bugün
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu22
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı6
- erkek evi tek başına geçindirmek zorunda değildir6
- kadınınızı çalıştırır mısınız9
- game of thrones taki kerhaneci16
- dolar isterse 100 olsun38
- yeni parti de bölünebilir10
- g i l d e d l i l y18
- rum sultanlığı3
- nah sana oy17
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- anın görüntüsü17
- bioxinin forte2
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- evlenmek6
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi10
- gürcistan göçmenleri13
- almanya'da yaşayıp arabasına tuğra yapıştıran tip6
- birader bey olmayanlar2
- stack overflow'un geleceği2
- muris muvazaası2
- hiç çaylak olmamış yazar gizli eşcinseldir11
- fino köpeğine verilebilecek isimler3
- gemini man vs simko33
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- almancıları sevmemek11
- ekrem imamoğlu3
- öcalan isterse savunma bakanı olsun10
- hakiki gurbetçi vs sonradan gelme tipler6
- ismet bin gürbüzullah mehdii el fişfişovic mahdum2
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum12
- akp şehit ailelerine ne diyecek7
- 65 yaş üstü siyaset yasaklanmalıdır4
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek12
- alparslan kuytul18
- başlık altı yalamaları4
- melih gökçek5
- mezarlığa sıfır bina5
- annen mi ben mi diyen kadın6
- türk askerini kursuna dizen abdullah öcalan9
- günde 5 yumurta yiyen erkek7
- trafik kazası avukatı3
- velvet48
- savaş olunca türk halkı haklar olunca apo pkk3
- evlenmeden olmaz diyen kız7
- o kız sana bakmaz3
- 19 litre damacanayı sırtlayıp su sebile takan kız8
- tanga giyen kızı doyurmak ne mümkün6
- tavuklu salata2
--spoiler--
iki gün içerisinde 300 ile birlikte izlediğim ve istemesem de kıyaslama yaptığım filmdir. filme gitmeden evvel beklediğim, umduğum aslında belgesel tadında, bana bilmediklerimi, hiç görmediğim ve detaylarını öğrenmek istediğim bir uygarlık hakkında bir çok şey gösterecek bir film idi.
karşılaştığım şey ise;
genellikle kişisel bi hareketliliğin hakim olduğu, aslında merak edilen bir çok olgunun es geçildiği, olması gerekene dokunup yanından geçen bir film idi. baş kahramanımızın şehirden kurtulup ormana dalmasına kadar aslında gayet başarılı geçen, fakat daha sonrasında her aksiyon filminde gördüğümüz karelerin sadece ortam ve şeklin değiştiği bir hal alması istediğim doygunluktan uzaklaştırdı beni. şahsen, esirlerin o şehire girmesi ve bir anda 20 kişilik kabile ortamından kocaman, hareketli ve neler döndüğünü bilmediğimiz bir şehire geçilmesi beni inanılmaz heyecanlandırmıştı. orada olacaklar, orada nasıl bir hayat yaşandığı, neler olduğu ile ilgili bir çok detay verilmesi gerekirken çok kısa kesilmiş.
isterdim ki, filmin büyük bir kısmı o şehirde geçsin ve stargate tadında, bir uygarlığı çok farklı yönleri ile anlatabilecek bir hale gelsin. sadece insanın içinde onlar ne, bunlar ne, şunlar ne yapıyor, bunlar neden burada gibi bir çok soru bırakan ama hiç bir cevap vermeyen bir film haline gelmiş.
fakat yine de, bir çok bildik tanıdık, benzer çerçeveye sahip filmden daha farklı ve daha fazla tat veren bir çalışma olmuş. özellikle oyuncuların, genellikle konuşmaların az geçtiği bu filmde mimik, hareket ve ifadeler ile anlatılmak istenenleri çok güzel anlatmış olmaları çok etkileyici idi.
filmin sonu ise, bütün film boyunca hangi tarih aralığında geçtiği ile ilgili pek fazla ipucu vermeyen, uygarlığın bile aztek mi maya mı olduğunu anlayamadığımız bir şekilde devam eden olaylar zincirini bir anda bir aydınlığa kavuşturan, anaaaa diye seslendiren ve daha sonra filmden kopup bir anda medeniyetler arasındaki farklılıkların türlü türlü nedenlerini beyin içerisinde koşuşturtan bir son olmuş.
eğer serisi çekilecek ise, filmin ikincisinde bu uygarlığın bilinmezlikte kalan gündelik yaşamı, gelenekleri, hayat tarzları ve o hengame içinde neler olduğunun daha fazla incelenmesini isterim.
son olarak ben, filmin başındaki "medeniyetler dışarı bir güç ile değil kendi kendilerine yıkılırlar" tadındaki cümlenin aztekler, ispanyollarla ilgili olmadığını düşünüyorum. anlatılmak istenen, filmin bir çok yerinde geçen farklı bir açılım idi bence. insanı dış kuvvetlerin yıkmadığı, kendi içine korkuyu yerleştirirse işte o zaman kendi kendine yenildiği idi. nasıl medeniyetler kendi içlerinden yıkılıyorlarsa, insan da içine yerleşen korku nedeniyle yenilir, dış güçlerin etkisi ile değil. ve tam tersi olarak içinde korkusuzluk varsa işte o zaman kazanır.
dip not: 300 filmi ile yaptığım kıyaslama ise; iki filmde de toplumların ve uygarlıkların işlenmesi mevcut idi. fakat bu film, 300 filmindeki gibi çirkince ve adice, bir toplumu eleştirmemiş. bu film bir toplum için; "zorbalık ve mistizmden dünyayı kurtarıp parlak bir geleceğe çıkacağız" dememiştir, 300'de olduğu gibi.
--spoiler--
iki gün içerisinde 300 ile birlikte izlediğim ve istemesem de kıyaslama yaptığım filmdir. filme gitmeden evvel beklediğim, umduğum aslında belgesel tadında, bana bilmediklerimi, hiç görmediğim ve detaylarını öğrenmek istediğim bir uygarlık hakkında bir çok şey gösterecek bir film idi.
karşılaştığım şey ise;
genellikle kişisel bi hareketliliğin hakim olduğu, aslında merak edilen bir çok olgunun es geçildiği, olması gerekene dokunup yanından geçen bir film idi. baş kahramanımızın şehirden kurtulup ormana dalmasına kadar aslında gayet başarılı geçen, fakat daha sonrasında her aksiyon filminde gördüğümüz karelerin sadece ortam ve şeklin değiştiği bir hal alması istediğim doygunluktan uzaklaştırdı beni. şahsen, esirlerin o şehire girmesi ve bir anda 20 kişilik kabile ortamından kocaman, hareketli ve neler döndüğünü bilmediğimiz bir şehire geçilmesi beni inanılmaz heyecanlandırmıştı. orada olacaklar, orada nasıl bir hayat yaşandığı, neler olduğu ile ilgili bir çok detay verilmesi gerekirken çok kısa kesilmiş.
isterdim ki, filmin büyük bir kısmı o şehirde geçsin ve stargate tadında, bir uygarlığı çok farklı yönleri ile anlatabilecek bir hale gelsin. sadece insanın içinde onlar ne, bunlar ne, şunlar ne yapıyor, bunlar neden burada gibi bir çok soru bırakan ama hiç bir cevap vermeyen bir film haline gelmiş.
fakat yine de, bir çok bildik tanıdık, benzer çerçeveye sahip filmden daha farklı ve daha fazla tat veren bir çalışma olmuş. özellikle oyuncuların, genellikle konuşmaların az geçtiği bu filmde mimik, hareket ve ifadeler ile anlatılmak istenenleri çok güzel anlatmış olmaları çok etkileyici idi.
filmin sonu ise, bütün film boyunca hangi tarih aralığında geçtiği ile ilgili pek fazla ipucu vermeyen, uygarlığın bile aztek mi maya mı olduğunu anlayamadığımız bir şekilde devam eden olaylar zincirini bir anda bir aydınlığa kavuşturan, anaaaa diye seslendiren ve daha sonra filmden kopup bir anda medeniyetler arasındaki farklılıkların türlü türlü nedenlerini beyin içerisinde koşuşturtan bir son olmuş.
eğer serisi çekilecek ise, filmin ikincisinde bu uygarlığın bilinmezlikte kalan gündelik yaşamı, gelenekleri, hayat tarzları ve o hengame içinde neler olduğunun daha fazla incelenmesini isterim.
son olarak ben, filmin başındaki "medeniyetler dışarı bir güç ile değil kendi kendilerine yıkılırlar" tadındaki cümlenin aztekler, ispanyollarla ilgili olmadığını düşünüyorum. anlatılmak istenen, filmin bir çok yerinde geçen farklı bir açılım idi bence. insanı dış kuvvetlerin yıkmadığı, kendi içine korkuyu yerleştirirse işte o zaman kendi kendine yenildiği idi. nasıl medeniyetler kendi içlerinden yıkılıyorlarsa, insan da içine yerleşen korku nedeniyle yenilir, dış güçlerin etkisi ile değil. ve tam tersi olarak içinde korkusuzluk varsa işte o zaman kazanır.
dip not: 300 filmi ile yaptığım kıyaslama ise; iki filmde de toplumların ve uygarlıkların işlenmesi mevcut idi. fakat bu film, 300 filmindeki gibi çirkince ve adice, bir toplumu eleştirmemiş. bu film bir toplum için; "zorbalık ve mistizmden dünyayı kurtarıp parlak bir geleceğe çıkacağız" dememiştir, 300'de olduğu gibi.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar