bugün

mum

Derme çatma bir evde yaşıyordu hepsi ,

ve yoksulluk hat safada uzun süredir misafirleriydi,

bir mumları vardı arta kalan yakmaya kıyamadıkları ,

okula yazdıramadığı küçük kızı akşamları ders mi çalışacaktı ışığında ,

soğuk akşamlarda evi mi ısıtacaktı ,

boş bir tencerenin altında yokluğu mu kaynatacaktı yemeleri için,

yoksa,

o akşam kadının doğum günüydü ,

olmayan bir pastanın üzerinde iyi dileklere mi sunulacaktı ,

çaresiz kaldı mum ,

kendini yaktı önce , sonra perdeyi tutuşturdu ,

yakmaya kıyamadıkları mum ,

o gece,

yoksulluğu , yokluğu ve evi yaktı..

Önce uyuyan herkes ısındı ,

boş tenceleri kaynadı ,

bütün ev aydınlandı ,

günlerdir bir lokma geçmeyen boğazlarından,

kara duman , ağır ağır ilerleyen bir trenin tünele girerken çıkardığı acı sesiyle ,

hepsini boğdu .

Mum eridi ,

eriyen mum ceset torbalarının üzerine damga olarak vuruldu...
Servet Afşar
© copyright 2005 - 2026