bugün
- trakyalı yazarlar6
- boşnak olmak ister miydiniz5
- bir bela geliyor4
- lahmacun9
- kaan sezyum7
- mladiç piçtir piç kalacaktır3
- ellerim bos gonlum hos27
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- arif kocabıyık14
- basmane tren garı7
- habire1219
- ay diyen erkek9
- biraderin koşturması3
- apo yu eleştirmek vs apo'ya küfretmek4
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sırta zincir vurarak zikir etmek3
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- sobadan kurtulmak5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- silvermist9
- trakyadan adam çıkmaz diyen insan4
- gocu37
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- ben evlendiğimde 51 kiloydum3
- gocu bey bay reyiz2
- atatürk'ün papanın iznik ziyaretine izin vermemesi2
- raikagetokatlayan4
- vexillarius the slayer8
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- günün tweeti2
- sarapci koala63
- renkli rüyalar oteli5
- aşk3
- ben geldim naneler15
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- habire12nin çaylak olması5
- araba kullanırken ara gaz verebilen kız2
- tekerlek toplayan cocuk3
- ak partililerin bebek katili apo sevgileri2
- sersem herif5
- torpille bir yerlere gelenler4
- ben sizin anonim11
- dinler tarihi5
- ebu muhammed el culani2
- erlik dinleyip gaza gelmek3
- gammaz çetesi9
- mantı8
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması6
- kemal kılıçdaroğlu8
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci7
Bir kadın susuyorsa artık, konuşmuyorsa eskisi gibi ve kırılıyorsa eskisinden daha çok, bir şeyler vardır içinde söyleyemediği, kırıldığı kızdığı... Ve kırıldığının, kızdığının farkına varılmasını isteyen bir çocuk en derinlerinde...
Bir kadın yoruldum diyorsa, gerçekten yorulmuş, fedakarlık yapacak takati kaybetmiştir benliğinde ve artık sadece Sevdiği adamın onu inandırmasını beklemektedir.
Yüreğinin en özel yerini ortaya koyduğu ilişkisinde, bu bitkinlik elini, ayağını çektirir ona. Fazlasını bekleyemezsiniz böyle bir kadından. Ama fazlasını verebilirsiniz...
Mesela ne kadar çok sevdiğinizi bilmeye, ondan vazgeçemeyeceğinizi hissetmeye ihtiyacı vardır. susamış misali...
Bir şeylere kızmamaya, kırılmamaya ve tek başına uğraşmamaya ihtiyacı vardır. Ve bunu sevdiği adamdan başka kimsenin başaramayacağını, en iyi kendi bilir. Kıran da, kızdıran da, sevdiği adam olsa da, ondan bekler işte.
Kadın; öylesine narindir ki, en sert fırtınalara dayanmış, nice felaketlere pabucunu ters giydirmiş olsa da, dayanamaz sevdiğinin soğukluğuna...
Ne kadar yıpranmıştır halbuki...
Yeri gelmiş öylesine çıkıvermiştir karşınıza. ama o; onu, o haliyle bile sevebilmenizi ister, bunu bekler...
Ve bu beklentiye öyle bir inanır ki, en ufak şüpheniz bile, alnının tam ortasından silah çekmekten beterdir onun için.
Hisleri vardır bir de, inandığı ve genelliklede doğru çıkan hisleri...
Mesela bilir sevdiğinin o gün onu beğenmediğini ya da artık eskisi gibi heyecanlanmadığını.
Ama susar... elbetleri vardır çünkü, sevgisiyle biriktirdiği...
"Elbet" der, "elbet anlayacak hissettiğimi". Anlamasa da sevdiği, o içinde barındırır, kurar, yazar, çizer ama ses çıkarmaz. Sırf sevdiğinin karşı çıkacağını, kabul etmeyeceğini bildiğinden...
Ağlayamaz birde kadın sevdiğinin gözleri önünde.
Güçsüz görüneceğinden değil, güçlü görünmekten korkar. Nasılsa dayanır diye bırakıp gitmesinden sevdiğinin...
Korkar kelimesine bakmayın, ne cesurluklar yatar ruhun en incesinde. Kadın, kadındır ya, yerini de bilir. Ona göre davranır sevdiğine, bazen abartır sevmeyi... Çok sever mesela, çok benimser. Kırılsa da kızsa da umut besler içinde.
Bir kadın yoruldum diyorsa, gerçekten yorulmuş, fedakarlık yapacak takati kaybetmiştir benliğinde ve artık sadece Sevdiği adamın onu inandırmasını beklemektedir.
Yüreğinin en özel yerini ortaya koyduğu ilişkisinde, bu bitkinlik elini, ayağını çektirir ona. Fazlasını bekleyemezsiniz böyle bir kadından. Ama fazlasını verebilirsiniz...
Mesela ne kadar çok sevdiğinizi bilmeye, ondan vazgeçemeyeceğinizi hissetmeye ihtiyacı vardır. susamış misali...
Bir şeylere kızmamaya, kırılmamaya ve tek başına uğraşmamaya ihtiyacı vardır. Ve bunu sevdiği adamdan başka kimsenin başaramayacağını, en iyi kendi bilir. Kıran da, kızdıran da, sevdiği adam olsa da, ondan bekler işte.
Kadın; öylesine narindir ki, en sert fırtınalara dayanmış, nice felaketlere pabucunu ters giydirmiş olsa da, dayanamaz sevdiğinin soğukluğuna...
Ne kadar yıpranmıştır halbuki...
Yeri gelmiş öylesine çıkıvermiştir karşınıza. ama o; onu, o haliyle bile sevebilmenizi ister, bunu bekler...
Ve bu beklentiye öyle bir inanır ki, en ufak şüpheniz bile, alnının tam ortasından silah çekmekten beterdir onun için.
Hisleri vardır bir de, inandığı ve genelliklede doğru çıkan hisleri...
Mesela bilir sevdiğinin o gün onu beğenmediğini ya da artık eskisi gibi heyecanlanmadığını.
Ama susar... elbetleri vardır çünkü, sevgisiyle biriktirdiği...
"Elbet" der, "elbet anlayacak hissettiğimi". Anlamasa da sevdiği, o içinde barındırır, kurar, yazar, çizer ama ses çıkarmaz. Sırf sevdiğinin karşı çıkacağını, kabul etmeyeceğini bildiğinden...
Ağlayamaz birde kadın sevdiğinin gözleri önünde.
Güçsüz görüneceğinden değil, güçlü görünmekten korkar. Nasılsa dayanır diye bırakıp gitmesinden sevdiğinin...
Korkar kelimesine bakmayın, ne cesurluklar yatar ruhun en incesinde. Kadın, kadındır ya, yerini de bilir. Ona göre davranır sevdiğine, bazen abartır sevmeyi... Çok sever mesela, çok benimser. Kırılsa da kızsa da umut besler içinde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar