bugün
- iskilipli atıf hoca21
- favlayan yazarın asıl amacı10
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması6
- tanımadığı kadına tokat atan adam5
- kasımda aşk başkadır5
- kablosuz mouse7
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- ahmet nazif zorlu7
- fon vurgunu3
- togg2
- iş yerinde atletle çalışmak4
- robert de niro denince akla gelen ilk film5
- tenerife andorra maçında futbolcunun ölmesi2
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- evli bir kadını sikmek4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- otel odasında yalnız kalmak4
- fb'nin inanılmaz başarısı2
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- millette manyak para var21
- travis bickle'a benzeyen sözlük yazarı2
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- sevimli kafir3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- pazarama com3
- kale3112 tarzı entry girmek2
- sözlük kürdü54
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- anın görüntüsü32
- casino2
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- zenci kadın poposu2
- osmanlı hanedanı3
- boşandığı eşine araba alan adam8
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- 693
- red flag sözlük yazarları2
- nick vermeden bir yazara seslen3
- ismail kartal16
- nar tanelemek5
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler2
- escort ile para kavgası6
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- handjob3
Abdulgaffar Han (unvanıyla birlikte Han Abdulgaffar Han), veya ona takılan ismiyle Badşah Han ("Hanların Şahı"), (1890-1988) ünlü Peştun politik lider. Hudutların Gandhi'si olarak da anılmıştır.
Han Abdulgaffar Han, 1890 yılında güçlü bir Peştun aşiretinde doğdu. Kan davası ve iç çatışmalarla adını duyuran hudut bölgesinde ve "vahşi" olarak nitelenen Peştunların eğitilmesi için daha genç yaşlarında çeşitli çalışmalara koyuldu. En büyük hayali halkının yaşam şartlarını geliştirmek ve onlara modern bir eğitim imkânı sağlayabilmekti. Bunun dışında ingiliz yönetiminden hoşnut değildi ve tüm etnik halkların ve farklı din mensuplarının birarada yaşayacağı bağımsız bir Hindistan taraftarıydı. 1920'lerde Khudai Khidmatgar ("Allah'ın hizmetçileri") isimli grubu kurdu. Giydikleri üniforma benzeri kırmızı gömlekler nedeniyle, çevre halkı ve ingiliz yönetimi tarafından "Kırmızı Gömlekliler" (Red Shirts) olarak anılmışlardır.
Dönemin ünlü özgürlük lideri Mohandas Gandhi'nin öğretilerinden fazlasıyla etkilenen Han Abdulgaffar Han bu grubu, Gandhi'nin şiddetsiz direniş öğretisine adadı. Temel amaçları sosyal hizmetlerde bulunmak, eğitim kurumları açmak ve Hindistan'ın bağımsızlık hareketinde şiddetsiz direniş ve sivil itaatsizlik öğretilerine, "satyagraha"ya itaat etmekti. Zaman içinde üye sayısı 100 bine ulaşan Kırmızı Gömlekliler şiddet kullanmayacaklarına dair bir yemin ederek gruba katılıyorlardı. II. Dünya Savaşı gibi, Hindistan'da Gandhi dışında birçok liderin şiddetsiz öğretiye ara verip silahlı bir mücadeleye girmenin o an için gerektiğini savunduğu zamanlarda, Badşah Han ve onun liderlerliğini yaptığı Kırmızı Gömlekliler şiddetsiz direniş öğretisine ve Gandhi'ye bağlı kalmışlardır. Nitekim Abdulgaffar Han hayatı boyunca bu öğretinin en büyük inananlarından olmuştur. Aynı zamanda dindar bir müslüman olan Han'a göre şiddetsiz eylemlilik süreci islâmın direnişçi ama barışçıl yönüyle birebir uyuyordu. Şiddetsiz direniş öğretisine bu kadar bağlıyken, inançlı olmasının bir nedeni de budur zira ikisinin çeliştiğini düşünmemiştir. Abdulgaffar Han'ın doğduğu coğrafya ve kültür için bir devrim niteliğinde olan kadın haklarını savunan ve şiddet eylemlerini yasaklayan politikası halkı tarafından ilk başlarda kuşkuyla algılanmasına neden olsa da halk çok kısa bir sürede ona tam destek vermiştir.
Hindistan bağımsızlığına ulaştığında ortaya çıkan ve Hindistan'ın ikiye bölünmesini (Hindistan ve Pakistan) öngören "Hindu-Müslüman" ayrılığına başından karşıydı. Ömrü boyu yoğun bir sevgi ve saygı beslediği ve yaşamını her yönden kendine örnek olarak aldığı Gandhi ile bir başka ortak noktaları da budur. Özellikle Müslüman liderlerin çoğu bu ayrılığın şart olduğuna inanırken o bu ayrılığa Gandhi gibi kesinlikle karşı çıkmıştır. Hindistan'ın ikiye bölünmesinden ve Pakistan'ın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra bağımsız bir Peştunistan hareketinin önderliğini yapmıştır. Hindistan'ın bağımsızlığına kadar dönemin siyasi liderlerinin çoğundan çok daha uzun bir süre hapishanede yatmıştı; Hindistan'ın bağımsızlığından sonra ise yürüttüğü Peştun bağımsızlık hareketi yüzünden de Pakistan hükümeti tarafından sık sık hapse atıldı. Hayatının büyük bir kısmını bu eylemlilik tutkusu yüzünden hapislerde geçirmiştir. Bir süreliğine Afganistan'a sürgüne de gönderilmiştir.
Mahatma Gandhi ile olan arkadaşlığı Gandhi ölene kadar sürdü. Hayatı boyu Gandhi ile beraber düşünü kurdukları birleşmiş bir Hindistan (Bharat) inancını yitirmedi. Peşaver'de 20 Ocak 1988'de öldü. "Hudutların Gandhi'si" olarak da anılan Han Abdulgaffar Han vasiyeti üzerine Celalabad - Afganistan'a gömüldü.
(kaynak : wikipedia)
Han Abdulgaffar Han, 1890 yılında güçlü bir Peştun aşiretinde doğdu. Kan davası ve iç çatışmalarla adını duyuran hudut bölgesinde ve "vahşi" olarak nitelenen Peştunların eğitilmesi için daha genç yaşlarında çeşitli çalışmalara koyuldu. En büyük hayali halkının yaşam şartlarını geliştirmek ve onlara modern bir eğitim imkânı sağlayabilmekti. Bunun dışında ingiliz yönetiminden hoşnut değildi ve tüm etnik halkların ve farklı din mensuplarının birarada yaşayacağı bağımsız bir Hindistan taraftarıydı. 1920'lerde Khudai Khidmatgar ("Allah'ın hizmetçileri") isimli grubu kurdu. Giydikleri üniforma benzeri kırmızı gömlekler nedeniyle, çevre halkı ve ingiliz yönetimi tarafından "Kırmızı Gömlekliler" (Red Shirts) olarak anılmışlardır.
Dönemin ünlü özgürlük lideri Mohandas Gandhi'nin öğretilerinden fazlasıyla etkilenen Han Abdulgaffar Han bu grubu, Gandhi'nin şiddetsiz direniş öğretisine adadı. Temel amaçları sosyal hizmetlerde bulunmak, eğitim kurumları açmak ve Hindistan'ın bağımsızlık hareketinde şiddetsiz direniş ve sivil itaatsizlik öğretilerine, "satyagraha"ya itaat etmekti. Zaman içinde üye sayısı 100 bine ulaşan Kırmızı Gömlekliler şiddet kullanmayacaklarına dair bir yemin ederek gruba katılıyorlardı. II. Dünya Savaşı gibi, Hindistan'da Gandhi dışında birçok liderin şiddetsiz öğretiye ara verip silahlı bir mücadeleye girmenin o an için gerektiğini savunduğu zamanlarda, Badşah Han ve onun liderlerliğini yaptığı Kırmızı Gömlekliler şiddetsiz direniş öğretisine ve Gandhi'ye bağlı kalmışlardır. Nitekim Abdulgaffar Han hayatı boyunca bu öğretinin en büyük inananlarından olmuştur. Aynı zamanda dindar bir müslüman olan Han'a göre şiddetsiz eylemlilik süreci islâmın direnişçi ama barışçıl yönüyle birebir uyuyordu. Şiddetsiz direniş öğretisine bu kadar bağlıyken, inançlı olmasının bir nedeni de budur zira ikisinin çeliştiğini düşünmemiştir. Abdulgaffar Han'ın doğduğu coğrafya ve kültür için bir devrim niteliğinde olan kadın haklarını savunan ve şiddet eylemlerini yasaklayan politikası halkı tarafından ilk başlarda kuşkuyla algılanmasına neden olsa da halk çok kısa bir sürede ona tam destek vermiştir.
Hindistan bağımsızlığına ulaştığında ortaya çıkan ve Hindistan'ın ikiye bölünmesini (Hindistan ve Pakistan) öngören "Hindu-Müslüman" ayrılığına başından karşıydı. Ömrü boyu yoğun bir sevgi ve saygı beslediği ve yaşamını her yönden kendine örnek olarak aldığı Gandhi ile bir başka ortak noktaları da budur. Özellikle Müslüman liderlerin çoğu bu ayrılığın şart olduğuna inanırken o bu ayrılığa Gandhi gibi kesinlikle karşı çıkmıştır. Hindistan'ın ikiye bölünmesinden ve Pakistan'ın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra bağımsız bir Peştunistan hareketinin önderliğini yapmıştır. Hindistan'ın bağımsızlığına kadar dönemin siyasi liderlerinin çoğundan çok daha uzun bir süre hapishanede yatmıştı; Hindistan'ın bağımsızlığından sonra ise yürüttüğü Peştun bağımsızlık hareketi yüzünden de Pakistan hükümeti tarafından sık sık hapse atıldı. Hayatının büyük bir kısmını bu eylemlilik tutkusu yüzünden hapislerde geçirmiştir. Bir süreliğine Afganistan'a sürgüne de gönderilmiştir.
Mahatma Gandhi ile olan arkadaşlığı Gandhi ölene kadar sürdü. Hayatı boyu Gandhi ile beraber düşünü kurdukları birleşmiş bir Hindistan (Bharat) inancını yitirmedi. Peşaver'de 20 Ocak 1988'de öldü. "Hudutların Gandhi'si" olarak da anılan Han Abdulgaffar Han vasiyeti üzerine Celalabad - Afganistan'a gömüldü.
(kaynak : wikipedia)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar