bugün
- otobüste açamadığı camı kıran erkek10
- sözlüğün en masum yazarları23
- sözlüğün en kültürlü yazarı6
- adana dürüm vs adana porsiyon9
- 9 eylül izmir in kurtuluşu4
- mao zedong'un serçe katliamı2
- arkadaşlar ben çalışmak istemiyorum5
- niye uyandık sözlük5
- chp'nin 103 yılı reklamı5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı20
- komünistlerin tatar sürgünü4
- meftune2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i24
- istiklal mahkemeleri kurup fetöcüleri asmak5
- şönt baca3
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- paris saint germain7
- gebze yi gebze yapan şeyler5
- uyudun mu11
- at eti yemek5
- filenin sultanları8
- adnan selçuk mızraklı2
- spora başladım5
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- queen ravenna ve cinleri14
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- şeffaf ayakkabı9
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- hayattan beklentiler7
- özgüven5
- 81 ilde sığınak yapılması7
- tavuğun neden kanatları var11
- patso4
- günün sözü5
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- sabahları nefret edilen şeyler2
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- s'i l v'e r m'i s t35
- uludağ sözlük size ne kattı27
- kadın bacağı paylaşan mehdi5
- arkadaşlar ben artık ayı olmak istemiyorum2
- gocu34
- hastanede kendini siktiren güvenlik kız3
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- sinek as6
- insanı yoran duygular6
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- kız düşürmenin kısa yolu19
Şimdi yalan çıkmanın utancını terliyorum
Ortalık olabildiğince bir kör-duman.
Ben kendi dumanımda boğulurken
Beyaz ve siyah atlarını koşturmuş zaman;
Ihlamurlar çiçek açmış
Rüzgâr ıhlamurların türküsünü söylüyor
Çıkıp bir yelkende oturmam mümkün değil
Utancımın terleri kurumadan
Zamanın dışına sarkamıyorum.
Ihlamurlar çiçek açmış, bense hâlâ burdayım
Kavlimize göre böyle olmayacaktı,
Muhakkak sana gelecektim bir çiçek vakti
Yüreklerinde hasret, seslerinde hasret
Turnalar geçiyor memleket memleket
Bense çaresizlikten bir hurdayım
Akbabaların döndüğü son çukurdayım
Yaşanmamış bir gün, gün değil,
suçu takvimlere bırakamıyorum.
Sebep bir değil, beş değil
Ben birincisini söyleyeyim, ötesi kalsın
Kaderin hükmü bu, temyizi olmaz
Yaşanmış bir süreçtir sana rehin bıraktığım yaz,
Yakamaz, yakıştıramazsın, bugün dün değil,
vefasızlıkla ilgisi yok bunun efendim,
Tek başıma çare üretmekten tükendim
iş karışık, içinden çıkamıyorum.
’Gel' diyorsun sürgülüyken kapılar
Mayın tarlasına düşmüş gibiyim
Kasları, kanatları yanmış bir kuş gibiyim
Geç geldi ve uzaktan geçti bu bahar
Kaderin hükmü bu, nasıl geleyim
Ne başım ayıktır, ne kılavuzum var
Özüm dert evidir, düğün değil
Senin havuzuna akamıyorum.
iki tarla arasında takım belirleyen
Bir taş gibi oturup durdum bütün yıl
Gelen şiir yağmurlarını da kapıdan çevirdim ben
Bir gönül öne geçti, bir akıl
Gel gör ki her zaman kaderin dediği oldu
Bu işi bitirmem mümkün değil
Şair dilim lâl şimdi
Derdimi kolayca dökemiyorum.
Yüzüme tokat gibi yapışıyor bakışların
Gözlerimi kapatsam da karşımda duruyorsun
Ihlamurlar çiçek açmış salkım saçak
Sen beni hep kendi sözümle vuruyorsun
Ağlasam ıhlamurların dallarına kar yağacak
Uzatsan da pasaportumun süresini
Köprü su altında kaldı, bugün dün değil
Kaçağım, yüzüne bakamıyorum.
Bahattin Karakoç
Ortalık olabildiğince bir kör-duman.
Ben kendi dumanımda boğulurken
Beyaz ve siyah atlarını koşturmuş zaman;
Ihlamurlar çiçek açmış
Rüzgâr ıhlamurların türküsünü söylüyor
Çıkıp bir yelkende oturmam mümkün değil
Utancımın terleri kurumadan
Zamanın dışına sarkamıyorum.
Ihlamurlar çiçek açmış, bense hâlâ burdayım
Kavlimize göre böyle olmayacaktı,
Muhakkak sana gelecektim bir çiçek vakti
Yüreklerinde hasret, seslerinde hasret
Turnalar geçiyor memleket memleket
Bense çaresizlikten bir hurdayım
Akbabaların döndüğü son çukurdayım
Yaşanmamış bir gün, gün değil,
suçu takvimlere bırakamıyorum.
Sebep bir değil, beş değil
Ben birincisini söyleyeyim, ötesi kalsın
Kaderin hükmü bu, temyizi olmaz
Yaşanmış bir süreçtir sana rehin bıraktığım yaz,
Yakamaz, yakıştıramazsın, bugün dün değil,
vefasızlıkla ilgisi yok bunun efendim,
Tek başıma çare üretmekten tükendim
iş karışık, içinden çıkamıyorum.
’Gel' diyorsun sürgülüyken kapılar
Mayın tarlasına düşmüş gibiyim
Kasları, kanatları yanmış bir kuş gibiyim
Geç geldi ve uzaktan geçti bu bahar
Kaderin hükmü bu, nasıl geleyim
Ne başım ayıktır, ne kılavuzum var
Özüm dert evidir, düğün değil
Senin havuzuna akamıyorum.
iki tarla arasında takım belirleyen
Bir taş gibi oturup durdum bütün yıl
Gelen şiir yağmurlarını da kapıdan çevirdim ben
Bir gönül öne geçti, bir akıl
Gel gör ki her zaman kaderin dediği oldu
Bu işi bitirmem mümkün değil
Şair dilim lâl şimdi
Derdimi kolayca dökemiyorum.
Yüzüme tokat gibi yapışıyor bakışların
Gözlerimi kapatsam da karşımda duruyorsun
Ihlamurlar çiçek açmış salkım saçak
Sen beni hep kendi sözümle vuruyorsun
Ağlasam ıhlamurların dallarına kar yağacak
Uzatsan da pasaportumun süresini
Köprü su altında kaldı, bugün dün değil
Kaçağım, yüzüne bakamıyorum.
Bahattin Karakoç
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar