bugün
- dolapta iki biram var6
- gecenin şarkısı8
- fırında tavuk8
- sarı saçın yakıştığı ünlüler7
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek5
- kedilerle uyumak9
- acil durumda aranacak kişi5
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- nasılsın4
- içten içe üşümek5
- sevişmek hüner değil6
- bir kıza saklama kabı hediye etmek9
- rafine zevkleri olan erkek12
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- yazılımcıların flört algoritması2
- cumhuriyet bayramı7
- değerli olduğunu hissettirmek6
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere3
- salon erkeği10
- bmw vs mercedes2
- bursa da kayıp emrah gedik için arama çalışmaları2
- giysi fiyatlarının uçması9
- yüzüklerin efendisi3
- i will always love you2
- şiir yazmak2
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar3
- sansar salvo2
- ekşi sözlük9
- beni anlama2
- lüks araba istemeyen erkek9
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco3
- kendinden vazgeçmemek4
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- ilker başbuğ7
- bir gün baksam ki gelmişsin2
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- nejat işler2
- protein tozu fiyatlarinin çıldırmış olması2
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- youtube canlı yayın mesaj hatası2
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- 2008 ekonomik krizi7
- beyaz pasta7
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- üniversiteli kızlar6
esasında durum cemaat ve hükümetin dış politikası ile alakalıdır. ama örgütün tasfiyesi gibi iç politikaya endeksli konularda önemlidir. rte hiçbir zaman gücü paylaşmaz, sadece konjektür gereği paylaşıyormuş gibi görünür. rte, cumhuriyet tarihinin gördüğü en pragmatik liderlerden biridir. nasıl 2002 yılında koltuğu gül'e bırakıp, koltuğu geri alana kadar tabanda her kesimden kişilere yer verdiyse, gücü eline geçirdikten sonra neredeyse tüm önemli yerlere kendi adamlarını getirdi. nasıl şener gibi adamların kadrolarını bertaraf etti ve neredeyse tamamı ile kendine biat etmiş bir milletvekili grubu oluşturduysa devlet içi atamalarda da cemaate çok fazla şans tanımadı. etkisiz kurumlara getirdi cemaati. zaten seçilmiş olan onlar, bir bakıma yaptığı da doğru, cemaatin bu kadar çok iç-dış politikaya karışması hoşlarına gitmiyordu.
akp, cemaati ortadoğu dengelerini anlayamamak, israil'in artık dokunulmaz olmadığını görememekle suçluyordu. cemaate göre ise israil halen dokunulmaz ve cemaat halen abd dış politikalarına göre kendi politikasını oluşturuyor. cemaate göre israil'in karşısında olmak hata, suriye-iran'a verilecek her taviz hata. hatta ordu, suriye'ye girmeli. işte bu noktada örgütünde savaşarak yok edilebileceğini düşünüyor cemaat. zaten marksist ve leninist bir örgüt, hiçbir şekilde onlarla ortak bir türkiye kurmanın imkanı yok. akp ise bu konuda daha esnek, daha fazla dialogtan yana. burada türkiye kurmaktan kastım kemalizmden arınmış bir türkiye. ben akp'nin din devleti kurmak gibi bir gizli ajandasının olduğuna inanmıyorum, cemaatin de öyle bir gücü yok. yapılmak istenen tamamı ile daha önce kendilerini ezen elitist kemalizmden kurtulmak.
tüm bu hayhaylar arasında bdp, arada biz kalıyoruz diyor. bu da çok ilginç. bdp'ye göre filler tepişirken kendileri eziliyor. kendilerinden kasıt bdp üst yönetimi aslında. halktanda bahsetmiyorlar ama bu kavgada akp'den yanalar çünkü cemaatin fırsatını bulduklarında üzerlerinden silindir gibi geçeceğini çok iyi biliyorlar. aynı şey kendileri içinde geçerli. ilk fırsatta cemaati bir kaşık suda boğabilirler. tabi cemaatin k.ırak'taki yatırımları, türkiye'nin doğusunu din çimentosu ile tutması çok etkili. cemaate göre kürt sorununun çözünü dindarlıktan geçiyor. aslında akp'ye göre de öyle, çok eleştirildi ama dindar nesilden başbakanın anladığı birazda bu. yani dindar demek, sünni mezhebin geleneğinde devlete sahip çıkan, devletle çatışmayan topluluk demek. bdp'ye göre ise ayrı devlet olmanın ya da özerkliğin yolu din prangalarının atılmasından geçiyor ama devir kominizm devri olmadığı için bunu söyleyemiyor. çakma imamlarla alternatif cuma namazları gibi yapay dini hareketler yaparak mide bulandırıyor. cemaatin din eksenli olduğu aşikar, her ne kadar inkar etselerde bdp yönetiminin ve hatta tabanının dine mesafeli olduğu da bir gerçek. rte'nin zerdüşt söylemi o yüzden çok yerinde ve doğru bir tespit.
diğer taraftan suriye'de iran'da o kadar kürt varken hiçbir ayaklanma olmuyor, hiçbiri anadilde eğitim istemiyor, hiçbiri özgürlük ve barış demiyor. k.ırak'taki kürtlere ise aponun türkiye'nin adamı olduğu empoze ediliyor. barzani israil'den her türlü desteği görürken erbil'de cemaat ve hükümet barzani ile kol kola geziyor. ne garip bir coğrafya değil mi?
yine de ben cemaatin çok fazla abartıldığını düşünüyorum. evet bazı güçleri var ama öyle sanıldığı kadar güçlü değiller. en büyük yumuşak karınları amerika ya da israil ne derse onu yapıyor izleniminde olmaları. bu da cemaatin üst yönetimi hariç akp ile ilişkiler koptuğunda bile akp'ye oy vermeye devam edecek bir topluluğun olacağı anlamına geliyor. fakat kürt sorunu konusunda sağcı tabandan destek alıyorlar çünkü selametçi tabandan gelenler hariç akp'de de kürt sorununun diyalogla değil terör örgütünü silahla yenerek ancak çözüleceğine inanan kişi sayısı çok çok fazla.
biraz karışık oldu ama genel tablo benim kıt aklımla görebildiğim bu. arka tarafta böyle bir kavga varmış gibi gösterip işlerini çaktırmadan yürütme planı olabilir mi acaba derseniz, bence öyle gizli bir sosyal mühendislik çalışması yok ama var diyenlere de saygı duyarım.
düzenleme: imla ve eklemeler.
akp, cemaati ortadoğu dengelerini anlayamamak, israil'in artık dokunulmaz olmadığını görememekle suçluyordu. cemaate göre ise israil halen dokunulmaz ve cemaat halen abd dış politikalarına göre kendi politikasını oluşturuyor. cemaate göre israil'in karşısında olmak hata, suriye-iran'a verilecek her taviz hata. hatta ordu, suriye'ye girmeli. işte bu noktada örgütünde savaşarak yok edilebileceğini düşünüyor cemaat. zaten marksist ve leninist bir örgüt, hiçbir şekilde onlarla ortak bir türkiye kurmanın imkanı yok. akp ise bu konuda daha esnek, daha fazla dialogtan yana. burada türkiye kurmaktan kastım kemalizmden arınmış bir türkiye. ben akp'nin din devleti kurmak gibi bir gizli ajandasının olduğuna inanmıyorum, cemaatin de öyle bir gücü yok. yapılmak istenen tamamı ile daha önce kendilerini ezen elitist kemalizmden kurtulmak.
tüm bu hayhaylar arasında bdp, arada biz kalıyoruz diyor. bu da çok ilginç. bdp'ye göre filler tepişirken kendileri eziliyor. kendilerinden kasıt bdp üst yönetimi aslında. halktanda bahsetmiyorlar ama bu kavgada akp'den yanalar çünkü cemaatin fırsatını bulduklarında üzerlerinden silindir gibi geçeceğini çok iyi biliyorlar. aynı şey kendileri içinde geçerli. ilk fırsatta cemaati bir kaşık suda boğabilirler. tabi cemaatin k.ırak'taki yatırımları, türkiye'nin doğusunu din çimentosu ile tutması çok etkili. cemaate göre kürt sorununun çözünü dindarlıktan geçiyor. aslında akp'ye göre de öyle, çok eleştirildi ama dindar nesilden başbakanın anladığı birazda bu. yani dindar demek, sünni mezhebin geleneğinde devlete sahip çıkan, devletle çatışmayan topluluk demek. bdp'ye göre ise ayrı devlet olmanın ya da özerkliğin yolu din prangalarının atılmasından geçiyor ama devir kominizm devri olmadığı için bunu söyleyemiyor. çakma imamlarla alternatif cuma namazları gibi yapay dini hareketler yaparak mide bulandırıyor. cemaatin din eksenli olduğu aşikar, her ne kadar inkar etselerde bdp yönetiminin ve hatta tabanının dine mesafeli olduğu da bir gerçek. rte'nin zerdüşt söylemi o yüzden çok yerinde ve doğru bir tespit.
diğer taraftan suriye'de iran'da o kadar kürt varken hiçbir ayaklanma olmuyor, hiçbiri anadilde eğitim istemiyor, hiçbiri özgürlük ve barış demiyor. k.ırak'taki kürtlere ise aponun türkiye'nin adamı olduğu empoze ediliyor. barzani israil'den her türlü desteği görürken erbil'de cemaat ve hükümet barzani ile kol kola geziyor. ne garip bir coğrafya değil mi?
yine de ben cemaatin çok fazla abartıldığını düşünüyorum. evet bazı güçleri var ama öyle sanıldığı kadar güçlü değiller. en büyük yumuşak karınları amerika ya da israil ne derse onu yapıyor izleniminde olmaları. bu da cemaatin üst yönetimi hariç akp ile ilişkiler koptuğunda bile akp'ye oy vermeye devam edecek bir topluluğun olacağı anlamına geliyor. fakat kürt sorunu konusunda sağcı tabandan destek alıyorlar çünkü selametçi tabandan gelenler hariç akp'de de kürt sorununun diyalogla değil terör örgütünü silahla yenerek ancak çözüleceğine inanan kişi sayısı çok çok fazla.
biraz karışık oldu ama genel tablo benim kıt aklımla görebildiğim bu. arka tarafta böyle bir kavga varmış gibi gösterip işlerini çaktırmadan yürütme planı olabilir mi acaba derseniz, bence öyle gizli bir sosyal mühendislik çalışması yok ama var diyenlere de saygı duyarım.
düzenleme: imla ve eklemeler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar