bugün
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- etnik köken5
- sözlükte kim kime yürüyor5
- evde kalmış 30 yaşında kız13
- sonunda simko da gerçeği tasdikledi3
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı7
- hayatta kalma korku psikolojik korku2
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- 16 bekar için masrafsız finlandiya tatili2
- müzik haram mıdır7
- hangi ülke de doğmak isterdin11
- hangi yazara aşıksınız3
- from gold from dust9
- trabzonspor un şampiyon olacağı gerçeği2
- ermenisiz kafkasya4
- hangi yazar hangi yazarla mesajlaşmak istiyor2
- bir bela geliyor5
- türkiyenin buğdayı2
- sözlükteki zengin yazarlar5
- amedspor22
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- galatasaray ın şampiyonluğu hayırlı olsun2
- oğlunuz ne işle meşgul'e sözlükte yazar demek2
- sokakta sürü halinde gezen erkekler3
- anın görüntüsü26
- şaban oğlu şaban oğlu şaban filmi3
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek7
- 14 mart 20115
- halloween2
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn2
- avm tuvaleti4
- saçları sıfıra vurmak2
- cübbeli ahmet hoca3
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- asgari ücret4
- aponun villası2
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- çare ismail kartal4
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- öcalan'ın imralı da yeni yere geçmesi2
- öylesine bir şeyler yaz2
- pazar günü yapılacak en iyi şey4
- havaların erken kararmaya başlaması3
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- kedi maması değişikliği2
- futbol17
- o paraya mercedes bmw audi var5
- iddaa bayii nin olmazsa olmazları2
- arabam nasıl arkadaşlar4
Filipinler'de Mindanao adasında, halkının tamamı Müslüman olan bir yerleşim yerinin ismidir Zamboanga.
Burada Taluksangay adını taşıyan bir cami, Müslümanlara bu topraklardaki köklerini hatırlatırken, turistler için de uğranmadan geçilemeyecek şirin bir mekân. Kapısındaki kitabeye bakılırsa 1885 yılında yaptırılmış. Tahmin ettiniz: Abdülhamid'in buraya gönderdiği yardımlardan bu cami de nasibini almış durumda. Kubbesinde ve minaresinde bulunan hilal, hilafetin gölgesinde bulunduklarını gösteriyor.
Hint Okyanusu'na uzanalım şimdi de: Seylan'dayız. Ve Seylan'da Müslümanların medar-ı iftiharı olan Hamidiye Mektebi'nin önünde toplanmış öğretmen ve öğrencileri görüyoruz eski bir fotoğrafta. isimleri yazılı altında: Samir'ler, Muhiddin'ler, Enis'ler, Selim'ler... Hepsi Abdülhamid'e (veya bu kitabın okurlarına) ta oralardan ve zamanın içinden selam ediyorlar. Okul halen faal ve ismi Hameedia Boys' School'dur.
işte bir çarpıcı örnek daha: Şikago'da bir cami. ismi: Mescidü'l-Fâtır. Vehbi Vakkasoğlu'ndan öğrendiğimize göre vaktiyle buradaki Müslümanlar bir cami yaptırmak için istanbul'dan yardım istiyorlar, Abdülhamid de bir miktar para gönderiyor kendilerine. Caminin arsasını satın alıyorlar ama bilmediğimiz bir sebeple inşaatına hemen başlanamıyor. Cami, satın alınan arsa üzerine daha sonraları yaptırılmış.
Ya Singapur'da bir Abdülhamid Müzesi olduğunu biliyor muydunuz? Belki de dünyada onun adını taşıyan tek müze bu. Burada Abdülhamid'in yağlıboya bir tablosu yer alıyor ve ölüm yıldönümlerinde Singapurlu Müslümanlar, onun önünde toplanıp ruhuna Fatiha okuyorlarmış. Bunun da kaynağında Kasım 1900'de Ahmed Ataullah Efendi'nin Sultan Abdülhamid adına Singapur'daki Müslümanlarla kurduğu teması buluyoruz. Singapurlu imam Alataş, Müslümanların Abdülhamid'e olan sevgisini şöyle anlatmış:
"Sultan Abdülhamid Han, Singapur'u islâm yönünden doyurdu. Tefsir âlimlerinden Kadı Beydavi'nin Kur'an tefsirini Malaycaya çevirerek göndermiş olmasaydı islâm bu ülkede belki bu kadar gelişmezdi. Kendisi ayrıca Singapur'a ilk Malayca Kur'an'ı gönderen biriydi." (imam'ın "Malayca Kur'an" dediği, Arapça okuma imkânı bulamayanlara Malay harfleriyle yazılmış Kur'an'lardır.)
Tabii Pekin'de yaptırılan Hamidiye Üniversitesi'nden söz etmesek bu liste çok eksik kalır. Bugün dahi cuma günleri avlusunu Çinli Müslümanlar dolduruyor.
Diyanet işleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez anlatmıştı. Geçtiğimiz Ramazan ayında Belarusya'nın başkenti Minsk'e bağlı ivya köyünde bir camide teravih namazı kıldırıyor. Önde erkekler, arkada kadınlar namaza duruyor. Salavat getirilen kısımda ise erkekli kadınlı cemaatten ilahi formunda bir ses yükseliyor: "Lailahe illallah Cebrail melekullah. Lailahe illallah Mikail melekullah." Mehmet Bey şaşırıyor önce ama devam ediyor namaza. ikinci arada bu defa Azrail ve israfil'in isimleri zikrediliyor. Sonraki aralarda ise sırasıyla bütün peygamberler sayılıyor. En son "Lailahe illallah Muhammed Rasulillah" sesleri yükseliyor. Ancak hemen ikinci bir ses:
"Lailahe illallah Abdülhamid Halifeti Rasulillah."
Mehmet Görmez Bey, "Salavatlar bitti ama o anda ben de bittim" diye anlatıyordu gözleri dolaraktan, "Neredeydim, hangi zamandaydım, şaşırmıştım."
Ufuklarımız genişledikçe Abdülhamid bizi daha çok şaşırtacağa benziyor. *
Burada Taluksangay adını taşıyan bir cami, Müslümanlara bu topraklardaki köklerini hatırlatırken, turistler için de uğranmadan geçilemeyecek şirin bir mekân. Kapısındaki kitabeye bakılırsa 1885 yılında yaptırılmış. Tahmin ettiniz: Abdülhamid'in buraya gönderdiği yardımlardan bu cami de nasibini almış durumda. Kubbesinde ve minaresinde bulunan hilal, hilafetin gölgesinde bulunduklarını gösteriyor.
Hint Okyanusu'na uzanalım şimdi de: Seylan'dayız. Ve Seylan'da Müslümanların medar-ı iftiharı olan Hamidiye Mektebi'nin önünde toplanmış öğretmen ve öğrencileri görüyoruz eski bir fotoğrafta. isimleri yazılı altında: Samir'ler, Muhiddin'ler, Enis'ler, Selim'ler... Hepsi Abdülhamid'e (veya bu kitabın okurlarına) ta oralardan ve zamanın içinden selam ediyorlar. Okul halen faal ve ismi Hameedia Boys' School'dur.
işte bir çarpıcı örnek daha: Şikago'da bir cami. ismi: Mescidü'l-Fâtır. Vehbi Vakkasoğlu'ndan öğrendiğimize göre vaktiyle buradaki Müslümanlar bir cami yaptırmak için istanbul'dan yardım istiyorlar, Abdülhamid de bir miktar para gönderiyor kendilerine. Caminin arsasını satın alıyorlar ama bilmediğimiz bir sebeple inşaatına hemen başlanamıyor. Cami, satın alınan arsa üzerine daha sonraları yaptırılmış.
Ya Singapur'da bir Abdülhamid Müzesi olduğunu biliyor muydunuz? Belki de dünyada onun adını taşıyan tek müze bu. Burada Abdülhamid'in yağlıboya bir tablosu yer alıyor ve ölüm yıldönümlerinde Singapurlu Müslümanlar, onun önünde toplanıp ruhuna Fatiha okuyorlarmış. Bunun da kaynağında Kasım 1900'de Ahmed Ataullah Efendi'nin Sultan Abdülhamid adına Singapur'daki Müslümanlarla kurduğu teması buluyoruz. Singapurlu imam Alataş, Müslümanların Abdülhamid'e olan sevgisini şöyle anlatmış:
"Sultan Abdülhamid Han, Singapur'u islâm yönünden doyurdu. Tefsir âlimlerinden Kadı Beydavi'nin Kur'an tefsirini Malaycaya çevirerek göndermiş olmasaydı islâm bu ülkede belki bu kadar gelişmezdi. Kendisi ayrıca Singapur'a ilk Malayca Kur'an'ı gönderen biriydi." (imam'ın "Malayca Kur'an" dediği, Arapça okuma imkânı bulamayanlara Malay harfleriyle yazılmış Kur'an'lardır.)
Tabii Pekin'de yaptırılan Hamidiye Üniversitesi'nden söz etmesek bu liste çok eksik kalır. Bugün dahi cuma günleri avlusunu Çinli Müslümanlar dolduruyor.
Diyanet işleri Başkan Yardımcısı Mehmet Görmez anlatmıştı. Geçtiğimiz Ramazan ayında Belarusya'nın başkenti Minsk'e bağlı ivya köyünde bir camide teravih namazı kıldırıyor. Önde erkekler, arkada kadınlar namaza duruyor. Salavat getirilen kısımda ise erkekli kadınlı cemaatten ilahi formunda bir ses yükseliyor: "Lailahe illallah Cebrail melekullah. Lailahe illallah Mikail melekullah." Mehmet Bey şaşırıyor önce ama devam ediyor namaza. ikinci arada bu defa Azrail ve israfil'in isimleri zikrediliyor. Sonraki aralarda ise sırasıyla bütün peygamberler sayılıyor. En son "Lailahe illallah Muhammed Rasulillah" sesleri yükseliyor. Ancak hemen ikinci bir ses:
"Lailahe illallah Abdülhamid Halifeti Rasulillah."
Mehmet Görmez Bey, "Salavatlar bitti ama o anda ben de bittim" diye anlatıyordu gözleri dolaraktan, "Neredeydim, hangi zamandaydım, şaşırmıştım."
Ufuklarımız genişledikçe Abdülhamid bizi daha çok şaşırtacağa benziyor. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar