bugün
- macron koşacak diye park kapatan akepe21
- kadinlarin erkekleri dm den taciz etmesi7
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması25
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı6
- uzun entry giren yazar enayiliği11
- akp bitince ne olacak7
- trump'ın tr'ye 5 f 35 vereceğiz açıklaması9
- f 35 leri kendimiz yapalım3
- ölümün en iyi tanımı14
- erling braut haaland12
- fusya semsiyeli yabanci12
- otel odasında ölü bulunmak7
- 2026 dünya kupası26
- arjantin5
- her gün söylenen ufak tefek yalanlar2
- belçika8
- isviçre4
- ingiltere7
- ispanya7
- norveç6
- fas6
- fransa3
- mini etekli kız isimleri top 103
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler4
- her yazarın eşit olmaması4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı13
- dünya kupasının en zayıf takımı2
- kol saati takmanın anlamsızlığı10
- egay sucukcu2
- yorgun mermi7
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek2
- sevgiliyle tatile gitmek7
- sizce uzay milyarlarca dolar harcamaya değer mi5
- 7 temmuz 2026 messi balonunun patlaması7
- günün sözü4
- iş arkadaşı ile her gün 8 saat geçirmek4
- isviçre'nin çeyrek finalde arjantin'in rakibi olma4
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı10
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği4
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır5
- trump'ın rahip brunson olayını yine anlatması2
- damadını tüfekle poposundan yaralayan kayınpeder2
- yazarların mezun olduğu okullar17
- yazarların en sevdiği hayvan4
- nato liderler zirvesi akşam yemeği menüsü3
- ona bir şey söyle12
- fakir evinin olmazsa olmazları2
- iş toplantıları2
- novak djokovic2
- koparmadan 24 cm sıçtıktan sonra tansiyon düşmesi2
Abdulgaffar Han (unvanıyla birlikte Han Abdulgaffar Han), veya ona takılan ismiyle Badşah Han ("Hanların Şahı"), (1890-1988) ünlü Peştun politik lider. Hudutların Gandhi'si olarak da anılmıştır.
Han Abdulgaffar Han, 1890 yılında güçlü bir Peştun aşiretinde doğdu. Kan davası ve iç çatışmalarla adını duyuran hudut bölgesinde ve "vahşi" olarak nitelenen Peştunların eğitilmesi için daha genç yaşlarında çeşitli çalışmalara koyuldu. En büyük hayali halkının yaşam şartlarını geliştirmek ve onlara modern bir eğitim imkânı sağlayabilmekti. Bunun dışında ingiliz yönetiminden hoşnut değildi ve tüm etnik halkların ve farklı din mensuplarının birarada yaşayacağı bağımsız bir Hindistan taraftarıydı. 1920'lerde Khudai Khidmatgar ("Allah'ın hizmetçileri") isimli grubu kurdu. Giydikleri üniforma benzeri kırmızı gömlekler nedeniyle, çevre halkı ve ingiliz yönetimi tarafından "Kırmızı Gömlekliler" (Red Shirts) olarak anılmışlardır.
Dönemin ünlü özgürlük lideri Mohandas Gandhi'nin öğretilerinden fazlasıyla etkilenen Han Abdulgaffar Han bu grubu, Gandhi'nin şiddetsiz direniş öğretisine adadı. Temel amaçları sosyal hizmetlerde bulunmak, eğitim kurumları açmak ve Hindistan'ın bağımsızlık hareketinde şiddetsiz direniş ve sivil itaatsizlik öğretilerine, "satyagraha"ya itaat etmekti. Zaman içinde üye sayısı 100 bine ulaşan Kırmızı Gömlekliler şiddet kullanmayacaklarına dair bir yemin ederek gruba katılıyorlardı. II. Dünya Savaşı gibi, Hindistan'da Gandhi dışında birçok liderin şiddetsiz öğretiye ara verip silahlı bir mücadeleye girmenin o an için gerektiğini savunduğu zamanlarda, Badşah Han ve onun liderlerliğini yaptığı Kırmızı Gömlekliler şiddetsiz direniş öğretisine ve Gandhi'ye bağlı kalmışlardır. Nitekim Abdulgaffar Han hayatı boyunca bu öğretinin en büyük inananlarından olmuştur. Aynı zamanda dindar bir müslüman olan Han'a göre şiddetsiz eylemlilik süreci islâmın direnişçi ama barışçıl yönüyle birebir uyuyordu. Şiddetsiz direniş öğretisine bu kadar bağlıyken, inançlı olmasının bir nedeni de budur zira ikisinin çeliştiğini düşünmemiştir. Abdulgaffar Han'ın doğduğu coğrafya ve kültür için bir devrim niteliğinde olan kadın haklarını savunan ve şiddet eylemlerini yasaklayan politikası halkı tarafından ilk başlarda kuşkuyla algılanmasına neden olsa da halk çok kısa bir sürede ona tam destek vermiştir.
Hindistan bağımsızlığına ulaştığında ortaya çıkan ve Hindistan'ın ikiye bölünmesini (Hindistan ve Pakistan) öngören "Hindu-Müslüman" ayrılığına başından karşıydı. Ömrü boyu yoğun bir sevgi ve saygı beslediği ve yaşamını her yönden kendine örnek olarak aldığı Gandhi ile bir başka ortak noktaları da budur. Özellikle Müslüman liderlerin çoğu bu ayrılığın şart olduğuna inanırken o bu ayrılığa Gandhi gibi kesinlikle karşı çıkmıştır. Hindistan'ın ikiye bölünmesinden ve Pakistan'ın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra bağımsız bir Peştunistan hareketinin önderliğini yapmıştır. Hindistan'ın bağımsızlığına kadar dönemin siyasi liderlerinin çoğundan çok daha uzun bir süre hapishanede yatmıştı; Hindistan'ın bağımsızlığından sonra ise yürüttüğü Peştun bağımsızlık hareketi yüzünden de Pakistan hükümeti tarafından sık sık hapse atıldı. Hayatının büyük bir kısmını bu eylemlilik tutkusu yüzünden hapislerde geçirmiştir. Bir süreliğine Afganistan'a sürgüne de gönderilmiştir.
Mahatma Gandhi ile olan arkadaşlığı Gandhi ölene kadar sürdü. Hayatı boyu Gandhi ile beraber düşünü kurdukları birleşmiş bir Hindistan (Bharat) inancını yitirmedi. Peşaver'de 20 Ocak 1988'de öldü. "Hudutların Gandhi'si" olarak da anılan Han Abdulgaffar Han vasiyeti üzerine Celalabad - Afganistan'a gömüldü.
(kaynak : wikipedia)
Han Abdulgaffar Han, 1890 yılında güçlü bir Peştun aşiretinde doğdu. Kan davası ve iç çatışmalarla adını duyuran hudut bölgesinde ve "vahşi" olarak nitelenen Peştunların eğitilmesi için daha genç yaşlarında çeşitli çalışmalara koyuldu. En büyük hayali halkının yaşam şartlarını geliştirmek ve onlara modern bir eğitim imkânı sağlayabilmekti. Bunun dışında ingiliz yönetiminden hoşnut değildi ve tüm etnik halkların ve farklı din mensuplarının birarada yaşayacağı bağımsız bir Hindistan taraftarıydı. 1920'lerde Khudai Khidmatgar ("Allah'ın hizmetçileri") isimli grubu kurdu. Giydikleri üniforma benzeri kırmızı gömlekler nedeniyle, çevre halkı ve ingiliz yönetimi tarafından "Kırmızı Gömlekliler" (Red Shirts) olarak anılmışlardır.
Dönemin ünlü özgürlük lideri Mohandas Gandhi'nin öğretilerinden fazlasıyla etkilenen Han Abdulgaffar Han bu grubu, Gandhi'nin şiddetsiz direniş öğretisine adadı. Temel amaçları sosyal hizmetlerde bulunmak, eğitim kurumları açmak ve Hindistan'ın bağımsızlık hareketinde şiddetsiz direniş ve sivil itaatsizlik öğretilerine, "satyagraha"ya itaat etmekti. Zaman içinde üye sayısı 100 bine ulaşan Kırmızı Gömlekliler şiddet kullanmayacaklarına dair bir yemin ederek gruba katılıyorlardı. II. Dünya Savaşı gibi, Hindistan'da Gandhi dışında birçok liderin şiddetsiz öğretiye ara verip silahlı bir mücadeleye girmenin o an için gerektiğini savunduğu zamanlarda, Badşah Han ve onun liderlerliğini yaptığı Kırmızı Gömlekliler şiddetsiz direniş öğretisine ve Gandhi'ye bağlı kalmışlardır. Nitekim Abdulgaffar Han hayatı boyunca bu öğretinin en büyük inananlarından olmuştur. Aynı zamanda dindar bir müslüman olan Han'a göre şiddetsiz eylemlilik süreci islâmın direnişçi ama barışçıl yönüyle birebir uyuyordu. Şiddetsiz direniş öğretisine bu kadar bağlıyken, inançlı olmasının bir nedeni de budur zira ikisinin çeliştiğini düşünmemiştir. Abdulgaffar Han'ın doğduğu coğrafya ve kültür için bir devrim niteliğinde olan kadın haklarını savunan ve şiddet eylemlerini yasaklayan politikası halkı tarafından ilk başlarda kuşkuyla algılanmasına neden olsa da halk çok kısa bir sürede ona tam destek vermiştir.
Hindistan bağımsızlığına ulaştığında ortaya çıkan ve Hindistan'ın ikiye bölünmesini (Hindistan ve Pakistan) öngören "Hindu-Müslüman" ayrılığına başından karşıydı. Ömrü boyu yoğun bir sevgi ve saygı beslediği ve yaşamını her yönden kendine örnek olarak aldığı Gandhi ile bir başka ortak noktaları da budur. Özellikle Müslüman liderlerin çoğu bu ayrılığın şart olduğuna inanırken o bu ayrılığa Gandhi gibi kesinlikle karşı çıkmıştır. Hindistan'ın ikiye bölünmesinden ve Pakistan'ın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra bağımsız bir Peştunistan hareketinin önderliğini yapmıştır. Hindistan'ın bağımsızlığına kadar dönemin siyasi liderlerinin çoğundan çok daha uzun bir süre hapishanede yatmıştı; Hindistan'ın bağımsızlığından sonra ise yürüttüğü Peştun bağımsızlık hareketi yüzünden de Pakistan hükümeti tarafından sık sık hapse atıldı. Hayatının büyük bir kısmını bu eylemlilik tutkusu yüzünden hapislerde geçirmiştir. Bir süreliğine Afganistan'a sürgüne de gönderilmiştir.
Mahatma Gandhi ile olan arkadaşlığı Gandhi ölene kadar sürdü. Hayatı boyu Gandhi ile beraber düşünü kurdukları birleşmiş bir Hindistan (Bharat) inancını yitirmedi. Peşaver'de 20 Ocak 1988'de öldü. "Hudutların Gandhi'si" olarak da anılan Han Abdulgaffar Han vasiyeti üzerine Celalabad - Afganistan'a gömüldü.
(kaynak : wikipedia)
Gündemdeki Haberler