bugün
- alttaki yazara motto ver16
- claudian clouds12
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi3
- sözlük yazarları neli kahve içiyor3
- uludağ sözlük kızları mericini seçiyor3
- porno entelektüelliği7
- üsteki yazara güzel bir şey söyle4
- sözlüğe sütyensiz giren yazarlar2
- zorunlu eğitim zulmü2
- bu havada gidilmez3
- türkiye'nin ab vize muafiyeti için son 6 kriteri2
- osuruktan şiirler22
- bebek katili öcalan7
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin2
- günün sözü2
- avrupa yakası aslı5
- kendini değersizleştiren insan5
- hayatın kuralları13
- rap dinleyen insanların kendini zeki sanması2
- israil'in lübnan da çatışmalara hazırlanması2
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- erzincan da yolcu otobüsü ile suv çarpışması3
- türker ertürk hakkında soruşturma başlatılması2
- çalışmadan para kazanmak6
- velvet27
- uludağ itiraf3
- sarı torba8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler25
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı9
- anın fotoğrafı4
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- kardeş2
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- bir yazarı savunmak7
- sözlüğün bozulmamış hali3
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- anın görüntüsü33
- evliliğin anlamı13
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- ahmet kaya2
- amedspor7
- nasıl birisiniz5
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- mor semsiyeli yabanci8
- özlediniz mi beni6
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- kürtsüz türkiye11
- fenerbahçe15
yunan mitlerinin efsane ismi, diğer tanrıları tir tir titreten; insanoğluna tarım yapma metodlarını öğreten, olympos'un en yakışıklı tanrısı "apollon"'un önayaklık ettiği bir efsane..
bizde bilinen ismi ile; "defne ağacı" mitolojik menşeisini bu anlatıya borçludur.
o da, şöyledir;
günlerden birgün, o döneme dek eşi benzeri görülmemiş güzellikte bir kız, pek tenha olan, talihsizliklere elverişli bir ormanda koşup zıplayıp oynuyormuş. güzel dedik ya, güzelin olduğu yerde, yakışıklı apollon da vardır. ateşli tanrımız apollon, defne'yi görür. o an, herkese yolladığı "aşk" okları kendisine saplanıverir. ve vücudunu kaplar bir ateş...
genç kız hissedildiğinin farkına varır. irkilir... ancak yoluna devam etmelidir de. artık kız hızlandıkça, apollon da hızlanacaktır. uzun, eski ağaçları geride bırakırlar. karanlık ormanda bir kedi-fare oyunu başlamıştır. apollon istediğinde yakalayacabileceği bu kızın, kaçışı ile mest olmakta, takibini sürdürmektedir.
koskoca tanrı apollon, bir küçük kızın ardından vahşi gibi koşuşturmakta; şehvani duygularla dolup taşmaktadır.
defne yorulmaya başlamıştır artık.. zaman zaman arkasına bakar, tanrı hala ardındadır.
ve bir küçük taşa çarpar ayağı. tökezler küçük defne.. zaten tükenen dermanı iyice boşar kendisini. apollon fazlasıyla yakındır artık ona..
infal edilmekten endişe duyan mağrur ve kararlı kızımız defne, o an ellerini semaya kaldırır. ve tanrılar tanrısı zeus'a dua etmeye başlar.
"bu adama yem olmaktansa, bir ağaç olmayı yeğlerim! beni bir ağaca çevir tanrım!!" der.
o andan itibaren feryadı işiten zeus, defneyi yavaş yavaş bir ağaca çevrir. defne'nin bel ve sırtı ağaç gövdesine; el ve ayakları ağaç dallarına dönmekte; ayak kısımları da, topraga kök salmaktadır artık...
bir başkalaşıma tabii olan defne, kadınlığını yitirmektense fizyolojisinden ödün vermiş, başka bir silüete bürünmüştür. yakışıklımız apollon ise, okuyla birlikte bir hüsranın pençesinden çabuk sıyrılıp, yeni aşklara liman açma sevdasına düşmüştür bu kez...
bizde bilinen ismi ile; "defne ağacı" mitolojik menşeisini bu anlatıya borçludur.
o da, şöyledir;
günlerden birgün, o döneme dek eşi benzeri görülmemiş güzellikte bir kız, pek tenha olan, talihsizliklere elverişli bir ormanda koşup zıplayıp oynuyormuş. güzel dedik ya, güzelin olduğu yerde, yakışıklı apollon da vardır. ateşli tanrımız apollon, defne'yi görür. o an, herkese yolladığı "aşk" okları kendisine saplanıverir. ve vücudunu kaplar bir ateş...
genç kız hissedildiğinin farkına varır. irkilir... ancak yoluna devam etmelidir de. artık kız hızlandıkça, apollon da hızlanacaktır. uzun, eski ağaçları geride bırakırlar. karanlık ormanda bir kedi-fare oyunu başlamıştır. apollon istediğinde yakalayacabileceği bu kızın, kaçışı ile mest olmakta, takibini sürdürmektedir.
koskoca tanrı apollon, bir küçük kızın ardından vahşi gibi koşuşturmakta; şehvani duygularla dolup taşmaktadır.
defne yorulmaya başlamıştır artık.. zaman zaman arkasına bakar, tanrı hala ardındadır.
ve bir küçük taşa çarpar ayağı. tökezler küçük defne.. zaten tükenen dermanı iyice boşar kendisini. apollon fazlasıyla yakındır artık ona..
infal edilmekten endişe duyan mağrur ve kararlı kızımız defne, o an ellerini semaya kaldırır. ve tanrılar tanrısı zeus'a dua etmeye başlar.
"bu adama yem olmaktansa, bir ağaç olmayı yeğlerim! beni bir ağaca çevir tanrım!!" der.
o andan itibaren feryadı işiten zeus, defneyi yavaş yavaş bir ağaca çevrir. defne'nin bel ve sırtı ağaç gövdesine; el ve ayakları ağaç dallarına dönmekte; ayak kısımları da, topraga kök salmaktadır artık...
bir başkalaşıma tabii olan defne, kadınlığını yitirmektense fizyolojisinden ödün vermiş, başka bir silüete bürünmüştür. yakışıklımız apollon ise, okuyla birlikte bir hüsranın pençesinden çabuk sıyrılıp, yeni aşklara liman açma sevdasına düşmüştür bu kez...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar