bugün
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir7
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası11
- iyi futbol oynar mısınız9
- kemal kılıçdaroğlu16
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- spor yapmayan erkek6
- gizem altunsoy2
- gerizekalı yazarlar zirvesi7
- matematikte en büyük ve en küçük sayının olmaması3
- matrix'deki zencinin torbacı olması6
- mustafa kemal atatürk13
- amsızlık4
- tebrikler 2026'nın ilk 6 ayını boşa harcadınız2
- dünyanın en ünlü dört keli3
- sözlükte siyaset tartısmak2
- devlet4
- ankara'nın nato zirvesi hazırlıkları3
- samuel chukwueze'nin trabzonspor'a transferi4
- israil de haredi krizi büyüyor2
- nutuk4
- pasif agresif yönetici2
- pandela24
- atatürk'ü sevmemek8
- saraca finch house9
- en son ne aldınız3
- burçlar hakkında bilgi sahibi olan erkek2
- ona bir şey söyle11
- birazdan temmuza giriyoruz13
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- türkçülük4
- meksika7
- gece gece aniden gelen 1 buçuk adana yeme isteği3
- nickini değiştiren yazarlar3
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
- en son seviştiğin zaman3
- yazarların akıl hocaları9
- devlet bahçeli4
- yengeç burcu zamanında olmamız8
- tai lung17
- 0 0 717
- futbol34
- 2026 dünya kupası39
- rabia naz vatan3
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı10
- avrupa klima krizi2
- velvet52
- sevişirken yapılması gerekenler8
- dünya17
- israil12
hint şair ve bilgelerinin en büyüklerinden biri. kalküta'da doğdu, hukuk eğitimi için gittiği ingiltere'de ingiliz edebiyatı ile haşır neşir oldu. ingiliz şiir dünyasının üç ünlü şairine; Percy Bysshe Shelley'e,robert browning'e ve William Wordsworth'a tutkuyla bağlandı.
ilk bakışta birbirinden uzak gibi görünen bu üç şair birbirini bütünlüyorlardı. shelley özgürlük tutkunu olduğu kadar lirikti de; browning mistikti, wordsworth da alabildiğine doğaya bağlı.
şiir dünyasının akışına böylece kendini eni konu bırakan tagore, sonunda anlamsız bulduğu hukuk eğitimini yarıda bıraktı ve bir daha sözünü etmedi.
eleştirmenlere göre; 'kolaycacık yüreği ezgilenmeyen nice insanlar ' tagore'un kitaplarını gözyaşlarını tutamadan okuyamıyorlardı. ünlü şair william butler yeats: bu şiir çevirilerini bir süreler 'trende bir otobüsün üst katında ya da lokantalarda günlerce yanında taşımış' ve okumuştu. yeats'e göre; ' bu şiirler, iyi basılmış kitap sayfalarında, soylu bayanların masası üzerinde durup, sayfalar tembel ellerce çevrilmeyecek ya da yaşama kavgası başladığında bir kenara atılmak üzere, üniversite öğrencilerinin çantalarında gezdirilmeyecek; kuşaklar gelip geçtikçe, yol boylarında gezginler, ırmak boylarında kürek çeken nice insanlar bunları kendi kendilerine söyleyeceklerdir.''
rabindranath tagore'un eserinde üç ana temel kendini gösterir:
(1) iç namus ile iç hayatı geliştirmeyle kazanılacak içsel değerlerin üstünlüğü.
(2) dünyayı terk, rizayet anlayışının aksaklığı, hayatın kutlu bir şey olduğunda bir bütün olarak geliştirilmesi anlayışı.
(3) herkes için duyarlık, sevgi, en aşağı durumda olanlar için bile, yakınlık!
birçok eski şeylerin çözülüp gittiği, yerlerine yenilerinin geçtiği böyle bir dönemde, tagore gibi bir hint büyüğünün, hayatın bu gerçek değerleri üstünde durmuş olması sevinilecek bir olaydır.**
''insan, hayvansal isteklerle, manevi özlemler arasında yaşayan bir sınır boyu yaratığıdır. yalnızca doğa isteklerine göre ayarlanmış hayat ona huzur veremez.''
'' işin gösterişinden arınmış hayat gerçekleriyle hayat denemeleri üstüne dizilen şiirler, yalnızlıkta olgunlaşır. benliğimizden ayrıldık mı, bize açık olan tek gerçekten de uzaklaşmış oluruz. insan mallarını başkalarıyla paylaşabilir ama ruhunu asla.''
''yalnız açık düşünen insan; hayatın içsel anlamını kavrayabilir. iddialarımız, kuruntularımız gerçekle aramıza girmiş engellerdir. ruhumuzun gizli yerlerini aydınlatabilmek için, ışığa içimizi açmalıyız. biz, kendimizi eşayaları tanıdığımızdan çok daha az tanıyoruz. kendi kendimize kalmaktan korkuyoruz, çırılçıplak yalnızlığımızla başbaşa kalmak bizi ürkütüyor. içkiyle, uyuşturucu haplarla, heyecan ya da iş güçle, gerçeği kendi kendimizden saklamaya çalışıyoruz.''
--spoiler--
Alışma bana, ne yapacağım belli olmaz..!
Bugün varım yarın birden yok olurum.
Dokunma bana, kapanmamış yaralarla doluyum.
Canımı acıtma, bir yara da sen açma..!
Sevme beni yoğun duygularımda kaybolursun tutuşursun.
isteme beni, yasaklarla boğuşursun, engellerle doluyum.
Çözmeye çalışma sakın, seninle karışır iyice kördüğüm olurum..
Anlama beni, ben kendimi bilirim, ben böyle mutluyum..
Aşkı yaşatmamı isteme asla, ben aşka yıllardır inanmıyorum..
Güveniyorsan kendine, inandır aşkın varlığına..
Sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki..!
Vazgeçemezsin tutkun olurum.
Yıkabilirsen duvarlarımı, sakın bırakma beni.
Tüm tutkularım ve gücümün arkasında;
Hala minik bir çocuğum.
Büyütemezsen ; Kaybolurum...!
--spoiler--
ilk bakışta birbirinden uzak gibi görünen bu üç şair birbirini bütünlüyorlardı. shelley özgürlük tutkunu olduğu kadar lirikti de; browning mistikti, wordsworth da alabildiğine doğaya bağlı.
şiir dünyasının akışına böylece kendini eni konu bırakan tagore, sonunda anlamsız bulduğu hukuk eğitimini yarıda bıraktı ve bir daha sözünü etmedi.
eleştirmenlere göre; 'kolaycacık yüreği ezgilenmeyen nice insanlar ' tagore'un kitaplarını gözyaşlarını tutamadan okuyamıyorlardı. ünlü şair william butler yeats: bu şiir çevirilerini bir süreler 'trende bir otobüsün üst katında ya da lokantalarda günlerce yanında taşımış' ve okumuştu. yeats'e göre; ' bu şiirler, iyi basılmış kitap sayfalarında, soylu bayanların masası üzerinde durup, sayfalar tembel ellerce çevrilmeyecek ya da yaşama kavgası başladığında bir kenara atılmak üzere, üniversite öğrencilerinin çantalarında gezdirilmeyecek; kuşaklar gelip geçtikçe, yol boylarında gezginler, ırmak boylarında kürek çeken nice insanlar bunları kendi kendilerine söyleyeceklerdir.''
rabindranath tagore'un eserinde üç ana temel kendini gösterir:
(1) iç namus ile iç hayatı geliştirmeyle kazanılacak içsel değerlerin üstünlüğü.
(2) dünyayı terk, rizayet anlayışının aksaklığı, hayatın kutlu bir şey olduğunda bir bütün olarak geliştirilmesi anlayışı.
(3) herkes için duyarlık, sevgi, en aşağı durumda olanlar için bile, yakınlık!
birçok eski şeylerin çözülüp gittiği, yerlerine yenilerinin geçtiği böyle bir dönemde, tagore gibi bir hint büyüğünün, hayatın bu gerçek değerleri üstünde durmuş olması sevinilecek bir olaydır.**
''insan, hayvansal isteklerle, manevi özlemler arasında yaşayan bir sınır boyu yaratığıdır. yalnızca doğa isteklerine göre ayarlanmış hayat ona huzur veremez.''
'' işin gösterişinden arınmış hayat gerçekleriyle hayat denemeleri üstüne dizilen şiirler, yalnızlıkta olgunlaşır. benliğimizden ayrıldık mı, bize açık olan tek gerçekten de uzaklaşmış oluruz. insan mallarını başkalarıyla paylaşabilir ama ruhunu asla.''
''yalnız açık düşünen insan; hayatın içsel anlamını kavrayabilir. iddialarımız, kuruntularımız gerçekle aramıza girmiş engellerdir. ruhumuzun gizli yerlerini aydınlatabilmek için, ışığa içimizi açmalıyız. biz, kendimizi eşayaları tanıdığımızdan çok daha az tanıyoruz. kendi kendimize kalmaktan korkuyoruz, çırılçıplak yalnızlığımızla başbaşa kalmak bizi ürkütüyor. içkiyle, uyuşturucu haplarla, heyecan ya da iş güçle, gerçeği kendi kendimizden saklamaya çalışıyoruz.''
--spoiler--
Alışma bana, ne yapacağım belli olmaz..!
Bugün varım yarın birden yok olurum.
Dokunma bana, kapanmamış yaralarla doluyum.
Canımı acıtma, bir yara da sen açma..!
Sevme beni yoğun duygularımda kaybolursun tutuşursun.
isteme beni, yasaklarla boğuşursun, engellerle doluyum.
Çözmeye çalışma sakın, seninle karışır iyice kördüğüm olurum..
Anlama beni, ben kendimi bilirim, ben böyle mutluyum..
Aşkı yaşatmamı isteme asla, ben aşka yıllardır inanmıyorum..
Güveniyorsan kendine, inandır aşkın varlığına..
Sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki..!
Vazgeçemezsin tutkun olurum.
Yıkabilirsen duvarlarımı, sakın bırakma beni.
Tüm tutkularım ve gücümün arkasında;
Hala minik bir çocuğum.
Büyütemezsen ; Kaybolurum...!
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar