bugün
- yörük kızı10
- kız düşürmenin kısa yolu16
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- pankek mi pişi mi10
- mercimek çorbası içen kadın14
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- uludağ sözlük size ne kattı24
- dinlenme tesisi soğuğu5
- ice latte içince aklıma sen geliyorsun diyen kadın4
- pizza6
- hamarat kadın4
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- artı oy yalakalığı5
- güzel kızların erkenden uyuması4
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- s'i l v'e r m'i s t26
- bir kadını taşımanın zorluğu9
- anadolu güzellemesi yapan tipler3
- arkadaşlar acıktık mı sanki5
- atatürk ü sevme zorunluluğu11
- türkiye13
- sözlüğün en masum yazarları16
- pandela 38
- sarapci koala43
- belki kızdır diye artılamak3
- soslu adana kebap5
- yemeğe bulyon koyan insan6
- mersin tantuni4
- arkadaşlar larissa kim12
- fusya semsiyeli yabanci26
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- özür dilerim diyen gözü yaşlı güzel kız2
- aşkım miele ve smeg istiyorum diyen kız4
- zuhal olcay'a aşık olmak4
- pum pum çorbası4
- hoşçakal uludağ sözlük7
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür5
- yeni gelen trolleri bik bik'e havale etmek5
- hepiniz öleceksiniz4
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- tırnak pide4
- nervio22
- aspava3
- kendini kız gibi hayal eden erkek3
- bu olaylar neden hep benim başıma geliyor4
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- recep tayyip erdoğan11
- sözlüğün delisi2
hepimiz sabah erkenden uyandık, yüzümüzü bile yıkamadan bilgisayarı açtık ve numaramızı girdik, Niğde il Jandarma Komutanlığı yazısını gördük. Her birimiz diğerimizden habersiz olarak, ve 2 gün sonra tanışacağımızı bilerek.
kısa dönem olarak geldik bu şehire. şapşal bakışlar arasında yeni hayatımızı öğrenmeye çalıştık. nerede uyuyacağız, nerede yemek yiyeceğiz, kantin nerede, tuvaletler nerede, nerede ve ne zaman duş alınır, dolaplarımız nerede, ne giyeceğiz, ne zaman giyeceğiz vs vs vs.
acemilik dönemi bitince ilk çarşı iznimizi alırız. o zaman tanırız niğdeyi. büyük şehirden buraya gelmek canınızı acıtmaz, çünkü bilirsiniz 6 ay sonra yine büyük şehrinizdesinizdir. Vakit geçirdikçe görürsünüz kü, büyük şehirler Niğde kadar olamamışlar. istanbul'dayken bir pizzacıya (hut, dominos vs gibi zincir olmayan bir pizzacıya) girmiştim, demiştim ki malzeme bol olsun neyse parası eklersin. Aynı malzeme gelmişti, sadece hesabı arttırmışlardı, 14 TL yerine 20 TL. Niğde'de ise, girdim ilmare pizza'ya, dedim ki bi orta boy pizza, bol malzemeli, fiyatı yansıtırsın. Olur mu abi dedi, bizim malzemeler zaten bol, beğenmezsen az gelirse para verme. Malzemeler bol, taze ve lezzetli, herşey süper. Hesap geliyor 5 TL. Başka bir gün niğde'nin ara sokaklarındaki urfa kebap salonuna gidiyoruz, masayı donattırıyoruz 2 kişi, 2 şer porsiyon yemek, mezeler, içecekler, arasıcaklar vs. hesap geliyor 200 TL. itiraz ediyoruz, 200 tl ne demek, istanbul mu burası diye. adam diyor ki "abi sen yanlış okudun, 200 değil 20 tl". şaşırıyorsun. taze et yiyorsun, lezzetini alıyorsun ve istanbuldan çok daha az para ödüyorsun. dönerciye gidiyorsun, 1.5 porsiyon pilavüstü istiyorsun, "2 yap asker abime, 1 parası al" diyor patronları.
şalvarlı teyzeleri de görüyorsun yolda, tayt çizme giyen kızları da, her şeyden var. askeri çok seven bir şehir, sahip çıkıyorlar. kendinizi istanbul'dan daha samimi ve içten bir yerde buluyorsunuz. gözleriniz denizi arıyor, bir sahil kenarı olsa diyorsunuz zaman zaman. amaaan, olmasa da oluyormuş.
nizamiye kapısında, öğle güneşi altında nöbet tutarken geçen öğrenci servislerinin hepsi "merhaba asker" diye bağırıp camda asker selamı veren çocuklarla dolu. yeşil kart almaya gelen köylülerin "bi ihtiyacın var mı evladım" diye size yokluk halinde bile sahip çıkmaları sizi şaşırtıyor.
evet deniz yok burada. pizza hut, burger king, günaydın et lokantası, sortie, lacivert vs de yok. bunlar olmadan da 6 ay geçtiyse bir ömür geçer mi, bilmiyorum. bir gün tekrar geleceğim Niğde'ye. 6 ay süren acı ve tatlı askerlik anılarımı barındıran bu şehri nasıl unutabilirim ki? niğde gazozunu, patates kızartmalarındaki farklı tadı, insanlarını, herşeyi özlüyorum zaman zaman.
bir gün çok zengin olursam eğer, niğde için çok güzel şeyler yapacağım. beni teskere ile uğurlayan bu şehire eminim çok büyük desteklerim olacak. bu şehrin ufku daha çok açılmalı, ama insanlıklarını unutturmadan. her şeyin en iyilerini hakediyorlar. bana yardımı dokunan her bir niğdeliyi sevgi ile anıyorum. sağ olun var olun. en zor 6 ayımda bana hepiniz çok destek oldunuz.
kısa dönem olarak geldik bu şehire. şapşal bakışlar arasında yeni hayatımızı öğrenmeye çalıştık. nerede uyuyacağız, nerede yemek yiyeceğiz, kantin nerede, tuvaletler nerede, nerede ve ne zaman duş alınır, dolaplarımız nerede, ne giyeceğiz, ne zaman giyeceğiz vs vs vs.
acemilik dönemi bitince ilk çarşı iznimizi alırız. o zaman tanırız niğdeyi. büyük şehirden buraya gelmek canınızı acıtmaz, çünkü bilirsiniz 6 ay sonra yine büyük şehrinizdesinizdir. Vakit geçirdikçe görürsünüz kü, büyük şehirler Niğde kadar olamamışlar. istanbul'dayken bir pizzacıya (hut, dominos vs gibi zincir olmayan bir pizzacıya) girmiştim, demiştim ki malzeme bol olsun neyse parası eklersin. Aynı malzeme gelmişti, sadece hesabı arttırmışlardı, 14 TL yerine 20 TL. Niğde'de ise, girdim ilmare pizza'ya, dedim ki bi orta boy pizza, bol malzemeli, fiyatı yansıtırsın. Olur mu abi dedi, bizim malzemeler zaten bol, beğenmezsen az gelirse para verme. Malzemeler bol, taze ve lezzetli, herşey süper. Hesap geliyor 5 TL. Başka bir gün niğde'nin ara sokaklarındaki urfa kebap salonuna gidiyoruz, masayı donattırıyoruz 2 kişi, 2 şer porsiyon yemek, mezeler, içecekler, arasıcaklar vs. hesap geliyor 200 TL. itiraz ediyoruz, 200 tl ne demek, istanbul mu burası diye. adam diyor ki "abi sen yanlış okudun, 200 değil 20 tl". şaşırıyorsun. taze et yiyorsun, lezzetini alıyorsun ve istanbuldan çok daha az para ödüyorsun. dönerciye gidiyorsun, 1.5 porsiyon pilavüstü istiyorsun, "2 yap asker abime, 1 parası al" diyor patronları.
şalvarlı teyzeleri de görüyorsun yolda, tayt çizme giyen kızları da, her şeyden var. askeri çok seven bir şehir, sahip çıkıyorlar. kendinizi istanbul'dan daha samimi ve içten bir yerde buluyorsunuz. gözleriniz denizi arıyor, bir sahil kenarı olsa diyorsunuz zaman zaman. amaaan, olmasa da oluyormuş.
nizamiye kapısında, öğle güneşi altında nöbet tutarken geçen öğrenci servislerinin hepsi "merhaba asker" diye bağırıp camda asker selamı veren çocuklarla dolu. yeşil kart almaya gelen köylülerin "bi ihtiyacın var mı evladım" diye size yokluk halinde bile sahip çıkmaları sizi şaşırtıyor.
evet deniz yok burada. pizza hut, burger king, günaydın et lokantası, sortie, lacivert vs de yok. bunlar olmadan da 6 ay geçtiyse bir ömür geçer mi, bilmiyorum. bir gün tekrar geleceğim Niğde'ye. 6 ay süren acı ve tatlı askerlik anılarımı barındıran bu şehri nasıl unutabilirim ki? niğde gazozunu, patates kızartmalarındaki farklı tadı, insanlarını, herşeyi özlüyorum zaman zaman.
bir gün çok zengin olursam eğer, niğde için çok güzel şeyler yapacağım. beni teskere ile uğurlayan bu şehire eminim çok büyük desteklerim olacak. bu şehrin ufku daha çok açılmalı, ama insanlıklarını unutturmadan. her şeyin en iyilerini hakediyorlar. bana yardımı dokunan her bir niğdeliyi sevgi ile anıyorum. sağ olun var olun. en zor 6 ayımda bana hepiniz çok destek oldunuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar