bugün
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları14
- 30 yaşından sonra ne yapacağız hissi3
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli7
- nervio abla22
- aşka inanmayan insan4
- ömürlük arabalar3
- sedat pekmez43
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan8
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- grok vs gemini vs chatgpt2
- kemal kılıçdaroğlu devlet bahçeli ikilisi2
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi4
- en iyi gençlik dizisi2
- toy story 53
- ekşi sözlük2
- sömürge valisi3
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi3
- haklı olduğu halde susan insan7
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- astrolojiye inanan insanlara yapılan zorbalık3
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- honda civic fd62
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- trt'nin 2026 dünya kupasını 4k yayınlamaması2
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- çok yakışıklı kaslı eğitimli cool merhametli erkek3
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- psikolog ile ilk seans2
- mustafa çiftçi3
- durduğun yerde terlemek2
- süslü şirin2
- kitaplıktan ödünç kitap vermemek2
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- chp'nin hali ne olacak34
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- yapay zeka sözlük moderatörü4
- anhedonist3
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- yuvarlak hatlar3
- islam hristiyanlık ve musevilik2
- vücut geliştirmenin sandığından da zor olması3
- yo yo ma2
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- bir binanın içinde hayalen dolaşmak3
- m r e r e c t o21
- sanatçılardan kılıçdaroğluna büyük tokat5
- her gün içsem bıkmam içecekleri6
günümüzde altı boşaltılarak her yere konmaya çalışılan kavramdır. statüko yanlısı anlamında kullanılır, mevcut düzenden memnun olan, değişmesine karşı çıkan tiplere denir.
Statükoculuk muhafazakarlık değildir, (#349534) iyi betimlemişti ama tekrar edelim; statükoculuk belirli değerlere bağlılık anlamında kullanılmaz. mevcut düzen düzene ayak uydurabilen kişiler ve kurumlarca devam ettirilebilir. sürekliliği olan bir durumun belirli değerlere bağlı olması şart değildir, tam aksine statükonun tehlikesi genellikle iyi amaçlar için kurgulanmış bir düzenin kötü niyetli kişiler tarafından kötüye kullanılması sonucunda ortaya çıkar. Ancak muhafazakarlar, savundukları değerlerin var olması, kuvvetlenmesi ya da devamlılığı açısından değişimi destekleyebilir hatta öncü olabilir. bir adım daha ileriye gidersek, değişim ve devrimlerin öncü birliklerinin hep temel bir inanış şablonunu benimseyen küçük ya da büyük bir gruptan oluştuğunu söylemek çok da yanlış bir çıkarım olmaz. Bu nedenle devrimlere ön ayak olan ya da devrimlerin getirilerini muhafaza edenlerin, kökeni de muhafazadan gelen muhafazakarların oluşturması sürpriz değildir.
Günümüze bu kavramları uygulayıp bir de yorumlayalım. Var olan değerlerin değiştirilmesi ya da ortadan kaldırılması bir devrimci ya da değişimci harekettir. Bunun kimine göre iyi kimine göre kötü sonuçları olacaktır. Ancak mesele, ortadan kaldırılan değerlerin yerine ikame başka değerlerin konulmasıdır. insan yaşantısını ne kadar basite indirgerseniz indirgeyin, bu yaşantının birkaç temel bileşeni vardır. En basitinden, toplumların bir arada yaşamasını sağlayan bazı değerler vardır. 20. yüzyılda bu milletlerin ülke sınırlarını oluşturması şeklinde oluşmuştur ancak bu süreç hala dinamizmini korumaktadır. 20. yüzyıldaki tüm politikalara bakıldığında, ülke sınırları içerisindeki insanları tek bir ortak kimlik altında toplamak, bununla ilgili de birtakım değerleri oluşturmak kritik bir önem taşımışsa da, küreselleşme ile birlikte bunun çatırdamaya başladığını gördük. Ancak, millet şapkasını çıkartan toplumları bir araya getirecek herhangi bir alternatif yaygınlaşmadı gitti. Çünkü milli değerlerini bir kenara bırakan topluluklar hep sermayedarların esiri olageldi, ticari metalar, işçiler ya da kurbanlar olarak kullanıldılar ve kullanılmaya devam edecekler.
Türkiye'de de şimdi Cumhuriyet ile gelen değerlerin canına okunmakta ve yerine de bazı ikameler sunulmaktadır. Herhalde ki 23 Nisan'ı hicri takvime rağmen 11 gün kaymamakta direnen kutlu doğum haftası ile klasman dışına itmek, Türkçe Olimpiyatları düzenlemek ile başlayan süreçte bazı ikameler göreceğiz. Ancak unutulmaması gereken şu ki, parçalanan bir değerin yerine toplumda genel kabul görmüş bir yenisini koyamazsanız, birşey bulup toplumun tutumuna rağmen koymaya çalışırsanız, bu iş olmaz. Cumhuriyet döneminde yapılanları bir kalemde silmeye çalışmak yerine tam olarak ne olduğunu anlayıp tartışabilsek, hiç kuşku yok ki çok daha fazla yol katedeceğiz. Ama yapılan herşey iyi, eski yapılan herşey kötü gibi bir anlayışı insanlara zorla, arkasını doldurmadan kabul ettirmeye çalışmanın sonucu birlikteliklerin parçalanmasına gider.
Son olarak da, başta değişmesi istenenler, bugün değişenler, değişmeyenler ve değiştirilmeye çalışılanları yan yana koyun bir bakın. iyi bir tablo görmek için anlamazlıktan gelmek ya da gözünü yummak dışında birşey yapılabiliyorsa, ya bunu konuşalım hepimiz tam olarak idrak edelim, ya da tamamen yanlış giden birşeyler olduğuna kanaat edip var gücümüzle iyiye ulaşmaya çalışalım. Olmaz mı?
Statükoculuk muhafazakarlık değildir, (#349534) iyi betimlemişti ama tekrar edelim; statükoculuk belirli değerlere bağlılık anlamında kullanılmaz. mevcut düzen düzene ayak uydurabilen kişiler ve kurumlarca devam ettirilebilir. sürekliliği olan bir durumun belirli değerlere bağlı olması şart değildir, tam aksine statükonun tehlikesi genellikle iyi amaçlar için kurgulanmış bir düzenin kötü niyetli kişiler tarafından kötüye kullanılması sonucunda ortaya çıkar. Ancak muhafazakarlar, savundukları değerlerin var olması, kuvvetlenmesi ya da devamlılığı açısından değişimi destekleyebilir hatta öncü olabilir. bir adım daha ileriye gidersek, değişim ve devrimlerin öncü birliklerinin hep temel bir inanış şablonunu benimseyen küçük ya da büyük bir gruptan oluştuğunu söylemek çok da yanlış bir çıkarım olmaz. Bu nedenle devrimlere ön ayak olan ya da devrimlerin getirilerini muhafaza edenlerin, kökeni de muhafazadan gelen muhafazakarların oluşturması sürpriz değildir.
Günümüze bu kavramları uygulayıp bir de yorumlayalım. Var olan değerlerin değiştirilmesi ya da ortadan kaldırılması bir devrimci ya da değişimci harekettir. Bunun kimine göre iyi kimine göre kötü sonuçları olacaktır. Ancak mesele, ortadan kaldırılan değerlerin yerine ikame başka değerlerin konulmasıdır. insan yaşantısını ne kadar basite indirgerseniz indirgeyin, bu yaşantının birkaç temel bileşeni vardır. En basitinden, toplumların bir arada yaşamasını sağlayan bazı değerler vardır. 20. yüzyılda bu milletlerin ülke sınırlarını oluşturması şeklinde oluşmuştur ancak bu süreç hala dinamizmini korumaktadır. 20. yüzyıldaki tüm politikalara bakıldığında, ülke sınırları içerisindeki insanları tek bir ortak kimlik altında toplamak, bununla ilgili de birtakım değerleri oluşturmak kritik bir önem taşımışsa da, küreselleşme ile birlikte bunun çatırdamaya başladığını gördük. Ancak, millet şapkasını çıkartan toplumları bir araya getirecek herhangi bir alternatif yaygınlaşmadı gitti. Çünkü milli değerlerini bir kenara bırakan topluluklar hep sermayedarların esiri olageldi, ticari metalar, işçiler ya da kurbanlar olarak kullanıldılar ve kullanılmaya devam edecekler.
Türkiye'de de şimdi Cumhuriyet ile gelen değerlerin canına okunmakta ve yerine de bazı ikameler sunulmaktadır. Herhalde ki 23 Nisan'ı hicri takvime rağmen 11 gün kaymamakta direnen kutlu doğum haftası ile klasman dışına itmek, Türkçe Olimpiyatları düzenlemek ile başlayan süreçte bazı ikameler göreceğiz. Ancak unutulmaması gereken şu ki, parçalanan bir değerin yerine toplumda genel kabul görmüş bir yenisini koyamazsanız, birşey bulup toplumun tutumuna rağmen koymaya çalışırsanız, bu iş olmaz. Cumhuriyet döneminde yapılanları bir kalemde silmeye çalışmak yerine tam olarak ne olduğunu anlayıp tartışabilsek, hiç kuşku yok ki çok daha fazla yol katedeceğiz. Ama yapılan herşey iyi, eski yapılan herşey kötü gibi bir anlayışı insanlara zorla, arkasını doldurmadan kabul ettirmeye çalışmanın sonucu birlikteliklerin parçalanmasına gider.
Son olarak da, başta değişmesi istenenler, bugün değişenler, değişmeyenler ve değiştirilmeye çalışılanları yan yana koyun bir bakın. iyi bir tablo görmek için anlamazlıktan gelmek ya da gözünü yummak dışında birşey yapılabiliyorsa, ya bunu konuşalım hepimiz tam olarak idrak edelim, ya da tamamen yanlış giden birşeyler olduğuna kanaat edip var gücümüzle iyiye ulaşmaya çalışalım. Olmaz mı?
güncel Önemli Başlıklar
