gerekiyor.
kızların da cinsel hormonları vardır, cinsel istekleri vardır. türk toplumunun size gösterdiği türk kızları böyle değildir imajına bakmayın siz, onlar sadece rahatça açılabilecekleri kişileri bekliyorlar. açıldıklarında da gerçek cinsel açlıklarına tanık oluyorsunuz. * ve şunu anlamanız gerekiyor, insanlar sevişir, sevişmek isteyebilir. bu insanların doğasında olan bir şey. insanlar tecrübe etmek isteyebilir, yaşadıkları şu 5 kuruşluk, tonlarca acının ve zorluğun ama çok az güzelliğin olduğu dünyadan biraz haz almak isteyebilirler. bunu yaşadığınız kültür size cinselliği çocukluğunuzdan beri farklı yansıttığı için böyle olmadığını düşünebilirsiniz, ama böyledir. biyolojimiz böyle işler, bunu ister tanrı yaptı deyin isterseniz evrim bu hale getirdi deyin, bu sonucu değiştirmez.
iki insan birbiriyle sevişmek istediği zaman, handjob, blowjob, kamasutra yapmak istedikleri zaman bu insan onlar için bir anlamda sevinmeniz gerekir. çünkü bu mutluluk hormonu salgılanmasıyla ilişkilere ciddi anlamda katkısı olabilen birşeydir.
açtığınız şu başlıklar hepinizin bilinç altını yansıtıyor, seksüel olarak ne kadar aç olduğunuzu gösteriyor. ha bunu göstermek yanlış bir şey olmayabilir ama yöntemi de bu değildir. ya açıp adam gibi kendinizi sorgulayarak yazın ya da ona buna bok atmaktan vazgeçin, yazmayın. kaliteyi yerlere düşürdünüz artık yeter.
bu tabu bizi ülke olarak yaralıyor, geri tutuyor, beyinlerimizi gerçekten önemli olan meselelere vermemizi engelliyor. çünkü görüyorum ki kafalarımız hep o tatmin edemediğimiz ihtiyaçlarımızda. peki bu nasıl aşılır? samimi düşünerek, empati kurarak, doğanın nasıl çalıştığını anlamaya çalışarak çözülür. ad hominem yapıp insanları yargılayarak değil. bunun farkına varmanın vakti geldi geçiyor artık.
saflık insanların vücutlarını paylaştıklarında veya duygularını açık bir şekilde paylaştıklarında bozulmaz. saflık tecrübelerden çıkarılan kötümser sonuçlarla bozulur. olayları iyi veya kötü yapan olayların kendisi değildir, olayları algılayış şeklinizdir. doğada iyi veya kötü yoktur. bir aslan ceylanı ve yavrusunu acımadan dişeriyle boğazını sıkarak öldürebilir veya canlı canlı derisinden parçalar koparmaya başlayabilir. evet, bu ceylan açısından bakıldığında dayanılmaz bir acıdır ve üzücüdür, ama bu böyledir. aslan bir düzenin parçasıdır, görevini yerine getirir. iyi veya kötü değildir, o sadece olduğu şeydir. doğduğundan itibaren de ne olduğunu keşfeder ve bunu kabullenmeyi öğrenir.
bizim de doğadaki durumumuz böyledir. genel geçer ahlak kurallardan oluşmuş, kanunlara dayalı bir toplumsal yapımızın olması bir arada yaşamamız için gereklidir. ama seks bunlardan birisi değildir, hiç olmamıştır. seks yaşamın bir parçasıdır ve tecrübe ile sabit olunur, öğrenilir ve ne kadar çok tecrübeye sahip olunursa çoğu zaman alınan haz da fazlalaşır ve insanların seçimleri de aslında ne istediklerinin farkına varmalarını sağladıkları noktaya doğru yönelir. bu yararlı birşeydir.
aslında bu konuda daha yazacak çok şeyim var ama hepsini yazmak istersem aşırı zaman harcamam gerekir, pdf yapıp yayınlasam daha makbul olur yani. o yüzden son noktaya tekrar değiniyim;
- insanları sürekli yargılamayın, bu sizi daha güçlü, daha mükemmel bir insan haline getirmez.
- insanların her davranışını sadece mantıksal olarak değerlendirmeyin, davranışların arkasında çoğu zaman sadece mantık yoktur, duygular, hisler, arzular vardır. bunların empati kurarak neden böyle olduklarını anlamaya çalışın.
- işe sadece abazalık olarak bakmayın, sevdiğiniz insanla geçireceğiniz tek bir gece tüm hayatınız boyunca ben neden yaşamışım sorusunun cevabı olabilir.
- carl sagan'ın dediği gibi dünyayı sizden ayrı, bağımsız değil de tek bir organizmaymış gibi algılamaya çalışın. bunun bir parçası olarak neyi ne derece yapmak ne kadar doğrudur bunu çözmeye çalışın.
- ahlaki öğretileri okuyun, dini kitapları da okuyun, filozofları okuyun ama hiçbir şeyi sorgulamadan, nedenlerini ve niçinlerini merak etmeden kabul etmeyin. çünkü şu anki durumunuzla çok yüzeyselsiniz, kendiniz dahil etrafınızdakilere bir katkınız olmaz. böyle gelmiş böyle gider diyip abazalığınıza teslim oluyorsunuz sadece.
ha şimdi ben bu kadar yazdım, millet sikler mi ya da okurlar mı onu da tam olarak kestiremiyorum. tabi kimse bana katılmak zorunda değil, yazdığım her şeyin doğru olduğunu da iddia edecek kadar ego sahibi değilim ama bir kısmının doğru olma ihtimalini bir düşünün en azından, samimi olun, dürüst olun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar