bugün
- habire1219
- silvermist9
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- dinler tarihi5
- karşıyaka dan bayraklı ya yürümek4
- sersem herif4
- hoşlandığın kızın komünist çıkması4
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- habire12nin çaylak olması3
- atrahasis3
- sarapci koala63
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- motorine 8 24 tl zam gelmesi5
- mantı8
- maşa ile koca ayı online3
- imbat3
- çikolatalı kek4
- deli sikince yapılabilecek çılgınlıklar3
- bostanlı dan karşıyaka ya sahil boyu koşmak3
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı8
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip7
- ben sizin anonim11
- renkli rüyalar oteli2
- mavibahçe alışveriş merkezi2
- akpartililerin apo sevdası5
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi7
- hoşgörü paradoksu2
- ben geldim naneler12
- basmane tren garı2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci6
- menderes in tarihi cami kıyımı2
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- sonbaharda yapılacak en iyi şey5
- allah'ın homo sapiensi çamurdan yaratması4
- beni ne kadar seviyorsunuz4
- necip fazıl kısakürek3
- insan olmaya ceyrek kala15
- alsancaktan kordona çıkmak2
- üçkuyular dan çeşme ye bisiketle gitmek2
- şeriatçıların konserleri yasaklatması6
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale8
- sözlüğü ateşe vermek2
- vexillarius the slayer6
- slip mayo giyen erkek5
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar7
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
Reklamını yapmış olmak gibi olmayayım, bulunduğum şehir küçük bir cep sinemasına sahip. Filmler buraya bürokratların binbir ricasıyla geliyor ve bedava. 80 kişilik salon 2 yıldır hiç dolmamış tam olarak buna rağmen. Ancak Fetih 1453'e girebilmek tüm bu şartlarda tam 3 gün sürdü. Neredeyse tüm şehir filme akmıştı ve ancak 3 günün sonunda kendimizi o cep'in içine atabildik... Neyse... Filme gelince, beğendiğimi söyleyebilirim; harcanan paraya değmiş. Tebi eleştireceğim noktalar var bir tarihçi olaraktan. Zira ben tarihin "tarihi roman" ve "filmlerden" öğrenilemeyeceğini söylerim hep. Bunun nedeni biz seyircilerin bu türü okuyup izledikten sonra gerçekle özdeşleştirip özümsemimiz... Allah aşkına 1453'te 21. yüzyıl istanbul Türkçesiyle konuşuluyor olabilir mi? Gene neyse eleştirilerimizi sıralayalım:
- Kullanılan dil kesinlikle otantik ve -en azından- hafiften Osmanlıca olmalıydı.
- Yabancı karakterlerde dublaj kullanılsa daha gerçekçi ve hoş olurdu.
- Gerçek olup olmadığı bile tam bilinmeyen bir efsane-Ulubatlı, filmin önüne bu kadar geçmemeliydi. (Film biraz Ulubatlı'nın hikayesi olmuş kusura bakmayın. Düşünün Ulubatlı'nın dövüş sahnesi neredeyse 15-20 dakika, ama gemilerin yürütülmesi gerçeği sadece aksiyon dozu artırılmış 2-3 dakikalık ufak bir sahne... Aaartı gemilerin Haliç'e inişini de göremedik malesef... Neyse devam...)
- Başrol oyuncusu rolünün hakkını vermiş gerçekten, ayrıca öyle denildiği gibi Fatih pasifleştirilmemiş, gayet orjinal bir Fatih yansıtılmış. Tek bir nokta: keşke kemer burunlu bir oyuncu oynasaymış padişahı, gerçeklik dozunu artırmak adına...
- Filmin başı çok muallak, Sultan II. Murat'ın son zamanları çok üstünkörü geçilmiş, Fatih'in ilk tahta çıkışı da yeteri kadar anlamlı ve açık anlatılamamış.
- ilk 15 dakikadan sonra film harika bir seyir izliyor. Ta ki son 15 dakikaya kadar... Fetih sürecinin başlangıcı süper ilerlerken sonuçlanması gene çalakalem yazılmış görüntüsü veriyordu. (Sanırım süre sıkıntısı devreye girdi. Uzayan hikayenin sıkabileceği düşünülmüş gibiydi. E canım Ulubatlı'ya o kadar rol biçersen Fetih'e zaman kalmaz tabi. Ha bir de maliyet var.)
- Ayasofya sahnesi hoştu, ama keşke istanbul sokaklarında biraz daha gezeydi padişah, orada kalmasaydı sadece keşke.
- Ak Şemsettin için daha iyi bir oyuncu tercih edilebilir, süresi artırabilirdi. Çünkü sultanın hep yanında olan birisinden bahsediyoruz.
Offf yoruldum. Tüm herşeye rağmen gerçekten güzel bir film çıkmış ortaya, baya uğraşılmış harcanan paraya değmiş. Hollywoodvari bir sinema filmimiz var diyebileceğimiz türden güzel bir 3 saatti.
- Kullanılan dil kesinlikle otantik ve -en azından- hafiften Osmanlıca olmalıydı.
- Yabancı karakterlerde dublaj kullanılsa daha gerçekçi ve hoş olurdu.
- Gerçek olup olmadığı bile tam bilinmeyen bir efsane-Ulubatlı, filmin önüne bu kadar geçmemeliydi. (Film biraz Ulubatlı'nın hikayesi olmuş kusura bakmayın. Düşünün Ulubatlı'nın dövüş sahnesi neredeyse 15-20 dakika, ama gemilerin yürütülmesi gerçeği sadece aksiyon dozu artırılmış 2-3 dakikalık ufak bir sahne... Aaartı gemilerin Haliç'e inişini de göremedik malesef... Neyse devam...)
- Başrol oyuncusu rolünün hakkını vermiş gerçekten, ayrıca öyle denildiği gibi Fatih pasifleştirilmemiş, gayet orjinal bir Fatih yansıtılmış. Tek bir nokta: keşke kemer burunlu bir oyuncu oynasaymış padişahı, gerçeklik dozunu artırmak adına...
- Filmin başı çok muallak, Sultan II. Murat'ın son zamanları çok üstünkörü geçilmiş, Fatih'in ilk tahta çıkışı da yeteri kadar anlamlı ve açık anlatılamamış.
- ilk 15 dakikadan sonra film harika bir seyir izliyor. Ta ki son 15 dakikaya kadar... Fetih sürecinin başlangıcı süper ilerlerken sonuçlanması gene çalakalem yazılmış görüntüsü veriyordu. (Sanırım süre sıkıntısı devreye girdi. Uzayan hikayenin sıkabileceği düşünülmüş gibiydi. E canım Ulubatlı'ya o kadar rol biçersen Fetih'e zaman kalmaz tabi. Ha bir de maliyet var.)
- Ayasofya sahnesi hoştu, ama keşke istanbul sokaklarında biraz daha gezeydi padişah, orada kalmasaydı sadece keşke.
- Ak Şemsettin için daha iyi bir oyuncu tercih edilebilir, süresi artırabilirdi. Çünkü sultanın hep yanında olan birisinden bahsediyoruz.
Offf yoruldum. Tüm herşeye rağmen gerçekten güzel bir film çıkmış ortaya, baya uğraşılmış harcanan paraya değmiş. Hollywoodvari bir sinema filmimiz var diyebileceğimiz türden güzel bir 3 saatti.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar