bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- ikinci defa askere gitmek7
- millet dediğin2
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- bir kızla dalga geçmek6
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- gizli hesap6
- en sevmediğin insan tipleri7
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- mavi göz7
- geceye bir mesaj birak2
- claudian clouds22
- özbek kadınlar14
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- sözlük whatsapp grupları13
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- türkiye bölünebilir mi2
- friedrich hegel la bi cay icek12
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- islam'ın hak dini olması6
- türk halkını uyuşturma itemleri2
- gece vardiyası yazarlar4
- sarapci koala47
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- akrep3
- rennie2
- namazın amacı6
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- karı gibi erkek3
- melissa vargas7
- kahverengi gözlü olmak4
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- yalnız ölmek4
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması2
- anın görüntüsü25
öncelikle kim bu şeytanın sahibi adam diye bir soru yöneltelim. bu adam pierre-simon laplace. fransız matematikçi ve gök bilimcidir. kendisi bir determinist olup genç bilimcilere sayısız yardımı bulunmaktadır.
onun gözbebeği olan laplace şeytanına göz atmak istersek 1814de yayımladığı makalesinin ufak bir bölümünü incelemek yaterlidir:
evrenin şimdiki halini geçmişin sonucu ve geleceğin nedeni olarak ele alabiliriz. bir an için evrenin tüm güçlerinin ve bunu oluşturan tüm varlıkların konumlarını anlayabilen bir canlı olduğunu düşünürsek, ve bunun bu verileri inceleyebileceğini de düşünürsek, aynı anda evrendeki en büyük varlıklardan en küçük atomlara kadar her şeyi hesaba katarak bir hesap yaparsa, hiçbir şey belirsiz değildir ve gelecek de, aynı geçmiş gibi, onun gözlerinin önündedir.
bu paragraftan yola çıkarsak determinist olan pierre aynı zamanda kadercidir. ortak bir bilgiye sahip olmak veya geleceği tıpkı geçmiş gibi görebilme düşüncesi aslında bir yerlerde yaşanacakların daha önceden belirlenmiş olması düşüncesinin bir sonucudur. aslında bu düşünce temelinde islamiyet - hrıstyanlık - yahudilik dinlerinde ki ahret inancına da ters düşer. eğer insan belirlenmişleri yaşıyorsa olacağı düşünülen sorgu-sual gününde insan ne ile yargılanacak? belirlenmiş bir hayatta yaptığı günahlardan mı? bu herkesin anlayabileceği en kolay örnekti. anlaşılacağı üzere insanın ana rahmine düşme anı da dahil olmak üzere ölümüne kadar olan tüm olaylar (hayat) tamamen olasılıklar üzerine kuruludur. x ve y durumları karşısında insan birini seçer. x i seçimi sonraki adım olan z ve beraberinde ki durumları tetikler. y yi seçerse sonraki adımı olan t ve beraberinde ki durumları tetikler. ancak bunlardan hangisinin seçileceğini %100 bilemeyiz, sadece olabilme ihtimali olanların olasılık yüzdelerini çıkartırız. yani laplace şeytanı suya düşer. yapabileceğimizin en iyisi olan olabilme ihtimalinin hesaplanması, olasılıklar arasında en yüksek değere sahip olanı da bize verir ve olasılıklar asla %100 gerçekleşme yüzdesini vermez.
pierre-simon günümüzde yaşasaydı ve modern fiziğin getirdiği belirsizlik ilkesinden haberi olsaydı yaratacağı şeytan en fazla şu kadar olurdu:
evrenin şimdiki halini geçmişin sonucu ve geleceğin olası durumları olarak ele alabiliriz. bir an için evrenin tüm güçlerinin ve bunu oluşturan tüm varlıkların konumlarının olası değerlerini hesaplayabilen bir canlı olduğunu düşünürsek, ve bunun bu verileri inceleyebileceğini de düşünürsek, aynı anda evrendeki en büyük varlıkların en küçük atomlara kadar her şeyi hesaba katarak bir hesaplama yaparsa, her şeyin olabilme ihtimali gayet açıktır ve gelecekte aynı geçmişin gerçekleşmiş olasılıkları gibi, gerçekleşebilecek olasılık değerleriyle gözlerinin önündedir.
not: olasılıksız kitabındaki david caine karekterinin de yaptığı gibi bu şeytan olasılıkları hesaplar ve yüksek değere sahip olanı bulur.
onun gözbebeği olan laplace şeytanına göz atmak istersek 1814de yayımladığı makalesinin ufak bir bölümünü incelemek yaterlidir:
evrenin şimdiki halini geçmişin sonucu ve geleceğin nedeni olarak ele alabiliriz. bir an için evrenin tüm güçlerinin ve bunu oluşturan tüm varlıkların konumlarını anlayabilen bir canlı olduğunu düşünürsek, ve bunun bu verileri inceleyebileceğini de düşünürsek, aynı anda evrendeki en büyük varlıklardan en küçük atomlara kadar her şeyi hesaba katarak bir hesap yaparsa, hiçbir şey belirsiz değildir ve gelecek de, aynı geçmiş gibi, onun gözlerinin önündedir.
bu paragraftan yola çıkarsak determinist olan pierre aynı zamanda kadercidir. ortak bir bilgiye sahip olmak veya geleceği tıpkı geçmiş gibi görebilme düşüncesi aslında bir yerlerde yaşanacakların daha önceden belirlenmiş olması düşüncesinin bir sonucudur. aslında bu düşünce temelinde islamiyet - hrıstyanlık - yahudilik dinlerinde ki ahret inancına da ters düşer. eğer insan belirlenmişleri yaşıyorsa olacağı düşünülen sorgu-sual gününde insan ne ile yargılanacak? belirlenmiş bir hayatta yaptığı günahlardan mı? bu herkesin anlayabileceği en kolay örnekti. anlaşılacağı üzere insanın ana rahmine düşme anı da dahil olmak üzere ölümüne kadar olan tüm olaylar (hayat) tamamen olasılıklar üzerine kuruludur. x ve y durumları karşısında insan birini seçer. x i seçimi sonraki adım olan z ve beraberinde ki durumları tetikler. y yi seçerse sonraki adımı olan t ve beraberinde ki durumları tetikler. ancak bunlardan hangisinin seçileceğini %100 bilemeyiz, sadece olabilme ihtimali olanların olasılık yüzdelerini çıkartırız. yani laplace şeytanı suya düşer. yapabileceğimizin en iyisi olan olabilme ihtimalinin hesaplanması, olasılıklar arasında en yüksek değere sahip olanı da bize verir ve olasılıklar asla %100 gerçekleşme yüzdesini vermez.
pierre-simon günümüzde yaşasaydı ve modern fiziğin getirdiği belirsizlik ilkesinden haberi olsaydı yaratacağı şeytan en fazla şu kadar olurdu:
evrenin şimdiki halini geçmişin sonucu ve geleceğin olası durumları olarak ele alabiliriz. bir an için evrenin tüm güçlerinin ve bunu oluşturan tüm varlıkların konumlarının olası değerlerini hesaplayabilen bir canlı olduğunu düşünürsek, ve bunun bu verileri inceleyebileceğini de düşünürsek, aynı anda evrendeki en büyük varlıkların en küçük atomlara kadar her şeyi hesaba katarak bir hesaplama yaparsa, her şeyin olabilme ihtimali gayet açıktır ve gelecekte aynı geçmişin gerçekleşmiş olasılıkları gibi, gerçekleşebilecek olasılık değerleriyle gözlerinin önündedir.
not: olasılıksız kitabındaki david caine karekterinin de yaptığı gibi bu şeytan olasılıkları hesaplar ve yüksek değere sahip olanı bulur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar