bugün

fetih 1453

bundan sonra devamlarının yapılabilmesi için gidip izlenmesi gereken film. konu ve kurgu olarak eksikleri olsa da bu türde türk yapımı ilk film olması nedeniyle hoş karşılanmalı.
filmin süresini kısaltmak, ama hiç bişe atlamak istemedikleri için kopuk kopuk, bir ordan bir burdan çok sahne var. ayrıntıları bilmeyen seyircilerin noldu şimdi dediği çok oldu.

--spoiler--
-surların önünde hendeklerin olmamasını maliyetten kısma olarak yorumladım. çünkü nasıl surlar yüksekliğiyle ünlüyse, hendekler de derinliğiyle ünlüydü.

-gerçekte o büyük topun çizimini, ölçülerinin belirlenmesini fatih bizzat kendisi yapmıştır, bunu dökmeyi ve o büyüklükteki topun kimyasal bileşimini bizim topçular başaramamış hatta sultana bu büyüklükte topun dökülemeyeceğini söylemişlerdir. filmde gösterilen, adını unuttuğum yabancı topçu topları dökmeyi başarmıştır. filmdeki gibi toplar denenmeden direk cepheye götürülmedi tabi ki. bir kaç başarısızlığın ardından sorunsuz hale getirildikten sonra cepheye götürüldü. bunu da filmi kısaltmak için kullanmadılar sanırım.

-topçunun kızı çok güzeldi ama gereksiz bir karakterdi. hele sözde erkek kılığına girdiği sahne çok basit durmuş.

-fatih çok geri planda kalmış, özellikle birinci bölümde. evet filmde gösterildiği gibi tahtta çıktığında ona kimse güvenmiyordu, filmde diğer ülkelere nasıl ayar verildiği az çok gösteriliyor ama, o bitirici düşünceleri ve keskin zekası biraz daha ön plana çıkarılabilirdi.

-kuşatma da, taaruz planlarında da fatih'in nasıl karar aldığı neredeyse hiç gösterilmiyor. sadece haritanın üzerinde çalıştığı gösteriliyor. bir bakıyorsunuz hop gemiler karadan gidiyor, bir bakıyorsunuz kuleler geliyor. bunları karar veren bir fatih göremiyorsunuz.

-ulubatlının bayrağı diktiği sahne biraz daha kısa olsaymış daha vurucu olabilirmiş. salondan oha sesleri duyuldu sonlara doğru.
--spoiler--
© copyright 2005 - 2026