bugün
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- özelden gelen saçma mesajlar12
- fon vurgunu36
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- pavyon bu dünya4
- acı soslu süs domuzu4
- sergen yalçın5
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- kemal kılıçdar3
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- kim bu erzincanlı8
- clemence baptista16
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- buz mavisi gözler3
- platon un mağara alegorisi10
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- saraca'ya uzaylı soruları4
- türkiye de liyakata önem verilseydi3
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- etrüsk anforası2
- zulzula cin kabilesi3
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- mercimek makarnası3
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz5
- boş alanda yüksek platform kurmak2
- ktç3
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- karıncalar da rüya görür mü3
- s'i l v'e r m'i s t15
- bugünün işini öbürsü güne bırakmak3
- terkedilmiş yaşlı amcalar2
- uzun mesaja karşılık ok denmesi2
- palmiye2
- uzaylıların dünyaya tatile gelirken döviz bozdrmsı3
- kolye140
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası7
- beni geçmişimle yargılama diyen kızın geçmişi3
- kahvaltım güzel mi8
- platonun mağarası2
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek8
- ben hariç herkes salak3
- günü geçmiş buz gibi süt2
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- magazanikur2
- fenerbahçe maçı2
piç oranı artış hızının usain bolt ile kafa kafaya yarıştığı bu talihsiz çağın en keskin özelliklerinden biri, görünen ile var olan arasındaki aşılmaz uçurumdur. vicdan için bile. bilenler bilmeyenlere anlatsın; burjuva vicdanı vardır, şişko, çirkin kollarını açıkta bırakan pahalı, zevksiz elbiseler giyip, 'şuh' kahkahalar atarak, ellerinde fino köpekleri, yardım geceleri düzenleyen boyalı saçlı karılar olarak karikatüre edebileceğimiz. ama bu karikatür tehlikesizdir, çünkü kimse inanmaz zaten bu bol makyajlı vicdan parodisine. belki sadece kendileri. ( noooluuuurrrrr olmasın ama ba$qa inanann.. plssssss )
bu çağda sms lere alçaldı vicdan. telefonları üzerindeki bir iki tuşa basarak, rahat uyuyorlar yataklarında burjuvagiller. tehlike budur. tehlike budur, çünkü gerçektirler. ve vicdanları rahattır. hatta birkaç damla gözyaşı dökenleri bile vardır yazık hayatlara. tedavülde kalma süresi üç dakika olan gözyaşları.
onları her yerde görebilirsiniz. camilerde bile. ( içerdeyim )
tamamen tesadüf eseri 'ayşe arman' başlığı altında, gladier adlı kişinin yazdıklarını okudum. ilgili yazı aşağıda. vicdansızlık, merhametsizlik çok gördüm, hepiniz gibi. ama en kötüsü böyle merhametsizlikler, böyle vicdansızlıklar. yazık:
''bugünkü yazısı oldukça güzel olan yazar.
gerçi tüm yazıları öyle. okumadan, o yaşama sevincini duyumsamadan sayfayı çeviresim gelmiyor hiç. o korkunç "gazete" gerçekliği, katılığı ve tumukluğu içinde denizden gelen naif bir esinti gibi sözcükleri, bir anlık iyi hissediyordunuz.
ama bugünkü hürriyet'te o gazete katılığını dahi zorlayan; ayşe arman neyse onun negatifi, iç sıkıcı bir haber de vardı.
üstelik aynı sayfaya, ayşe armanın zarif köşesinin hemen yanına konmuştu bu canavar haber. bir de fotoğraf. oğlunun dersane ücretini ödeyemediği için 3 ay hapis cezası alan anne, buna dayanamayarak intihar eden oğlunun mezarı başında...
uzatmayayım, cehennemî bir esintiydi. garip duygular içerisinde bakıyordum sayfaya. sol yanda ayşe arman tatilde hiçbirşeyi kaçırmak istemediğini, her gördüğü gözlemeciye, balıkçıya filan girdiğini anlatıyor, ağzımın yarısı yukarı kıvrılıyor; sağ tarafta hapisteki anne oğluna "üzülme oğlum, üç ay yatar çıkarım ne olacak" diye cevap veriyor. sol yanda ayşe arman yanında sevgilisi varken ayaklarını arabanın camından sarkıtarak gitmeyi çok sevdiğini anlatırken yüzüm gevşiyor; sağ yanda intihar eşiğindeki çocuk annesine "zaten ben hiç yaşamadım ki" deyince yüzüm geriliyor. sol yanda ayşe arman gülümseyerek (çok güzel gerçekten) objektife bakıyor; sağ yanda dersaneye borçlusu anne objektifin farkında bile değil, toprağa bakıyor.
hülasa, ayşe arman'ın serin yaz gecesi kıvamındaki yazısı gazetenin çirkin bir sayfasına konduğu için bu güzel yazının tadı tam olarak çıkarılamıyor. bu nedenden ötürü sevgilisi ve kızıyla (sanırım kızı) çok mutlu oldukları, vietnam'ı gezdikleri ve çok beğendikleriyle ilgili kutucuğu bayağı hızlı okudum ve bir şey anlamadan sayfayı çevirmek zorunda kaldım.
hürriyet gazetesi'nden ricam odur ki okumadan geçtiğimiz (geçmemiz gereken) sayfalara konmasın böyle güzel yazılar.
hele hele zehir tadındaki haberlere hiç komşu olmasın.
lütfen...''
öncelikle biterkenki üç noktanın asaleti nasıl da vandırful, oo beybi..
ben delirdikten sonra anlamları değişen kavramlar sözlüğüne ( kendimce ) bir de zerafeti ekledim. ( hayır komiser kolombo. artık serin yaz gecelerini sevmeyeceğim )
uzatmayayım ben de ( (bkz: yukarda bir yerde) ) tek bir sorum var sadece: o cehennemi esinti kaç dakika sürdü? ben hiç cehennemi esinti duymadım, bilmedim. nasıl da korkutucudur, unutulmazdır kim bilir... unuttun mu yoksa? yok yok, unutmamışsındır. cümle ömür unutulmaz herhalde. cehennemi bir esinti...
okumadan geçtiğin ve geçmemiz gerektiğine hükmettiğin haberlerle dolu, yumuşak bir hayat seninle olsun. cehennem esintisiz.
bu çağda sms lere alçaldı vicdan. telefonları üzerindeki bir iki tuşa basarak, rahat uyuyorlar yataklarında burjuvagiller. tehlike budur. tehlike budur, çünkü gerçektirler. ve vicdanları rahattır. hatta birkaç damla gözyaşı dökenleri bile vardır yazık hayatlara. tedavülde kalma süresi üç dakika olan gözyaşları.
onları her yerde görebilirsiniz. camilerde bile. ( içerdeyim )
tamamen tesadüf eseri 'ayşe arman' başlığı altında, gladier adlı kişinin yazdıklarını okudum. ilgili yazı aşağıda. vicdansızlık, merhametsizlik çok gördüm, hepiniz gibi. ama en kötüsü böyle merhametsizlikler, böyle vicdansızlıklar. yazık:
''bugünkü yazısı oldukça güzel olan yazar.
gerçi tüm yazıları öyle. okumadan, o yaşama sevincini duyumsamadan sayfayı çeviresim gelmiyor hiç. o korkunç "gazete" gerçekliği, katılığı ve tumukluğu içinde denizden gelen naif bir esinti gibi sözcükleri, bir anlık iyi hissediyordunuz.
ama bugünkü hürriyet'te o gazete katılığını dahi zorlayan; ayşe arman neyse onun negatifi, iç sıkıcı bir haber de vardı.
üstelik aynı sayfaya, ayşe armanın zarif köşesinin hemen yanına konmuştu bu canavar haber. bir de fotoğraf. oğlunun dersane ücretini ödeyemediği için 3 ay hapis cezası alan anne, buna dayanamayarak intihar eden oğlunun mezarı başında...
uzatmayayım, cehennemî bir esintiydi. garip duygular içerisinde bakıyordum sayfaya. sol yanda ayşe arman tatilde hiçbirşeyi kaçırmak istemediğini, her gördüğü gözlemeciye, balıkçıya filan girdiğini anlatıyor, ağzımın yarısı yukarı kıvrılıyor; sağ tarafta hapisteki anne oğluna "üzülme oğlum, üç ay yatar çıkarım ne olacak" diye cevap veriyor. sol yanda ayşe arman yanında sevgilisi varken ayaklarını arabanın camından sarkıtarak gitmeyi çok sevdiğini anlatırken yüzüm gevşiyor; sağ yanda intihar eşiğindeki çocuk annesine "zaten ben hiç yaşamadım ki" deyince yüzüm geriliyor. sol yanda ayşe arman gülümseyerek (çok güzel gerçekten) objektife bakıyor; sağ yanda dersaneye borçlusu anne objektifin farkında bile değil, toprağa bakıyor.
hülasa, ayşe arman'ın serin yaz gecesi kıvamındaki yazısı gazetenin çirkin bir sayfasına konduğu için bu güzel yazının tadı tam olarak çıkarılamıyor. bu nedenden ötürü sevgilisi ve kızıyla (sanırım kızı) çok mutlu oldukları, vietnam'ı gezdikleri ve çok beğendikleriyle ilgili kutucuğu bayağı hızlı okudum ve bir şey anlamadan sayfayı çevirmek zorunda kaldım.
hürriyet gazetesi'nden ricam odur ki okumadan geçtiğimiz (geçmemiz gereken) sayfalara konmasın böyle güzel yazılar.
hele hele zehir tadındaki haberlere hiç komşu olmasın.
lütfen...''
öncelikle biterkenki üç noktanın asaleti nasıl da vandırful, oo beybi..
ben delirdikten sonra anlamları değişen kavramlar sözlüğüne ( kendimce ) bir de zerafeti ekledim. ( hayır komiser kolombo. artık serin yaz gecelerini sevmeyeceğim )
uzatmayayım ben de ( (bkz: yukarda bir yerde) ) tek bir sorum var sadece: o cehennemi esinti kaç dakika sürdü? ben hiç cehennemi esinti duymadım, bilmedim. nasıl da korkutucudur, unutulmazdır kim bilir... unuttun mu yoksa? yok yok, unutmamışsındır. cümle ömür unutulmaz herhalde. cehennemi bir esinti...
okumadan geçtiğin ve geçmemiz gerektiğine hükmettiğin haberlerle dolu, yumuşak bir hayat seninle olsun. cehennem esintisiz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar