bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması29
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz9
- israil'in 1915 olaylarını soykırım tanıması8
- ustalara kek yapmak4
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
- sözlük kızlarını koruma ve yaşatma derneği5
- artemis5
- cumhuriyetin intikamı2
- velvet45
- sadece erkeklerin olduğu ortamda espri yapmak2
- yazarlara gelen son mesaj8
- yaşadığın şehrin turistik yerlerini gezmek4
- rockçılara satanist diyen mallar2
- kolonya şişesi görünce içme isteği gelmesi6
- günlerce konuşulacak bir başlık açmak2
- çapkınlık dersleri2
- herkesin panik olduğu durumda cool takılan insan2
- roman düğünleri 353
- gizli oylayan melek3
- hiçbir şey bilmeyip üst kademede çalışmak3
- deniz göktaş9
- tai lung3
- meme verin lan2
- yaz sıcağında ayakkabıya sakız yapışması4
- kadın yazarların daha fazla oylanıp takip edilmesi3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle23
- konuşan karga2
- türklerin her ırkı türk sanması10
- anın görüntüsü26
- türklerin medeniyet kuramama nedeni9
- kader adamım3
- eksi oy alınca ağlayarak günlüğüne yazmak2
- evde cilt beyazlatma yöntemleri2
- sabahın köründe siyaseti düşünen insan3
- başlığı açıklamak yerine açanı cevaplamak2
- evde makarna yapmanın maliyeti4
- sabah sabah kavga edecek enerjiyi bulmak2
- kürtlerin muhteşem ve harika derecede ezik olması10
- umursamaz insan2
- son 1 ayın en başarılı gammazları3
- sözlüğün aptal kaynaması13
- 2026 dünya kupası35
- sözlükte tribünlere oynamak3
- sözlük draması2
- futbol32
- bugün aradığım aşkı bulacağım gün2
- eski evini rüyada görmek2
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez16
- afrodit2
- sözlükte yokluğu hissedilen yazarlar10
şurası az daha dolsun diye bekleyecektim ama neyse bu kadarla iktifa edelim.
28 şubat sürecinin en çok kime yaradığı kabak gibi ortadayken bu işlerden sadece bir takım zevatın mesul tutulup, asıl parmağını yalayanların sanki sütten çıkma akkaşık gibi atarlanması traji-komik...
28 şubat süreci neden yaşanmıştır?
şeytanın askerleri olan türk ordusunun, müslümanları geldikleri suyun başından süpürüp, ekonomik kaynakları tekrar eski sahiplere kanalize etmesi için mi?
bu plan biraz basit kaçmadı mı? hayat tavla kapağı ya da satranç tahtası gibi iki taraflı, iki boyutlu bir şey değil. tarafların sayısı ve tarafı dakikalar, saatler içinde değişir, dostlar düşman, düşmanlar dost oluverir. bunu herhalde en iyi çevik bir biliyordur şu an (beter olsun!). hem amerikalı kankalarından, hem sermayeden hem cemaatten sevgi seli yoluna akarken pek mutluydu ama arpası azalıp ötme sinyalleri verince alıverdiler içeri paşamı ve artık seveni de yok. cumhuriyet subayı olup, memleketi için çalışsaydı milyonlar onun için üzülürdü belki de hiç içeri alınamazdı. kürtçü cemaat ve akp'nin listesinin en başındaki pamukoğlu paşa'yı alabiliyorlar mı?
neyse hayat dersini alan aldı biz dönelim konumuza...
28 şubat süreci milli görüşçü muhafazakar sağın tasfiye edilip, kürtçü islamcı cemaatin amerika desteğiyle ve isteğiyle iktidar sahnesine tepeden indirilme operasyonudur. ordunun bir kısmı bu işe çeşitli sebeplerle bulaştı ne yazık ki. sermaye ise tasfiye edilen milli görüş holding mallarının peşkeşi ve çeşitli yeni kaynakların sözü karşılığında bu operasyona destek verdi. ankara'da otel lobilerinde siyah takımlı, siyah gözlüklü, alabros kesim saçlı adamlarla ihlas yeşili takım elbiseli, badem bıyıklı şimdiki janti abilerinizin hazırolda durduğu görüşmelerin fotoğrafları hala hatırda.
şevki yılmaz gibi adamların, o peygamberim diye deliye yatan garibanın hepsi birden neden tasfiye oldu bir anda? bunlar islamcı kesimin o zamanlardaki bayrak adamlarıydı nooldu da bunlar görünmez oldu?
ben söyleyeyim bunlar milli görüşçüydü. erbakan'ın sağlığında partinin kapısından sokmadığı cemaate en az rahmetli kadar düşman adamlardı ve siyasi hayatlarını bitiriverdiler. erbakan'ı satıp cia projesine gönüllü yazılan kesimden abdüllatif şener de başka umutlarla girdiği akp'nin içinde kalamadı. önceleri bir iki satır röportajı çıkardı şimdi tamamen karartma altında. hoş, konuşacak cesareti olduğunu da sanmıyorum.
en komik sahneler rahmetli erbakan'ın cenazesi sırasında gerçekleşti kürtçü cemaat oy aldığı kaz kafalılara "bakın biz erbakan hoca'nın devamıyız" mesajını verebilmek için elinde borazan ettiği başta trt ve diğer medya organlarından günlerce organizasyonlar tertipledi. köylü kurnazı kafaya göre hem kalabalık cumhuriyet mitinglerine nazire yapılacak hem de özellikle iç anadolu yoğunluklu milli görüşçü tabana mesaj verilecekti. saadet partili yöneticileri erbakan'ın evine sokmamaya kadar vardırdılar işleri... cenazede de fatih erbakan dahil herkesin adeta omuzuna sırtına basarak kendilerini önlere atıp pozlar verdiler. aslında haklılar hoca'nın can düşmanı kürtçü islamcıları erbakan'ın devamı sanacak kadar gerizekalı bir kitle var.
neyse öykümüze geri dönelim;
28 şubat sonrası kürtçü cemaatin saflarına geçirdiği saadet partisi'nin b takımından isimler (rte'nin neden ilerisi için düşünülmediğini de bir gün yazarız. 28 şubat olmayaydı recep efendi bakan, hatta belki milletvekili bile olamayacaktı) apar topar yeni bir sözde muhafazakar özde amerika'nın taşeronu partiyi kurdular. aynen anap gibi 40 yamalı, amerikan tutkallı bu oluşumu parayı verenin öttürdüğü the altans benzeri liboşlardan, kürtçü islamcılara, kubilay'ı koyun gibi boğazlayan herifin torunundan, dedesi yüzlerce türk çocuğunun katili adamlara kadar cumhuriyet ve türklük düşmanı adamlar oluşturuyordu.
kader ağlarını örerken diğer tarafta önce güya parti kuruyoruz diye dsp bir cia darbesiyle parçalandı (ismail cem bütün bir ömrün itibarının nasıl bir hamleyle mahvedileceğini uygulamalı olarak gösterdi ve sonra da kahrından öldü resmen). sonra da o oluşum ortadan bir anda buhar oluverdi. seçim evvelinde her şey ayarlanmıştı artık. hatta çok şüpheli (bağımsız ülkeler bunu devlet işlerinde kullanmıyorlar nedense) oracle tabanlı "kimi istersem onu seçtiririm" şekilli seçim değerlendirme programları bile ayarlandı.
dağılan koalisyon ve çıkarılan yapay krizin gölgesinde gidilen seçime rağmen muhtelif bölgelerde itiraza konu yaklaşık 6 milyon oyun ve özellikle istanbul'da dyp'nin haklı itirazının mahkemece reddedildiği (eğer o itiraz kabul edilseydi dyp barajı geçecek, seçim sistemi hesaplamasında akp'ye yazılan oyları olmayınca akp tek başına iktidar olamayacaktı çaktın köfteyi?) bir seçim sonucunda akp iktidar olabildi. sonrasında halkı kin ve düşmanlığa tahrikten mahkum olmuş rte hapisten çıkarılarak (cemaatin has evladı jet fadıl'ın milletvekilliği iptal edildi bunun için. şimdi kendisi devlet arazisinde, devlet kredisiyle devre mülk yapıp satıyor. kısa günün karı). abdullah gül'ün ayağını sürüye sürüye terkettiği başbakanlık koltuğuna oturtuldu. bu noktada 28 şubatçı dinamiklerin arasında minik bir sürtüşme de yaşanmadı değil. kürtçü cemaat ve sermaye sınıfı abdullah gül'ün başbakan kalmasından yanayken, abd rte'yi istedi ve "ol" dediği oldu.(bunun da sebepleri muhtelif... bir gün yazarız)
yazı okunmayacak kadar uzun olacak hepsini yazsak ama kafası çalışan, orta zekalı birinin anlayacağı bir örnek verelim (daha yüzlercesi var da uzatmayalım)
akp ve kürtçü cemaatin en büyük finans kaynağı olan büyükşehir belediyelerini neden ellerinden almadılar madem "laikçi" darbe vardı da...
ya da akp'yi iki defa kapanmaktan kurtaran haşim kılıç neden emekli edilmedi?
o kadar salaksınız ki milletin bunları düşünemeyeceğini zannediyorsunuz.
28 şubat sürecinin en çok kime yaradığı kabak gibi ortadayken bu işlerden sadece bir takım zevatın mesul tutulup, asıl parmağını yalayanların sanki sütten çıkma akkaşık gibi atarlanması traji-komik...
28 şubat süreci neden yaşanmıştır?
şeytanın askerleri olan türk ordusunun, müslümanları geldikleri suyun başından süpürüp, ekonomik kaynakları tekrar eski sahiplere kanalize etmesi için mi?
bu plan biraz basit kaçmadı mı? hayat tavla kapağı ya da satranç tahtası gibi iki taraflı, iki boyutlu bir şey değil. tarafların sayısı ve tarafı dakikalar, saatler içinde değişir, dostlar düşman, düşmanlar dost oluverir. bunu herhalde en iyi çevik bir biliyordur şu an (beter olsun!). hem amerikalı kankalarından, hem sermayeden hem cemaatten sevgi seli yoluna akarken pek mutluydu ama arpası azalıp ötme sinyalleri verince alıverdiler içeri paşamı ve artık seveni de yok. cumhuriyet subayı olup, memleketi için çalışsaydı milyonlar onun için üzülürdü belki de hiç içeri alınamazdı. kürtçü cemaat ve akp'nin listesinin en başındaki pamukoğlu paşa'yı alabiliyorlar mı?
neyse hayat dersini alan aldı biz dönelim konumuza...
28 şubat süreci milli görüşçü muhafazakar sağın tasfiye edilip, kürtçü islamcı cemaatin amerika desteğiyle ve isteğiyle iktidar sahnesine tepeden indirilme operasyonudur. ordunun bir kısmı bu işe çeşitli sebeplerle bulaştı ne yazık ki. sermaye ise tasfiye edilen milli görüş holding mallarının peşkeşi ve çeşitli yeni kaynakların sözü karşılığında bu operasyona destek verdi. ankara'da otel lobilerinde siyah takımlı, siyah gözlüklü, alabros kesim saçlı adamlarla ihlas yeşili takım elbiseli, badem bıyıklı şimdiki janti abilerinizin hazırolda durduğu görüşmelerin fotoğrafları hala hatırda.
şevki yılmaz gibi adamların, o peygamberim diye deliye yatan garibanın hepsi birden neden tasfiye oldu bir anda? bunlar islamcı kesimin o zamanlardaki bayrak adamlarıydı nooldu da bunlar görünmez oldu?
ben söyleyeyim bunlar milli görüşçüydü. erbakan'ın sağlığında partinin kapısından sokmadığı cemaate en az rahmetli kadar düşman adamlardı ve siyasi hayatlarını bitiriverdiler. erbakan'ı satıp cia projesine gönüllü yazılan kesimden abdüllatif şener de başka umutlarla girdiği akp'nin içinde kalamadı. önceleri bir iki satır röportajı çıkardı şimdi tamamen karartma altında. hoş, konuşacak cesareti olduğunu da sanmıyorum.
en komik sahneler rahmetli erbakan'ın cenazesi sırasında gerçekleşti kürtçü cemaat oy aldığı kaz kafalılara "bakın biz erbakan hoca'nın devamıyız" mesajını verebilmek için elinde borazan ettiği başta trt ve diğer medya organlarından günlerce organizasyonlar tertipledi. köylü kurnazı kafaya göre hem kalabalık cumhuriyet mitinglerine nazire yapılacak hem de özellikle iç anadolu yoğunluklu milli görüşçü tabana mesaj verilecekti. saadet partili yöneticileri erbakan'ın evine sokmamaya kadar vardırdılar işleri... cenazede de fatih erbakan dahil herkesin adeta omuzuna sırtına basarak kendilerini önlere atıp pozlar verdiler. aslında haklılar hoca'nın can düşmanı kürtçü islamcıları erbakan'ın devamı sanacak kadar gerizekalı bir kitle var.
neyse öykümüze geri dönelim;
28 şubat sonrası kürtçü cemaatin saflarına geçirdiği saadet partisi'nin b takımından isimler (rte'nin neden ilerisi için düşünülmediğini de bir gün yazarız. 28 şubat olmayaydı recep efendi bakan, hatta belki milletvekili bile olamayacaktı) apar topar yeni bir sözde muhafazakar özde amerika'nın taşeronu partiyi kurdular. aynen anap gibi 40 yamalı, amerikan tutkallı bu oluşumu parayı verenin öttürdüğü the altans benzeri liboşlardan, kürtçü islamcılara, kubilay'ı koyun gibi boğazlayan herifin torunundan, dedesi yüzlerce türk çocuğunun katili adamlara kadar cumhuriyet ve türklük düşmanı adamlar oluşturuyordu.
kader ağlarını örerken diğer tarafta önce güya parti kuruyoruz diye dsp bir cia darbesiyle parçalandı (ismail cem bütün bir ömrün itibarının nasıl bir hamleyle mahvedileceğini uygulamalı olarak gösterdi ve sonra da kahrından öldü resmen). sonra da o oluşum ortadan bir anda buhar oluverdi. seçim evvelinde her şey ayarlanmıştı artık. hatta çok şüpheli (bağımsız ülkeler bunu devlet işlerinde kullanmıyorlar nedense) oracle tabanlı "kimi istersem onu seçtiririm" şekilli seçim değerlendirme programları bile ayarlandı.
dağılan koalisyon ve çıkarılan yapay krizin gölgesinde gidilen seçime rağmen muhtelif bölgelerde itiraza konu yaklaşık 6 milyon oyun ve özellikle istanbul'da dyp'nin haklı itirazının mahkemece reddedildiği (eğer o itiraz kabul edilseydi dyp barajı geçecek, seçim sistemi hesaplamasında akp'ye yazılan oyları olmayınca akp tek başına iktidar olamayacaktı çaktın köfteyi?) bir seçim sonucunda akp iktidar olabildi. sonrasında halkı kin ve düşmanlığa tahrikten mahkum olmuş rte hapisten çıkarılarak (cemaatin has evladı jet fadıl'ın milletvekilliği iptal edildi bunun için. şimdi kendisi devlet arazisinde, devlet kredisiyle devre mülk yapıp satıyor. kısa günün karı). abdullah gül'ün ayağını sürüye sürüye terkettiği başbakanlık koltuğuna oturtuldu. bu noktada 28 şubatçı dinamiklerin arasında minik bir sürtüşme de yaşanmadı değil. kürtçü cemaat ve sermaye sınıfı abdullah gül'ün başbakan kalmasından yanayken, abd rte'yi istedi ve "ol" dediği oldu.(bunun da sebepleri muhtelif... bir gün yazarız)
yazı okunmayacak kadar uzun olacak hepsini yazsak ama kafası çalışan, orta zekalı birinin anlayacağı bir örnek verelim (daha yüzlercesi var da uzatmayalım)
akp ve kürtçü cemaatin en büyük finans kaynağı olan büyükşehir belediyelerini neden ellerinden almadılar madem "laikçi" darbe vardı da...
ya da akp'yi iki defa kapanmaktan kurtaran haşim kılıç neden emekli edilmedi?
o kadar salaksınız ki milletin bunları düşünemeyeceğini zannediyorsunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar